Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/839
2024/1314
4 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/839
KARAR NO : 2024/1314
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/03/2024
NUMARASI : 2024/122
DAVA : MADDİ TAZMİNAT
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
Taraflar arasında görülen maddi tazminat davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine dair ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati hacze itiraz eden davalılar ...Şirketi ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 29.03.2024 tarihli ara karar ile; ''... Davalılar vekili tarafından verilen itiraz dilekçesi ile özetle; 20.02.2024 tarihli mahkeme Ara Karar'ında İhtiyati Haciz talebi yönünden verilmiş olan kararın hukuka aykırı olduğunu, İİK 257 maddedeki hiç bir şarta uymadığını, verilen kararla davalıların tüm malvarlığına haciz konulacağını, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgeler ile alacağın miktarı hususunda yaklaşık ispat için yeterli olmadığını, dava konusu kaza nedeniyle kovuşturmanın halen derdest olduğunu ve alacağın bu aşamada yargılamayı gerektirdiğini, İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek talebin kabulü ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz kararına itiraz neticesinde dosyanın incelenmesinde; taraflar arasındaki davanın haksız fiilden kaynaklı olduğu, haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle alacağın muacceliyet kazandığı, davanın mahiyeti itibariyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, taşkın haciz itirazlarının mahkememizin görevine girmediği dosyada mevcut haliyle ihtiyati haciz kararı verebilmek için gerekli olan yaklaşık ispatın gerçekleştiği...'' gerekçesi ile; İhtiyati hacze yapılan itirazın REDDİNE karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ... Limited Şirketi ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ... Şirketi ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.02.2024 tarihli ara kararı uyarınca müvekkili firma hakkında 1500.TL ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz kararı verildiğini, akabinde ihtiyati haczin tatbiki için Bursa 1.Genel İcra Dairesi'nin 2024/7813 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi neticesinde müvekkili firmanın bünyesinde bulunan tüm araçlara ve tüm banka hesapları ile taşınmazların üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, ihtiyati hacizden ötürü müvekkili firmanın ticari hayatının sekteye uğradığını, icra dosyasına ihtiyati haciz için nakti teminat yatırıldığını ve hacizlerin kaldırılmasını istemelerine rağmen mahkemece taleplerinin yerinde görülmeyerek haksız olarak reddedildiğini, ihtiyati hacze itirazlarının reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşımacılık yapan müvekkili şirketin Türkiye genelinde 45 adet otobüsünün bulunduğunu, mal kaçırma gibi bir durumlarının olmadığını, davacının maddi tazminat ile ilgili tazminat taleplerinin sigorta sözleşmeleri ile güvence altına alındığını, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli şartların oluşmadığını, davacı yolcunun emniyet kemeri takmayarak kusurlu davranışta bulunmasından dolayı doğan zarardan sorumluluğunun olduğunu, ayrıca ihtiyati haciz miktarını icra dosyasına nakti teminat olarak yatırdıklarını belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, trafik kazasından dolayı yolcu tüketicinin taraf olduğu taşıma sözleşmesinden kaynaklı olarak açılan maddi tazminat davasında verilen ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik ara karara ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İİK kapsamında ihtiyati hacze ilişkin görevli mahkeme konusunda düzenleme yapılmadığından göreve ilişkin genel hükümlerin uygulanması gereklidir. HMK'nın 316/1-c maddesi uyarınca ihtiyati haciz istemlerinin incelenmesi basit yargılama usulüne tabi ise de, aynı kanun maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, basit yargılama usulü sadece ve münhasıran sulh hukuk mahkemesinde değil diğer mahkemelerinin görev alanına giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulü niteliğindedir. Öte yandan, ihtiyati haciz istemi, mahiyeti gereği, 6100 Sayılı HMK'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere gerek istemde bulunanın ve gerekse de aleyhine istemde bulunulanın mal varlığı haklarına ilişkin bir "iş" niteliğinde olup ihtiyati hacizde görevli mahkeme işin mahiyetine göre belirlenmelidir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar uyarınca somut olayda; davacı yolcu ...'ın davalı işleten ... Şti.'ne ait, davalı ...'un sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine sigorta poliçeleri ile sigortalı ... plakalı otobüsün tek taraflı trafik kazası yapması sonucunda yaralanmasından doğan maddi tazminat ve ihtiyati haciz isteminden kaynaklanmakta olup, kaza tarihinde davacı ile davalı işleten şirket arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklı hukuki ilişki bulunmaktadır. Davacının bu sözleşme uyarınca tüketici (yolcu), davalı işleten şirketin de mesleki ve ticari faaliyeti kapsamında hareket eden tüzel kişi olduğu ve dava tarihi gözetildiğinde, davanın temel dayanağının bizatihi tüketici işleminden (taşıma sözleşmesinden) kaynaklandığı ve eldeki davanın daha özel nitelikte mahkeme olan tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. (Aynı yönde Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.02.2019 tarih ve 2017/409 Esas, 2019/159 Karar sayılı ilamı)
Yukarıda açıklandığı üzere tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklar yönünden ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesine dair görev tüketici mahkemesine aittir. (Yargıtay 11 HD'nin 2013/7481/11622, 19. HD'nin 2016/15544-15814 Esas-Karar sayılı ilamları da bu yöndedir.)
O halde yerel mahkemece; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 83/2. maddesinde yer alan ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine ilişkin hüküm ile bu davanın ilk açıldığı Söke İlçesi'nde müstakil tüketici mahkemesi'nin bulunmadığı gözetilerek uyuşmazlığı esas yönünden ve ihtiyati haciz ile ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde ihtiyati hacze itirazı incelemede yetki ve görevin Tüketici Mahkemesi sıfatıyla Söke Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu dikkate alınarak görevsizlik kararı verilerek dosyanın Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla Söke Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesi gerekirken İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olarak talebin değerlendirilip yazılı şekilde ara karar verilmesi doğru görülmediğinden, HMK'nın 355 ve 353/(1)-a-3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ara kararın re'sen kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar davalılar ... Şirketi ve ... vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/122 Esas sayılı dosyasında ihtiyati hacze itirazın reddi yönünde verilen 29/03/2024 tarihli ARA KARAR ile ihtiyati haciz yönünde verilen 20/02/2024 tarihli ARA KARARIN, dava dosyasının esası incelenmeksizin 6100 sayılı HMK’nın 355 ve 353/(1). a. 3 maddeleri gereğince RE'SEN KALDIRILMASINA,
-
HMK'nın 353/(1). a maddesi gereğince; davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
-
Kaldırma kararının sebep ve şekline göre, ihtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ... Şirketi ve ... vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
-
İstinaf başvurusunun kabulü nedeniyle başvuru sırasında alınan peşin harcın başvuru sahibi ihtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ... Şirketi ve ...'a iadesine,
-
İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahibi ihtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ... Şirketi ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,
-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati hacze itiraz eden bir kısım davalılar ... Şirketi ve ... yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/(1)-a ve 362/(1)-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09