İzmir BAM 17. HD 2023/2146 E. 2023/2212 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2023/2146
2023/2212
5 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2146
KARAR NO : 2023/2212
KARAR TARİHİ : 05/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2023
NUMARASI : 2017/879 Esas ve 2023/133 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
BAM KARAR TARİHİ : 05/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/12/2023
Davalı ...A.Ş. vekili davalı ...A.Ş. vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA :
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalıların davacıdan hizmet alımı yoluyla sayaç okuma açma kesme işinin ihalesini alan şirketler olduğunu, davalı şirkette işçisi olarak asma kesme işinde çalışan dava dışı ... tarafından idare aleyhine İzmir 8. İş Mahkemesi’nin 2014/524 esas sayılı dosyasıyla işçilik alacaklarının tahsili istemiyle dava açıldığını, kişinin muhtelif tarihlerde davalı alt işverenler nezdinde çalıştığını yapılan yargılama neticesinde mahkemenin 1.07.2015 tarihli kararı ile davanın kabulü ile toplam 38.153,64 TL’nin davalı idare eden tahsiline karar verildigini, söz konusu mahkeme ilamını dava dışı işçi vekili tarafından İzmir 27. icra Müdürlüğü’nün 2015/10990 esas sayılı takip dosyasıyla takibe konu edildiğini, idare tarafından toplam 60.006,68 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin icra emrinin iptali istemiyle dava açıldığını, İcra mahkemesince 47.362,58 TL olarak takibin devamına karar verildiğini 4097,46 TL nin kendilerine iade edildiğin, bakiye kalan 55.909,22 TL’nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte davalıların sorumlu oldukları dönemler dikkate alınarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerini kabul etmediklerini, dava dışı işçi müvekkili şirket bünyesinde müvekkili ile davacı ... Genel Müdürlüğü arasında imzalanan sözleşme uyarınca, ... Hizmet alanında bulunan İzmir su sayaçlarını açma-kesme, sayaç okuma ve ihbar dağıtma işinde çalışmış akabinde ihale konusu işin müvekkili firma bünyesinde kalmaması ve işin süresinin bitmesi üzerine dava dışı işçinin iş akdi ihbar sürelerine uyularak feshedildiğini, Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu, somut olayda, taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmenin 22. maddesi, 'Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.' hükmünü içerdiğini, bu hükmün atıf yaptığı genel şartnamenin 38. maddesi ise, çalışanların özlük haklarının yüklenici tarafından ne şekilde ödeneceğine ilişkin düzenleme içermekte olup, dava dışı işçiye, davacı davacı tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapılmış olması halinde, davalı alt işverene rücu edileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmamakta olup, sözleşmedeki anılan hükümler bu anlama gelmediğini, kabul etmemekle birlikte müteselsil sorumlulukları alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları dönem baz alınarak alt işverenlerin sorumluluğu ancak kendi dönemlerine düşen bedelin yarısı kadar olabileceğini, davacı kurum tarafından damga vergisi ve gelir vergisi adı altında yapılan ve ödeme ve talep tarihleri dikkate alındığında zamanaşımına uğrayan bu bedelin talep edilemeyeceğini ifade ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının aleyhine açıldığı belirtilen davayı müvekkili şirkete ihbar etmediğini, sürelere ilişkin yeniden ödeme yapılmış olmasının davalardan haberdar edilmeyen vekili şekilde sorumluluğunda olmadığını, müvekkili şirket aracı etmesinin mümkün olmadığını, ödemeler nedeniyle tahliye edilen vergilerin vekili şirketten talep edilmesinin hukuki dayanağının olmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini davanın zamanaşımı ile reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirketin 1.01.2011 tarihinden başlamak üzere davacıya hizmet vermeye başladığını, dava dışı işçinin de müvekkil şirkette işe başlaması da bu tarihi olduğunu 10.06.2014 tarihinde emeklilik sebebiyle müvekkili şirketten ayrıldığını müvekkili şirketin dava dışı işçinin çalıştığı dönemdeki kıdem tazminatını işten ayrılırken ödediğini dava dışı işçinin yıllık iznini kullandırıldığını herhangi bir haftalık tatili çalışması ve fazla çalışma yapmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "...Tüm Dosya Kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre: Dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine İzmir 8. İş Mahkemesi’nin 2014/524 E. Sayılı dosyasından işçilik alacaklarının tahsili hususunda dava açıldığı, yerel mahkeme kararında kıdem tazminatı, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatilleri yönünden, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte hüküm kurduğu, söz konusu ilamın İzmir 27. İcra Müdürlüğü’nün 2015/10990 E. Sayılı dosyasından takibe konu edildiği, davacı kurum tarafından icra emrinin iptali için açılan dava nedeniyle, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/984 E. Sayılı kararı ile icra emrinin yeniden düzenlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından 26.08.2015 tarihinde dava dışı işçi tarafından açılan takip dosyasına 58.054,79 TL ödeme yaptığı, 1.593,56- TL gelir vergisi, 358,33 TL damga vergisi ödemesi ile birlikte 60.006,68 TL toplam ödeme olduğu anlaşılmıştır. Daha sonra İcra Mahkemesi kararı gereği 3.999,81-TL ve 97,65 TL olmak üzere 4.097,46- TL’nin iadesi yapıldığı bu durumda, 60.006,68 TL – 4.097,46 TL = 55.909,22 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu edilen dava dışı işçinin alacakları içerisinde, kıdem tazminatı, emeklilik teşvik tazminatı, yıllık izin, UGBT, hafta tatili, fazla çalışma alacağı bulunmaktadır. Kıdem tazminatı, UBGT, fazla mesai alacakları yönünden davalı yüklenicinin işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olduğu, yıllık izin ve ihbar tazminatından son işverenin sorumlu olacağı kabul edilmiştir. Davacı vekili 31.07.2019 tarihinde davasını ıslah etmiş, dava değerini artırmış, 04.02.2019 tarihinde yapılan 18.226,16 TL'yi talebine eklemiş, toplam talebini 74.135,38- TL' ye çıkarttığı görülmüştür.
Son İşveren olan .... A.Ş' nin kendi dönemine isabet eden kıdem tazminatı tutarını ödediği, İzmir 8. İş Mahkemesi 2014/524 E. Sayılı dosyasında hükmedilen kıdem tazminatından bu miktarın mahsup edilerek, kıdem tazminatından bu davalının sorumlu tutulmayacağı, son işveren olarak ...nin sorumluluğunun sadece yıllık izin ücreti ve ferileri olduğu, kıdem tazminatı hariç diğer kalan alacaklar bakımından da her alt işverenin işçiyi çalıştırdıkları dönem bakımından sorumlu olmak üzere, Bilirkişi Ek Raporundaki hesaplama doğrultusunda;
26.08.2015 tarihli ödeme nedeniyle, 52.921,60-TL tazminattan; 6.632,18 -TL' sinin ... Şti.'nin, 29.760,99 -TL sinin ... Şti.' nin , 4.004,34 -TL sinin ... A.Ş' nin, 4 .770,80-TL sinin ... Şti.' nin, 7.753,29TL sinin ... A.Ş nin sorumlu olacağı
04.02.2019 tarihli ödeme nedeniyle, 17.252,23-TL tazminattan; 2.162,07 -TL' sinin ... Şti.' nin, 9.688,69 -TL sinin .... Şti.' nin, 1.305,40 -TL sinin ... A.Ş' nin, 1.555,26-TL sinin ... Şti.' nin, 2.540,81-TL sinin ... A.Ş ' nin sorumlu olduğu anlaşıldığından bu davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,
Davalı ... İnş. Ltd. Şti. yönünden feragat edildiğinden bu davalı yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafın müvekkili şirkete rücu etmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı idarenin rücuen tahsil talebi haksız olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirkette hiç çalıştırılmadığını, müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, bu hususta yapılan bilirkişi incelemelerinin dahi hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin ...'ın çalıştığı döneme ilişkin olarak kendisine dava konusu alacaklar yönünden herhangi bir borcu olmadığını, ...'ın 01/01/2011 tarihinden önceki dönem başka taşeronlara ilişkin çalışmalarını müvekkili davalı şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME,
DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830,00 Türk Lirasıdır. Davalı ... A.Ş. vekilinin istinafa konu ettiği ve sorumlu tutulduğu miktarın 8.794,25 TL olması ve davalı .... A.Ş. vekilinin istinafa konu ettiği ve sorumlu tutulduğu miktarın 10.294,10 TL olması nedeniyle 28/02/2023 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)
Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle Davalı ... A.Ş. vekili davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davalı ... A.Ş. ve davalı .... A.Ş. istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,
-
Davalı ... A.Ş.'nin yatırmış olduğu 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 1.717,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde anılan davalıya iadesine,
-
Davalı .... A.Ş.'nin yatırmış olduğu 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 1.198,39 TL istinaf karar harcının istemi halinde anılan davalıya iadesine,
-
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
-
Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54