SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2024/532 E. 2024/1059 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/532

Karar No

2024/1059

Karar Tarihi

16 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/532

KARAR NO : 2024/1059

KARAR TARİHİ : 16/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19/12/2023 (EK KARAR)

NUMARASI : 2016/1117 D.İş 2016/1117 D.İş

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir

BAM KARAR TARİHİ : 16/05/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 16/05/2024

Aleyhine tedbir kararı verilen ... Ltd.'ni temsilen kayyım ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Aleyhine tedbir kararı verilen ... Ltd.'ni temsilen kayyım ... vekilinin 19.09.2023 ve 20.10.2023 tarihli dilekçesi ile; tedbir talep eden tarafın almış olduğu tedbir kararının HMK m. 397/1 uyarınca 2 haftalık süre içerisinde dava açtığına ilişkin evrakı dosyaya sunmadığından, kendiliğinden kalktığını, aleyhine tedbir kararı verilen ... Ltd.’in Güney Kore Merkez Mahkemesinin 17.02.2017 tarihli 2017HaHap15 sayılı kararı ile iflas idare memuru olarak kayyım ...’ın atandığını, taraflar arasında yapılmış olan 01.01.2015 tarihli acente sözleşmesinin 14. maddesine göre Güney Kore Ticari Tahkim Merkezindeki hakem tarafından davanın görülmesine ilişkin hüküm bulunduğunu, davacının tedbir kararının arkasından 13.10.2016 tarihinde Kore Ticari Tahkim Merkezine 16112-0020 dosya sayısına kayıtlı Tahkim başvurusunda bulunduğunu ve borçlu olmadığını, tedbire konu teminat mektubunun hükümsüzlüğünü talep ettiğini, ayrıca davalı ... ile dava dışı ... (...) şirketi arasında yapılan charter sözleşmesi uyarınca ...’in ...’den 3.000.000 USD alacaklı olduğunu ve bu alacağı ... A.Ş.’ye temlik ettiğini, bu nedenle ... AŞ’nin alacağı istinaden ...’e takas ihbarında bulunduğunu ve borcu kalmadığını iddia ettiğini, tahkim yargılamasında 17.11.2017 tarihli karar ile davacının ...bank A.Ş. ile arasında düzenlenen ... Mektubunda ...’in taraf olmadığını, ...nun muhatabı olduğunu, davanın ... tarafından ...’e yöneltilemeyeceği belirterek husumet yokluğundan ayrıca ... ile ... A.Ş. arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğundan ve konkordato talebinden sonra geriye dönük tarihli olarak düzenlenen temlik sözleşmesinin davacıya takas hakkı sağlamadığından esas yönünden reddine karar verildiğini, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu m. 1/3 gereğince “Bu kanunun 5. ve 6. madde hükümleri tahkim yerinin Türkiye dışında belirlendiği durumlarda da uygulanır.” Hükmüne göre 5. ve 6. maddedeki ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin hükümlerin Türkiye’de de uygulanacağını, m. 6/5f gereği davanın hakem ya da hakem kurulu tarafından reddedilmesi halinde verilen tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalkacağını, mahkeme tarafından 2016/1117 D.İş sayılı dosyasıyla 04.10.2016 tarihinde verilen tedbir kararının tahkim kararı ile ortadan kalktığını, ...bank A.Ş.’ye müzekkere yazılarak teminat mektubu üzerindeki tedbirin kalktığının bildirilmesini talep etmiş, 20.10.2023 tarihli dilekçesi ile de tahkim kararının tanıtılmasına veya tenfizine gerek olmadığı, YHGK 27.05.2009 tarih 2009/191 E – 2009/207 K sayılı kararında yer aldığı üzere yabancı ülkede verilen hakem kararının derdest dava için takdiri delil niteliği taşıdığı, tanınma olmaksızın bu kararın sonuçlarını doğurabileceğini, Türk Mahkemelerinde delil olarak kullanabileceğini, davacının beyanının kötü niyetli olduğunu, 4686 sayılı Kanun m. 6 gereğince dava reddedildiğinden tedbirin kendiliğinden kalktığını, davacının hem tahkim yargılaması için Güney Kore Ticari Tahkim Merkezinde 13.10.2016 tarihinde başvurulduğunu, hem de 18.10.2016 tarihinde “Paralel Yargılama” yaparak İzmir 5. ATM’de dava açtığını, HMK m. 114/1-ı bendi hükmüne aykırı şeklinde derdest davanın bulunduğunu, tedbirin kalktığının tedbir edilmesi gerektiğini, yine tamamlayıcı merasine ilişkin evrakın süresinde sunulup sunulmadığını mahkemece değerlendirilmesini istediklerini belirterek ...bank A.Ş.’ye müzekkere teminat mektubu üzerindeki tedbirin kalktığının bildirilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Tedbir isteyen ... A.Ş. vekilinin 06.10.2023 tarihli dilekçesinde MOHUK uyarınca tahkim kararının tanıma / tenfiz yapılmadan uygulanmasının mümkün olmadığını, mahkemede derdest olan 2016/1234 E sayılı dosyada karar verilene kadar 2016/1117 D.İş sayılı dosyadaki tedbirin devam etmesi gerektiğini, asıl dava sonuçlanmadan tedbir kararının kaldırılamayacağını, belirterek talebin reddine karar verilmesini istemiştir.

MAHKEMECE: "...,Mahkememizce derdest olan 2016/1234 E sayılı dosyada dava açılmadan önce davacı tarafın 30.09.2016 tarihinde ihtiyati tedbir talep ettiği, talebinde; müvekkilinin Güney Kore Merkezli ...in Türkiye acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, ilgili acentelik sözleşmesi gereğince ... Ltd'e verdiği ...bank A.Ş. ... Şubesi'nin 03.04.2015 tarihli 302012HE00002 numaralı ve 2.400.000 USD bedelli teminat mektubunun bulunduğunu, ...nin dünyanın en büyük 7. konteyner şirketi olduğunu ancak ...'in büyük bir maddi sıkıntı içerisine düştüğünden konkordato talebiyle Seul/G.Kore mahkemelerine başvuruda bulunduğunu ve 01.09.2016 tarihinde yeniden yapılandırma prosedürüne başladığını, ...'e kayyum atandığını, ... A.Ş.'nin acentelik sözleşmesinden doğan tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini ancak ...nin taşıma yapmaması nedeniyle müvekkillerinin müşterileri karşısında zor durumda kaldığını ve müşterilerin konteynerlerin limanlarda taşıma yapılmaksızın beklediğini, ...nin tutuklandığını, gemideki konteynerlere el konulduğunu, bazı gemilerin ise limana dahi yaklaşamadığını, liman masraflarının her geçen gün arttığı gibi müşterilerin konteyner içinde sattıkları malların parasını dahi alamadığını, tedbir talep ettikleri teminat mektubunun da ...'nin acentelik görevinden dolayı borçlarını ödemediği takdirde ...'in alacağını tahsil edebilmesi için garanti olarak verildiğini, ancak ...nin acentelik ilişkisinden doğan borçlarını yerine getirmediğinden sözleşmenin ifasının aleyhine tedbir istenilen ... Ltd Şti tarafından yerine getirilmediğini, 31.08.2016 tarihinde aleyhine ihtiyati tedbir istenilen şirketin tüm dünyaya yayınladığı mesajda taşıma işini yerine getiremeyeceğini bildirdiğini, yük sahiplerinin müvekkillerini sorumlu tutarak kendilerine ihtarname gönderdiklerini, acentelik sözleşmesinin hükümlerine göre sözleşmenin Güney Kore hukukuna tabi olduğunu, sözleşmede iflas erteleme konkordato, yeniden yapılandırma ve kayyum atanması, sözleşmeyi feshetme hakkı verse dahi Güney Kore hukukunda kayyuma devredilmiş bir şirketin sözleşmesinin iptalinin ancak Mahkeme ve Kayyum kararıyla olabileceğini, dolayısıyla ... A.Ş.'nin tek başına acentelik sözleşmesini feshetme yetkisinin bulunmadığını, ayrıca teminat mektubunda bulunan hüküm gereğince sözleşmenin feshinden itibaren 6 ay süreyle dahi teminat mektubunu paraya çevirme yetkisinin bulunduğunu, mevcut teminat mektubunun paraya çevrilmesi halinde ...'nin telafisi imkansız zararlara uğrayacağını, bu bedelin ancak 1/3'ünü iade alabileceğini, bunun da ancak .... Ltd'nin herhangi bir malvarlığının bulunması halinde gerçekleşebileceğini, ... Ltd'nin yeniden yapılandırma talebinin reddedilmesi halinde de iflas kararı verileceğini ve bu teminat mektubu bedelinin hiçbir kısmının tahsil edilemeyeceğini belirterek HMK m.389 ve devamına göre aleyhine tedbir kararı istenilen ... Ltd. lehine ...bank A.Ş. tarafından verilen, açılacak olan iptal/menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak teminat mektubunun paraya çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkememizce tahkim yargılamasından önce ihtiyati tedbir / haciz istenebileceği, tespit edilerek İhtiyati tedbir isteyen tarafın dilekçesine eklediği delillerin incelenmesiyle taraflar arasında 01.01.2015 tarihli acentelik sözleşmesi aleyhine tedbir istenen lehine verilen ...bank A.Ş.'nin 03.04.2015 ve 29.05.2015 tarihli teminat mektubu aleyhine tedbir istenen tarafın Seul Merkez Bölge Mahkemesine başvurduğuna dair 01.09.2016 tarihli Mahkeme kararı, ... Ltd'nin 31.08.2016 tarihli tüm acentelerine göndermiş olduğu ve taşımayı durdurduğuna dair beyanı, ayrıca teminat mektubunun nakde çevrileceğine dair aleyhine tedbir istenilen şirketin Almanya temsilciliği tarafından gönderilen 28.09.2016 tarihli e - posta kaydı ve diğer haber kayıtları incelenerek, taraflar arasında yapıldığı belirtilen acentelik sözleşmesinde ihtiyati tedbir talep edilen tarafın aleyhine tedbir istenilen ... şirketi acentelik hizmetini yaptığı bu kapsamda acentenin yük olarak bunun aleyhine tedbir istenen ... Ltd tarafından taşınması için aracılık faaliyetinde bulunduğu, TTK m.102 ve devamına göre bu kapsamda yapmış olduğu sözleşmelerde taşıma navlun giderleriyle diğer giderleri tahsil ettikten sonra taşıyana bu bedeli gönderdiği ve kendisinin aracılıktan doğan acentelik ücretinin taşıyan tarafından bilahare ihtiyati tedbir talep eden ...'ye devredileceğinin belirtildiği (acentelik sözleşmesi m.4/B/a), ayrıca taraflar arasında çıkacak itilaflarda sözleşmenin 5. maddesine göre sözleşmeyi feshetme hakkının sağlandığı, taraflar arasında çıkacak itilaflarda sözleşmenin 14. maddesine göre Güney Kore Cumhuriyetinin Kanunları çerçevesinde sözleşmenin yorumlanacağı, sözleşme hükümlerinin iptali sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın Güney Kore Kanunlarına uygun şekilde "Kore Ticari Hakemlik Kurulu" vasıtasıyla ticari hakemlik kuralları çerçevesinde Seul'de hakem tarafından nihai olarak çözümleneceği, verilecek kararların kesin ve her iki taraf için bağlayıcı olacağının belirtildiği belirlenerek, davacı tarafın ibraz etmiş olduğu delillerle taraflarında bir acentelik sözleşmesinin olduğu, bu kapsamda acentelik sözleşmesi ile tahsil etmiş olduğu taşıma bedellerini (navlun ve diğer taşımaya ilişkin masraflar) aleyhine tedbir istenen ve taşımayı gerçekleştirecek olan ...e göndermeyi taahhüt ettiği, bu kapsamda aleyhine tedbir istenen şirketin de acentelik masraflarını tedbir isteyene iade ettiği, ancak ... Ltd Şirketinin 31.08.2016 tarihinde taşıma işlemine son verdiği ve taşımaya konu emtiaları/yükleri limanlarda terk ettiği, hatta gemilerin liman dışında beklemekte olduğu, bu kapsamda tedbir isteyen tarafa ibraz edilen delillerle belirlendiği üzere yük ilgililerinin başvurarak taşımayı gerçekleştirilmesi, malların gönderilene / yükün kendilerine gönderilmesi halinde kendilerine teslimini talep ettikleri ve ihtarname gönderdikleri, aleyhine tedbir isteyen tarafında acentelik sözleşmesinden doğan yükümlülükleri yerine getirmediği, tespit edilmiştir. Mevcut durum itibariyle taraflar arasında yapılan sözleşmede tahkim yargılamasının söz konusu olduğu belirtilmiş ise de 4686 sayılı Milletler Arası Tahkim Kanunu m.1/3 gereğince uygulanacak olan tahkim yerinin Türkiye dışında olması halinde dahi m.5 ve 6 da yer alan tahkim itirazı ve ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz taleplerinin mahkememiz değerlendirilebileceğinden tedbir talebi değerlendirilmiş ve tedbir isteyen tarafın yaklaşık ispat kurallarına göre yükümlülüklerini yerini getirmesine rağmen aleyhine tedbir istenen tarafça taşıma işlemlerinin yerine getirilmediği, mevcut durum itibariyle yapılan tahsilatların aleyhine tedbir isteyen tarafından iade edilip edilemeyeceği, edilecekse hangi şartlarda iade edileceği konularında uyuşmazlık bulunduğu, aleyhine tedbir istenilen şirketin mevcut koşullarda yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu halde acentelik sözleşmesi m.14'te yer alan sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlığın bulunduğu, 28.09.2016 tarihli aleyhine tedbir istenen .... Ltd'nin Almanya şirketinin tedbir isteyen tarafa gönderdiği teminat mektubunun paraya çevrileceğine dair e-mail kaydı ile teminat mektubunun şartları gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeksizin paraya çevrilmesinde ihtiyati tedbir isteyen tarafın zararının bulunacağı, bu şartların değerlendirilmesinin de ancak yargılama/tahkim yoluyla belirlenebileceği tespit edildiğinden tedbir talebinin %20 teminat tutarı olan 500.000 USD teminat karşılığı ile kabulüne karar verilmiştir.

Tedbir isteyen taraf 05.10.2016 tarihinde teminat bedelini depo etmiştir.

Mahkememizce verilen bu karar üzerine davacı tarafından 13.10.2016 tarihinde tahkim için Kore Ticari Tahkim Kuruluna başvuru yapılmış ve ayrıca mahkememizde 18.10.2016 tarihinde derdest olan 2016/1234 E sayılı davayı açmış ve HMK m. 397/1 gereğince 2 haftalık süre içerisinde davayı açtığına dair belgeyi dosyaya sunmuştur.

Davacının mahkememizde açtığı 2016/1234 E sayılı davalı ... Co. Ltd. ve ...bank A.Ş. aleyhine açtığı, davada bu dosyaya dayanak teşkil eden ihtiyati tedbir talebi ve derdest dosyadaki talebinde 01.01.2015 tarihli Acentelik Sözleşmesine istinaden ... Co. Ltd. firmasının Türkiye de Acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davalının Finansal sıkıntı nedeniyle taşımalarını tahliye limanına varmadan durduğunu ve bu durumun müvekkillerine bildirildiğini, ayrıca ...’in Almanya Acentesinin müvekkilinin arayarak müvekkilinin borçlu olduğunu ve ödemesini talep ettiğini, ancak yapılan incelemede müvekkilinin bilakis alacaklı olarak tespit edildiğini, davalı ... Co. Ltd.’nin faaliyetini durdurması nedeniyle taşımanın bir anda sona erdiğini ve müvekkilinin müşterilerinin kendisine talepte bulunduğunu, teslimin yapılmamasının sonuçlarından müvekkilini sorumlu tuttuklarını, tek başına acentelik sözleşmesini fesih edemediklerini Kore Hukukunda kayyuma devredilen şirketlerde bu yetkinin kayyuma bırakıldığını belirterek dava konusu olan 2.500.000 USD bedelli teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini talep ettiği belirlenmiştir.

