SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2022/1899 E. 2023/2330 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1899

Karar No

2023/2330

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1899

KARAR NO : 2023/2330

KARAR TARİHİ : 19/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 07/09/2022

NUMARASI : 2022/121 D.İş 2022/119 Karar

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz

BAM KARAR TARİHİ : 19/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2023

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; , ...'ın ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi olduğunu, bu şirket hesabından, elden ve şahsi banka hesaplarından 510.000,00-TL borç parayı ...'a verdiğini, bu paraları, ...'un sahibi olduğu ... ... şirketine, ...'a ve ...'un yönlendirmesi üzerine ...'e gönderdiğini, ancak ...'un müvekkiline borcun tamamını ödemediğini, müvekkilini oyaladığını, telefonlarını açmadığını ve hileli işlemler ile borcu artık ödemeyeceğini beyan ettiğini, müvekkilinin borçlu ...'a 05.09.2022 (pazartesi) günü ve 06.09.2022 (salı) günü geri ödemesi şartıyla borç olarak 510.000,00 TL (beşyüzonbin) para verdiğini, müvekkilinin bu paranın; 249.000,00-TL'sini 02.09.2022 tarihinde şirket hesabından göndermiş ve açıklama kısmına ''borç veriyorum 05.09.2022 tarihine kadar '' şeklinde ibare eklediğini, 100.000,00 TL'sini 01.09.2022 tarihinde şahsi banak hesabından göndermiş ve açıklama kısmına ''El borcu veriyorum 6 günlük'' şeklinde ibare eklediğini, 60.000,00 TL'sini 01.09.2022 tarihinde yine şahsi hesabından fakat borçlunun arkadaşının olduğunu belirttiği başka bir hesaba göndermiş ve açıklama kısmına ''... adına ödeme'' şeklinde ibare eklediğini, 101.000,00 TL'yi de ...'a elden borç olarak verdiğini, ...'un da müvekkiline whatsapp üzerinden delil olması amacıyla ''05/09/2022 tarihinde 160.000,00 TL elden ödeyeceğimi tahhüt ediyorum", ''06/09/2022 tarihinde 350.000,00 TL elden ödeyeceğimi taahhüt ediyorum'' şeklinde mesaj gönderdiğini, ancak 200.000,TL'lik kısmını ödemediğini, borçlunun şüpheli eylemlerde bulunduğunu beyanla mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE: "...Talep, İİK'nun 257 vd.madde hükümlerine göre açılmış, ihtiyati hacze ilişkindir.

Anılan madde hükmüne göre; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanır, bu maksatla alacaklı haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, ihtiyati haciz istenebilir. Bununla birlikte, her kuralda olduğu gibi burada da ihtiyati haciz müessesenin amacı, ölçülülük ilkesi ve menfaatler dengesi gözetilerek olayın yorumlanması ve alacağın yaklaşık ispat seviyesinde ispatlanması gerekir.

İİK.nun 257.vd.madde hükümlerine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile diğer haklarını haczettirebilir. Buradan anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verebilmenin şartlarından birisi alacağın varlığıdır. Alacaklının alacağı hakkında mahkemeye kanat verecek deliller göstermesi gerekir; mahkemenin ispat sınırını aşan bir alacak hakkında ihtiyati haciz kararı verebilmesi için alacaklı, alacağının yaklaşık ispat seviyesinde ispatlamalıdır.

Bu bağlamda, davaya konu dosya incelendiğinde, talepte bulunan vekilinin karşı taraf olan ...'a borç adı altında para gönderdiğini ancak gönderilen paraların onun talebi ile ... isimli kişiye gönderdiğini ileri sürmüş olup talep dilekçesi ekinde de söz konusu ödemelere ilişkin dekontlarI sunmuştur. Söz konusu dekontlar incelendiğinde talepte bulunan tarafından gönderilen paralardan hiç birisinin karşı taraf ...'a ya da onun talebi üzerine gönderildiğine dair dosyada mahkememizde kanaat oluşturacak bilgi ve belge olmadığı, söz konusu ödemelerin borç olarak ...'a verildiğine dair yaklaşık ispat koşulunu sağlayacak delil ibraz edilmediği ve bu itibarla taraflar arasındaki alacak-verecek ilişkisinin ve alacağın vadesinin gelip gelmediğine dair hususların ancak yapılacak yargılama ile anlaşılabilecek mahiyette olduğu görülmekle ihtiyati haciz talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi, 2022 / 121 Değişik İş sayılı dosya üzerinden müvekkilin alacaklı olduğu belgelerle açıkça belli olmasına ve teminat karşılığı ihtiyati haciz talep etmelerine rağmen kısaca '' Müvekkil tarafından borçluya gönderilen paraların hiçbirinin borçlu adına gönderildiğine ilişkin yeterli kanaat oluşmadığından bahisle '' şeklinde gerekçeyle talebin reddine karar verildiğini, bu karardaki gerekçe ile somut olaydaki maddi gerçekliğin birbiriyle uyuşmadığından soyut gerekçe ile verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılmasının gerektiğini, mahkemenin gerekçesinde ''...dekontlar incelendiğinde talepte bulunan tarafından gönderilen paralardan hiçbirisinin karşı taraf ...'a ya da onun talebi üzerine....gönderildiğine dair mahkemizde kanaat oluşturacak bilgi ve belge olmadığı....'' şeklinde tespitlere yer vermişse de somut olaydaki dekontların dahi incelenmediğinin ortaya çıktığını, bu gerekçe soyut olup adil yargılanma hakkının da ihlali niteliğinde olduğunu, müvekkili alacaklı şirket ve bu şirketin yetkilisi diğer müvekkili ...'ın farklı zamanlarda borçlu ...'a borç para verdiğini, bu durumun banka dekontları, bu dekontların açıklama kısımları ve borçlunun müvekkiline whatsapp üzerinden gönderdiği borcunu ödeyeceğine ilişkin yazılı taahhüdünden de açıkça belli olduğunu, müvekkilinin karşı tarafa 510.000,00- TL borç para verdiğini, tüm bunların yanında ...'un müvekkiline whatsapp üzerinden delil olması amacıyla '' 05/09/2022 tarihinde 160.000,00 TL elden ödeyeceğimi tahhüt ediyorum '' 06/09/2022 tarihinde 350.000,00 TL elden ödeyeceğimi taahhüt ediyorum'' şeklinde mesajı müvekkiline gönderdiğini, Hâl böyle iken, müvekkili tarafından gönderilen paraların, dekontlardaki açıklamaların ve alıcı tarafların (her birinde ... yazmaktadır) bütünü değerlendirildiğinde müvekkilinin alacaklı, karşı tarafın ise borçlu olduğunun açıkça ortaya çıkacağını, nitekim, karşı tarafın da whatsapp üzerinden müvekkiline toplamda 510.000,00 TL borçlu olduğunu, ilgili tarihlerde ödeyeceğini taahhüt etmiş olup bu da başlı başına iddialarını desteklediğini, mahkemenin sanki bu hususlar yokmuş gibi oluşturduğu gerekçeye katılmalarının mümkün olmadığını, borçlunun müvekkilinin tüm iyini yetine rağmen borcun 200.000,TL'lik kısmını ödemediğini beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022 / 121 Değişik İş, 2022/ 119 Karar sayılı dosyasından 07.09.2022 tarihinde verdiği ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep, havale işleminden kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat ölçüsünde delil ibraz edilmediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

  1. Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

  2. Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)

Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.

İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.

Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."

Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.

Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.

Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.

Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.

Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.

Dava konusu somut olayda ihtiyati haciz talep eden, karşı tarafa borç açıklamasıyla farklı tarihlerde para gönderdiğini, kısmen iade olmadığını beyan etmiş olup özellikle 249.000,00-TL'nin 02.09.2022 tarihinde gönderilmesine ilişkin açıklama kısmına ''borç veriyorum 05.09.2022 tarihine kadar '' şeklinde ibare bulunan banka dekontunun içeriği değerlendirildiğinde bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davacı tarafça talep edilen 200.000 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarda açıklanan nedenlerle;

A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

  1. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/121 Esas ve 2022/119 Karar sayılı dosyasında verilen 07/09/2022 tarihli KARARIN KALDIRILMASINA,

2)İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 80,70 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine,

3)İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,

B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;

1)İhtiyati haciz talep eden yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde KABULÜ ile,

2)İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda ismi yazılı davalı/ borçlu ...'un 2000.000,00-TL alacağı karşılayacak haczi caiz taşınır ve taşınmaz mallarının 200.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE,

  1. Davalı/ borçlu ...'un ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 200.000,00. TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 30.000,00. TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin talep eden vekiline verilmesine,

  2. Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,

  3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

  4. Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

  5. Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. 19/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınhaczinekabulüneizmirkabulükonusuHacizmahkemeceihtiyatennumarasıİhtiyatihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim