SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2020/694 E. 2023/2291 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2020/694

Karar No

2023/2291

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/694

KARAR NO : 2023/2291

KARAR TARİHİ : 13/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/09/2019

NUMARASI : 2018/394 Esas 2019/962 Karar

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

BAM KARAR TARİHİ : 13/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2023

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının 2014 yılında işsiz kaldığını ve kirasını dahi ödemekte zorlandığı bir dönem yaşadığını, bu dönemde ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bankalara başvurup kredi talebinde bulunduğunu ancak kredi notunun yeterli görülmemesi nedeniyle taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine, halihazırda memleketlisi olan ...'nun devreye girdiğini, dilerse kendi adına kredi çekip verebileceğini, taksitlerini de müvekkilinin ödeyebileceğini belirttiğini, çaresiz olan müvekkilinin ...' nun yardım teklifini kabul ettiğini, davalının da ... Bankasından 5.800,00 TL kredi çektiğini, 36 ay süre ile ayda 262,00 TL'lik ödeme planını kabul ettiğini, ilk bir yıl, müvekkilinin ölüm aylığını aldığı bankaya ait banka kartını davalıya verdiğini, ancak, 1 yıl sonra davalı banka kartının şifresini yanlış girerek kartı bankamatiğe kaptırdığını, bunun üzerine müvekkilinin kalan taksitleri elden ödemeye başladığını, karşılığında ise, ...'nun davacıya 24 adet senet imzalattırdığını, müvekkili davacı her ay kredi taksitini ödedikçe, davalı tarafından senetlerin iade edildiğini, ödemenin 2016 yılında tamamlandığını, zaman zaman bizzat davalıya ödeme yapan müvekkilinin zaman zaman da ödemelerini ... vasıtasıyla davalıya gönderdiğini, yaptığı ödemelerde yanında kızı ...'ında bulunduğunu, borcundan kurtulduğunu ve imzaladığı senetleri geri aldığını düşünen müvekkilinin rahat bir nefes almışken, davalı tarafından 16.07.2014 düzenleme ve 03.01 2015 ödeme tarihli 15.000,00 TL tutarında bir senedin takibe konulması ile şaşkına döndüğünü, sonrasında, davalı tarafından kendisine iade edilen senetleri incelediğinde, bu senetlerin bizzat imzaladığı senetler olmadığını ve imzasının taklit edilerek sahte senetler düzenlenip kendisine iade edildiğini anladığını, senetler incelendiğinde imzaların müvekkiline ait olmadığı gibi diğer yazıların da davalının elinin ürünü olduğu yani davalı tarafından düzenlendikleri anlaşılacağını, müvekkili davacının ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle adili yardım kurumundan yararlandırılmasına, davalıya borcu bulunmadığının tespitini, İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2016/16943 sayılı dosyasında takibin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, davacının müvekkiline olan 60.000,00 TL'lik borcu nedeni ile 4 adet senet tanzim ederek müvekkiline teslim ettiğini, söz konusu borcun ödenmemesi neticesinde senetlerden ilkinin İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2016/16943 sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, davacı yanın mahkemeye sunmuş olduğu dilekçesinde İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2016/16943 sayılı dosyası ile takibe konulan senetteki imzanın kendisinden sadır olmadığını iddia ettiğini, ancak söz konusu durumun gerçeğe aykırı olduğunu, davacı yanın söz konusu takipte borca ve imzaya itirazı neticesinde açmış olduğu ve İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/257 Esas sayısına kayıtlı davada alınan bilirkişi raporunda davacınnı eli ürünü olduğu dendiğini, dolayısı ile davacının imza inkarı kötü niyetli olup aksi durum bilirkişi incelemesi ile de sabit olduğunu, nihayetinde İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/257 Esas sayılı dosyasında davacının davasının reddine karar verilmiş olduğunu, davacının mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde müvekkilinden senet bedelini borç aldığını ancak sonrasında ödeme yaptığını bildirdiğini, davacının müvekkilline senet bedelini ödemiş olduğunu kabul etmediklerini, nitekim davacının ödemeye dair bir belge de sunamadığını, HMK.'nun 200. maddesine göre davacının ödemeye dair belgeye dayanmayan iddiasının dinlenemeyeceğini, iş bu iddianın yasa gereği tanıkla ispatının mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; senetler, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırması, İzmir CBS'nin 2017/33456 Soruşturma sayılı dosyası, tanık, yemin ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.

Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; takip dosyası, banka kayıtları, tanık, bilirkişi, yemin ve sair her türlü delile dayandığı görülmüştür.

İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/415 Esas ve 2018/7 Esas sayılı dosyasının 22/01/2018 tarihli ilamı ile HMK'nın 114/1-c, 115/1-2 maddeleri gereğince görevsizlik kararı verildiği, verilen görevsizlik kararı ile dosyanın yukarıda esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür.

İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2016/16943 Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı ... vekilinin, borçlu ... aleyhine toplam 18.147,53 TL alacağın ilamsız icra yoluyla tahsili talebinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 29/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin, hakkında takip başlatılan borç miktarının ödendiğini, bu nedenle de karşı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, senetlerde bulunan imzanın kendisine ait olmadığı hususunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/33456 Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunun, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/257 Esas, 2017/590 Karar ve 10/08/2017 tarihli ilamı ile davacı yanın imza itirazının reddine kararı verildiği görülmüştür.

İzmir 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/852 Esas sayılı dava dosyasının tetkikinde; müşteki ...'nun şikayetine binaen sanık ... 29/03/2017 tarihinde sahte senet iddiasında bulunmak suretiyle iftira suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, mahkemenin yaptığı yargılama sonucundan taraflar arasında itirazın hukuki uyuşmazlıktan kaynaklandığı, suçun unsurları itibariyle oluşmadığından sanığın beraatine karar verildiği görülmüştür.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/33456 Soruşturma sayılı dosyasının tetkikinde; alacaklı ... tarafından, hakkında takip başlatılan borçlu ...'un 15.000,00 TL bedelli senet aslındaki imza, yazı ve rakamların kendisine ait olmadığı iddiası neticesinde, savcılık tarafından resmi belgede sahtecilik suçundan ek takipsizlik kararı verildiği, TCK'nın 267/1,53 maddeleri gereğine de iddianame düzenlendiği görülmüştür.

DEĞERLENDİRME : Dava; icra takibinden ve takibe dayanak bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, davacının dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; İzmir 6.İcra Dairesinin 2016/16943 esas sayılı takip dosyasında; takibe konan bononun, takip alacaklısı tarafından dava dışı bankadan alınan ve ödenmek üzere kendisine verilen kredi alacağının teminatı olarak düzenlendiği ve teminata konu kredi borcunun kredi alınan bankaya ödenmiş olduğunu beyan ile takibe dayanak bonodan ve takipten dolayı borçlu olmadığı iddiasında bulunmuş ise de; İzmir 6.İcra dairesinin 2016/16943 sayılı takip dosyasına konu keşidecisi davacı, lehtarı davalı, 15.000,00 TL bedelli 10/07/2014 tanzim, 03/01/2015 vade tarihli bononun kambiyo senetleri vasfına haiz kayıtsız şartsız borç ihtarını içerdiği, davacının kayıtsız şartsız borç ikrarına haiz, bononun teminat olarak düzenlendiği iddiasını yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği, davacı tarafça da bononun teminat olarak düzenlendiğine dair belge sunamadığı, yine bono üzerinde, bononun teminat olarak düzenlendiğine dair herhangi bir ibarenin yazılı olmadığı, davacının iddiasının ispatı yönünde tanık deliline dayanmış ise de; davalı tarafın tanık dinletilmesine ilişkin davacı talebine açık muvafakatının bulunmadığı, celp ve incelenen İzmir CBS.nın 2017/33456 ve İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/852 Esas sayılı dava dosyaları içeriğinde de, dayanak bononun teminat senedi olarak düzenlendiğine dair herhangi bir kabulün bulunmadığı görülmekle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur" gerekçesi ile; "Davanın reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bononun 'teminat'' olarak düzenlendiğine dair herhangi bir ibarenin bulunmaması nedeniyle teminat senedi sayılamayacağına hükmedilmiş ise de, işbu kararın hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, ihtiyaç duyulan miktar bakımından aşırı yararlanma (gabin) söz konusu olduğunu, derdest ceza dosyalarının nazara alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olup, yerel mahkeme kararının bu yönden de bozulması gerektiğini, müvekkili adına adli yardım talepli ikame edilen davada adli yardım bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, bu da yargılamanın eksik yapılması sonucunu doğurduğundan bahisle yerel mahkemenin vermiş olduğu red kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; davaya konu İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16943 Esas sayılı dosyasından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik menfi tespit davasıdır.

HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "Davanın reddine" karar verilmiştir.

İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davaya konu İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16943 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, davalı alacaklı ... tarafından, davacı borçlu ... aleyhinde 22.12.2016 tarihinde 16.07.2014 tanzim ve 15.000.TL bedelli bonodan dolayı faiz ve fer'ileri ile birlikte toplam 18.147,53 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı görülmüştür.

Dava ve takibe konu bononun incelenmesinden keşideci davacı borçlu ... tarafından davalı alacaklı ... lehine keşide edilmiş 10/07/2014 tanzim, 03/01/2015 vade tarihli ve15.000,00 TL bedelli bono olduğu görülmüştür.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/33456 Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı borçlu ... tarafından, davalı alacaklı ... aleyhinde davaya konu 15.000,00 TL bedelli senedin sahte olarak düzenlendiği iddiası ile resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan soruşturma neticesinde 06.09.2017 tarihinde ek takipsizlik kararı verildiği, iftira suçu ile ilgili de aynı tarihli TCK'nın 267/1,53 maddeleri gereğince iddianame düzenlendiği görülmüştür. İddianamesi düzenlenen iftira suçu ile ilgili olarak İzmir 16.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/852 Esas sayılı dava dosyası üzerinden müşteki ...'nun şikayetine binaen sanık ... hakkında sahte senet iddiasında bulunmak suretiyle iftira suçu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 21.03.2018 tarihli karar ile sanığın üzerine atılı iftira suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verildiği görülmüştür. Bu nedenle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/852 Esas sayılı dava dosyasındaki yargılama Resmi Belgede Sahtecilik suçuna ilişkin olmadığından davanın sonucuna etkili olmadığı gibi UYAP sisteminde yapılan kontrolde işbu kararın istinaf kararıyla 24/04/2019 tarihinde kesinleştiğine dair şerh bulunduğu ve yine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/33456 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden davacı borçlu ...'un şikayeti üzerine davalı alacaklı ... aleyhinde davaya konu 15.000,00 TL bedelli senedin sahte olarak düzenlendiği iddiası ile Resmi Belgede Sahtecilik suçundan yapılan soruşturma neticesinde 06.09.2017 tarihinde ek takipsizlik kararı verildiği ve bu karara karşı yapılan itirazın İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2017/4710 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden verilen karar ile 04.10.2017 tarihinde kesin olarak reddine karar verildiği ve 04.10.2017 tarihinde tarihinde kesinleştiği görülmekle davacı vekilinin ceza ve soruşturma dosyalarının neticesinin beklenmediği yönündeki savunması yerinde değildir.

Ayrıca davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde her ne kadar TBK 28. maddesi gereğince gabin iddiasında bulunulmuş ise de; davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça TBK 28. maddesi gereğince bir iddia da bulunmadığı, HMK 357/1 maddesi gereğince daha önce ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği gibi ilk aşamada dava konusu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren davacının daha sonra gabin unsuruna dayanması çelişkili davranış yasağına aykırılık teşkil edeceğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2019 tarih, 2018/394 Esas ve 2019/962 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 215,45 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  5. İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 13/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitderececevapizmirkonusuMenfinumarasımahkemesideğerlendirmekararıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim