İzmir BAM 17. HD 2020/742 E. 2023/2253 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2020/742
2023/2253
5 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2020/742
KARAR NO : 2023/2253
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2019
NUMARASI : 2018/439 Esas 2019/926 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 05/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2023
Davalı şirket vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin her türlü iklimlendirme ve soğutma sistemlerinin üretim ve servis işi ile iştigal ettiğini, satış sözleşmesinde yazılı cihazları davalı tarafa sözleşmede öngörülen sürede teslim ettiğini, işbu sözleşmede satış bedelinin KDV dahil 37.170 Euro olmak üzere 9.450 Euroluk kısmını nakit olarak ödeme yapacağı, bakiyesinin ise cihaz teslim tarihinden itibaren 30,60 ve 90 günlük vadeli çekler ile yapacağının kararlaştırıldığını, davalının 24/11/2017 tarihinde 43.212 TL nakit, 28/02/2018 tarihinde 40.000 TL lik çek ile, 30/04/2018 tarihinde 50.000 TL lik çekler ile ödeme yaptığını, ödemelerin TL cinsinden yapıldığından ve sözleşmenin 5/3 maddesinde ise "Satış bedeli ödemelerinin ödeme tarihindeki T.C.M.B efektif satış kuru ile TL'ne çevrileceği"kararlaştırıldığından davalının 1.052,27 Euro bakiye borcu bulunduğunu, başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ancak davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olup alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu belirtip itirazın iptal edilerek borçlunun takip konusu asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 09/03/2018 tarihli, 057378 sıra numaralı irsaliyeli faturaya istinaden doğduğu iddia edilen kur farkının İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2018/12081 sayılı icra takibine konu edildiğini, davacının kur farkı talebinin ve icraya konu edilen bedelin yerinde olmadığını, davacı tarafın varlığı iddia edilen alacağa ilişkin 06/10/2018 tarihli 30557 sayılı resmi gazetede yayınlanan Türk parasının değerinin korunmasına ilişkin 32 no.lu tebliğe uygun olarak müvekkil şirketle bir mutabakat sağlama yoluna gitmediğini, yapılan uzlaşma çağrılarına olumlu cevap vermediğini, müvekkil şirket tarafından sözleşmeye göre zamanında ve tam olarak toplam 173.212 TL ödeme yapıldığını, 751,67 Euro fazladan ödeme yaptıkları düşüncesinde olduklarını, sözleşmede teslim tarihi olarak 19/12/2017 tarihi belirtilmesine rağmen işin müvekkile teslim tarihinin 08/03/2018 olduğunu belirtip davanın reddini, asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmolunmasını savunmuştur.
MAHKEMECE: "... Tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklı alacak iddiası ile davalı alehine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali,takibin devamı, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine yönelik olduğu, davalı tarafça ise sözleşme bedelinin tamamının eksiksiz olarak davacıya ödendiği, takibin haksız olduğu, davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi istemine yönelik olduğu, taraflar arasında imzalanan 19/10/2017 tarihli satış sözleşmesi gereğince cihazın imalatının yapılarak belirtilen birim fiyatlarla ve belirtilen zamanda işverene teslim edilmesi konusunda anlaştıkları, sipariş ile birlikte verilmek üzere 9.450 Euro havale, %18 KDV si dahil bakiyesi ise cihaz teslim tarihinden sonra 30,60 ve 90 günlük vadeli çekler ile ödeneceğinin ve kur ödeme günlerindeki T.C.M.B efektif satış kuru ile Euro'ya çevrileceğinin kararlaştırıldığı, Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu Hakkında yayımlanan tebliğin yürürlük tarihinin 06/10/2018 olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamlandığı tarihin 09/03/2018, bu ticari ilişkiden kaynaklanan icra takibinin 28/09/2018 tarihinde başlatıldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesiyle davalı şirketin muhasebe kayıtlarında davacının 09/03/2018 tarihi itibariyle 2.635,97 TL alacaklı, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında davalının 09/03/2018 tarihi itibariyle 2.635,97 TL borçlu kaldığı ve bakiyelerin 2019 yılına devrettiği, T.C.M.B nın 27/09/2018 tarihli efektif satış kurunun 1 Euro karşılığının 7.1365 TL olduğu, davalının icra takip tarihi olan 13/08/2018 itibariyle temerrüde düşürülmüş olacağı tespit edildiğinden açılan davanın kabulü ile İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2018/12081 esas sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %9 oranında faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile;
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Açılan davanın KABULÜ İLE İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2018/12081 E sayılı dosyasındaki davalının itirazının iptali ile takibin devamına,
Takip tarihinden itibaren asıl alacağa %9 oranında faiz uygulanmasına,
Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
Koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin açık ve anlaşılır olmadığını, taraflar arasında döviz cinsinden düzenlenen 19.10.2017 düzenleme tarihli sözleşmenin; 32 sayılı türk parası kıymetini koruma hakkında kararda yapılan değişiklik kapsamında değerlendirilmemesinin gerekçesinin belirtilmediğini, 26.10.2018 tarihli 2018-32/51 sayılı tebliğ, 12.09.2018 tarihli 85 no.lu kararın devamı niteliğinde olduğunu, yapılan değişikliklerin hepsinin Türk parasının değerinin korunmasına ilişkin 32 no.lu karar kapsamında olduğunu ve birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olduğunu, birbirlerinden ayrı değerlendirilemeyeceğini, bu zorunluluğa uyulmadığını ve müvekkilinin anlaşma çağrılarına rağmen, 12.09.2018 tarihli 85 no.lu Cumhurbaşkanlığı Kararının yayımlandığı 13.09.2018 tarihinden 15 gün sonra 28.09.2018 tarihinde icra takibine girişildiğini,
yargılamaya konu ticari uyuşmazlığın 32 no.lu kararda yapılan değişiklikler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca sözleşmeye göre işin tesliminin 19/12/2017 tarihine kadar yapılması gerektiğini, ancak müvekkilinin hiç bir kusuru olmamasına rağmen işin müvekkiline 09/03/2018 tarihinde yapıldığı, işin vaktinde müvekkiline teslimi halinde yargılamaya konu kur farkına dayalı ticari uyuşmazlığın yaşanmayacağının açık olduğunu, aksi yönde kurulan hükmün istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davalının istinafına gerekçe gösterdiği tebliğin 06/10/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmasına, taraflar arasındaki ticari ilişkinin(cihazların davalıya teslim tarihinin) 08/03/2018 tarihi olmasına, icra takibinin de 28/09/2018 tarihinde yapılmış olmasına, bu nedenle icra takibinden dahi sonra yürürlüğe giren bir mevzuat hükmünün somut olayda uygulanamayacak olmasına, ilk derece mahkemesince aldırılan denetime elverişli ve açık olan bilirkişi raporuna göre de davacının, takipte belirttiği kadar davalıdan alacaklı olmasına göre davalı şirket vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/12/2019 tarih ve 2018/439 Esas 2019/926 Karar sayılı kararına karşı davalı şirketin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı şirket tarafından alınması gereken 512,98 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 129,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 383,98 TL'nin davalı şirketten alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davalı şirket tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 05/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54