SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2023/1611 E. 2023/2148 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1611

Karar No

2023/2148

Karar Tarihi

22 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1611

KARAR NO : 2023/2148

KARAR TARİHİ : 22/11/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/06/2023

NUMARASI : 2020/634 Esas 2023/514 Karar

DAVANIN KONUSU : İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası

BAM KARAR TARİHİ : 22/11/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 23/11/2023

Davacı vekili ile asli müdahillerden ... Bankası vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili Mahkememize verdiği 13/11/2020 tarihli dava dilekçesinde; davacı ... Şti.’nin 2017 yılından itibaren mali durumunun özellikle döviz kurlarındaki olağan dışı yükselme sebebiyle bozulmaya başladığını, Mart 2020 yılıyla birlikte COVID-19 salgınıyla birlikte faaliyetlerinin fiili olarak durduğunu, şirketin müdürü olan ...’un salgın döneminde, gerek ilerleyen yaşı gerekse de bu dönemde kamusal otoriteler tarafından alınan tedbirler sebebiyle işletmenin mali durumunu düzeltmek için gerekli tedbirlere başvurmasının da mümkün olamadığını, mahkemeye başvuru anı itibariyle davacının pasiflerinin aktiflerinden fazla olup, teknik anlamda borca batık olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan Kurumlar Vergisi Beyannamesi’nden de görüleceği üzere, 2018 yılı döneminde şirketin özkaynakları negatif olup, bu miktarın (-) 1.565.594,85-TL olduğunu, 2019 yılındaki mali bozulmanın devam ettiğini, şirketin özkaynaklarının (-) 2.931.132,23-TL olduğunu, bu durumun da, şirketin borca batık olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, şirketin ticari defterleri üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesinde de borca batıklık durumunun tespit edilebileceğini, borca batıklığın İİK m. 179/1 uyarınca sermaye şirketleri için doğrudan iflas sebebini oluşturduğunu, davacının limited şirket olması sebebiyle TTK m. 625/1 b. (h) uyarınca borca batıklık üzerine müdürlerin iflas talebi için ticaret mahkemesine başvurmasının zorunluluk teşkil ettiğini, davacı şirketin kurucusu ve müdürü olan ...'un, ilerlemiş yaşı, COVID-19 pandemisinin getirdiği sınırlamalar ve bu çerçevede yaşadığı anksiyeti sorunları sebebiyle kamusal ve özel hukuktan doğan yükümlülüklerini bizzat yerine getirecek durumda olmadığını, ... hakkında eşi tarafından İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2020/1182 E. Sayılı dosyasıyla vasi atanmasının talep edildiğini, son günlerde İzmir Valiliği İl Hıfzısıhha Kurulu Kararı ile de 65 yaş üzeri vatandaşlar için kısıtlamalar getirildiği ve güncel durum itibariyle de belirsiz ve uzun bir süre devam edeceğini, iflas talebi üzerine alacaklıların menfaatlerinin ve şirket malvarlığının korunması için ticaret mahkemesinin İİK m. 161’e göre şirketin mallarının defterinin tutulmasından başlayarak her türlü ihtiyati tedbiri almaya yetkili olduğunu ,şirkete yönetici kayyum atanabileceği veya mahkeme tarafından gerekli görülebilecek herhangi bir tedbir alınabileceğini, açıklanan durumların şirketin malvarlığının korunması için büyük bir tehlike arz ettiğini, davacı şirket açısından kendi malvarlığının muhafaza edilmesi alacaklılar açısından da, onların menfaatlerinin korunması için şirketin mallarının defterinin tutulması ve bunların yönetici için tedbiren şirkete kayyum atanması ihtiyacı ortaya çıktığını, yönetim boşluğuna mahal verilmemesi için masrafları da davacı tarafından karşılanmak üzere tek kişiden oluşan bir kayyumun tedbiren atanmasının talep edildiğini belirtmiş , tedbiren davacı şirketin borca batıklık durumunun ticaret mahkemesine bildirilmesiyle birlikte şirket malları için defter tutulması (İİK m. 179/1) ve bunların tedbiren yönetimi için yönetici kayyum atanmasına (İİK m. 161-163, 159; HMK m. 389 vd.); borca batıklığı açık olan davacı şirketin doğrudan iflasına karar verilmesinin talep etmiştir.

CEVAP: Müdahil vekilleri davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...İzmir 9. SHM'nin 2020/1182 Esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ..., kısıtlı adayının ... olduğu, mahkemenin 15/01/2021 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Menderes Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği belirlenmiştir.

Davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığı ile iflas koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 27/09/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava dosyası içerisindeki evraklar, davacı taraftan temin edilen mali veriler ve makine mühendisi bilirkişi ..., mali müşavir bilirkişi ...’ın yaptığı inceleme ve değerlendirmeler neticesinde söz konusu davacı şirketin Borca Batık olup olmadığının belirlenmesi ile ilgili olarak; davacı şirkete ait resmi defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde yeniden değerlendirmeye tabi tutulan demirbaşların 31/12/2020 tarihi itibariyle Kaydi Defter Değerleri toplamı; Defter Değerleri Toplamı: 636.578,15 TL, Birikmiş Amortisman Tutarı (-): 184.720,58 TL Net Defter Değeri: 451.857,57 TL olarak tespit edildiği, Yeniden Değerleme Değerleri Toplamı: 777.075,00 TL olarak tespit edildiği, Yeniden Değerleme kalemleri ile davacı şirketin bilançosu dikkate alındığında; davacı şirkette Cari Oranın 0,58 olarak hesaplandığı, 1,5 civarında olması yeterli kabul edilen Cari Oranın davacı şirkette 0,58 çıkmasından dolayı, 1’in altındaki Cari Oran şirketin Net Çalışma Sermayesinin yetersiz olduğunu, firmanın aktif varlıklarının borçlarını karşılayacak düzeyde olmadığını, nakit durumunun son derece bozuk olduğunu gösterdiğini, Şirketin Borca Batıklık Oranının % 67,61 olduğu, Kaydi ve Rayiç Değerler göz önüne alındığında 31/12/2020 tarihi itibariyle şirketin Öz Varlığının (-) 2.880.193,76 TL (NEGATİF) tutarında olduğu, (-) 2.880.193,76 TL (NEGATİF) Öz Varlık hesaplanması, şirketin varlıklarının, şirketin borçlarını karşılamaya yetmediğini ve söz konusu şirketin sermayesinin tamamını yitirmiş olduğunu gösterdiğinden, Nihai karar ve takdir mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirket ... Şti.’nin Borca Batık olduğu kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Taraf itirazları değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan 05/04/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda; taraf vekillerinin itirazları ile tüm dosya teknik olarak irdelenip, incelediğinde, teknik olarak demirbaşlar ve araçlar piyasadan yapılan araştırmalar neticesinde belirlendiği, taraflar yapılan bu değerlendirmelere yönelik dosyaya ek belge ve bilgi sunmadığı, bu nedenlerle teknik olarak kök raporda değişikliği gerektirecek bir husus olmadığı kanaatine varıldığı, bilirkişi heyet kök raporuna istinaden, davacı taraf ve müdahil tarafların vekillerinin bilirkişi heyet raporuna itiraz dilekçeleri de dikkate alınarak dava dosyası ve ekleri incelendiğinde; mahkemeye sunmuş oldukları bilirkişi heyet kök raporunda uzmanlık alanı ile ilgili olarak değişikliği gerektirecek bir husus olmadığı kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Tarafların itirazları doğrultusunda ve ayrıca önceki ara karar doğrultusunda celb edilen Kurumlar Vergisi Beyannamesi de değerlendirilerek ve güncel değerlere göre hesaplama yapılabilmesi için bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 04/11/2022 tarihli bilirkişi heyet 2. Ek raporunda; davacı şirketin Ticaret Sicil Kayıtları, ortaklık yapısı ile Kemeraltı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün müzekkere cevabı ekindeki 2020 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesi, davacının mali müşavirinden temin edilen mali veriler, İzmir 21. İcra Dairesi 2021/5094 nolu dosyasına yapılan ödemeler ve makine mühendisi bilirkişi ...'ın dava konusu şirkete ait araçlar ve demirbaşlara ait rayiç bedel hesaplama tablosu dikkate alınarak Borca Batık olup olmadığının belirlenmesi ile ilgili olarak; Yeniden Değerleme Değerleri Toplamı: 1.119.500,00 TL olarak tespit edildiği, Yeniden Değerleme kalemleri ile davacı şirketin bilançosu dikkate alındığında; davacı şirkette Cari Oranın 0,70 olarak hesaplandığı, 1,5 civarında olması yeterli kabul edilen Cari Oranın davacı şirkette 0,70 çıkmasından dolayı, 1'in altındaki Cari Oran şirketin Net Çalışma Sermayesinin yetersiz olduğunu, firmanın aktif varlıklarının borçlarını karşılayacak düzeyde olmadığını, nakit durumunun son derece bozuk olduğunu gösterdiği, Şirketin Borca Batıklık Oranının % 85,30 olduğu, Kaydi ve Rayiç Değerler göz önüne alındığında 31/12/2020 tarihi itibariyle şirketin Öz Varlığının (-) 1.095.019,05 TL (NEGATİF) tutarında olduğu, (-) 1.095.019,05 TL (NEGATİF) Öz Varlık hesaplanması, şirketin varlıklarının, şirketin borçlarını karşılamaya yetmediğini ve söz konusu şirketin sermayesinin tamamını yitirmiş olduğunu gösterdiğinden, Nihai karar ve takdir Mahkememize ait olmak üzere, Davacı şirket .... Şti.'nin Borca Batık olduğu kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

31.12.2022 tarihli bilançoya ve rayiç değerlere göre dvacı şirketin borca batık olup olmadığı ile iflas koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik olarak yerinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, alınan 29/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı ... Şti merkezinde teknik ve mali yönden yapılan fiili değerleme ve hesaplamalar kapsamında: ....Şti. nin 2022 yılına ait Kurumlar Vergi Beyannamesi içeriğinde yer alan 31.12.2022 tarihli bilançosunun aktif-pasif değerleri incelendiğinde şirketin kaydi manadaki Özvarlığının Menfi 3.712.095,63 TL olduğu, bu menfi özvarlık dikkate alındığında şirketin ödenmiş sermayesinin tamamen yitirildiği ve mevcut haliyle şirketin BORCA BATIK vaziyette bulunduğu, ... Şti. nin teknik bilirkişi marifetiyle 31.12.2022 tarihi itibarıyla Reel Değerler de dikkate alınmak suretiyle değerlemeye tabi tutulan aktiflerinin 4.298.048,89.TL, pasiflerinin ise 6.878.050,441.TL olduğu, şirket pasiflerinin aktiflerinden 2.580.001,52.TL fazlalık verdiği, şirketin kayden ve Reel manada BORCA BATIK duruma geldiği, şirketin mevcut ticari faaliyeti dikkate alındığında bu BORCA BATIKLIK durumundan kurtulmasının mümkün görülmediği, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere incelemeye konu .... Şti.nin KAYDEN VE REEL MANADA BORCA BATIK durumda olduğu, şirket sermayesinin tamamen yitirildiği, şirketin mevcut faaliyetleri dahilinde bu Borca Batıklık durumundan kurtulmasının mümkün görülmediği, şirketin TTK ve İİK. Nın ilgili maddeleri kapsamında İFLAS SARTLARINI taşır vaziyette olduğu tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.

Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, .... Limited Şirketi'nin borca batık olduğundan bahisle iflasına karar verilmesine yönelik olarak dava açıldığı, davanın İİK 178. maddesinde düzenlenen iflas davası niteliğinde olduğu, Mahkememizce davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi incelemeleri yaptırıldığı, alınan bilirkişi raporlarında davacı şirketin kayden ve reel manada borca batık durumda olduğu, şirket sermayesinin tamamen yitirildiği, şirketin mevcut faaliyetleri dahilinde bu borca batıklık durumundan kurtulmasının mümkün görülmediği, şirketin TTK ve İİK. Nın ilgili maddeleri kapsamında iflas şartlarını taşır vaziyette olduğunun belirtildiği , davacı şirketin kayden ve Reel/Rayiç manada borca batık vaziyette olduğu, İİK' nın 178 maddesi kapsamında davacı şirketin iflasına karar verilmesi ile ilgili yasal koşulların oluştuğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile; "Davanın kabulü ile, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi ' nin iflasına, iflasın 22/06/2023 günü saat:10.35 itibarı ile açılmasına, iflas kararının İİK 166/1 maddesi gereğince iflas dairesine bildirilmesine, 17.000,00-TL iflas avansının ilk yapılacak olan alacaklılar toplantısına kadar sarf edilmek üzere iflas memurluğu emrine gönderilmesine,

" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece, müvekkili ... Ltd. Şti.’nin yönetim organının hukuki olarak mevcut olduğunu gerekçe göstererek iflas talebinde bulunan şirkete tedbiren yönetici atanması talebinin reddedildiğini, iflas yargılaması sırasında alacaklıların korunması için hukuki olarak organının mevcut olup olmaması değil; bu organın fiili olarak işlevini yerine getirip getirmediğinin önem taşıdığını, alacaklıların menfaatinin hukuki olguyla değil, fiili olarak şirketin malvarlığının ne şekilde muhafaza edileceğiyle ilgili olduğunu, ancak fiili olarak yönetim organının kanun ve esas sözleşmeden doğan görev ve yükümlülüklerini yerine getirdiği ölçüde alacaklıların menfaatinin iflas yargılamasında korunabildiğini, buna karşılık yerel mahkeme, son derece şekli bir ölçütü kullanarak yönetim organının istifa etmediği veya başka bir şekilde görevden ayrılmadığını gerekçe yaparak tedbir talebini reddettiğini, karar uyarınca sadece müvekkili şirketin müdürü istifa etmiş olsaydı, ancak fiili olarak her türlü yükümlülüğünü yerine getirecek durumda olsaydı tedbir kararının kabul edilebileceğini, bu hususta kararın temel dayanak noktasının kabul edilemez olduğunu tek başına ortaya koyduğunu, her ne kadar yerel mahkeme kararında yönetim organının hukuki olarak mevcut olduğu belirtilmişse de dava dilekçesinde de belirtildiği üzere şirket yönetiminde yer alan kişi ...'un Covid-19 tedbirleri kapsamında hakkında sokağa çıkma kısıtlaması bulunan yaş grubunda olduğunu, bu durumun dahi kendisi tarafından şirket yönetiminin mümkün olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak tedbiren yönetici atanması talebinin reddedilmesi de şirketin fiiliyatta faaliyet gösterememesine sebebiyet verdiğini, Covid-19 salgınının pandemi olarak tüm dünyayı etkisi altına almış olup başta ileri yaştaki vatandaşlar olmak üzere ciddi risk oluşturmaya da devam ettiğini, ticaret sicil kayıtlarında şirket yönetici olarak görünen ...'un da bu süreçten içinde bulunduğu riskli grup sebebiyle etkilendiğini, ...'un bu süreçte psikolojik olarak şirket yönetmek bir yana kendini dahi yönetememekte; yaygın kaygı bozukluğu/anksiyete sebebiyle günlük hayatını devam ettiremediğini, bu kapsamda şirket yetkilisi ... hakkında ailesi tarafdan vasi tayini talepli İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/1182 E. Sayılı dava açılmış olup bu dava da şirket yetkilisinin şirket yönetmeye uygun olmadığı ve şirket yönetiminde fiili boşluk olduğunu ortaya koyduğunu, bu nedenlerle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/634 E. sayılı dosyası üzerinden 27/11/2020 tarihinde verilen ihtiyati tedbire talebinin reddine dair ara kararın kaldırılarak tedbir talebinin kabul edilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

Asli müdahil ... Bankası vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, firmanın aktif değerlerinin hesaplanırken defter kayıtlarının esas alındığını, mal varlıklarının gerçek piyasa değerlerinin rapora yansıtılmadığını, araç ve demirbaşlar listesinin bu nedenle aktif toplamda eksik olarak hesaplamaya dahil edildiğini, piyasa değerleri üzerinden toplam alınması gerektiğini, diğer bir hususun ise firmanın ortaklardan olan alacak bakiyesinin bulunması noktasında olduğunu, ortakların firmaya olan borçlarının ödemesi durumunda özkaynakların negatif durumundan ortalama %85 oranında kurtulacağının görüleceğini, ayrıca firma ortaklarının firmadan faizsiz şekilde para alıp şirkete borçlanmalarının basiretli tacir hükümlerine uygun olmamakla birlikte bilinçli şekilde şirketin batırılmaya sürüklendiğinin gösterildiğini, nitekim bunun en net göstergesinin ise davacının borçlarını ödemek için hiçbir gayret göstermemesi, yasaların kendilerine sunduğu sair yollara tevessül etmediği, borçlarını yapılandırmak bir yana takibe geçen alacaklılarına da borcu olmadığı beyanıyla itiraz edilerek takip işlemlerinin durduğunu, bu doğrultuda açmış oldukları itirazın iptali davasının da İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/148 esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, işbu davanın esas amacının iflas hükümlerinden kötü niyetli olarak faydalandığını, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenini korumayacağını, ancak davacı tarafça alacaklıların alacağına kavuşmasını engellemek adına işlemlerin gerçekleştirildiğini, firma ortaklarının firmaya olan ilgili borçlarının geri ödenmesi ve defter kayıtlarında yer alan aktif değerleri gerçek piyasa rayiçlerine göre hesaplandığında bu mali bilançodaki farkın kapanacağının düşünüldüğünü, ancak mahkemece gerek bu hususta gerekse de hakkın kötüye kullanımı konusunda herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını, bu nedenlerle İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/634 Esas ve 2023/514 Karar sayılı dosyasında verilen, 22/06/2023 tarihli davanın kabulüne ve davacı ... Şirketi'nin iflasına dair kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, İİK 178. maddesi kapsamında davacı borçlu şirketin iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili, sunmuş olduğu dava dilekçesi ile davacı şirketin pasiflerinin aktiflerinden daha fazla olduğu, bu nedenle borca batık durumda olduğundan bahisle davacı şirketin doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi ' nin iflasına, iflasın 22/06/2023 günü saat:10.35 itibarı ile açılmasına, iflas kararının İİK 166/1 maddesi gereğince iflas dairesine bildirilmesine karar verilmiştir.

İş bu karar davacı vekili ile müdahil ... Bankası tarafından istinaf edilmiştir.

