SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2020/850 E. 2023/2285 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2020/850

Karar No

2023/2285

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/850

KARAR NO : 2023/2285

KARAR TARİHİ : 12/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/11/2019

NUMARASI : 2018/27 Esas 2019/1227 Karar

DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 12/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2023

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davalı ... ile akdetmiş olduğu 09/03/2017 tarihli ikinci El Oto Konsinye Sözleşmesi ile maliki ...'in ... plakalı aracın satışını yapmak üzere teslim alındığını, bu aracın satışına aracı olduğunu, müvekkilinin bu aracılık hizmetine karşılık alıcıya 1.500 TL değerinde komisyon ücreti faturası kesildiğini, konsinye satış sözleşmelerinde mülkiyet devri yapılmaksızın mallar satış sorumluluğunu yüklenen bir işletmeye gönderildiğini, malların komisyoncuya gönderilmesi ile malların mülkiyeti değil sadece zilyetliğinin devredilmiş olduğunu, müvekkil şirketin zararının tespiti amacıyla talep üzerine, İzmir 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/173 D.iş sayılı dosyasında bilirkişi marifetiyle müveklin satışını gerçekleştirdiğini ... plakalı araçta 14.633,51 TL hasar meydana geldiğini, müvekil şirkette malın satışını gerçekleştirmesi sebebiyle maldaki ayıp ve arızalardan sorumluğu olduğundan araçta meydana gelen hasarın onarımını gerçekleştirdiğini, müvekkil şirketin konsinye olarak satışını gerçekleştirği araçta meydana gelen ve müvekkil tarafından onarımı gerçekleştirilen 11.658,15 TL tutarındaki hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.658,15 TL zararın 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... ... plaka sayılı aracın önceki ruhsat maliki,...'inde malikin oğlu ve aracı malikinin talimatı ile satışı için davacıya teslim eden olduğunu, Araç, satışı için 2. el araç alım satımı işi ile iştigal eden, ... marka otomobillerin satışını yapan yetkili bayii ve aynı zamanda ... marka araçların bakım ve onarımını, ekspertizini yapan yetkili servis olan ... A.Ş. ye teslim edildiğini, şirketin servisinde kontrol ve ekspertiz edilmiş, yine şirket tarafından müvekkile ödenecek araç bedelinin belirlenmediğini, yine şirket tarafından pazarlanarak alıcı ...' a satılan, aracın satış bedeli alıcı tarafından şirkete ödendiğini,aracın müvekkil ruhsat malikinden alımı ve 3. kişiye pazarlama ve satış bedelinin belirlenmesi, aracın alıcıya satımı, bedelinin tahsili ile yine alıcıya teslim işlemlerinin tamamı .... A.Ş. tarafından gerçekleştiridiğini, Alıcınında aracı işbu şirketten teslim aldığını, Önceki ruhsat maliki müvekkilinin ziliyetliğinde olduğu dönemde araca alınan yakıtların ..., ..., ..., ... gibi tanınan ve bilinen, kontrol ve denetime tabi akaryakıt şirketlerinin bayilerinden alındığını, bilirkişinin de tespit ettiği gibi, garanti süresi geçtikten sonra dahi, her 20.000 km de ve aksatmadan, ... Yetkili Servisinde aracının bakımlarını özenle yaptıran kişinin, aracının yakıtında da aynı özeni göstereceğini, yakıt istasyonlarında araç plakası üzerinden yakıt verildiğinden, aracın plakası ile bildirilen şirketlerden araca hangi tarihte yakıt verildiğininde anlaşılabileceğini, ayrıca aracın satışından ve 3. Kişiye tesliminden, 10.08.2017 tarihinden 2,5 ay sonrasındaki 25.10.2017 tarihli ... Motorin Analiz Raporuna delil olarak dayanılmasının da hiçbir anlamı olmadığın, müvekkilnin kullanımında iken kötü yakıt kullanıldığı iddiasının asla delil olamayacağını haksız ve hukuka aykırı talepler içeren davanın reddi ile takibin haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

MAHKEMECE: "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; ikinci el araç satım sözleşmesine binaen 3. kişiye satılan araçtaki ayıplar nedeniyle aracının (komisyoncunun) 3. kişiye ödemiş olduğu hasar bedelinin aralarındaki sözleşmeye istinaden aracın ilk sahibine ve taraflar arasındaki sözleşmeyi imzalayan imza edene rücu edip edemeyeceği, sözleşmeyi imzalayanın hangi sıfatla imzaladığı ve araçta meydana gelen hasardan ötürü davalıların sorumlu olup olmayacağı noktasında toplandığı, rücu edebilecek ise miktarının ne olduğu" şeklinde tespit edilmiştir.

Taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Hazırlanan 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; " ... plakalı araçta meydana gelen arızanın olağan bir arıza olmadığı, motor arızasının araçta standart dışı yakıt kullanılmasından kaynaklandığı aracın motor arızası nedeni ile davalılara atfedilecek herhangi bir kusurun tespit edilmediği, davacı şirketin davalı tarafa rücuen yönelemeyeceği dava konusu araçta meydana gelen toplam hasarın 11.658,15 TL olduğu.." görüş ve kanaatini bildirilmiştir.

Dava ikinci el araç satışına ilişkin komisyon hizmeti veren davacının araç sahibi ve onun adına kendisi ile sözleşme imzalayan şahsa karşı aracı satmış olduğu üçüncü kişiye ödemiş olduğu tazminatın rucüen tahsili istemine yönelik olmakla, davalılar üçüncü kişiye karşı ileri sürebilecekleri tüm defileri davacıya karşı da sürebilecekleri gibi ayrıca davacı ile davalılar arasında akdedilmiş bulunan komisyon sözleşmesi kapsamında da bu defi ve itirazlarını ileri sürebileceklerdir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yukarıda da belirtildiği gibi araçtaki arızanın standart dışı yakıt kullanılmasından kaynaklandığı tespit edilmekle, bunun aksi yönünde dosya içerisinde bir delil bulunmamaktadır.

Davacı tanıkları davalılara ait araçta ekspertiz işlemi yaptıklarını, bu ekspertiz işleminde önce kaporta aksamına sonra şanzıman aksamına ve debriyaj aksamına baktıklarını daha sonra motor sesini dinleyip anormal bir ses var mı, eksozdan duman atıp atmadığını kontrol şeklinde kontrol ettiklerini araçta bir arıza özellikle motorda sorun olduğunu fark ettiklerinde aracın satışına aracılık etmediklerini beyan etmişlerdir.

Gerek tanık beyanları, gerek dosya kapsamı içinde yer alan bilirkişi raporu ile tüm bilgi ve belgeler ile piyasa şartlarına dair genel bilgiler değerlendirildiğinde ikinci el aracı satın alanın aracın eski olmasından dolayı bazı riskleri de satın aldığı muhakkaktır. Sıfır araç ile ikinci el araç arasındaki fiyat farkı ve aracın yaşı ve kilometresi arttıkça aracın fiyatının düşüyor olması alıcının hem vazgeçtiği konfordan hemde almış olduğu riskten dolayıdır. İkinci el aracı satın alan kötü niyetli olarak gizlenen bir ayıp olmadıkça sonradan kullanımdan kaynaklı arızaya katlanmak zorundadır. Bu risk ve durum ikinci el araç satın almanın doğal sonucudur.

Somut olayda araçta satış öncesinde bir ayıbın olduğu ve bu ayıbın kötü niyetli olarak gizlendiğine dair somut bir delil bulunmamaktadır. Ayrıca dava konusu araç motorin ile çalışmakta olup dava dışı üçüncü kişi aracı aldıktan sonra en aşağı 6.680 km yol yapmıştır. Kat edilen bu mesafede bir çok kez araç deposunu tam olarak doldurduğu veyahutta belli miktarlarda yakıt alarak bu mesafeyi kat ettiği olağandır. Bilirkişinin arızanın standart dışı yakıt kullanımından kaynaklandığına dair tespiti de Mahkememizce benimsenmiştir," gerekçesi ile, " Davanın reddine," şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Gerek davadan önce delil tespit dosyasında aldırılmış bilirkişi raporu ve gerekse yargılamada aldırılmış hükme esas bilirkişi raporu ile, aracın motor bloğunda bulunan 1 ve 4 no lu pistonların eridiği, 1 ve 4 no.lu valflerin zarar gördüğü, 4 enjektörden ikisinin arızalı olduğunun tespit edildiği, hasarın olası sebeplerinin zaman içinde alınmış araca uygun olmayan yakıt kullanımı, yakıta katkı maddelerinin ilavesi (depo içine sonradan konulan katkı maddeleri), yetersiz filtreleme (uygun olmayan filtre kullanımı), motorda güç artışı ile ilgili çalışmalar (modifikasyon, tuning) olduğu, bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde araçta standart dışı yakıt kullanıldığı ve enjektörlerde kurum ve karbon birikintisi meydana geldiği böylece enjektörlerin püskürtme karakteristiklerinin bozulmasına sebep olduğu bu nedenle iyi atomize olamayan yakıtın yanma odasında birikerek egzos, emme ve sıkıştırma zamanlarında da yanmaya devam ederek daha yüksek sıcaklıklara ulaşılmasına ve sıcaklık artışının malzeme dayanımını olumsuz etkilediği ve neticede pistonun aşırı ısınmasına ve erimesine neden olduğu ve mevcut motor arızasının meydana geldiği belirtilerek, arıza sebebinin standart dışı, uygun olmayan yakıt kullanımı olduğunun tespit edildiğini, aracın müvekkili şirkete teslim edildiği tarihte 140.000 km de, delil tespiti sırasında ise sadece 6.680 km fazla kullanılmış ve 146.680 kmde olduğunun tespit edildiğini, davacı iddiasının aksine, aracın müvekkili şirket elinde uzun süre beklemediğini, söz konusu motor arızasının uzun süreli uygunsuz yakıt kullanımı neticesinde oluşan bir sonuç olduğunu, aracın müvekkili şirket aracılığı ile yeni malike satıldıktan sonra sadece 6.680 km kadar bir mesafe kat edilmiş olup, bu kısa mesafe ve süre zarfında standart dışı yakıt kullanımı olduğu farz edilse dahi, bu kısa mesafe ve sürede motorun bu şekilde arızalanmasının mümkün olmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, konsinye araç satım sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.

Davacı taraf, konsinye olarak satışını gerçekleştirdiği araçta meydana gelen ve kendileri tarafından onarımı gerçekleştirilen 11.658,15 TL tutarındaki hasardan aracın maliki ve konsinye sözleşmesini yapa davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu iddiasıyla davalılar hakkında tazminat talebi ile dava açmış; davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Davanın açıldığı tarihi itibariyle 6502 sayılı yasa yürürlüktedir.

Somut olayda, davacı ile davalılardan ... arasında "İkinci El Oto Konsinye Sözleşmesi" imzalanarak diğer davalıya ait hususi otomobilin satışı gerçekleştirilmiş, aracı alan dava dışı yeni malikin araçta arıza olduğunu bildirmesi üzerine davacının onarım yaptırarak masrafı davalılardan rücuen talep ettiği görülmüştür.

Davacı şirket tacir ise de, davalıların ticari ve mesleki amaçlarla hareket ettiklerine ilişkin iddia ve delil bulunmadığından 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici sıfatına haiz oldukları ve taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.

O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak, dava konusu uyuşmazlıkta tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

HMK'nın 20, 355 ve 353/1-a-3 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; görevsiz mahkemenin esasla ilgili kararının İstinaf Dairesince kaldırılarak görevli mahkemeye dosyanın res'en gönderilebileceğinden, istinaf istemine ilişkin sebepler incelenmeksizin, kararın HMK nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca açıklanan gerekçeler doğrultusunda resen kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2019 Tarih, 2018/27 Esas ve 2019/1227 Karar sayılı hükmün HMK'nın 353/(1). a. 3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  2. HMK'nın 353/(1). a maddesi gereğince davanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için dava dosyasının görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  3. Karardan bir örneğin istinaf kaydının kapatılması için İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,

  4. Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran davacı şirket vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

  5. Kararın kaldırılması nedeniyle istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı şirket tarafından yatırılan istinaf karar harcının yatıran davacı şirkete iadesine,

  6. İstinaf kanun yolu başvurusu aşamasında davacı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,

  7. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı şirket yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  8. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avans iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 12/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSözleşmesindenizmirKomisyonculukcevapAlacakNiteliktekikonusumahkemeceKaynaklanan)numarası(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim