SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/860

Karar No

2024/1390

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/860

KARAR NO : 2024/1390

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04/04/2024

NUMARASI : 2024/288 Esas

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ

KARAR TARİHİ : 11/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024

Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 04/04/2024 tarihli ara kararı ile; ''...Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; taraflar arasında 29/08/2016 tarihli satım sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeyle birlikte davalı alıcının 1.057.300 USD bedel ödemesi karşılığında müvekkili satıcı tarafından sözleşme ve eklerinde belirtilen şekilde bowling ekipmanının teslimi konusunda anlaşmaya varıldığını, sözleşmenin ikinci maddesinde ve eki olan Ek1’de ekipmanın teslim şeklinin açıklandığını, sözleşmenin 4.1.1.1 maddesi ile “taraflar arasında kararlaştırılan toplam tutarın (1.057300 USD) % 80’ine karşılık gelen 845.840 USD iş bu sözleşmenin imzası ile birlikte, % 15’ine karşılık gelen 158.595 USD ilk ürünler Türkiye gümrüğüne geldiğinde kalan % 5’lik kısım olan 52.865,97 USD ise ürünlerin sorunsuz çalışır şekilde tesliminden sonra alıcı tarafından satıcının banka hesabına USD cinsinden havale edilir” şeklinde ödeme planının kararlaştırıldığını, davalının toplam tutarın % 95’lik kısmını ödediğini ancak sözleşmenin 7.1 ve 7.2 maddeleri gereği yüklenen borçları yerine getirmediğini ve alacağın % 5’lik kısmına tekabül eden geriye kalan 52.865,97 USD’yi ödemediğini; sözleşmenin 7.1 maddesinde “…alıcı kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür” dendiğini ve 7.2 maddesinde “alıcı bowling sistemlerinin kurulumunun yapılacağı sahayı ... kurulum öncesi teknik şarname kurallarına uygun olarak inşa etmek ve gerekli hazırlıkları yapmakla yükümlüdür. Kuruluma başlamadan önce her iki tarafı temsil eden bir kişi tarafından saha kontrol edilecek ve montaja uygun hale getirilip getirilmediği gözlemlenecektir. satıcının talebi üzerine alıcı kurulum yerine ilişkin fotoğraf ve gerekli autocad çizimlerini satıcıya verir. Sahanın kuruluma hazır hale getirilmemesinden doğan her türlü gecikme ile diğer zarar ve masraflardan alıcı sorumludur” dendiğini, müvekkilinin 02/03/2020 tarihi itibariyle ekipmanı davalıya teslim ettiğini ve davalının kurulum yapılacak alanı teknik şartnameye uygun hale getirmesi için beklenildiğini, zira tutulan tutanakla tavandan su geldiğinin dahi belirlendiğini, bunun gibi diğer tüm hazırlıkların davalı tarafından tamamlanması için davalı tarafa süre verildiğini, yer hazırlığı tamamlanır tamamlanmaz müvekkiline gelip kurulumu yapıp salonu çalışır biçimde teslim edeceği, bunun için hazır oldukları hususunun davalıya yazılı olarak bildirildiğini, buna karşılık davalı tarafından geri dönüş yapılmadığını, yer hazırlığı yapılmadığını ve ekipman teslim alınmasına karşın alacağın % 5’lik kısmı olan 52.865,97 USD’nin müvekkiline ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin Karşıyaka 5. Noterliği’nin 03/03/2021 tarihli 06033 yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini ve alacağın tahsilini istediğini, davalının Ankara 12. Noterliği’nden gönderdiği 01/04/2021 tarihli 08630 yevmiye numaralı ihtarname ile “covit19 salgınının işin teslim alınmasına engel oluşturduğunu, bu nedenle gecikme yaşandığını, üniversiteler, adalet sarayları, lise ve orta öğretim okulları, kamu kurum ve kuruluşlarının faaliyetlerine uzunca bir süre ara verdiğini, bu durumun mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğini, sözleşmenin tarafları arasında bugüne kadar süre gelen ilişkinin bundan sonra da aynı şekilde devam etmesi temennisinde olduklarını, sürecin hepbirlikte değerlendirilmesi ve gerekli planlamanın yapılması amacıyla bir toplantı günü belirlenmesinin uygun olacağını” bildirdiğini, ancak müvekkilinin tüm toplantı isteklerinin geri çevrildiğini, iletişim kurma çabalarının reddedildiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkili tarafından son bir kez daha iyi niyetle sözleşmeye konu işin tamamına erdirilmesi ve alacağa kavuşmak amacıyla 15/09/2023 tarihinde İzmir 15. Noterliği’nden 11648 yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini ve karşı tarafa yeniden düşünmek ve toplantı planlamak adına süre verildiğini, davalının Ankara 12. Noterliği’nin 31/10/2023 tarihli 28605 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesini göndererek “sözleşmede kararlaştırılan rakamın piyasadan yüksek bir rakam olduğunu, istenen bedelin ödenmeyeceğini” bildirdiğni; sözleşmenin imza tarihi 29/08/2016 olup, sözleşmedeki rakamın % 95’i davalı tarafından zaten ödenmişken yıllar sonra iki tarafın da imzasını içeren sözleşmede belirlenen bedelin piyasaya göre yüksek olduğu gerekçesiyle ödemekten kaçınılmasının basiretli bir tacir davranışı olmadığını, bunun yanı sıra davalı ile 31/15/2021 tarihinde hesap mutabakatının yapıldığını, bu mutabakatta davalının 52.867,97 USD borcun varlığını kabul ettiğini, davalının yabancı para borcunun ödenmesinde temerrüde düştüğünü, taraflarınca İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2023/21364 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere borca itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu, sözleşmenin 16.1 maddesine göre uyuşmazlık durumunda İzmir Mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, davalı tarafın ihtarnamesi ile borcun varlığını ve miktarını kabul ettiğini, kararlaştırılan tutarın piyasa fiyatlarından yüksek olduğu iddiasının hukuken hiçbir anlamının bulunmadığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehinle temine edilmediğini, İİK'nın 257. maddesindeki şartların yerine geldiğini, taraflar arasında düzenlenen hesap mutabakatı dikkate alındığında alacağın valığının yaklaşık ispatın üzerinde tam ispat ölçüsünde ispatlandığını belirterek, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına; davalının takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine; İİK’nın 257. maddesi uyarınca borçlu şirketin malvarlığı üzerinde alacak tutarı olan 52.865,97 USD’lik ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

İhtiyati haciz isteğinde bulunan davacı vekili dilekçesi ekinde 29/08/2016 tarihli satım sözleşmesini, fatura, ihtarneme, davalı ... şirketi ile yapılan hesap mutabakatı örneğini sunmuştur.

İİK’nın 257. maddesinde; “(1) Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. (2) Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. 1. Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. (3) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinin 1. fıkrasında; "İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeyte kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesine yer verilmiştir.

İİK'nın 257. maddesi gereğince; alacağının vadesi gelmiş (alacak muaccel) ve alacak rehin ile güvence altına alınmamış ise, alacaklı mahkemeye başvurarak ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyebilecektir. Bu durumda alacaklı, alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için bir rehin bulunmadığını ispat etmekle yetinecektir. Alacağın henüz vadesi gelmemiş ise borçlunun belli bir yerleşim yerinin bulunmadığının ve borcundan kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığının ya da kaçtığının ve yahut da alacaklanın haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunun ispat edilmesi gerekecektir. Aynı kanunun 258. maddesine göre de alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Diğer bir anlatımla; ihtiyati haciz kararı, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun varlığı durumunda ve alacağın ve haciz sebeplerinin varlığını ispata yarar delillerin sunulması koşulu ile verilebilecektir. Alacağın ve haciz sebeplerinin varlığının ise yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlaması gerekecektir. Soyut iddiadan daha çok, tam ispattan daha az bir durumun varlığı halinde yaklaşık ispat halinden söz edilebilecektir. İhtiyati haciz isteyenin, davada ileri sürdüğü hakkın varlığı ve bu hakkın tehlikede olduğu konusunda mahkemede güçlü bir kanaat oluşması gerekecektir.

Yapılan değerlendirme sonucunda; taraflar arasında imzalanan sözleşme bir eser sözleşmesi olup, sözleşmedeki kurulum ve montaja ilişkin hükümlerin uygulanamamasında mücbir sebep olup olmadığı, davalı tarafça yapılan fiyatlandırmanın piyasanın iki kat üzerinde olup olmadığı, bu kapsamda da davacının kalan alacağının olup olmadığı ve isteyebilme koşullarının bulunup bulunmadığı gibi hususlar yargılamayı gerektirdiğinden, diğer yandan; davacı tarafça sunulan ve aynı zamanda ödeme emrine eklenen 31/12/2021 tarihli mutabakatta davalı şirket kaşesi üzerindeki imzaya da "yetkililer tarafından atılmadığı" gerekçesiyle davalı tarafça itiraz edildiğinden, sunulan belgelerden ihtiyati haciz kararı verilmesi yönünde yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı...'' gerekçesi ile; Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteğinin REDDİNE ara karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli tüm koşulların yerine geldiğini, bakiye sözleşme alacağının tam olarak ispatlandığını, alacağın muaccel olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun uyuşmazlıkta gerçekleştiğini ileri sürerek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:

Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

  1. Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

  2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.

İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."

İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.

Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.

İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.

Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre bakiye alacağın muaccel olup olmadığının yargılamaya muhtaç olmasına, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. . İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/288 Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin olarak verilen 04.04.2024 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İTİRAZINreddineizmirİPTALİnumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim