Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/1027
2024/1432
16 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1011
KARAR NO : 2024/1382
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2021
NUMARASI : 2019/462 Esas 2021/158 Karar
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/462 Esas ve 2021/158 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;davacının alacağının sağlanması amacıyla İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2019/14785 Esas sayılı dosyası ile borçlu hakkında icra takibine geçildiğini, ancak davalının takibe itiraz etmiş bulunduğundan takibin durdurulduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı yanın borcu olmadığını bildirmediğini, borcu ödediğini bildirdiğini, ancak arabuluculuk görüşmeleri sırasında davalı yan vekiline ödedikleri borcun zaten takip dayanağı cari hesap mucibince mahsup edildiğini, ödenmiş misli kadar ödenmemiş borç bulunduğunu belirtilmiş ise de bir sonuç alınamadığını, davalı yanın totalde 12.659,26 TL cari hesap özeti mucibi borcunun yarısını yani 6.329,63TL’sini 08.04.2016 tarihinde ödediğini ancak kalan 6.329,63TL nin ise halen ödenmediğini, bu nedenle davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin takip tarihi itibari ile 6.329,63 TL üzerinden devamına, devamına karar verilecek miktar üzerinden % 20 den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili tarafından yapılan itirazın haksız olduğu iddiası ile huzurdaki davanın ikame edildiğini ancak iş bu davanın haksız ve hukuksuz olduğunu, reddinin gerektiğini, icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ekinde 08.04.2019 tarihinde davacı alacaklı hesabına “ ... ... Cari Hesaptan Kalan Son Ödeme açıklaması ile takip miktarı olan 6.329,63TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin alacaklı davacıya ödenmemiş hiçbir borcunun bulunmadığını, Davalı şirketin yapmış olduğu ödemenin banka dekontu ile sabit olması ve icra dosyasına bildirilmiş olması sebebi ile davacının ödenmiş olan miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yararının bulunmadığını, davacının tüm iddialarının hukuka aykırı olup davanın reddinin gerektiğini, öte yandan likit olmayan bir alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinden bahisle icra inkar tazminatı talebinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine, tüm bu nedenlerle davacı tarafın haksız davasının reddine, % 20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra dosyası : İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14785 Esas sayılı takip dosyasında; alacaklı davacı tarafından borçlular davalı ve dava dışı ... AŞ aleyhine, 6329,63-TL asıl alacak olmak üzere toplam 6329,63 TL alacak için ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı, takibin 10/10/2019 tarihli fatura alacaklarına dayandığı, borçlular vekilinin takibe, borca, faize ve diğer ferilere itiraz ettiği, 22/10/2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
BA Formları : İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/12/2019 tarihli cevabi yazısında; ... vergi kimlik numaralı mükellef ... 'nın 2015 dönemine ait BA formlarında davacı şirketle ilgili alış bildirimine rastlanmıştır.
Faturalar : Takip ve dava konusu faturaların ; 15.07.2015 tarihli 617152 fatura numaralı 732,53 TL bedelli, 22.07.2015 tarihli 617203 fatura numaralı 240,72 TL bedelli, 30.07.2015 tarihli 617313 fatura numaralı 1.063,83 TL bedelli, 17.08.2015 tarihli,617467 fatura numaralı 1.291,74 TL bedelli, 24.08.2015 tarihli 617584 fatura numaralı,2.270,31 TL bedelli, 24.08.2015 tarihli 617586 fatura numaralı 786,33 TL bedelli, 11.09.2015 tarihli 617776 fatura numaralı, 2.219,57 TL bedelli,11.09.2015 tarihli,617775 fatura numaralı 2.218,19 TL bedelli, 20.10.2015 tarihli 618154 fatura numaralı,1.466,38 TL bedelli, 20.10.2015 tarihli 618155 fatura numaralı 2.079,33 TL bedelli, 20.10.2015 tarihli 618156 fatura numaralı,855,89 TL bedelli, 22.10.2015 tarihli 618207 fatura numaralı 896,68 TL bedelli faturalar olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyet raporu : 20/08/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; " davacı şirketin incelemeye konu 2015-2016-2017-2018-2019-2020 takvim yılı defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi göre delil vasfına sahip olma değerlendirme takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere e-defter olarak tutulduğu, 2015-2016-2017-2018-2019 takvim yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken açılış ve kapanış beratlarının süresinde alındığı, 2020 yılının beratının ise Covit-19 nedeniyle mücbir sebep kapsamında olduğundan defter ibrazından sonra 10 Temmuz 2020 de yapılacağı bildirilmiş olup inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, Raporun III-1/B ve C bölümlerinde yer verildiği üzere,Davacı şirketin Bilirkişiliğimizce defter kayıtlarında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;davacı şirket ... A.Ş. tarafından 2015 yılında doğrudan ... Şti. adına gümrük işlemleri hizmeti verildiği, fatura ve gümrük bilgi mektubu düzenlendiği anlaşılmış oluptaraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin davacı şirket tarafından davalı şirketin ortağı olduğu.... A.Ş.- ... Ltd.Adi İş Ortaklığına verilen gümrük işlemleri hizmetinden ve bu hizmet karşılığı düzenlenen fatura ve gümrük bilgi mektuplarında yer alan bedellerin .... A.Ş.- ... Ltd.Adi İş Ortaklığının ortağı olan ... Ltd..’nin payına düşen kısmının ödemesinden sonra arta kalan ödenmeyen bakiyeden kaynaklandığı, Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yani davacı şirket ile davalı şirket arasındaki 2015-2018 yıllarında verilen doğrudan gümrük işlemleri hizmeti ile ilgili ticari ilişkiden kaynaklanmadığı ancakdavacı şirketin bahse konu dava dışı kısaca ... A.Ş.- ... Ltd.Adi İş Ortaklığından olan ve arta kalan alacağını 2015 yılında ... Cari Hesabında 6.329,00 TL. olarak takip ettiği, 2016, 2017, 2018 yıllarında da bu alacağın yine ... Cari hesabın borcunda takip edildiği ve borç bakiyesi verdiği, davacı şirketin bu alacağını10/10/2019 tarihinde 2019/14785 Esas No ile İcra ve dava konusu yaptığından 2019 yılı sonunda 31.12.2019 tarihinde 129.00.00.0222834.00.00 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Cari hesabında takip edildiği ve bu tutarın aynen 2020 yılı hesaplarına intikal ettirildiği, ayrıca taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, Raporun III-2/Abölümünde yer verildiği üzere,Davalı şirketin incelemeye konu 2015-2016-2017-2018-2019-2020 takvim yılı defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi göre delil vasfına sahip olma değerlendirme takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olmak üzere, 2015-2016-2017-2018-2019 takvim yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken açılış ve kapanış tasdiklerinin, 2020 yılının ise açılış tasdikinin yapıldığı, henüz dönem kapanmadığından kapanış tasdikinin yapılmadığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, Raporun III-2/B bölümünde yer verildiği üzere, davalı şirketin 2015-2016-2017-2018-2019-2020 yılı yasal defterlerinin incelenmesinde, davacı şirket ile2017, 2019 ve 2020 yılında her hangi bir ticari işlemin olmadığı, 2015, 2016 ve 2018 yılları hesap kayıtlarında davacı şirket 320.01.141 ... A.Ş.’nin Satıcılar Cari Hesap kodunda takip edildiği ve 2015, 2016 ve 2018 cari hesap ekstresine göre davalı şirketin davacı şirketten alınan gümrük hizmetlerinden dolayı aldığı faturalar ve yapılan ödemelere ilişkin; 2015 yılında yıl sonu itibariyle 3.803,41 TL alacaklı ve davacı şirketin verilecek hizmet yönünden borçlu olduğu ve böylece davalı şirketin davacı şirkete fazladan ödemelerin yapıldığı ancak fazladan yapılan bu ödemelerin Verilen Avans Hesabında izlenmesi gerekirken bu hesapta takip edildiği, 2016 yılında ise10.04.2016 tarih ve 138 nolu yevmiye kaydından davacı şirkete 6.329,63 TL ... Bankası hesabından EFT yoluyla ödeme yapıldığı bu ödemenin ... A.Ş.- ... Tic. Ltd.Adi İş Ortaklığındanpayına düşen kısmı olabileceği Bilirkişiliğimizce düşünülmekle birlikte ancak yıl sonu itibariyle hesapta görünen toplam 10.133,04 TL borç bakiyesinin 31.12.2016 tarih ve 536 yevmiye numarası ile 100-Kasa Hesabına virman yoluyla aktarılarak kapatıldığı, 2018 yılında ise alınan toplam 2.625,81 TL hizmet karşılığında borcun tamamının ödenerek cari hesabın kapatıldığı, Davacının 10/10/2019 icra takip tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten olan doğrudan ticari ilişkisine dayalı olarak bir alacağının olmadığı, ancak takibe konu alacağın ... Tic. A.Ş.- ... Tic. Ltd.Adi İş Ortaklığı ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye dayandığı ve dava dışı diğer ortak ... A.Ş.’nin hisse payına düşen 6.329,00TL olduğu " şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Dava, taraflar arasındaki ticari hizmet ilişkisinden kaynaklanan bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Somut olayda, davalı şirketin “ ... - ...” şeklindeki konsorsiyomunu teşkil eden şirketler arasında yer aldığı, davacı şirketin ise 2015 yılında “ ...-...”na gümrük hizmeti verdiği ve buna ilişkin faturalar düzenlediği, davalı şirketin, davalı şirketten alınan bu hizmet nedeniyle davacıya 6.329,63 TL ödeme yaptığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığı, davacının gümrük hizmet faturalarından kaynaklanan bakiye cari hesap alacağından adi ortaklığın tarafı olan davalı şirketin sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadar. Davalı şirket diğer takip borçlusu ile aralarında proje bazlı ortaklık olduğunu, bu ilişkinin adi ortaklık olarak nitelendirilemeyeceğini, diğer takip borçlusu ile birlikte davacıdan aldıkları gümrük hizmetine ilişkin olarak kendisinin üzerine düşen miktarı ödeyerek sorumluluğunu yerine getirdiğini, kalan bakiye borçtan ise dava dışı diğer takip borçlusunun sorumlu olduğunu savunmuştur. Ortak girişimler birden fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak iki türlü oluşturulabilir. İş ortaklığı üyeleri hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapmak üzere, konsorsiyum üyeleri ise hak ve sorumluluklarını ayırarak işin kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımlarını yapmak üzere ortaklık yaparlar. Adi ortaklık iki veya daha fazla kişinin emekleri veya mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşmedir (TBK'nın 620/1 maddesi). Adi ortaklık gerçek kişiler arasında kurulabileceği gibi, bir veya daha çok kişi ile ticaret şirketi arasında da kurulabilir. İşte özellikle büyük inşaat işlerinde eserin ortaya çıkarılmasını üstlenmek üzere birden fazla yüklenicinin kurdukları adi ortaklığa konsorsiyum ortaklığı denilmektedir. Konsorsiyumu teşkil eden şirketler arasındaki ilişki TBK’nun 620 ve devamı maddelerinde tarifi yapılan adi ortaklıktan ibarettir. TBK'nın 638. maddesi hükmünce ortaklar birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, üçüncü bir kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan aksi kararlaştırılmamış ise müteselsilen sorumlu olurlar. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığı gibi adi ortaklık olarak takip ve dava ehliyeti bulunmamaktadır. Buradan hareketle, davalı ile diğer takip borçlusu arasındaki ilişkinin TBK’nun 620 vd maddelerindeki adi ortaklık ilişkisi olduğu sabit olup, anılan yasanın 638. Maddesi uyarınca davalı ile diğer takip borçlusu, gümrük hizmeti aldıkları davacıya karşı üstendikleri borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Dolayısıyla, davalının diğer takip borçlusu ile aralarındaki iç ilişki uyarınca yalnızca kendi payına düşen miktarı ödeyerek, davacıya olan bakiye borçtan kurtulması olanaklı değildir. Davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davalı ve dava dışı takip borçlusunun oluşturduğu adi ortaklıktan takip tarihi itibariyle 6.329,63 TL bakiye alacağının mevcut olduğu...'' gerekçesi ile; Davacının davasının KABULÜNE, Davalının, İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2019/14785 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile 6.329,63.TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, Hüküm altına alınan 6.329,63.TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davalı şirket ile dava dışı diğer takip borçlusu arasında konsorsiyum ilişkisi olduğunu, adi ortaklık ilişkisi olmadığını, konsorsiyumda her bir ortağın diğer akidine karşı sadece kendi yüklendiği iş kısmı bakımından sorumluluğu söz konusu olduğundan ve müvekkili şirketin kendi sorumluluğunu yerine getirdiğinden diğer konsorsiyum ortağının sorumlu olduğu bakiye borçtan sorumluluğunun olmayacağını zaten diğer ortağın yapılan icra takibine itirazının bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, cari hesaba dayalı bakiye alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, TBK.'nun 620 ve 638. maddeleri gereğince dava konusu bakiye alacak ile ilgili ortaklardan her birinin müteselsilen sorumlu olmasına, davalı tarafından bakiye borcun ödendiğinin usulüne uygun delillerle ispatlanamamasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı şirket vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanana nedenlerle;
-
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 tarih ve 2019/462 Esas 2021/158 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 432,38.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 109,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 323,38.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52