Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2021/1014
2024/1384
11 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1014
KARAR NO : 2024/1384
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2021
NUMARASI : 2018/1135 Esas 2021/188 Karar
DAVA : SÖZLEŞMENİN İPTALİ VE MAKİNENİN İADESİ
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1135 Esas ve 2021/188 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''... Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;Müvekkili ve davalı arasında, İzmir 35. Noterliğinin 00451 yevmiye no.lu 07.01.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ve ek protokollerin imzalanmış olduğunu, davalının sözleşme ekinde belirtilen 1 adet ...nin finansal kiralama yöntemi ile kiralandığını; Finansal kiralama bedellerinin, sözleşmede belirtildiği şekilde ödenmesi konusunda tarafların anlaşmış olduğunu, ancak davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, finansal kiralama bedellerini ödemediğini, bu nedenle davalı şirkete Gebze 14. Noterliğinin 29.01.2015 tarihli ihtarnamesinin gönderilmiş olduğunu, izah olunan nedenlerle; taraflar arasında yapılan, İzmir 35.Noterliği'nin 00451 yevmiye nolu 07.01.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin feshine, kiraya konu malın, dava süresince tedbiren, dava neticesinde de kesin olarak müvekkili bankaya teslimine ya da mal teslimi mümkün olmaz ise bedellerin tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; Davacı ... A.Ş. ile davalı müvekkili arasında, İzmir 35. Noterliğinin 00451 yevmiye no.lu 07.01.2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, davacının dava dilekçesinde dayandığı deliller arasında proforma fatura ile Gebze 14. Noterliğinin 29.01.2015 tarihli ihtarnamesinin bulunmadığını, müvekkilinin kira bedellerinin tamamına yakın kısmını ödemiş olduğunu ve davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açmış olduğunu, izah edilen nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevaba cevap dilekçesi ile özetle; İşbu davanın sözleşmenin iptali ile zararın tespiti ve giderilmesi için açılmış olduğunu, müvekkilinin hukuki yararının olduğunu, davalı ... Şirketi tarafından ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, 60 gün içinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca davalı şirketin dava konusu ... 'nı halihazırda kullanmaya devam ettiğini, davalı yanın ödeme planına göre borcunu ifa etmediğini; ihtarnameye cevap vermediğini, sözleşmenin feshi sonuçlarına uygun hareket etmediğini, halen kira konusu malı kullanmaya devam ettiğini , fesih beyanına uygun hareket edilmediğini, müvekkili bankanın zarara uğradığını ve uğramaya devam ettiğini, bu halde davalının cevap dilekçesinde belirttiği bir usulden red sebebinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin hukuki yararının söz konusu olduğunu, proforma faturanın malın cinsini niteliğini ve bedelini gösteren tarafların imzasını taşıyan bir belge olduğunu, delil niteliği bakımından da davalı yanın kiralamadıkları ile ilgili veya başka bir makineyle ilgili bir beyanda bulunmadıklarını, Bu sebeple ...'nın müvekkili banka tarafından ... Şirketi'ne finansal kiralama yöntemi ile kiralanmış olduğu zımnen ikrar ettiklerini, davalı tarafa 12.taksitin planlanan ödeme tarihinden sonra ihtarname çekildiğini ve üzerine ihtarname ile de 60 günlük süre verildiğini, aksi halde sözleşmenin feshedileceğine dair ihtarda bulunulduğunu, buna rağmen davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve herhangi bir kira ödemesinde bulunmadığını, bu halde sözleşmenin iptalinin gerektiğini, sözleşme konusu makinenin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, finansal kiralama yoluyla davalı şirkete kiralanan malın herhangi bir şekilde devrine veya nakline ya da borçlu / davalı tarafından kaçırılmasına mani olmak bakımından ; ayrıca şu an ödeme güçlüğü içerisinde olması ve borçlu / davalının alacaklıları üçüncü kişilerin, her an taraflarına ait mezkur malla haciz koydurma ve muhafaza altına aldırmalarına , dolayısıyla gereksiz istihkak davalarıyla uğraşma ve mahkemeleri meşgul etme ihtimaline karşı ; mezkur malların ihtiyati tedbir zımnında taraflarına teslimini talep ettiklerini, ihtiyati tedbir taleplerinin, müvekkili bankanın içerisinde bulunduğu risk de göz önüne alınarak teminatsız olarak verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında yapılan , İzmir 35.Noterliği'nin 00451 yevmiye nolu 07/01/2014 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin feshine, kiraya konu malın, dava süresince tedbiren, dava neticesinde de kesin olarak müvekkili bankaya teslimine ya da mal teslimi mümkün olmaz ise bedellerin iadesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Görevsizlik kararı: Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/144 E. 2018/153 K. Sayılı görevsizlik kararında; " davanın finansal kiralama sözleşmesinin feshine ilişkin olduğu, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, belirtilen nedenlerle iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Sözleşme : Davacı ... Bankası A.Ş. İle davalı ... Makine İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. arasında 07/01/2014 tarihinde İzmir 35. Noterliğinin 00451 Yevmiye no.lu finansal kiralama sözleşmesi ile 1 adet ...nin kiralanmış olduğu görülmüştür.
İhtarname: Davacı ... Bankası A.Ş. tarafından Gebze 14.Noterliğinden 26.01.2015 tarihli, 01120 yevmiye no’lu olarak düzenlenerek davalı borçluya gönderilen ihtarnamede, 80.954,88 TL ihtarnamenin keşide tarihi itibariyle toplam bakiye kira borcunun bulunduğu, muaccel olan kira bedellerinin 60 gün içinde ödenmesi aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının ve malın aynen iadesinin ihtar edildiği görülmüştür.
Peşin Harcın Tamamlatılması:Talep finansal kiralamaya konu malın teslimini içerdiğinden dava konusu malın fatura değerinin 150.150,00.- TL olması karşısında peşin harcın eksik yatırıldığı anlaşılmakla, gerçek dava değeri dikkate alınarak Harçlar Kanunun ve Yargı Harçları Tarifesi gereğince; dava değeri üzerinden alınması gereken peşin harcın 2.561,63.- TL olduğu, dava açılırıken 85,39.- TL peşin harcı alındığı anlaşılmakla yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 2.476,24.- TL peşin harcın yatırılması için davacı vekiline muhtıra tebliğ edilmiş olup, davacı tarafından eksik peşin harç yatırılmıştır.
Bilirkişi heyet raporu : Makina Mühendisi Bilirkişi ... ile Mali Müşavir Bilirkişi ... 17/12/2020 tarihli raporunda ; " TEKNİK YÖNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME: Davacı ... Bankası A.Ş. tarafından Davalı ... Tic. A.Ş’ ne 07.01.2014 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiralanmış olan ve yukarıda teknik özellikleri ve davacıya ait işyerinde çekilmiş fotoğrafları bulunan “1 adet ...” nin davacıya ait işyerinde 23.11.2020 tarihi itibariyle monteli, elektrik ve oksijen tesisatlarının bağlı olarak sağlam ve faal durumda bulunduğu ancak iş olmadığı için makinenin çalıştırılmadığı, üzerinde kesimi yapılmış işler olduğunun tespit edildiği, Dava konusu makinenin istenildiği taktirde özel teknik ekip tarafından demonte edilerek ambalaj yapılarak istenilen yere aynen nakil edilebilecek durumda olduğu, MALİ YÖNDEN YAPILAN DEĞERLENDİRME :“Finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davalının kira bedellerini süresinde ödeyip ödemediği, ne kadar ödeme yapıldığı, hangi aylara ilişkin kira bedellerinin ödenmediği” Davacı banka tarafından sunulan davalı ... Şti.‘ne ait “LEASING RİSK DÖKÜMÜ” tablosu rapor ekinde (EK-2) sunulmuş olup, tablo incelendiğinde davalının Leasing borçlarının 19 taksit halinde ve 163.162,93 TL olarak ödeme planına bağlandığı, davalının ise 9 taksiti tam olarak ödediği, 10. Taksit tutarını ise kısmi olarak ödediği görülmektedir. Tabloda davalının ödemesi gereken 163.162,93 TL taksit ödeme borcuna karşılık toplam 82.208,04 TL ödemeler yaptığı, davalının ödenmeyen 2014/11.ay (Kısmen), 2014/12, 2015/01 2015/2, 2015/3, 2015/4, 2015/5, 2015/6, 2015/7 ve 2015/8. ay taksitlere ait borcunun 80.954,89 TL daha kaldığıgörülmektedir.2014 yılında davalı şirketin davacı bankaya toplam 9 adet taksit ödemesi ile 81.915,74 TL ödemeler yaptığı., hesaba kaydedilen işlemler neticesinde davalının hesaplarında davacı bankanın 17.702,46 TL alacaklı kaldığı ve bakiyenin 2015 yılına devrettirildiği tespit edilmiştir.01.01.2017 tarihli, 1 no’lu açılış fişinde davacı bankanın 301 03 ... 95.155,79 TL alacak bakiyesinin hesaba kaydedildiği, 10.01.2017 tarihli, 4 no’lu yevmiye maddesinde ise 301 03 Kuveyttürk hesabına (Ortaklar Hesabından Ödenen) açıklaması ile 95.155,79 TL borç kaydedilerekHESABIN KAPATILDIĞI, 331 01 Ortaklara Borçlar (...) hesabına 91.761,16 TL Alacak, 302 03 ... Hesabına 3.394,63 TL Alacak kaydedilerek fiş kapatıldığı tespit edilmiştir. Bu tarihten sonra davalı şirketin hesabında DAVACI BANKA İLE İLGİLİ HERHANGİ BİR HESAP KAYDI BULUNMADIĞI TESPİT EDİLMİŞTİR.Davalı şirketin muhasebe kayıtlarında davacı bankaya yapılan 9 adet taksit ödemesi toplamı 81.915,74 TL olarak kayıtlıdır. Davacı bankanın kayıtlarında ise 9 adet taksit ödemesi ile 82.208,04 TL ödemeler yapıldığı kayıtlıdır. Davalı şirketin muhasebe kayıtları Finansal kiralama sözleşmesi işlem tutarları ile mahsup ve işlem kayıtları kapsamında değerlendirildiğinde eksik ve hesabın 2017 yılında ortaklar cari hesabı ile kapatılmış olması nedeniyle hatalıdır.Davalının davacı bankaya karşı Leasing borçlarının 19 taksit halinde ve 163.162,93 TL olarak ödeme planına bağlandığı anlaşıldığından, bu hesaba göre davalının ödenmeyen taksit borcu toplam 80.954,89 TL daha kaldığının tespiti mümkün olmakla birlikte takdir Yüce Mahkemenindir" şeklinde mütalaada bulunmuşlardır.
Dava, 6361 Sayılı Finansal Kiralama Kanunun 32. ve 33. maddesi hükümlerine dayalı olarak açılmış olup, finansal kiralama konusu malın davalı kiracıdan alınarak davacı kiralayana aynen teslimine ilişkindir.
Finansal Kiralama konusu mal, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 23/1. maddesi gereğince kiralayan şirketin mülkiyetindedir. Aynı yasa 24/1-2 maddeleri gereğince, kiracı, sözleşme süresinde Finansal Kiralama konusu malın zilyedi olup, malı sözleşmede öngörülen şart ve hükümlere göre özenle kullanmak zorundadır. 6361 Sayılı Yasanın 30/1 maddesine göre sözleşmede sürenin dolması ve 31/1. maddesi hükmüne göre de sözleşmenin ihlali hallerde aynı yasanın 32. ve 33. maddeleri gereğince kiracı finansal kiralama konusu mal yahut malları kiralayana derhal geri vermekte yükümlüdür.
Davacı banka davalı arasında İzmir 35. Noterliği’nin 07.01.2014 tarihli 00451 yevmiye numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, finansal kiralama bedelinin 19 taksit halinde ve toplam 163.162,93 TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının 9 taksiti tam olarak ödediği, 10. taksit tutarını ise kısmi olarak ödediği, 2014/11, 2014/12, 2015/01, 2015/2, 2015/3, 2015/4, 2015/5, 2015/6, 2015/7 ve 2015/8. ay taksitlerini ise ödemediği, bakiye 80.954,89 TL kira borcunun bulunduğu, bunun üzerine davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi kapsamında muaccel olan kira bedellerinin 60 gün içinde ödenmesi aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağının noter aracılığıyla ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak davalının verilen yasal süre içerisinde bakiye kira borcunu ödemediği gibi kiralanan malı da iade etmediği, 6361 sayılı Yasanın 31/1 maddesindeki kira bedellerinin ödenmemesine bağlı sözleşmenin feshi koşullarının oluştuğu, davalı borçlunun bakiye finansal kiralama bedellerini ödediğini HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yasal delillerle kanıtlayamadığı, davacının finansal kiralama sözleşmesine göre işlem yaptığı, sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, 6361 sayılı Yasanın 33/1. Fıkrası uyarınca davalı kiracının kiralanan malı davacıya aynen iadesi gerektiği...'' gerekçesi ile; Davacının davasının KABULÜ ile; İzmir 35. Noterliği’nin 07.01.2014 tarihli 00451 yevmiye numaralı Finansal Kiralama Sözleşmesi’ne konu olan “1 Adet ... MARKA ...'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, sözleşmenin feshinde davacı bankanın sözleşmeden ve kanundan doğan hakkı olduğundan dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, sözleşmenin kendiliğinden feshi tarihinin bilirkişi raporunda belirtilmediğini, davacının ihtarname ile muaccel hale gelen 26.466.36.TL'nın ödenmemesi nedeniyle ihtara gerek kalmaksızın feshedilmiş sayılacağını bildirdiğini, davacı sözleşmeyi feshettiğinden sonraki tarihli taksitlerden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacının bu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu, davanın redine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, finansal kiralama sözleşmesinin kiralama bedelinin kısmen ödenmemesinden kaynaklı olarak haklı nedenle feshinden dolayı sözleşmeye konu malın aynen iadesi istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre
“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, finansal kiralama sözleşmesinin kiralama bedelinin davalı tarafından kısmen ödenmemesinden kaynaklı olarak haklı nedenle feshinden dolayı sözleşmeye konu malın davalı tarafından aynen iade edildiğinin ispatlanamamasına, bu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/02/2021 tarih ve 2018/1135 Esas 2021/188 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 10.256,75.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 2.564,18.TL harcın mahsubu ile bakiye 7.692,57.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52