Mahkememizce davacının dilekçesi davalılara tebligata çıkarılmış, ...bank A.Ş.'ye tebligat yapılmış, cevap dilekçeleri ibraz edilmiştir. Ancak davalı ...ye çıkarılan tebligatların ise ilk önce yanlış dilde tercüme yapılmış olması, daha sonra usulüne uygun tercüme yapılmamış olmasından, adres yetersizliğinden ve 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında eksik tercüme yapıldığından tebligat evrakı bila ikmal iade edilmiştir.

Aleyhine tedbir kararı verilen ... Temsilen Kayyum ... vekilinin 18.12.2023 tarihli dilekçesine ekli olarak yer alan kesinleşme şerhi ve apostil şerhleri bulunan Kore Ticaret Tahkim Merkezinin 16112-0020 numaralı tahkim kararında başvurucu olan ...’nin ... Ltd. ile Acentelik Sözleşmesi ve Şartları ile sözleşmede yer alan tahkim şartını geçerli olduğundan tahkim yargılamasına geçildiği 01.09.2016 tarihinde Seul Merkez Bölge Mahkemesi tarafından davalı ... Co. Ltd. hakkında yapılandırma işlemlerinin başlatılmasına karar verildiği, 17.02.2017 tarihinde iflas kararı verildiği, iflas işlemlerine devam edildiğini, başvuru sahibi ... A.Ş.’nin 01.01.2015 tarihli acentelik sözleşmesi kapsamında davalıya acentelik hizmeti verdiği ve hizmet bedellerinin ödenmesi gerektiği, davacının davalıya acentelik görevini yerine getirirken bir borcunun bulunduğu, bu uyuşmazlığın Kore Ticari Tahkim Kurulu (KCAB) tarafından çözüleceğini, Acentelik Sözleşmesi m. 10’a göre davacının ... Ltd.’e teminat olarak ...bank’tan alınan bir teminat mektubunun vermeyi taahhüt ettiği 29.05.2015 tarihinde bu teminat mektubunun ... Ltd.’e verdiği, davacının edimlerini yerine getirmesini garanti altına aldığı teminat mektubunun geçerli olmadığını ileri sürdüğü, ayrıca ... şirketinden, bu şirketin davalı ... Co. Ltd.’den olan 3.000.000 USD alacağı temlik alarak takas talebinde bulunduğu, bunun için 29.08.2016 tarihli temlik sözleşmesini dosyaya ibraz ettiği ve ...’e 30.09.2016 tarihli mektupla temlik edilen 3.000.000 USD’nin .... Ltd. ile olan alacağından takas edileceğini bildirdiği, davalı ... Co Ltd.’e karşı bu takas beyanı nedeniyle borçlu olmadığını iddia ettiği, davalı ... Co. Ltd.’e ...bank A.Ş.’nin teminat mektubu ile ödeme yapması halinde zarara uğrayacağını, iddia ettiği, ancak Kore Yüksek Mahkemelerine göre teminatın ödenmesinin yasaklama şeklindeki tedbir kararının alındığını, teminat mektubunun garanti süresinin sona erdiğini, davalının ise davacı ... AŞ’nin teminat mektubunun geçersizliğini öne sürmede taraf sıfatının bulunmadığını, ayrıca davacının temlik iddiasının geçerli olmadığını, takas başvurusunun süresinde yapılmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, tahkim heyetinin yaptığı incelemede 2.500.000 USD bedelli teminat mektubunun ...bank A.Ş. tarafından .... Ltd.’e verildiğini, bankanın garanti yükümlülüğü bulunduğu, teminat mektubunda belirtilen tutarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu durumun soyut ve muhatap ile defter arasındaki ilişkiden bağımsız olduğunu, teminatın emanet sözleşmesi hükümlerine göre sadece banka tarafından korunan bir bedel olduğunu, ...bank A.Ş.’nin bu teminatı ödemesi gerektiği, davacının teminat mektubunun geçersizliğini ileri sürmeye hakkı olmadığını, yine davacının takas iddialarının da değerlendirildiğinde 29.08.2016 tarihinde temlik sözleşmesinin imzalandığı ve 30.09.2016 tarihine kadar takas edebileceğini, ...’e davacının bildirdiğini, ancak 01.09.2016 tarihinde yapılandırma işlemine karar verildiği ve yapılandırma işlemi başladıktan sonra üçüncü kişiden davalı ... Co. Ltd. aleyhine elde edilen alacağın takas olarak ileri sürülemeyeceğini, yapılandırma başlatılmasından önce bu alacağın doğup doğmadığının da şüpheli olduğu, muvazaalı olduğu belirterek temlikin geçersiz olduğunu ve bu nedenle davanın reddine 17.11.2017 tarihinde karar verildiği, dosyaya ekli Güney Kore dilinde çevrilen bazı belgeler ile Kore Seul İstinaf Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi 18.10.2018 ve Seul Merkez Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi’nin 30.05.2018 ve Yüksek Mahkeme 2. Dairesinin 14.03.2019 tarihli kararları ile davacının taleplerinin reddedildiği belirlenmiştir.

Davalı aleyhine tedbir kararı verilen taraf 4686 sayılı Kanun m. 1/3f ve m. 5 ve m.6’ya göre verilen tedbir kararlarının tahkim yargılaması sırasında davacının haksız olduğunun tespit edilmesi nedeniyle tedbirlerin kendiliğinden kalktığını ve bu nedenle ....bank A.Ş.’ye müzekkere yazılmasını talep etmiştir.

Tedbirin kaldırılmasını isteyen tarafın dilekçesinde belirttiği üzere bu kararın kesinleşmiş örneğinin sunulması olması halinde tedbirin kaldırılmasını isteyen tarafın bildirdiği üzere bu kararın mahkememizce TAKDİRİ DELİL olarak kabul edilmesi mümkündür. Bu halde tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı konusunda mahkememizce bir karar verilecektir. Ancak tedbirin kaldırılmış olmasının mahkememizde devam eden 2016/1234 E sayılı dosyada davanın konusunu ortadan kaldıracaktır. Bu halde Kore Ticari Tahkim Kurulunun vermiş olduğu kararının Türkiye’de tanınması veya tenfiz kararı verilmesi halinde kesin hüküm etkisi ortaya çıkacaktır. Aksi halde 2016/1117 D.İş sayılı tedbir kararına istinaden açılan ve halen 2016/1234 E sayılı dosyada devam eden davanın devamı söz konusu olacaktır.

Davacı taraf mahkememizden almış olduğu tedbir kararına istinaden 18.10.2016 tarihinde 2 haftalık süre içerisinde Kore’de Tahkim yoluna başvurduğu belirterek buna ilişkin kayıt ve belgeleri dosyaya sunmuştur.

Bu nedenle tedbirin kaldırılmasını isteyen tedbirin kendiliğinden kalktığı ve teminat mektubunun iadesine ilişkin talebinin şartları gerçekleşmediği belirlendiğinden bu yöndeki talebinin (belirtilen eksiklikler giderilmek kaydıyla değerlendirilmek şartıyla) reddine karar vermek gerekmiştir," gerekçesi ile, "İhtiyati tedbir kendiliğinden kalktığını ileri süren davalının talebinin şartları gerçekleşmediğinden reddine,"şeklinde karar verilmiştir,

Mahkeme kararına karşı aleyhine tedbir kararı verilen ... temsilen kayyım ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Aleyhine tedbir kararı verilen ... Ltd.'ni temsilen kayyım ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ihtiyati tedbir kararı ile hiçbir ilgisi olmayan 2016/1234 e. sayılı ilgisiz bir yargılamaya atıf yapılarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddedildiğini, oysa ...'ın ihtiyati tedbiri tamamlayan merasim olarak HMK md. 397 hükmünde öngörülen süre içinde 13.10.2016 tarihinde Kore Tahkim Merkezi'nde tahkim davası açtığını ve aynı maddede öngörülen süre içinde (16.10.2016 tarihinde) tahkim davası açtığını değişik iş dosyasına dilekçeyle bildirdiğini, bir ihtiyati tedbiri tamamlayan yalnızca bir dava olabileceğinden, tedbirin kalkıp kalkmadığını anlamak için Kore Tahkim Merkezi'nde açılan davanın sonucuna bakmanın yeterli olacağını, bunun dışında ihtiyati tedbir kararı ile hiçbir ilgisi olmayan başka bir davaya atıfla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmamasının müvekkili şirket'in yargı eliyle zarara uğratılmasından başka bir anlama gelmediğini, yerel mahkemece kesin delil niteliğindeki apostilli belgelerin yok sayıldığını, sundukları tahkim kararı ve iptal davasına ilişkin Seul Mahkemesi kararlarının da kesin delil teşkil ettiğinin izahtan vareste olduğunu, huzurdaki taleplerinin tahkim kararının tanınması veya tenfizine ilişkin olmadığını, huzurdaki dosyadaki amaçlarının yalnızca tahkim davasının reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini ortaya koymak olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkemece verilen 19.12.2023 tarihli ek kararın kaldırılarak İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince ...bank A.Ş ... Şubesi’nin 29.5.2015 tarih, 302015HE00008 numaralı ve 2.500.000 USD bedelli teminat mektubu üzerinde tesis edilen 4.10.2016 tarih ve 2016/1117 D.İş sayılı 05.10.2016 tarihinde tashih edilen ihtiyati tedbir kararının kalktığının tespiti ile bu hususta ...bank A.Ş ... Şubesi’ne müzekkere yazılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep, mahkemenin ihtiyati tedbir kararının kalktığının tespiti talebinin reddine dair 19/12/2023 tarihli ek kararının kaldırılması istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Aleyhine tedbir verilen vekilinin talebi HMK'nın 396/1. maddesi kapsamında koşulların değişmesi durumunda tedbirin kaldırılması mahiyetindeki bir taleptir.

Koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması HMK'nın 396. maddesinde düzenlenmiş olup, 1. fıkrasında durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilecği düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin 2. fıkrasında itiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrasının kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir.

Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2013/1088 Esas ve 2013/4111 Karar sayılı emsal ilamında da açıklandığı üzere, kanun koyucu ihtiyati tedbire ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarını, özenle, açıkça ve ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olup, HMK'nın 391.ve 394.maddelerinde yer alan kanun yollarına ilişkin düzenlemeden de anlaşılacağı gibi ihtiyati tedbire ilişkin tüm kararlara karşı kanun yolu açık değildir.

Söz konusu yasal düzenlemeler gözetildiğinde, tedbir kararının değiştirilmesinin veya kaldırılmasının istenebileceği, mahkemece bu konuda verilecek kararlara karşı itiraz edilebileceği düzenlenmiş olup, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilen kararlara karşı istinafa başvurulacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Aksine 396. maddenin 2. fıkrası ile itiraz hususunda 394. maddenin 3 ve 4. maddelerine yollama yapılmış olup, 394. maddede tedbire itiraz üzerine verilecek kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceğine dair 5. fıkraya yollama yapılmamıştır. Bundan da kanun koyucunun tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilecek kararlara karşı sadece itiraz yolunu öngördüğü, bu kararlara karşı istinafa başvurulmasına imkan vermediği anlaşılmaktadır.İlk derece Mahkemesince, karara karşı istinaf yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de yasada mevcut olmayan istinaf yasa yoluna başvurma hakkını bahşetmeyecektir.

Sonuç itibariyle, Mahkemece verilen ara karar istinafa tabi kararlardan olmadığından ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1117 D.İş sayılı, 19/12/2023 tarihli ek kararının istinafı kabil olmaması sebebiyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,

  2. İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekilinin yatırmış olduğu 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 427,60 TL istinaf karar harcı olmak üzere toplam 1.597,00 TL harcın istek halinde ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden tarafa iadesine,

  3. İhtiyati tedbirin kaldırılmasını talep eden vekili tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  5. İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359. (3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,

  7. Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıncevapizmirkonusudelilmahkemecemohuktakdirinumarasıİhtiyatiTedbirhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim