Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/970
2024/1392
11 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/970
KARAR NO : 2024/1392
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2024
NUMARASI : 2023/293 Esas 2024/105 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, alacağının tahsili için Manisa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/456 E. Sayılı dosyasında davalı-borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, ancak davalı-borçlu haksız yere icra takibine itiraz etmiştir. İşbu itiraz tarafımıza tebliğ edildiğini, müvekkil şirket, uluslararası çapta taşımacılık faaliyeti gösteren kurumsal bir şirkettir. Dava dilekçemiz ekinde yer alan navlun faturasından görüleceği üzere taraflar 01.12.2022 tarihinde İtalyadan borçlu şirkete taşınacak rulo kağıt yükü için 3.600,00 EURO karşılığında anlaştıklarını, müvekkil şirket, gönderici firma ile gerekli görüşmeleri gerçekleştirip onaylar alındıktan sonra 22.12.2022 tarihinde ...- ... firmasında yükleme gerçekleştiğini, yüklemenin gerçekleşmesi akabinde ... plakalı araç italyadan yük ile çıkış yapmış ve borçlu ... firmasına ait yükü olağan operasyonel süreç ile 29.12.2022 tarihinde Manisa ... firmasına teslim ettiğini, ne var ki borçlu firma teslimatın tamamlanması akabinde, çeşitli bahaneler ileri sürerek faturaya itiraz etmiş ve 3.600 Euro tutarındaki I27000000000154 numaralı İzmir Bölge Gümrük Müdürlüğüne bildirim yapmış oldukları 02.01.2023 tarihli faturayı kabul etmediklerini %50 eksik tutar ile yeniden faturalandırmamızı talep ettiklerini, müvekkil şirket, borçlu firmaya karşı edimini eksiksiz ve başarılı bir şekilde ifa etmiş, ancak borçlu şirketin akıl almaz tutumu karşısında %50 lik bir navlun faturası ödemesini doğal olarak kabul etmediğini, bunun üzerine tarafımızca Manisa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/456 E. Sayılı dosyası üzerinden 18.01.2023 tarihinde güncel euro kuru ile fatura alacağına karşılık gelen 73.330,20 TL fatura alacağına ilişkin icra takibi başlatılmış, davalı borçlu şirket yine haksız olarak takibin yarısına karşılık gelen 37.382,76 TL'lik kısmına haksız ve kötüniyetli bir şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, yine tarafımızca huzurdaki dava şartı olan arabuluculuk kurumuna Manisa arabuluculuk bürosunun 2023/14763 numaralı dosyası üzerinden başvurulmuş, lakin anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 maddesi gereğince, her tacir, ticari faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek, sağduyu sahibi olmak, ileriyi düşünmek ve işlemlerini ona göre organize etmek zorunda olduğunu, ne var ki gelinen noktada davalı borçlu şirket basiretli bir iş adamı gibi davranmayarak huzurdaki davanın vuku bulmasına sebebiyet verdiğini, açıklanan nedenlerle davalı-borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline ve takibin, takip tarihi ile 37.382,76 TL ve asıl alacağa ilişkin işlemiş olan faizler üzerinden devamına karar verilmesi için Sayın Mahkeme'nize başvurmak zorunluluğu doğduğunu, müvekkilin alacağının sabit olduğu bilirkişi incelemesi neticesinde de açıkça görülecektir. Davalı tarafça bu belirli, bilenen alacağa kötüniyetli olarak itiraz edildiğinden %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı Manisa 2. Icra Müdürlügü 2023/456 E. sayılı dosyası ile yapılan takibe karşı davalının itirazının iptaline, bu nedenle takibin 37.382,76 TL üzerinden devamına, %20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkil şirket aleyhine itirazın iptali talebi ile açılan huzurdaki dava hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu gibi haksız ve mesnetsiz olduğunu, .davacı tarafça taşıma hizmeti müvekkil şirketin talep ettiği gibi gerçekleştirilmemiş ve haksız olarak müvekkil şirketten fazla taşıma bedeli talep edildiğini, müvekkil şirketçe davacı şirket ile ..., İtalya’dan 9.500 kg’lık yükün acil olarak Manisa Gümrük Müdürlüğü’ne getirtilmesi için e-mail yoluyla 15.12.2022 tarihinde iletişime geçilmiş, söz konusu yükün İtalya’dan belirtilen varış yerine tam araç (full truck) şeklinde taşınması talep edildiğini, davacı tarafça bu talebimiz değerlendirilmiş ve davacı tarafça verilen teklif sonucu 3.600,00 EUR bedel karşılığında müvekkil şirketin taşınması gereken yükünün tam araç (full truck) olarak taşınması hususunda yine teklifin aynı günü olan 15.12.2022 tarihinde davacı şirketle anlaşma sağlandığını, davacı şirketle anlaşılan taşımanın ve ödenen bedelin tam araç (full truck) olmasına karşın başka bir şirketin yükünün de müvekkil şirketin tam araç bedeli ödediği araçla taşındığı, müvekkil şirketin ilgili yükünün müvekkil şirket çalışanları tarafından karşılanmasıyla teslimat noktasında anlaşıldığını, davacı şirketçe, tam araç bedeli ödenen araçla başka bir yükün daha taşınacağına ilişkin müvekkil şirketten herhangi bir onay alınmadığı gibi, bu hususa ilişkin davacı şirketçe taşıma sürecinin herhangi bir aşamasında herhangi bir bilgilendirme de yapılmadığını, tam araç bedelinin ödendiği araçla başka bir şirkete ait başka bir yükün de taşınması kabul edilemez ve haksız olduğunu, ayrıca davacı şirketle söz konusu aykırı durumun müvekkil şirketçe fark edilmeyeceği umularak bu durum müvekkil şirketten gizlenmeye de çalışıldığını, açıkça görüldüğü üzere; davacı şirketçe, müvekkil şirketten tam araç bedeli alınmasına rağmen müvekkil şirketin talep ettiği taşıma hizmeti gereği gibi sağlanmadığını, davacı şirket tarafından talebimize ve müvekkil şirketçe sağlanması istenen şartlara aykırı bir şekilde taşıma gerçekleştirildiğini, davacı şirket müvekkil şirkete tam araç (full truck) taahhüdü altına girmişse de bu taahhüdünü layıkıyla yerine getirmediğini, söz konusu bu durum davacı şirkete defalarca yazılı ve sözlü olarak iletilmişse de herhangi bir yapıcı geri dönüş alınmadığını, bu sebeple davacı şirketçe müvekkil şirketin adına düzenlenmiş 02.01.2023 tarihli I02202300000004 numaralı haksız fatura İzmir 20. Noterliği 00468 yevmiye numaralı 10.01.2023 tarihli ihtarnameyle iade edildiğini, yine aynı ihtarnameyle yerine getirilmeyen tam araç hizmeti sebebiyle davacı şirket tarafından hak edilen taşıma bedelinin ancak parsiyel taşıma olarak değerlendirilebilecek tutarındaki bir bedelin piyasa rayicine göre ödenebileceğini, buna dair faturanın tanzimi gerektiğini, böylece bir fatura tanzim edilmemesinin alacaklı temerrüdü olarak değerlendirileceğini ve buna ilişkin tüm yasal haklarımızı saklı tuttuğumuz belirtildiğini, davacı tarafından bu şekildeki ihtarlarımız da göz ardı edildiğini, haksız ve kötü niyetli bir şekilde işbu dava ikame edildiğini, davacının kötüniyet tazminatına ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, davacı şirketçe, müvekkil şirket tarafından haksız bir şekilde icra takibine itiraz edildiğinden bahisle icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edildiğini, ancak davalının bu taleplerinin hiçbir dayanağı olmadığını sonradan sonraya kötüniyet iddialarının ileri sürülmesi aslen davacının iyi niyetli olmadığını ve haberdar olduğu yerine getirilmeyen tam araç hizmetinden dolayı haksız olarak icra takibine girişildiğini ortaya koyduğunu, ayrıca davacı yanca bugüne değin eksik verilen hizmete ilişkin indirim ya da zararın giderilmesine yönelik hiç bir girişimde bulunulmadığını, bu nedenle davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik haksız ve dayanaksız taleplerinin reddi gerektiğini, bu nedenle haksız ve dayanaksız olarak açılmış olan işbu davanın reddine, evrakların tam ve usulüne uygun olarak hazırlanmış olmasına rağmen müvekkile kusur izafe etmeye çalışan davacının % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "... somut olayda taraflar arasında taşıma ilişkisinin söz konusu olduğu, dosyadaki delillerden taşıma işinin İtalya'dan Manisa'ya davacı firma tarafından gerçekleştirileceğinin ve taşıma işinin karşılığı olarak tarafların 3.600 Euro üzerinden anlaştıklarının tespit olunduğu, davacı tarafından taşıma işinin gerçekleştirildiği ancak davalı firmanın davacıya ait yükle beraber başka bir firmaya ait yükün de taşındığı, davalı firmanın da anlaşmanın tam araç (full truck) şeklinde yapıldığından bahisle taşıma ücretinin yarısını ödemesi gerektiğinden bahisle ücretin diğer yarısına itiraz ettiği, eldeki davanın konusunun 3.600 Euro asıl alacak üzerinden başlatılan ve takip tarihi itibariyle TL karşılığı 73.330,20 TL olan taşıma ücretinin yarısı olan 37.382,76TL olduğu, mali müşavir ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, 13.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasında tam araç (full truck) olarak anlaşma olmasına rağmen, araca ilaveten başka bir müşteriye ait yükün alındığının, davalının da haberdar edilmediğinin, taraflar arasındaki mail yazışmalarından bu durumun anlaşıldığının, davalıya ait yükün 9.441 kg olduğunun, davalının yükü ile birlikte taşınan dava dışı firmaya ait yükün ise 5.205 kg olduğunun, taşıma ücreti olan 3.600 Euro üzerinden oranlama yapıldığında davacının, davalıdan talep edebileceği ücretin 2.320 Euro olduğunun tespit olunduğu, 08.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ise özetle, kök raporda hesaplanan 2.320 Euro'dan davacının defterlerine göre ödendiği tespit edilen 1.755 Euro düşüldükten sonra 565 Euro'nun karşılığı olarak 11.516,28 TL davalının borcunun kaldığının tespit olunduğu, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, TTK'nun 850/2.maddesinde "Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır." düzenlemesine yer verildiği, davacının, toplam taşınan 14.646 kg yükten, davalıya ait 9.441 kg yükü taşıdığına göre, TTK'nun 850/2.maddesi uyarınca bilirkişilerce yapılan hesaplama doğrultusunda davalıya ait taşıdığı yük kadar olan ücrete hak kazandığı, davacı tarafça taşınan 14.646 kg toplam yükten, 9.441 kg yükün davalıya ait yük olması nedeniyle, davalının kabul etmediği ve itiraz ettiği ücretten bilirkişilerce tespit olunan 11.516,28 TL tutarındaki ücreti de ödemesi gerektiği, davacının geriye kalan taşıma ücretini ise, davalı firmadan talep etmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, yargılama sonucunda taraflar arasında tam araç (full truck) anlaşma bulunmasına rağmen, davacının haber vermeden, davalıya ait yükün yanında başka firmaya da ait yükü taşıdığı tespit olunduğuna göre; davacının, davalıya ait taşıdığı yük kadar ücrete hak kazanacağı, diğer yandan tam araç (full truck) şeklinde anlaşma olmasına rağmen dosyaya yansıyan delillere göre davalının taşınan yüküne zarar geldiğine ilişkin bir delil de bulunmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davalının, Manisa İcra Müdürlüğü'nün 2023/64806 Esas sayılı (Eski No: Manisa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/456 Esas) dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 11.516,28 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirketin teslim aldığı eşyayı gönderilene teslim ettiğini ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ticari defter kayıtlarında da müvekkili şirketin davalı şirketten dosya borcu kapsamında alacaklı olduğunun sabit olmasına karşın usule ve esasa aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak verilen kısmen kabul kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2024 tarihinden itibaren ise, bu sınır 28.250,00 Türk Lirasıdır. Kabul ve ret miktarları dikkate alındığında istinafa konu edilen reddedilen miktarın 25.866 TL olması nedeniyle 13/02/2024 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
-
Davacının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,
-
Davalının yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,
-
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
-
Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52