Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2024/771
2024/1313
4 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/771
KARAR NO : 2024/1313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN D.İŞ KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2024
NUMARASI : 2024/50 D.İş 2024/52 Karar
DAVA : İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sırasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddine dair değişik iş kararına karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 18.03.2024 tarihli değişik iş kararı ile; ''...Talep eden vekili talep dilekçesi ile, müvekkili şirket ile karşı taraf arasında ticari ilişkiler dolayısıyla 17/12/2021 tarihinde cari hesap mutabakatı imzalandığını ve tarafların 166.972,42 Euro borç tutarı üzerinde mutabık kaldıklarını,
Karşı taraf hakkında mahkememizin 2021/579 E.sayılı dosyasında geçici mühlet, kesin mühlet ve sonrasında konkordatonun tasdiki karar verildiğini, tasdik kararının istinaf incelemesi sonrasında İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesinın 2023/1604 E. 2024/134 K.sayılı kararı ile kaldırıldığını, taraflar arasında 27/01/2022 tarihli 166.972,42 Euro tutarlı ödeme protokolü düzenlendiğini, işbu sulh niteliğindeki ödeme protokolünün karşı taraf vekili Av. ... tarafından elektronik imza ile imzalandığını, karşı tarafın anlaşma protokolü kapsamında kabul edilen tutarı 5 yıllık bir vade planı dahilinde aylık taksitler şeklinde ödemeyi taahhüt ettiğini, karşı tarafın 27/01/2022-27/04/2023 tarihleri arasında yer alan 41.000 Euro tutarında 16 taksit ödemesini gerçekleştirdiğini, ancak halen devam eden taksit ödemelerini gerçekleştirmediğini ve karşı tarafın temerrüde düştüğünü, karşı tarafın temerrüde düşmesi nedeniyle 26/02/2024 tarihinde müvekkili tarafından 27/01/2022 tarihli ödeme protokolünün feshedildiğini, ayrıca 17/09/2022 tarihinde taraflar arasında anlaşma protokolü kapsamında kabul edilen borç dolayısıyla borçlu tarafından müvekkili şirket adına keşide edilen toplam 68.000 Euro tutarlı üç adet çekin borçlu şirkete teslimini ve teslim edilen çeklerin yerine ikame edilmek üzere düzenlenip müvekkili şirkete teslim edilen toplam 56.000 Euro tutarlı 16 adet senedin müvekkiline teslimini içerir ek protokol düzenlendiğini, müvekkili firmanın ticari alacaklarını güvence altına almak amacıyla ... Anonim Şirketi nezdinde alacak sigortası yaptırdığını, sigorta poliçesi gereğince sigortacı ... Anonim Şirketi tarafından müvekkili şirkete 12/05/2022 tarihinde 1.367.169,47 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, sigorta şirketi ile müvekkili arasında imzalanan sigorta poliçesi gereği tazminat ödemesinin TL cinsinden gerçekleştiğini ve sigorta şirketinin Euro cinsinden olan asıl alacağa ödemiş olduğu TL tutarınca halef olduğunu, işbu sebeple poliçe hükümleri gereği tazminat ödemesi öncesinde yapılan 3.000 Euro tutarlı ilk üç taksit ödemesi müvekkili şirket tarafından alınmış olup tazminat ödemesi sonrası devam eden 38.000 Euro tutarlı 14 taksit ödemesinin ödeme tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrilerek toplam 797.542,60 TL'nin TTK'nun 1472.maddesinde düzenlenen halefiyet hükmü gereği sigorta şirketine aktarıldığını, sigorta şirketince müvekkili şirkete ödenen 1.367.169,47 TL den sigorta şirketine aktarılan 797.542,60 TL düşüldüğünde sigorta şirketinin bakiye 569.626,87 TL alacağı bulunduğunu, karışıklığa sebep olmaması için sigorta şirketi bakiye alacağının 14/03/2024 tarihli Euro kurundan hesaplanıp müvekkili şirketin 16.182,68 Euro alacağının belirlendiğini, nihayetinde karşı tarafın yaptığı 41.000 Euro kısmi ödeme düşüldüğünde toplam 125.972,42 Euro müvekkili alacağının bulunduğunu, toplam alacak içerisinden sigorta şirketinin halef olduğu 16.182,68 Euro mahsup edildiğinde müvekkili şirketin bakiye 109.789,74 Euro alacağı bulunduğunu bildirerek, karşı taraf şirketin mal kaçırma ihtimaline karşın alacağın sürüncemede ve yapılacak icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız, uygun görülmediği takdirde teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Talep, İİK.'nun 257 vd.maddelerine göre yapılmış ihtiyati hacze ilişkindir.
Anılan maddeye göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile diğer haklarını haczettirebilir. Buradan anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verebilmenin şartlarından birisi alacağın varlığıdır. Alacaklının alacağı hakkında mahkemeye kanat verecek deliller göstermesi gerekir; mahkemenin ispat sınırını aşan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verebilmesi için alacaklı, alacağının yaklaşık ispat seviyesinde ispatlamalıdır.
Mahkememizce aleyhine ihtiyati haciz talep edilen borçlu ... A.Ş. hakkında 2021/579 E.sayılı dosya ile konkordato istemli yargılama yapılmış, adı geçen .. A.Ş. hakkında 21/09/2021 tarihinden geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet kararı verilmiş, geçici mühlet kararının sona ermesi ile 22/12/2021 tarihinde 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmiş, 21/06/2023 tarihinde ise konkordato tasdikine karar verilmiş ve talep eden şirketin ödeme yükümlülüklerinin konkordato projesinin tasdikine dair kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı tespit edilmiştir. Mahkememizce verilen konkordato kararı İzmir Bam 17. Hukuk Dairesinin 2023/1604 E. 2024/134 K.sayılı ilamı ile kaldırılarak konkordato talebinin reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
İhtiyati haciz istemine konu alacak bakımından dosyaya sunulan mutabakat metninin ... A.Ş. tarafından 17/12/2021 tarihli faks ile borçlu şirkete gönderildiği, mutabakata ilişkin "Anlaşma Protokolü" adı altında belge imzalandığı, imzalanan protokolün 6.maddesinde ise "İİK.nun 302 maddesi uyarınca yapılacak adi alacaklılar toplantısına muvafakatname metnini imzalayarak oylamaya esas olmak üzere olumlu oy kullanacağını kabul beyan ve taahhüt eder. İş bu protokol muvafakatname metninin alacaklı tarafından imzalanması halinde geçerlilik kazanacaktır..." şeklinde düzenlemenin yer aldığı, mutabakat ile belirlenen bedelin ödenmemesi hali için de ... A.Ş. tarafından sigorta sözleşmesi yapılmıştır.
İhtiyati haciz talep eden şirketin konkordato komiser heyetine mutabakata ilişkin alacağını bildirdiği, borçlu şirket tarafından konkordato yargılaması sürecinde protokol kapsamında 41.000 Euro ödendiği, 26/02/2024 tarihinde ödeme protokolününü feshedildiği, protokol sonrasında 56.000 Euro tutarlı 16 adet senedin talep eden şirkete teslimini içerir ek protokol düzenlendiği, sigorta şirketi tarafından talep eden şirkete 12/05/2022 tarihinde 1.367.169,47 TL sigorta tazminatı ödendiği, ödenmeyen miktar (109.789,94 Euro) için talep eden şirketin alacağa hak kazandığı iddia edilmiştir.
Mahkememizce geçici mühlet kararının 21/09/2021 tarihinde verildiği, taraflar arasındaki borç ikrarına yönelik protokolün ve düzenlenen sigorta poliçesinin ve sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin konkordato geçici mühlet kararından sonra gerçekleştiği aşikardır.
TMK'nun 2.maddesine göre "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz". Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması suretiyle başkasına bir zarar verilmesi hakkın kötüye kullanımını oluşturur. TMK’nun 2/1.maddesi herkesin haklarını, toplumda geçerli doğruluk dürüstlük ve iş ilişkilerinin gerektirdiği karşılıklı güven anlayışına uygun olarak kullanmasını emreder. Hakkın kullanımı ölçütünü TMK’ya göre dürüstlük kuralları verir. Hakların kullanılması ve borçların ifasında geçerli davranış kuralları, herkes yönünden uygulanacağından, objektif bir nitelik taşımaktadır. Bu bağlamda TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma "hakların kullanılması" ve "borçların yerine getirilmesinde" söz konusu olur. Aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hâkime özel ve istisnai hâllerde (adalete uygun düşecek şekilde) hüküm verme olanağını sağlamaktadır.
Bu çerçevede, konkordato müessesesi, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra prosedürü olup, amacı borçlunun içinde bulunduğu maddi dar boğazı aşması, alacaklıların iflasa nazaran daha yüksek oranda tatmin edilmesini sağlamasıdır. Konkordato projesinde alacaklıların borcun ne kadarından feragat edecekleri, alacaklarına hangi vade ile kavuşacaklarını, ödemelerin yapılabilmesi için hangi kaynakların kullanılacağı kesin şekilde açıklanmalıdır. Bu itibarla, konkordato müessesesinin ihdas nedeni ve mahiyeti gereği borçlunun ve alacaklıların dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket etmeleri, borçlunun tüm alacaklılarına karşı eşit şekilde davranması, bir alacaklı lehine diğer alacaklıların menfaatini zedeleyecek şekilde davranmaması, alacaklıların da diğer alacaklıların menfaatlerini zedeleyici davranışta bulunmaması zaruridir.
Olayda, mahkememizce geçici mühlet kararı verilen tarihten sonra olmak üzere borçlu şirketle borç ikrarı kapsamında işlem yapılması, borçlu şirket açısından hukuka aykırı olduğu gibi, konkordato sürecinden haberdar olan alacaklı ... A.Ş. açısından da, konkordato sürecindeki şirketle, konkordato komiserlerini saf dışı bırakacak ve diğer alacaklıların zararına olacak şekilde işlem yapma yasağına aykırılık teşkil etmektedir. İhtiyati haciz talep eden ... A.Ş., tarafı olduğu borç mutabakatı suretiyle borçlu ... A.Ş'den alacaklı konuma geldiğini iddia etmiş ise de, konkordato sürecindeki borçlu şirket hakkındaki mahkememizce tesis edilen ihtiyati tedbirlerin yukarıda düzenlendiği belirlenen mutabakat kapsamında aşılmaya çalışıldığı ortada olup, açıkca dürüstlük kuralı ve ahlaka aykırı mutabakat ile alacak hakkı elde edilmesini hukuk düzeni korumayacaktır. Kaldı ki, alacaklılar listesinde 1.696.568,15 TL olarak alacak gözükmesine rağmen ihtiyati haciz isteyen ... A.Ş.ne 41.000 Euro, sigorta şirketi tarafından talep eden şirkete 12/05/2022 tarihinde 1.367.169,47 TL (sigorta tazminatı) ödemeler yapılmış olup, varsa bakiye alacak miktarının ancak yargılama sonucunda tespiti mümkündür. Alacağı belirleyen mutabakatın ve sonrasında yapılan ödemelerin konkordato talep eden borçlu şirketin alacaklılarının haklarını aşikar surette ihlal etmesi nedeniyle TMK'nun 2.maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu, düzenlenen mutabakat işlemi ile müstakbel alacaklıların alacaklarının tahsiline engel olma iradesi ortaya konulduğu, bu anlamda mutabakat ile hak kazanılan alacağın ileri sürülmesinin kabul edilemeyecek durumda olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, ihtiyati haciz talep eden tarafça ileri sürülen alacağın varlığının ve meşru olduğunun usulüne uygun belge ve yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanamadığı...'' gerekçesi ile; İhtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu değişik iş kararına karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen red değişik iş kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, cari hesap mutabakatının borç doğuran bir hukuki işlem olmadığını, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisinden kaynaklanan alacak ve borç arasındaki farkı belirlemek için mutabakatın yapıldığını, mutabakatın geçici mühlet içerisinde imzalanmasının dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, taraflar arasında akdedilen borç ödeme protokolünün mevcut borcun belirli bir vade içerisinde ödenmesini konu eden sulh anlaşması niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket alacağının konkordato sürecine dahil edildiğini ve konkordato komiseri tarafından tutanak altına alındığını, bu tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, müvekkili şirketin alacağının yaklaşık olarak ispat koşulunun gerçekleştiğini, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme değişik iş kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
-
Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
-
Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarının yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/03/2024 tarih ve 2024/50 D.İş Esas 2024/52 D.İş Karar sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik DEĞİŞİK İŞ KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 427,60.TL maktu karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz istenenler yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09