SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2020/724 E. 2023/2250 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2020/724

Karar No

2023/2250

Karar Tarihi

5 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/724

KARAR NO : 2023/2250

KARAR TARİHİ : 05/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 14/11/2019

NUMARASI : 2018/1453 Esas 2019/1159 Karar

DAVA : Alacak

BİRLEŞEN 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

2019/214 ESAS - 2019/889 KARAR SAYILI DOSYASI

DAVA : Alacak

BAM KARAR TARİHİ : 05/12/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2023

Davacı şirket vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir Menemen'de faliyet gösteren müvekkili şirketin yurt dışına ihracat yaptığını, ABD'deki müşterisi ... unvanı şirkete gönderdiği ürünlerin iadesinin istenmesi nedeniyle davalı ... A.Ş. ile anlaştıklarını, davalı şirkete teslimat yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu araştırma ile 17.07.2018 tarihinde malların Türk Limanı'na gemiyle yanaştığını, 128.364,17 USD değerindeki malların millileşme - tasfiye sürecine girmek üzere olduğunu öğrendiğini, taşıyan firmanın malların limana yanaşmadan en az 10 gün önce gönderilen/ alıcı müvekkiline varış ihbarında bulunması gerektiği halde öğrenme tarihi olan 29.08.2018 tarihine kadar 42 günlük sürede neden varış ihbarının yapılmadığının sorulduğunu, davalının varış ihbarını yapmak zorunda olmadığını bildirdiğini, müvekkiline gönderilen e - postada gecikme nedeniyle 1000 USD depo bedeline ek olarak 3275 USD demuraj bedeli dolduğunu bildirdiği, müvekkilinin malları alabilmek için ihtirazi kayıtla ödemeyi yaptığını (31.08.2018 tarihinde) davalının ihmali nedeniyle müvekkilinin bu bedeli ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu bedeli 14.09.2018 tarihinde davalıdan e posta yolu ile istediğini, davalı şirketin demuraj bedelini bu kez 4.475 USD'ye yükselttiğini, Karşıyaka 1. Noterliği'nin 17.09.2018 tarihli evrakı ile 1000 USD depo bedelinin iadesinin talep edildiğini, davalının bu ihtarnameye cevap vermediği, bu ödenen ücrete ek olarak 200 USD'nin 25.10.2018 tarihinde itirazi kayıtla ödendiğini, toplam ödemenin 4475 USD olduğunu, demuraj ücretinin ancak sözleşmede açık şart bulunması halinde istenebilecek bir ücret olduğunu, taraflar arasında demuraj bedeli ödeneceğine ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davalının varış ihbarında bulunmadığını, gecikmeye sebebiyet verdiğini, kendi ihmali nedeniyle demuraj talep ettiğini, oysa geminin yanaşmasından en geç 24 saat öncesinde durumu bildirmesi gerektiğini belirterek 4475 USD'nin (3275 USD için ödeme tarihi 18.09.2018, 1000 USD için 22.09.2018, 200 USD için dava tarihi olmak üzere) davalıdan 3095 sayılı Kanun m. 4/a'daki faiz oranıyla tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının ürünlerinin ilk olarak İzmir'den ABD'ye taşyındığını, ürünlerin iade edilmesi üzerine ABDden iZMİR'E Montreal Limanı'ndan İzmir Limanı'na taşındığını, taşımanın ... vasıtasıyla acente sıfatıyla yapıldığını, bu iş için düzenlenen HLCUBSC1805CCFB4 no'lu deniz taşıma (...) senediyle yapıldığını, taşımanın sadece deniz taşıması bölümünü kapsadığını, müvekilinin acente sıfatıyla hareket ettiğinden davacının açmış olduğu davada davanın pasif husumet bakımından reddinin gerektiğini, müvekkili ... A.Ş’nin acente olduğunu, ancak asıl taşıyıcı firmanın ... firması olduğunu, davanın acente sıfatıyla açılmadığını, demuraj alacağının acente alacağı olmayıp, donatan alacağı olduğunu, bu nedenle; pasif husumet nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, esas yönünden ise davacının talebinin haksız olduğunu, kendisine verilen faturayı yasal süresi içerisinde reddetmeyip kayıtlarına alıp ödediğini, bu ödemenin deniz taşıma yük/ taşıma senedine bağlı olduğunu, TTK. m. 1203 gereğince eşyanın taşıtandan başkasına teslim edilmesi halinde gönderilen denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimi istendiğinde ödemeye ilişkin bütün alacakların ve üstüne düşen borçların yerine getirmekle yükümlü olduğunu, davacı her ne kadar varma ihbarının yapılmadığını, demuraj alacağının doğmadığını iddia etmiş ise de kırkambar taşımasının söz konusu olduğunu, düzenli hat taşımacılığı yapan davalı taşıyanın varma ihbarı yapma yükümlülüğünün bulunmadığını, gerek uygulama gerekse doktrinde düzenli posta seferi yapan gemilerde davete gerek olmadığını, geminin varma zamanının tarihlere belli edildiğini davalı taşımanın varma ihbarı yapma yükümlülüğünün olmadığını, yine demuraj tarifesinin konşimentoda yer aldığı, gemilerin yüksek taşıma kapasitesine sahip olması nedeniyle her bir taşıtanı arayarak geminin yanaştığını bildirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, davacının denizde taşıma senedini imzalayarak bu şartları kabul ettiğini, aynı zamanda kendisine kesilen faturayı kabul ettiğini ve ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir Menemen'de faaliyet gösteren müvekkili şirketin yurt dışına ihracat yaptığını, ABD'deki müşterisi ... unvanı şirkete gönderdiği ürünlerin iadesinin istenmesi nedeniyle davalı ... A.Ş. ile anlaştıklarını, davalı şirkete teslimat yapıldığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu araştırma ile 17.07.2018 tarihinde malların Türk Limanı'na gemiyle yanaştığını, 128.364,17 USD değerindeki malların millileşme - tasfiye sürecine girmek üzere olduğunu öğrendiğini, taşıyan firmanın malların limana yanaşmadan en az 10 gün önce gönderilen/ alıcı müvekkiline varış ihbarında bulunması gerektiği halde öğrenme tarihi olan 29.08.2018 tarihine kadar 42 günlük sürede neden varış ihbarının yapılmadığının sorulduğunu, davalının varış ihbarını yapmak zorunda olmadığını bildirdiğini, müvekkiline gönderilen e - postada gecikme nedeniyle 1000 USD depo bedeline ek olarak 3275 USD demuraj bedeli dolduğunu bildirdiği, müvekkilinin malları alabilmek için ihtirazi kayıtla ödemeyi yaptığını (31.08.2018 tarihinde) davalının ihmali nedeniyle müvekkilinin bu bedeli ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin bu bedeli 14.09.2018 tarihinde davalıdan e posta yolu ile istediğini, davalı şirketin demuraj bedelini bu kez 4.475 USD'ye yükselttiğini, Karşıyaka 1. Noterliği'nin 17.09.2018 tarihli evrakı ile 1000 USD depo bedelinin iadesinin talep edildiğini, davalının bu ihtarnameye cevap vermediği, bu ödenen ücrete ek olarak 200 USD'nin 25.10.2018 tarihinde itirazi kayıtla ödendiğini, toplam ödemenin 4475 USD olduğunu, demuraj ücretinin ancak sözleşmede açık şart bulunması halinde istenebilecek bir ücret olduğunu, taraflar arasında demuraj bedeli ödeneceğine ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, davalının varış ihbarında bulunmadığını, gecikmeye sebebiyet verdiğini, kendi ihmali nedeniyle demuraj talep ettiğini, oysa geminin yanaşmasından en geç 24 saat öncesinde durumu bildirmesi gerektiğini belirterek 4475 USD'nin (3275 USD için ödeme tarihi 18.09.2018, 1000 USD için 22.09.2018, 200 USD için dava tarihi olmak üzere) davalıdan 3095 sayılı Kanun m. 4/a'daki faiz oranıyla tahsili ile dosyanın İzmir 5. ATM 2018/1453 E. sayılı dosya ile birleştirilerek yargılamanın yapılması ve bu bedelin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davada davalı cevap dilekçesinde özetle; Davacının ürünlerinin ilk olarak İzmir'den ABD'ye taşındığını, ürünlerin iade edilmesi üzerine ABDden iZMİR'E Montreal Limanı'ndan İzmir Limanı'na taşındığını, taşımanın ... vasıtasıyla acente sıfatıyla yapıldığını, bu iş için düzenlenen HLCUBSC1805CCFB4 no'lu deniz taşıma (...) senediyle yapıldığını, taşımanın sadece deniz taşıması bölümünü kapsadığını, müvekkilinin acente sıfatıyla hareket ettiğini, acente tarafından bir navlun faturası düzenlenmediğini, davacının faturayı yasal süresi içerisinde reddetmediğini, yükü teslim alırken deniz taşıma senedini imzaladığını, TTK m. 1203 gereğince sözleşmeye taraf olduğunu, demurajdan sorumluluğunun bulunduğunu, varma ihbarının yapılmadığının ileri sürülemeyeceğini, lineer taşımacılıkta her taşıtana ayrı bir ihbarda bulunulmasının mümkün olmadığını, davacının denizde taşıma senedini imzalayarak bu şart ve koşulları kabul ettiğini, eşyayı geç teslim aldığı iddiasının dinlenemeyeceğini belirterek öncelikle davanın İzmir 5 ATM 2018/1453 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

MAHKEMECE: "...Asıl Ve Birleşen Dava; davacı taşıtanın davalı taşıyana karşı açmış olduğu düzenli hat taşımacılığından kaynaklı ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasına dayalı ve ihtirazı kayıtla ödediğini belirttiği, demuraj ve diğer giderlerinin iadesine ilişkin açmış olduğu alacak davasıdır.

Davalı tarafın cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu HLCUBSC1805CCFB4 no'lu deniz taşıma senedinde boşaltma limanının ...'ye/ Sardunya yapılacağı, dağıtım yerinin de İzmir olduğu belirtilmekle birlikte cevap dilekçesinde boşaltma limanı İzmir olarak yer aldığından deniz yük senedinin dışında ayrı bir yük senedi bulunmadığını, yoksa taşımanın bu aşamadan sonra karayolu ile yapılıp yapılmadığının bildirilmesi istenmiş ve davalı tarafın 07.03.2019 tarihli beyan dilekçesinde, taşımaya konu eşyanın Sardunya / ... limanından aktarıldığını, İzmir limanına ... gemisi ile taşındığını, Davaya konu taşıma senedi dışında başka bir taşıma senedinin bulunmadığı belirtilmiştir.

Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.

Konşimentolar, demuraj faturaları, dekontlar incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

Davalı tarafın asıl davaya verdiği cevap dilekçesine yer alan pasif husumet itirazı incelendiğinde; taşıma konusu olan malın davacı ... A.Ş. tarafından önce İzmir'den ABD'ye gönderildiği, bilahare ürünlerin iadesi üzerine aynı malların HLCUBSC1805CCFB4 no'lu deniz taşıma senedi/ ... ile ...'den ...'ye ve İzmir'e taşındığı, iade için yapılan taşımaya ait deniz yük senedinin ...'nin Amerika acentesi olan ... tarafından düzenlendiği, düzenleme tarihinin 08.06.2018 olduğu, malın taşıtanının/ yükleteninin ... alıcısının/ gönderileninin ... olarak yer aldığı, malın Türkiye/ İzmir'e 17.07.2018 tarihinde geldiği, davacının 17.07.2018 tarihli taahhütname ile malı teslim aldığı, buna karşılık davalı ... A.Ş.'nin davacıya düzenlemiş olduğu 14.09.2018 tarihli faturayla dava konusu konşimento ile taşınmış olan emtiaya ilişkin serbest zamandan sonra teslim tarihi olan 24.07.2018 - 10.09.2018 tarihlerini kapsayan 49 günlük demuraj faturasını taşıyan ... adına düzenleyerek davacıya gönderdiği, bu faturalar nedeniyle tahsil edilen alacağın iadesi amacıyla davanın açıldığı, bu nedenle acentenin donatan adına düzenlemiş olduğu faturadan dolayı davacının faturayı düzenleyen acenteye karşı husumet yöneltmesinde pasif husumetin eksik olduğu iddiası ileri sürüldüğünden ve faturanın asıl taşıyan adına düzenlenmiş olması nedeniyle husumetin acenteye karşı ancak TTK m. 105 göre izafeten açılması gerektiğinden asıl davanın pasif sıfat yokluğu nedeni ile REDDİ gerekmiştir.

Davacı taraf bu sıfat yanlışlığının asıl davada HMK m. 124 e göre düzeltme talebinde bulunmadığından pasif sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddi gerekmiştir.

Birleşen dava yönünden ise; davalıya karşı husumetin doğru yöneltildiği ve ... izafeten acente sıfatıyla ... A.Ş. ye karşı dava açıldığı belirlenmiş olup, birleşen dava yönünden husumet doğru yöneltildiğinden davanın esasına girip inceleme yapılmıştır.

Davacının davasının esas yönünden reddini talep eden davalının ileri sürdüğü düzenli lineer/ hat taşımacılığının kapsamında kalan yükün varış limanında davacı tarafça takip edilmesi ve teslim alınması gerektiği halde gecikmeden doğan demuraj alacağının tahsiline ilişkin düzenlenen faturanın ihtirazi kayıtla ödenmesinde davacının ödemiş olduğu bedeli iadesini isteyip isteyemeyeceği, hat taşımacılığının sonucu ihbar yapılıp yapılmayacağı, ödenen bedelin demuraj alacağı kapsamında kalıp kalmadığı ve miktarı açısından kaptan ve teknik bilirkişi vasıtasıyla incelemesi yapılarak rapor alınmıştır.

Bilirkişilerden alınan 24.09.2019 tarihli raporda; davanın konusunun konteynır demurajı ve depo ücretinin iadesine ilişkin olduğu, davalının asıl davada taşıyan değil taşıyanın acentesi olarak yer aldığı, TTK m. 105/2 gereğince acentenin müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisi adına da bu sıfatla dava açabileceği, ancak acenteye doğrudan dava açılamayacağı, TTK m. 1138 gereğince kırkambar sözleşmelerinde taşınan yükün tarifeli sefer ile taşındığı, ... (Düzenli hat taşımacılığı) yapıldığı, yolculuk charteri sözleşmesinin hükümlerinin uygulanamayacağı, davacı tarafın eşyanın teslimini talep ettiği ve 3. kişi sıfatı ile gönderilen olarak taşıma sözleşmesine dahil olduğu, Deniz Yük Senedi şartlarından demuraj ve depolama gibi masraflardan sorumlu olduğu, yine davacının bu konuda 17.07.2018 tarihli taahhütname ile bu borcu kabul ettiği, TTK m. 1176 da ki hazırlık bildiriminin alelade bir ilan niteliği taşıdığı, taşıyanın kalkış ya da varış ihbarnamesi yapması gerekmediği belirtilmiştir.

Bu rapora karşı davacı vekili 21.10.2019 tarihli beyan dilekçesinde; birleşen dosyanın incelenmediğini, birleşen dosya hakkında bir inceleme yapılmadığından doğru bir değerlendirme bulunmadığını, aynı zamanda davalı şirket lehine bir yorum yapıldığını, TTK m. 1176 gereğince gönderilene ihtaratın yapılmasının şart koşulduğunu buna rağmen bu ihtaratın yapılmadığını, gönderilenin adı ve adresi konşimentoda yer aldığından taşıyanın ihbar ve davet yükümlülüğünün bulunduğunu, müvekkilin veya vekilinin imzasının bulunmayan bir taahhütnamenin değerlendirildiğini, taahhütnamenin müvekkiline imzalatılmadığını belirterek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.

Davacının söz konusu taşıma ilişkisinde gönderilen sıfatına sahip olup deniz taşıma senedinde TTK m. 1203 e göre taşıma sözleşmesine katılan 3. kişi olarak dahil olduğu ve yasada yer alan borçlardan sorumluluğu doğduğu belirlenmiştir.

Davacının kendisine varma ihbarı yapılmadığı ve demuraj alacağının doğmadığı iddiası değerlendirildiğinde taşımanın kırkambar taşıması ile ... - Düzenli Hat Taşımacılığı yapan hat ile taşındığı, bu halde varma ihbarın yükümlülüğünün taşıyanda bulunmadığı, zira bu tip taşımalarda geminin taşımış olduğu konteynır sayısının fazlalığı, gönderilen / alıcı sayısının konteynır sayısınca fazla olması ve hayatın olağan akışına göre taşıyanın her gönderileni tespit edip belirleyerek tek tek varış ihtarı göndermesinin mümkün olmaması, ayrıca konşimentoların ciro edilebilir olması halinde gönderilenlerin her an değişebileceği ve bu halde taşıyanın ihbar edeceği gönderilene tespit edemeyeceği dikkate alındığında taşıyanın ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı belirlenmiştir. Genel kanı Doktrin ve Yargıtay uygulaması bu yöndedir.

Bu nedenle sadece geminin varacağı tarihe ilişkin genel bir ilan (internet sitesinde yapılan ilan gibi) yeterlidir. Bu nedenle davacının birleşen davadaki talebinin de reddi gerekmiştir. '' gerekçesi ile;

HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;

1-)ASIL DAVA YÖNÜNDEN :

Davacının davasını asıl taşıyan olan ...'a karşı izafeten boşaltma acentesi olan ... A.Ş. ye karşı dava açması gerekirken TTK m. 105/2’ye aykırı olarak doğrudan ... ye karşı ve onu hasım göstererek dava açmış olması nedeniyle davacının davasının pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine,

2-)BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN :

Davacının davasının taşımanın kırkambar sözleşmesine dayanmış olması, taşıtan veya gönderilen olarak Deniz Yük Senedi ve TTK m. 1203 gereğince sorumluluğu bulunduğu ve taşıyanın fiilen her yük ilgilisine bu taşıma türünde ihbar yapması mümkün olmadığından bu yöndeki talebinin de reddine," şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme kararına karşı, davacı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki dosyadan da verilen ret kararının yasanın amir ve açık hükümlerine aykırı olduğunu, tümüyle bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini, hükme esas alınan 24.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda; birleşen 2019/214 esas sayılı dosyanın usulen bile olsa incelenmediğinin çok açık ve net olduğunu,24.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda yasanın açık hükmünün göz ardı edilerek, zorlama bir yorumla davalı şirket lehine görüş bildirildiğini, müvekkilinin ödeme yaparken ihtirazi kayıt koyduğu hususunun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, hükme esas alınan 24.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda bu hususa da hiçbir şekilde değinilmediğini, sanki müvekkil ile müzakere edilerek özgür iradesi ile sözleşmeyi akdetmiş gibi bir kanaat kullanıldığını, buna rağmen, hiçbir itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, dosyanın İstanbul'a gönderilerek, deniz taşımacılığı alanında uzman, mümkünse hukukçu akademisyenlerden oluşan bir bilirkişi heyeti oluşturulmasına ve tüm itirazları doğrultusunda yeni bir rapor aldırılmasına, birleşen 2019/214 esas sayılı dosyadan verilen esas yönünden ret kararı ile 2018/1453 esas sayılı dosyadan verilen husumet yokluğu nedeniyle ret kararının ayrı ayrı bozulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Asıl dava ve birleşen dava; alacak istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; asıl dosyada davalı acenteye husumet yöneltilemeyecek olmasına, birleşen dosya yönünden ise; somut olaydaki taşımanın kırkambar sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesine, davalının davacıya bu nedenle bildirim zorunluluğu olmamasına, davacının malları alırken yazılı taahhüt vermesine, her ne kadar davacı tarafça taahhüt sözleşmesinin ilk sayfasının imzalanmadığını belirtmesine rağmen 2. sayfasının imzalanmış olmasına, davacının imzalamadığı ilk sayfaya ilişkin olarak varsa aksi yönde bir delil sunmamış olmasına göre davacı şirket vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/11/2019 tarih ve 2018/1453 Esas 2019/1159 Karar sayılı kararına karşı asıl ve birleşen dosyada davacı şirketin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvuran asıl ve birleşen dosyada davacı şirket tarafından alınması gereken 539,70 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 461,21 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 78,49 TL'nin davacı şirketten alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davacı şirket tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  5. İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 05/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddiizmircevapAlacakmahkemecehlcubscccfbnumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim