Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/1001
2024/1431
16 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1001
KARAR NO : 2024/1431
KARAR TARİHİ : 16/07/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2024
NUMARASI : 2024/344 Esas
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 30/04/2024
TALEP : İhtiyati Tedbir
BAM KARAR TARİHİ : 16/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Manisa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 28.02.2019 tarih ve 2015/907 Esas - 2019/103 sayılı kararı ile ... A.Ş.nin iflasına karar verildiğini, müflis şirket aleyhine verilen iflas kararının kesinleştiğini ve iflas tasfiyesinin Manisa İcra ve İflas Müdürlüğü'nün 2023/3 İflas sayılı dosyası üzerinden devam ettiğini, iflas masasını temsilen İflas İdaresi Üyeleri olarak Av...., Av.... ve Av...'nün atamasının yapıldığını, davalı ... A.O ile davacı müflis şirket arasından imzalanan leasıng sözleşmesi gereği, davalı tarafından İflas dosyasına 05.04.2019 tarihinde 88.383.528,01 TL alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, davalının, alacak miktarının belirlenebilmesi için İflas İdaresi tarafından İflas dosyası üzerinden bilirkişi raporu alındığını, iflas dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davalının alacağının, müflis şirket defter ve kayıtlarına göre 70.829.639,09 TL, davalı kayıtlarına göre ise 68.288.702,15 TL olarak tespit edildiğini, heyet bilirkişi raporunda, müflis şirketin davalıya olan borçlarını iflas tarihi öncesi yapılandırıldığını, yapılandırmadan kaynaklı 2.856.389,14 USD faiz fazlalığı olduğunun tespit edildiğini, alınan bu rapor ile müflis şirket ile davalı kayıtlarında farklılıklar olması sebebi ile iflas idaresi tarafından davalının alacak kayıt talebinin nizalı olarak kabul edildiğini, davalı tarafından, alacağının nizalı olarak kabul edilmesi kararına mahsuben Manisa 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/202 Esas sayılı dosyası ile sıra cetveline kayıt/ kabul davası açıldığını, davanın halen devam ettiğini, bu sebep ile davalının halen müflis şirketten alacağının netleşmediğini, davalı ... Şirketi'nin, 05.04.2019 tarihinde iflas dosyasına başvuru yaparak müflis şirketin zilyetliğinde bulunan leasinge konu gayrımenkul ve menkul malların tefrikini talep ettiğini, davalının talebi üzerine iflas idaresi tarafından iflas dosyası üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve inceleme neticesinde talep gibi gayrımenul ve menkullerin tefrikine karar verildiğini, tefrik kararı üzerine Müflis şirket yetkilisi tarafından, tefrikine karar verilen bir kısım mallar yönünden hatalı tespitler yapıldığını bir kısım malların müflis şirkete ait olduğu iddiası ile İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/216 Esas sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, ayrıca bu davanın konusu olan bir kısım malların davalı tarafından satışa arz edildiğinin anlaşılması üzerine ileride telafisi güç zararlara sebebiyet vermemek için İflas Masasını Temsilen İflas İdaresi tarafından bu davaya müdahale ve sözkonusu malların 3.kişilere satılmaması yönünden tedbir talebinde bulunulduğunu ve mahkeme tarafından müdahalenin ve tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini, davalı ... Şirketi'nin , taraflar arasında imzalanan leasıng sözleşmesine konu olan menkul malları satışa çıkardığını, müflis şirket yetkilisinin iflas dosyasına birden fazla yazılı başvuru yaparak, davalının satışa çıkardığı bir kısım malları piyasa değerlerinin altında sattığını, düşük bedelle yapılan satışlardan dahi davalının müflis şirkete olan ana para alacağı kadar tahsilat yaptığını ,davalının satışa çıkardığı başka bir grup makinenin yanında İflas idaresi tarafından tefrik kararı verilen 64044F ve 64044G sözleşmeleri kapsamında bulunan ve değerinin 3.750.000,00 TL olduğu iddia edilen panolar ile müflis şirkete ait kablolar, helezonlar ve çelik konstrüksiyon şaselerin ihale alıcısına bila bedel karşılığı ve satışa konu olmayan malları da teslim ettiği yönünde bildirimlerde bulunduğunu, bu bildirimler karşısında, asıl görevi iflas masasının menfaatini korumak olan İflas İdaresi tarafından davalıdan bilgi ve belgeler talep edildiğini, davalının ise 05.02.2024 tarihinde, iflas dosyasına bedelsiz verilen makinelerin satışa çıkarılan makine grubuna dahil olduğu yönünde beyanda bulunduğunu ve dilekçe ekinde bir ekspertiz raporu sunduğunu, 05.02.2024 tarihli cevap dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu ekspertiz raporu ile yine davalının 04.01.2024 tarihli dilekçesi ekinde iflas dosyasına sunmuş olduğu ekspertiz raporunun aynı tarih ve aynı numara olmasına rağmen, bedelsiz verildiği iddia edilen makinelerin 04.01.024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu raporunun 28. sayfasında bulunan tabloda yer almadığını, 05.02.2024 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu aynı tarih aynı numaralı ekspertiz raporunun 28. sayfasında bulunan tabloda yer aldığı hususunun müflis şirket yetkilisi tarafından iflas dosyasına bildirildiğini ve iflas idaresi tarafından da bu durumun tespitinin yapıldığını, iflas dosyasına, müfis şirket yetkilisi tarafından; " ... Şirketinin seçmiş olduğu ... Şirketinin raporlarının şaibeli hale geldiğini ve şaibeli hale gelen bu ekspertiz raporları ile yapılan satışların da şaibeli olduğu, bu durumun incelenerekİflas idaresince gerekli hukuki işlemlerin yapılması ayrıca ... Şirketinin alacağının henüz belirlenmemiş olmasına rağmen iflas masasına yazdırdığı alacaktan 2026 yılına kadar işlettiği faizler düşüldüğünde kalanalacağının 52-53 milyon TL seviyelerinde olduğu,bugüne kadar yapmış olduğu satışlardan 53.485.000,00 TL gibi tahsilat yaptığı ve şaibeli ekspertiz raporları ile belirlenen rayiç değerlerle yapmış olduğu satışlardan müflis şirketi ve masa alacaklılarının zarara uğrattığı nazara alınarak ... şirketinin satışlarının önlenmesi yönünde talepte bulunulmuş ve davalı ... Şirketinin bu satışlardan elde ettiği bedeller ve uğratmış olduğu zararlar davalı ... Şirketinin alacağından mahsup edildiğinde bir alacağının kalmayacağını, halen bir alacağı kalması durumunda bu borcun borca kefaleti bulunan kefiller tarafından ödeneceğini de" beyan ettiğini, davalı ... Şirketinin elinde bulundurduğu halen satışı yapılmayan menkullerle birlikte 3 parselden oluşan gayrimenkullerin tamamını satışa çıkartıldığının iflas idaresi tarafından öğrenilmesi üzerine 20.02.2024 tarihli İflas İdaresi kararı ile ... A.O.' nun 2 haftalık cevap süresi henüz dolmamış olmasına rağmen satış günü olarak tarihin çok yakın olması nedeni ile ileride telafisi taraflar açısından zor olabilecek mağduriyetlere sebebiyet verilmemesi için 26.02.2024 tarihli satıştan şimdilik vazgeçilerek durumun değerlendirilmesi, fabrika binası ve 3 arsa olarak finansal kiralamaya konu olup iflas idaresince tefrik edilen taşınmazların tümünün aynı anda satılmasının müflis şirket yetkilisinin iddiaları ve uzman görüşü çerçevesinde gözden geçirilmesi, tahrifat iddiaları bulunan ekspertiz raporuna göre satış yapılmaması, yeniden rayiçlere ve hukuka uygun ekspertiz yapılması, taşınmaz satışlarının satış bedellerinin alacağı karşılayıp karşılamayacağının sağlamasının yapılabilmesi için uygun aralıklarla yapılması, öncelikalacağın tahsili olacağından iflas masasına ve alacaklılara mümkün olduğunda zarar vermeyecek şekilde taşınmazların rayiç bedellerine göre en küçüğünden satışına başlanarak tahsilat ve mahsup işlemlerinin yapılarak alacağın tahsil edilemediği miktarlar kalırsa diğer taşınmazın satışa çıkarılması hukuka ve hakkaniyete uygun olacağı kanaatı oluşmakla, işbu kararınve müflis şirket yetkilisi tarafından verilen 19.02.2024 tarihli dilekçe ile ekindeki ihtarnamenin ... A.O.'ya tebliğine, fabrika binası ve 3 adet arsanın 26.02.2024 tarihindesatışının müflis şirketin iflas masasının zararına sebebiyet vereceği, bu zararın önlenmesi için durumun değerlendirilerek yeni ekspertiz yapıldıktan sonra rayiç bedellere uygun olarak ve sıralama ile farklı tarihlerde mahsup işlemleri yapılmak sureti ile satış hazırlıkları yapılması, müflis şirket yetkilisi tarafından kefillerin borcu ödeyeceği beyan edildiğinden, satışlardan yapılan tahsilatların mahsubu ve bakiye borç miktarının kayıtlarınıza göre çıkarılarak iflas dosyasına bildirilmesihalinde kefillere iflas dosyasından tebligat çıkarılarak borç miktarının bildirileceği, borcu ödemeleri halinde leasinge konu malların iflas dosyasına gireceği, hususlarının bildirilmesine,oy birliği ile karar verilmiştir.” şeklinde karar verildiğini, iflas idaresi kararının, davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından 20.02.2024 tarihli karara mahsuben şikayet yoluna gidilmediği gibi iflas idaresi kararı gözetilmeden satış işlemlerine de devam ettiğini, davalı ... A.Ş'nin, taraflar arasında imzalanan leasınng sözleşmesi gereği tefrik edilen taşınır ve taşınmazları, piyasa değeri olan yani gerçek değerlerinin altında satarak, bazı taşınırları bila bedel devrini sağlayarak, davalı tarafından alınan ekspertiz raporlarına aykırı uygulamalar yaparak satışları neticesinden iflas masasını zarara uğrattığını, ... A.O. tarafından müflis şirketin Menemen fabrikasında bulunan makinelere ilişkin 18.07.2022 tarih 2022YKLSG00012 nolu ekspertiz raporu aldırıldığını, davalı ... tarafından alınmış olan ekspertiz raporunda ; Maliyet yöntemini benimseyen ekspertiz şirketi piyasada 2. el malların değerini belirlemek için genel kabul gören, malın yeni fiyatının yarısı yöntemini uygulayarak bir değer belirlemesi gerekirken, malların değerinin hangi yöntemle belirlendiği belli olmayan kıstaslar çercevesinde malların gerçek değerinin misli olarak altında değerler belirlendiğini, davalı tarafından aşağıdaki tabloda yer verilen İzmir /Menemen Fabrikada bulunan 4 adet Makineyi gerçek değerinin çok altında olan 1.077.000.00 ... A.Ş.'ye sattığını, ... A.Ş. bu malları ... Turizm A.Ş.'den alarak ... A.Ş. 'ye toplam 7.024.375,00 TL'ye sattığını, satılan mallarının cinsinin rayiç değer ve satış fiyatını belirttiklerini, davalı ... Şirketi İzmir/Menemen fabrikada bulunan paslanmaz çelikten üretilmiş komple ekstraksiyon ünitesini 2. el satış platformunda 13.000.000,00 TL’den satışa çıkardığını ancak 7.000.000,00 TL gibi hurda denebilecek fiyattan ilan ettiği satış fiyatının yarı fiyatına sattığını, oysa ekspertiz şirketinin İmalatçı Firma ... makineden bu makinenin yeni fiyatının 1.700.000,00 euro olduğunu öğrendiğini ancak makinenin 2. el değerini yeni değerinin yarısı olan 850.000,00 Euro seviyelerinde bir değer belirlemesi gerekirken, rapor tarihi olan 18.07.2022 tarihindeki 18 TL Euro kuru nazara alındığından 388.888,00 Euro gibi oldukça düşük bir değer belirlendiğini, sonuç olarak ekspertiz şirketinin 15.300.000,00 TL gibi bir fiyat belirlemesi gerekirken 7.000.000,00-TL gibi bir fiyat belirlediğini, davalı ... Şirketinin de bu malı 13.000.000,00 TL'den satışa çıkardığını ancak 7.000.000,00 TL'den alıcı ... A.Ş.'ye Havran'da teslim sattığını, İzmir/Menemen Fabrikada bulunan Ekstraksiyon tesisinin yerinde satışı mümkün iken, ... şirketinin bu tesisin değer kaybına uğrayacağını bile bile ciddi bir söküm ve nakliye masrafına sebebiyet vererek müflis şirket ve masa alacaklılarını zarara uğrattığını, ... Şirketi İflas İdaresinin denetimindeki Menemen fabrikada bulunan paslanmaz çelikten üretilmiş komple ekstraksiyon ünitesini mahallinde kurulu halde satışa çıkardığında rayiç ve piyasa değerinde alıcı bulması mümkün iken bu üniteyi sökerek Havran fabrikada bulunan bir depoya taşıdığını, alıcıların yerinde kurulu ve çalıştırabilir durumdaki bu ekstraksiyon ünitesine teklif edecekleri fiyat ile sökülmüş ve bir depoda yığın halinde bulunan ekstraksiyon ünitesinin parçalarına teklif edecekleri fiyat arasında ciddi farklılık olacağından ... şirketinin iflas masasını ciddi bir zarara uğrattığını, yine ... şirketince bu ünitenin Menemen fabrikada sökümü için kullanılan yüksek tonajlı vinç ve iş makinalarının, teknik söküm personeli masrafları ile 170 km mesafedeki Havran fabrikaya taşınması için özel lowbed tertibatlı tırlar için ciddi masraflara sebebiyet verildiğini, ... Şirketinden bu söküm ve nakliyeye ilişkin masraf belgeleri celp edildiğinde bu durumun açıkça tespit edileceğin, davalının, Balıkesir/ Havran Fabrikada bulunan ekstraksiyon ünitesini 11.050.000,00 TL'den satışa çıkardığını, 11.252.000,00 TL teklif veren ... Turizm A.Ş.'ye satıldığını, ... A.Ş.'nin bu üniteyi ... Turizm A.Ş. den satın alarak ... A.Ş. 21.750.000,00 TL'ye yerinde teslim sattığını, üstelik bu satış söküm ve nakliye masraflarının alıcıya ait olmak üzere yapıldığını, bu satışın bile davalının taşınırları gerçek değerinin altında satıldığının ve iflas masasına verilen zararın ciddiyetini gösterdiğini, davalının Balıkesir/Havran Fabrikada bulunan 12 ton/saat buhar üretim kapasitesi olan buhar kazanını 1.610.000,00 TL gibi bir fiyattan satışa çıkardığını, 2.353.000,00 TL teklif veren ... A.Ş. ye sattığını, satışa konu buhar kazanının imalatçısı ... kazan dan alınan yeni fiyatının montaj dahil 900.000,00 Euro olduğunu, 100.000 Euro iskonto ve 100.000,00 Euro montaj ücreti düşüldüğünde yeni fiyatının 700.000,00 Euro olacağı nazara alındığında 2.el fiyatının 350.000,00 Euro olacağını, bu tutarın TL karşılığı satış günündeki kurdan hesapladığımızda 2. el fiyatının 11.000.000,00 TL olacağının görüleceğini, ... Şirketi Balıkesir /Havran Fabrikada bulunan 2.nolu Kırım Hattı Pres Tesisine ait Makine ve Ekipmanları 2.el satış platformunda satışa çıkardığı 2.nolu Kırım Hattı Pres Tesisine ait Makine ve Ekipmanları 2.100.000,00 TL rayiç bedel belirlendiğini, oysa 6 adet makinenin değerinin yeni değerinin yarısı uygulaması ile hesap edildiğinde güncel piyasa değeri 381.000,00 Euro karşılığı 12.573.000,00 TL olacağını, bu 6 adet makinenin fiyatının ... A.Ş. nin devreye girmesi ile 10.650.000,00 TL seviyelerine kadar yükseldiğini, bu ihaleye dahil olan makinelerin neler olduğu konusunda yanıltıcı bilgi verilmesi nedeniyle daha fazla pey sürülmesi engel olunmuş ihale bedeli istenen seviyeye yükseltilemediğini, bu satışla da ... Şirketi malların rayiç bedeli olan 13.100.000,00 TL yerine 10.650.000,00 TL'ye sattığını, ... Şirketinin yine Havran'da bulunan 150 Tonluk rafine tesisini 2.el satış platformunda 8.900.000,00 Tl gibi düşük bir fiyatla satışa çıkardığını ve 12.103.000,00 TL bedel ile sattığını, oysa Nötralize, ağartma, deodorize ve vinterize olmak üzere dört bölümden oluşan ve tamamı paslanmaz çelik malzemeden üretilmiş böyle bir ünitenin yeni fiyatı 1.250.000,00 USD den aşağı olmadığını, bu rakamın yarısı esas alındığında dahi tesisin 2.el fiyatının 20.000.000,00 TL seviyelerinde olacağını, imalatçı firmalardan bu kapasitede bir rafine tesisinin yeni fiyatı temin edildiğinde ... Şirketinin müflis şirkete vermiş olduğu zarar tespit edilebileceğini, Havran'da bulunan 100 Tonluk rafine tesisini 2.el satış platformunda 7.200.000,00 TL gibi düşük bir fiyatla satışa çıkarıldığını ve 7.250.000,00 TL bedel ile sattığını, oysa Nötralize, ağartma, deodorize ve vinterize olmak üzere dört bölümden oluşan ve tamamı paslanmaz çelik malzemeden üretilmiş böyle bir ünitenin yeni fiyatının 750.000,00 USD'den aşağı olmadığını, bu rakamın yarısı esas alındığında dahi tesisin 2.el fiyatı 12.000.000,00 TL seviyelerinde olacağını, imalatçı firmalardan bu kapasitede bir rafine tesisinin yeni fiyatı temin edildiğinde .... Şirketinin Müflis Şirkete vermiş olduğu zararın tespit edilebileceğini, davalının, Müflis şirket ile imzalamış olduğu 63056 nolu sözleşme kapsamında olup sattığı 6 adet makinenin yanında, ilanda yer almayan 64044 F ve 64044 G nolu başka sözleşmeler kapsamında bulunan ve parasal değeri bulunan panolar ve müflis şirkete ait kablo, çelik konstrüksiyon şaseler ve helezonları bila bedelsiz olarak ihale alıcısına teslim ettiğini, bu bedelsiz verilen makinelerin aynı yöntem ile rayiç değerleri tespit edildiğinde ... Şirketinin müflis şirkete vermiş olduğu zarar tespit edilebileceğini, davacı müflis şirketin Leasınge konu malların 6.492.424,87 USD sini ödediğini, davalının, alacağını tahsil ettikten sonra geri kalan bedel ya da sözleşmeye konu malların iflas masasına devrini talep edilebileceğini, bu yönü ile leasınge konu edilen satışların iflas masası menfaatini yakından ilgilendirdiğini, İflas İdaresinin 20.02.2024 tarihli kararında, satışlar hususunda gerekli özenin gösterilmesi, satışlar konusunda iflas idaresinin bilgilendirilmesi, satış bedellerinin gerçek değerler üzerinden yapılması gerektiği hususlarını davalıya karar alarak bildirdiğini, İflas İdaresi tarafından , leasınge konu malların tefrikine karar verilmiş ise de bu durumun davalı tarafa leasınge konu malların satışı hususunda sınırsız bir hak vermediğini, davacı müflis şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereği üzerine düşen iade yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalının ise malları gerçek değeri üzerinden satışlarını yapmak ayrıca satışlar yapılırken iflas masasını da zarara uğratmamak ile yükümlü olduğunu, davacı müflis şirketin, zarara uğramamak için davalının yapmış olduğu satışlar üzerinde itiraz ya da talep hakkı olduğunu, çünkü, davalının satışlar sonucunda alacağını alacağını kalan malları ile müflis şirkete devir edileceğini ve kalan mallar sayesinde İflas Masasına alacak kaydı yaptıran işçi , banka , kamu ve diğer alacaklıların alacağına kavuşmasının sağlanacağını, bu yönü ile İflas İdaresinin davalının satışını yaptığı mallar ile ilgili hak ve yükümlülüklerinin İflas dosyasına sunulan Uzman Görüş ile açıklığa kavuştuğunu, davalı tarafından 29/04/2024 tarihinde satışa çıkarılan fakat alıcı bulamadığı için satışı ertelenen ... İli ... İlçesi ... ada 25, 75, 76 parsellerde kayıtlı taşınmazlar ile fabrika içerisinde mevcut olan 100 ton/gün kapasiteli kırım hattı ekstraksiyon, Dış Saha ve Genel Tesise Ait Yardımcı Makine ve Ekipmanlar, Dolum tesisine ait Makine ve Ekipmanlar,Arıtma Tesisine Ait Makine ve Ekipmanlar yönünden yapacağı satışın iflas masası yönünden vereceği zararların önlenmesi için 3.kişilere satışının yapılmasının önlenmesi gerektiğini, davalı tarafından usule uygun olmayan satışlar neticesinde iflas masası ve iflas masasından alacaklı olanları zarara uğrattığını, taşınırların gerçek değerlerinin altında satılmış olması, bila bedel ile teslimi yapılan taşınırların olması ve yerlerinde kalmaları halinde daha değerli olan makinaların sökülmesi sonucunda sökme ve nakliye masraflarının dava sırasında bilirkişi/ keşif incelemesi neticesinde net olarak tespit edileceğinden, belirsiz miktarlı dava açmak zaruriyeti doğduğunu, belirtilen nedenlerle; İhtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, Müflis Şirket İflas Masasının telafisi imkânsız zararlarının önlenmesi amacıyla ... İli ... İlçesi ... ada 25, 75, 76 parsellerde kayıtlı taşınmazlar ile üzerinde kurulu fabrika ve fabrika içerisinde mevcut olan 100 ton/gün kapasiteli kırım hattı ekstraksiyon ,Dış Saha ve Genel Tesise Ait Yardımcı Makine ve Ekipmanlar,Dolum tesisine ait Makine ve Ekipmanlar,Arıtma Tesisine Ait Makine ve Ekipmanlar yönünden yapacağı satışa konu gayrımenkul ve menkulleri rayiç değerlerinin tespiti ile tespitine kadar geçecek zamanda 3.kişilere satışının devrinin tedbiren durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik taşınırların gerçek değerlerinin altında satılmış olması, bila bedel ile teslimi yapılan taşınırların olması ve yerlerinde kalmaları halinde daha değerli olan makinaların sökülmesi sonucunda sökme ve nakliye masrafları olmak üzere ileride artırılmak üzere şimdilik 450.000,00 TL'nin, zararın meydana geldiği tarihlerden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:6100 Sayılı HMK'nun 390/1 maddesinde ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemede, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edileceği, aynı yasanın 390/3 fıkrasında ise, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
Talep edenin ihtiyati tedbir talebi tüm dosya kapsamı dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Talep eden vekilinin Müflis Şirket İflas Masasının telafisi imkânsız zararlarının önlenmesi amacıyla ... İli ... İlçesi ... ada 25, 75, 76 parsellerde kayıtlı taşınmazlar ile üzerinde kurulu fabrika ve fabrika içerisinde mevcut olan 100 ton/gün kapasiteli kırım hattı ekstraksiyon, Dış Saha ve Genel Tesise Ait Yardımcı Makine ve Ekipmanlar,Dolum tesisine ait Makine ve Ekipmanlar, Arıtma Tesisine Ait Makine ve Ekipmanlar yönünden yapacağı satışa konu gayrımenkul ve menkullerin 3.kişilere satışının devrinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiği, davanın konusu satış bedeline davalı tarafından yapılan satışlar nedeniyle zarar oluştuğu iddiası ile tazminat talebine ilişkin olduğundan, talep konusu taşınmaz ve taşınırların mülkiyeti dosyamız yönünden uyuşmazlık konusu olmadığından, uyuşmazlık konusu olmayan mal ve haklar üzerinde ihtiyati tedbir konulamayacağı, bunlar üzerine devri engeller nitelikle ihtiyati tedbir konulmasının HMK'nın 389 devamı maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil edeceği, bu itibarla HMK'nın 389. maddesindeki şartların oluşmadığının anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Talep edenin, İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olup kaldırılmasının gerektiğini, yerel mahkeme tarafından taleplerinin değerlendirme kısmında "Talep eden vekilinin Müflis Şirket İflas Masasının telafisi imkânsız zararlarının önlenmesi amacıyla ... İli ... İlçesi ... ada 25, 75, 76 parsellerde kayıtlı taşınmazlar ile üzerinde kurulu fabrika ve fabrika içerisinde mevcut olan 100 ton/gün kapasiteli kırım hattı ekstraksiyon, Dış Saha ve Genel Tesise Ait Yardımcı Makine ve Ekipmanlar, Dolum tesisine ait Makine ve Ekipmanlar, Arıtma Tesisine Ait Makine ve Ekipmanlar yönünden yapacağı satışa konu gayrımenkul ve menkullerin 3.kişilere satışının devrinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin talep edildiğini, davanın konusu satış bedeline davalı tarafından yapılan satışlar nedeniyle zarar oluştuğu iddiası ile tazminat talebine ilişkin olduğundan, talep konusu taşınmaz ve taşınırların mülkiyeti dosyamız yönünden uyuşmazlık konusu olmadığından, uyuşmazlık konusu olmayan mal ve haklar üzerinde ihtiyati tedbir konulamayacağı, bunlar üzerine devri engeller nitelikle ihtiyati tedbir konulmasının HMK'nın 389 devamı maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil edeceği, bu itibarla HMK'nın 389. maddesindeki şartların oluşmadığının anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur." denildiğini, tedbir taleplerinin davacının mülkiyet hakkını kısıtlayan ya da mülkiyet hakkını kullanmayı engelleyen bir talep olmadığını, tedbir talebine konu taşınmaz ve taşınırların rayiç değerlerinin belirlenmesine kadar geçen sürede satışların durdurulmasının talep edildiğini, yerel mahkeme kararında yazıldığı süresiz bir tedbir kararının talep edilmediğini, aksine yerel mahkemeden değerlerin belirlenmesine kadar geçen sürede satışların durdurulmasının istendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, Müflis Şirket İflas Masasının telafisi imkânsız zararlarının önlenmesi amacıyla ... İli ... İlçesi ... ada 25, 75, 76 parsellerde kayıtlı taşınmazlar ile üzerinde kurulu fabrika ve fabrika içerisinde mevcut olan 100 ton/gün kapasiteli kırım hattı ekstraksiyon ,Dış Saha ve Genel Tesise Ait Yardımcı Makine ve Ekipmanlar,Dolum tesisine ait Makine ve Ekipmanlar,Arıtma Tesisine Ait Makine ve Ekipmanlar yönünden yapacağı satışa konu gayrımenkul ve menkulleri rayiç değerlerinin tespiti ile tespitine kadar geçecek zamanda 3.kişilere satışının devrinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılarak talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Mahkemece oluşturulan 07.05.2024 tarihli karar ile davacının ihtiyati tedbir isteminin HMK 389. maddesi gereğince koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
HMK 389. maddesine göre "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile her nekadar ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, 29.04. 2024 tarihinde satışa çıkarılan fakat alıcı bulmadığı için satışı ertelenen ... İli ... İlçesi, ... ada 25, 75, 76 parsellerde kayıtlı taşınmazlar ile üzerinde kurulu fabrika ve fabrika içerisinde mevcut olan 100 ton/gün kapasiteli kırım hattı ekstraksiyon, dış saha ve genel tesise ait yardımcı makine ve ekipmanlar, dolum tesisine ait makine ve ekipmanlar, arıtma tesisine ait makine ve ekipmanlar yönünden yapacağı satışa konu gayrımenkul ve menkulleri rayiç değerlerinin tespiti ile tespitine kadar geçecek zamanda 3.kişilere satış ve devrinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep edilmiş ise de; HMK 389. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesinin kararında da belirtildiği üzere ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, iş bu davanın konusunu, davalı tarafın finansal kiralamaya konu mallarla ilgili olarak usulsüz satış yaptığı iddiası ile oluştuğu iddia olunan zararın davalıdan tahsili istemine yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, bu şekilde davacı tarafın ihtiyati tedbir istemine konu ettiği menkul ve gayrimenkullerin bizzatihi davanın konusunu oluşturmadığı görülmekle davacı tarafın İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere HMK 389. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir koşullarının oluşmamasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına ve kanunun olaya uygulanmasında hata edilmemesine göre inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/344 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 07/05/2024 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcı alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati tedbir talep eden aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52