Her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, iflas başvurusundan feragat edilmiş olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince iş bu feragat beyanı dikkate alınmaksızın yargılamanın yürütüldüğü ve davacı hakkında iflas kararı verildiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, davacı vekili tarafından açılan iş bu dava ile davacı şirketin borca batık olduğu belirtilerek doğrudan iflasına karar verilmesi talep edilmiştir. Bu kapsamda davacı tarafın iflas istemi aynı zamanda borca batıklık bildirimini de içermektedir. Davacı şirket açısından borca batıklık bildiriminden sonra davanın feragat ile sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davacı tarafın 03/11/2021 tarihli feragat beyanını dikkate almaksızın esas hakkında karar vermesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında; davacı şirketin 31.12.2022 tarihli bilançosu ve rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığı ve bu kapsamda iflas koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti açısından keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/04/2023 tarihli raporda sonuç olarak; davacı şirketin merkezinde teknik ve mali yönden yapılan fiili değerleme ve hesaplamalar kapsamında, davacı şirketin 2022 yılına ait Kurumlar Vergi Beyannamesi içeriğinde yer alan 31.12.2022 tarihli bilançosunun aktif ve pasif değerleri incelendiğinde, davacı şirketin kaydi manadaki özvarlığının menfi 3.712.095,63 TL olduğu, bu menfi özvarlık dikkate alındığında davacı şirketin ödenmiş sermayesinin tamamen yitirildiği ve mevcut haliyle şirketin borca batık vaziyette bulunduğu, davacı şirketin teknik bilirkişi marifetiyle 31.12.2022 tarihi itibarıyla reel değerler de dikkate alınmak suretiyle değerlemeye tabi tutulan aktiflerinin 4.298.048,89 TL, pasiflerinin ise 6.878.050,44 TL olduğu, şirket pasiflerinin aktiflerinden 2.580.001,52 TL fazla olduğu, davacı şirketin kayden ve reel manada borca batık durumda olduğu, davacı şirketin mevcut ticari faaliyeti dikkate alındığında bu borca batıklık durumundan kurtulmasının mümkün görülmediği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere incelemeye konu davacı şirketin kayden ve reel manada borca batık durumda olduğu, davacı şirket sermayesinin tamamen yitirildiği, şirketin mevcut faaliyetleri dahilinde bu borca batıklık durumundan kurtulmasının mümkün görülmediği, şirketin TTK ve İİK. 'nın ilgili maddeleri kapsamında iflas sartlarını taşır vaziyette olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacı şirkete ait ... plakalı aracın rapor tarihi itibariyle rayiç değeri 302.400,00 TL, ... plakalı aracın rayiç değeri 211.750,00 TL, ... plakalı aracın rayiç değeri 229.166,00 TL olmak üzere toplam üç aracın rayiç değerinin 743.316,00 TL olarak belirlendiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde, davacı şirkete ait araçların rayiç değerinin bilirkişi heyeti tarafından doğru olarak tespit edilmediği, zira ... plakalı aracın rayiç değeri hükme esas alınan bilirkişi heyeti tarafından 302.400,00 TL olarak belirlenmiş ise de, İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3078 esas sayılı dosyasında 320.000,00 TL bedel ile satıldığının ileri sürüldüğü görülmüştür. Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacı şirketin pasifinde gösterilen 3.358.816,00 TL borç senetleri açısından ise, davacı vekili tarafından bu senetler içerisinde... senetleri ve bankalara verilen mükerrer senetlerin de yer aldığının ileri sürüldüğü görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde rayiç değeri tespit edilen davacı şirkete ait araçların keşif sırasında iş yerinde olmaması nedeniyle görülemediği, bu nedenle rayiç değerlemesinin keşif tarihi itibariyle alt seviyedeki rayiçlere göre belirlendiği , ayrıca davacı şirketin pasifinde gösterilen 3.358.816,00 TL borç senetlerinin davacı tarafça mükerrer olduğu iddia edilmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporunda dayanaklarının gösterilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki itirazları ile ilgili olarak halen mevcutsa davacı şirkete ait araçlar en son rapor düzeyenleyen bilirkişi heyeti içerisinde bulunan teknik bilirkişi tarafından incelenmek ve yine davacı şirketin pasifinde gösterilen borç senetleri ile ilgili olarak davacı şirket kayıtları incelenerek mevcutsa dayanaklarının tespiti ve tespit edildiği taktirde davacı şirket hakkında bu borç senetleri ile ilgili olarak icra takibi yapılıp yapılmadığı, gerçek borç senetleri olup almadıkları hususları da değerlendirilmek suretiyle rayiç değerlere göre davacı şirketin borca batık olup olmadığı konusunda davacı vekilinin rapora itirazlarını da karşılar şekilde en son rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle oluşacak duruma göre karar verilmesi gerekirken, bu eksiklikler giderilmeden davacı şirketin borca batık olduğundan sonuca gidilerek iflasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı vekili ile asli müdahillerden ... Bankası AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

  2. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2020/634 Esas ve 2023/514 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  3. Dosyanın HMK 353/(1). a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  4. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı ve asli müdahillerden ... Bankası AŞ yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,

  6. İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

  7. İstinaf yoluna başvuran asli müdahil ... Bankası AŞ'den alınan 179,90 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,

  8. İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

  9. İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 22/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınmanadabatıklıkkonusuiflaskaydendereceizmircovıdSermayeİflasİlesararınıİflasıkararıKooperatiflerin(DoğrudanborcanegatifŞirketlerihükümbatıknumarasımahkemesicevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim