Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/553
2024/1346
4 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/553
KARAR NO : 2024/1346
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2023
NUMARASI : 2022/842 Esas 2023/717 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında satın alma sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında davalının ... isimli işletmede davacı şirkete ait ürünleri almayı ve satmayı ve bulundurmayı taahhüt ettiğini, kendisine emanet edilecek soğutucu, raf ve bu gibi ürün konumlandırma ve soğutma malzemelerini temiz ve daima çalışır halde bulundurmayı, iş yerini açık tutmayı, iş yeri açık olduğu sürece ışıklı malzemelerin yanık vaziyette bulundurmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin ihlali halinde 50.000-TL cezai şartın ön görüldüğünü, davacının özel olarak hazırlanan demirbaşları hazır ettiğini, teslim etmek istemelerine rağmen teslim alınmadığını, hizmet bedeli faturasını düzenlemekten ve katkıyı almaktan imtina ettiğini, bu hususun ihtar ile bildirildiğini, sözleşmenin ihlal edildiğinden bahisle 50.000-TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının edimlerini yerine getirip getirmediğinin tespitinin gerektiğini, davacının teslim edilmesi gereken demirbaşları teslime hazır hale getirildiğinin ispatının gerektiğini, davalının ne gibi kusurlu hareketinin olduğunun ispatının gerektiğini, demirbaş eşyaları ve katkı bedelinin davacının borcu olduğunu, davacının tevdi yeri belirleyerek borcundan kurtulma ihtimali olmasına rağmen bunu yerine getirmediğini, cezai şart isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...Davacı ile davalı arasında satın alma sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında davalının ... isimli işletmede davacı şirkete ait ürünleri almayı ve satmayı ve bulundurmayı taahhüt ettiğini, kendisine emanet edilecek soğutucu, raf ve bu gibi ürün konumlandırma ve soğutma malzemelerini temiz ve daima çalışır halde bulundurmayı, iş yerini açık tutmayı, iş yeri açık olduğu sürece ışıklı malzemelerin yanık vaziyette bulundurmayı taahhüt ettiğini, sözleşmenin ihlali halinde 50.000-TL cezai şartın ön görüldüğünü, davacının özel olarak hazırlanan demirbaşları hazır ettiğini, teslim etmek istemelerine rağmen teslim alınmadığını, hizmet bedeli faturasını düzenlemekten ve katkıyı almaktan imtina ettiğini, bu hususun ihtar ile bildirildiğini, sözleşmenin ihlal edildiğinden bahisle 50.000-TL cezai şartın davalıdan tahsilinin talep edildiği, davalı taraf savunmasında, davalı temerrütünün oluşmadığını belirtmiş olup dosya kapsamı itibariyle davacının 6098 Sayılı BK'nun madde 97 göre davacının karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde öncelikle kendi edimini yerine getirmesi, veya kendi edimini yerine getirmek istediğini karşı tarafa bildirmesi ve edimi ifaya hazır olduğunu bildirmesi gerektiği, bu hususta davalıya karşı herhangi bir ihtar ve bildirimin bulunmadığı, davacı vekili Bornova 5. Noterliğinin 17.614 Yevmiye nolu ihtarnamesinden bahsetmiş ise de, bu ihtarnamede sözleşme kapsamında edimlerinin yerine getirmeye hazır olduğuna dair herhangi bir ihtarın söz konusu olmadığı, kendi ediminin yerine getirmeye hazır olduğunu ifade etmeden sözleşmeye dayanarak davalının sözleşmeye uymadığından bahisle cezai şart istemesi yerinde görülmediğinden; davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur....." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete sözlü ve yazılı olmak üzere birçok uyarıda bulunulduğunu, davalı şirketin ihtara cevap vermediği gibi sözleşmeye aykırı davranışlarını sürdürmeye devam ettiğini, davalı tarafın iddia ettiğinin aksine müvekkili şirket sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, keşide edilen ihtarname ile davalı şirkete son uyarıda bulunulduğunu, bu uyarı dikkate alınmadığı takdirde hukuken doğacak hususların da bildirildiğini, sözleşmenin imza tarihi itibariyle ödenmeyen 50.000 TL katkının ve tasarlanan demirbaşların davalı şirketin hangi kusurlu hareketi ile almaktan imtina edildiğinin ispatlanamadığı davalı tarafça iddia edildiğini, davalı tarafın iddia ettiğinin aksine taraflar arasında tanzim olunan Satın Alma Sözleşmesinin 5. Maddesi gereği müvekkil şirket tarafından davalı şirkete verilecek katkı payı 50.000- TL olup bu tutar tarafların ortak iradesiyle belirlenmiş ve imza altına alınmış vade tarihlerinde ödenmesi kararlaştırıldığını, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmek isteyen taraf, hukuki işlem ya da hukuki işlem benzeri faaliyetlerde bulunur ki, bunun aksinin düşünülmesi hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davalı taraf, böyle bir faaliyette bulunmadığı gibi müvekkil şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirmesine de engel olduğunu, hukuka ve dosya içeriğine aykırı ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Davacı vekilinin 03/06/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiği görülmüştür.
Davacı vekilinin Bornova 5. Noterliğinin 08/02/2019 tarihli ve 03449 yevmiye numaralı vekaletnamesinin incelenmesinde; davadan feragat etmeye yetkili olduğu görülmüştür.
Dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragatine ilişkin beyanı davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK m.310 gereğince feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :
-
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/09/2023 tarihli, 2022/842 esas ve2023/717 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
-
Davacı tarafın davadan feragat etmesi nedeniyle davanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 310. maddesi uyarınca FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
-
Davadan feragat edildiğinden alınması gereken maktu karar ve ilam harcının (427,60) 2/3'ü olan 285,06 TL'den önceden alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 204,36 TL'nin hazineye gelir yazılmasına,
-
Anlaşma uyarınca feragat edildiğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davacının yatırmış olduğu 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacı üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,
-
Kararın tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09