SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/974

Karar No

2024/1430

Karar Tarihi

16 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/974

KARAR NO : 2024/1430

KARAR TARİHİ : 16/07/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN D.İŞ KARARIN

MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 24/04/2024

NUMARASI : 2024/116 Değişik İş 2024/117 Karar

TALEP : İhtiyati Haciz

BAM KARAR TARİHİ : 16/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024

İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, borçlu şirkete satıp teslim etmiş olduğu akaryakıt bedellerini borçludan tahsil edemediğini, borçlu şirketin müvekkiline, 20.03.2024 düzenleme ve 05.04.2024 vade tarihli 1.243.234, 85 TL bedelli, 26.03.2024 düzenleme ve 15.04.2024 vade tarihli 1.261.543, 54 TL bedelli iki adet faturaya dayalı olarak borçlu olduğunu, borçlu şirketin müvekkilinden aldığı yüklü miktardaki akaryatın bedelini ödemediğini, borçlu şirkete faturaların tebliğ edildiğini, borçlu tarafından faturalara itiraz da edilmediğini, belirtilen iki adet faturaya dayalı olarak Söke İcra Müdürlüğü'nün 2024/1329 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin işbu ihtiyati haciz talebine konu ettiklerinin dışında (ve daha eski vade tarihli) iki adet fatura nedeniyle de müvekkiline borçlu olduklarını, 09.03.2024 ve 29.03.2024 vade tarihli söz konusu faturalara dayalı olarak Söke İcra Müdürlüğü'nün 2024/1192 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu icra takibine konu asıl alacak miktarının da 2.438.375, 88 TL olduğunu, bahsi geçen ilk icra takibi açılmadan önce ve açıldıktan sonra müvekkili şirket yetkilileri ile borçlu şirket yetkilileri arasında görüşmeler olduğunu, ancak borçlu şirketin oyalama yoluna giderek ödemeden kaçındığını, haricen öğrendikleri üzere, borçlu şirketin finansal durumu kötüleşmekte olup bankalardaki kredibilitesinin bitme noktasına geldiğini, borçlu şirketin kısa süre içerisinde faktoring şirketlerinden yüklü miktarda işlem yaptığını, bu hususların da borçlu şirketin borca batık olduğunu, mal kaçırma ihtimalini ve alacaklarının tahsil edilememe ihtimalini açıkça gösterdiğinden bahisle müvekkilinin alacağını güvence altına almak için borçlu şirketin adına kayıtlı maden ruhsatları, menkul ve gayrimenkul malları ile bankalar ve tüm üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "... İİK.'nun 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK.'nın 258. maddesine göre de alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi zorunludur.

Talep eden kendisi tarafından düzenlenen faturaya dayanarak alacağın varlığını ispat etmek istemiştir. Ancak fatura alacaklı tarafından her zaman düzenlenebilir. İİK.'nın 257/2. maddesinde düzenlenen vadesi gelmemiş borçlar için aranan şartların gerçekleştiğine ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Bu nedenle alacağın varlığı yaklaşık olarak ispat edilemediği gibi İİK.'nun 257. vd. maddelerindeki ihtiyati haciz koşullarının da oluşmadığı kanaatine varıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar kurulmuştur. " gerekçesi ile; "İhtiyati haciz talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine,

" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararda faturanın alacaklı tarafından her zaman düzenlenebileceği belirtilmiş ise de mahkemeye sundukları faturalar ve irsaliyelerin elektronik fatura ve elektronik irsaliyeler olduğunu, elektronik ortamda düzenlenen ve düzenlendiği gün vergi dairesinin ekranına da yansıyan bu faturaların ve irsaliyelerin müvekkili tarafından her zaman gerçeğe aykırı düzenlenmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde İİK 257/2 maddesine gönderme yaparak vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz isteminin koşullarının dosyalarında oluşmadığını belirttiğini, oysaki ihtiyati haciz taleplerinin yasal dayanağının İİK 257/2 maddesi olmadığını, İİK 257/1 maddesi olduğunu, müvekkilinin alacağının vadesi gelmiş alacak olduğunu, dosyaya sundukları faturaların her ikisinin de vadeli fatura olduğunu, bunlardan ilkinin vadesinin 05/04/2024 tarihinde, ikincisinin vadesinin ise 15/04/2024 tarihinde dolduğunu, bu faturaya da davalı tarafça itiraz edilmediğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep: İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

İcra iflâs hukukundaki ihtiyati haciz müessesi, medenî usul hukukundaki ihtiyati tedbir ve idare hukukundaki yürütmenin durdurulması müesseseleri gibi bir geçici hukuki koruma önlemidir.

İhtiyati haciz isteyen vekilinin ileri sürdüğü vakıalar, dilekçesine eklediği deliller ve ihtiyati haciz istemi dilekçesindeki ifadeleri değerlendirildiğinde; söz konusu talebin, İcra ve İflâs Kanunu'nun ihtiyati haczi düzenleyen İİK’nın 257. maddesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu hükümde ihtiyati haciz talebine ilişkin iki hukukî sebep yer almaktadır. Birincisi, vadesi gelmiş (muaccel) bir para borcunun ödenmemesi hâlinde uygulanması gereken İİK’nın 257/I hükmüdür. İkincisi ise vadesi gelmemiş (müeccel) bir alacak için öngörülen İİK’nın 257/II’deki kuraldır. Bu iki kuralın yanı sıra ispat yüküne ilişkin İİK’nın 258. maddesi de somut olay açısından önemlidir.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hükme göre, bir para alacağının vadesinin gelmesi hâlinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 257. maddesinin 2. fıkrası uyarınca “Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa”. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.

İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddenin 1. fıkrası uyarınca, “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….” Bu hükme göre, alacaklı alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/II hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Daha açık bir anlatımla sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.

İhtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, talep eden şirket, ihtiyati haciz istemini 2 adat faturaya dayandırmış ve faturaların birer suretini dava dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur. Ayrıca faturalar içeriği malların karşı tarafa teslim edildiğine dair sevk 2 adet e-irsaliye sunmuş ise de, iş bu irsaliyelerde bağlı oldukları faturalara konu malların teslim edildiğine dair aleyhine ihtiyati haciz istelinene atfen atılmış bir imza yer almamaktadır. Bu kapsamda ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından talep dilekçesine eklenen faturalar bedeline ilişkin ve haciz sebepleri hakkında İİK'nın 258.maddesi uyarınca ispat ölçüsünde olumlu kanaat oluşmadığı gibi, aleyhine ihtiyati haciz talep edilenin malvarlığını kaçırdığına dair kanaat uyandıracak derecede yeterli delil sunulmadığından İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılması yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Buna göre dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; talep ve istinaf sebeplerine göre talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/116 Değişik İş, 2024/117 Karar sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 24/04/2024 tarihli DEĞİŞİK İŞ KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından istinaf aşamasında yatırılan 704,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 276,90 TL'nin talep halinde ihtiyati haciz isteyene iadesine,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz isteyen davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

dereceizmirHaciznumarasımahkemesikararıİhtiyatihükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim