SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2020/688 E. 2023/2145 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2020/688

Karar No

2023/2145

Karar Tarihi

22 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/688

KARAR NO : 2023/2145

KARAR TARİHİ : 22/11/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 01/10/2019

NUMARASI : 2016/1129 Esas 2019/1049 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

BAM KARAR TARİHİ : 22/11/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 23/11/2023

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı arasında davalının, Gaziemir ve Alsancak adreslerinde kurulu iki adet işyerinin temizliğinin yapılması için 30/04/2015 tarihli Temizlik Hizmet sözleşmesi imzalandığını, sözleşme süresinin 01/05/2015 / 30/04/2016 arasındaki dönem olduğunu, sözleşmenin 30/04/2016 'dan sonra devam etmediğini, sözleşmenin 4.7 maddesine göre kıdem tazminatlarının işveren tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, toplam 9.032,56 TL tutarı kıdem azminat ödemelerinin davalı adına faturalandırıldığını, davalının fatura bedellerini ödemediğini, davalıya İzmir 20. Noterliğinin 07214 yevmiye no 10/05/2016 tarihinde ihtar gönderilmesine rağmen ödenmemesi üzerine İzmir 12 İcra Müdürlüğünün 2016/7321 sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 tazminata karar verilmesini talep ettiğini, ödeme emrinin davalı şirkete 30/05/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının vekili aracılığı ile takibe, borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.

CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; dava konusu iddia edilen alacak personel teminine yönelik hizmet sözleşmesinden kaynaklandığını, davacının personelinin kıdem tazminatına ilişkin alacak talep edildiğini öncelikle dosyada görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İş Mahkemelerine gönderilmesini, personellerin müvekkili şirkette sözleşmeye göre çalıştıklarını çalışan personelin 1 yıllık çalışma süresi doğmadığından kıdem tazminat hakları doğmadığını, faturalarda detay olmadığını beyanla davanın reddini talep ederek % 20 oranında kötüniyet tazminaının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Temizlik Hizmet Sözleşmesi : Davacı ... Aş ile Davalı ... Ticaret ve Sanayi arasında 30/04/2015 tarihinde imzalanan 14 maddeden oluşan sözleşme birlikte imza altına alınmıştır. Sözleşmenin 4.7. Maddesi uyarınca "müşteriye hizmet verilen süre içerisinde personelin hak edeceği kıdem tazminat karşılıkları müşteri tarafından karşılanacaktır. Söz konusu kıdem tazminat bedeli içinde bulunan şartlara fesih dahil olup, zamana bağlı kalmaksızın müşteri tarafından karşılanacaktır. Oluşacak kıdem tazminatı tutarı, gerçekleştiği oranda ... tarafından müşteriye ilk faturada ayrıca yansıtılacaktır. " 4.11. Maddesi uyarınca "iş bu sözleşme ile ... tarafından Müsteri nezdinde verilecek hizmetin ifası için çalıştırılacak devir alınan personellerin iş bu sözleşme başlangıç tarihinden önceki döneme ait her türlü işçilik alacağı ve iş güvencesinden kaynaklanan hakları ( yıllık izin ücreti/kıdem tazminatı/ihbar tazminatı/fazla çalışma/hafta tatili/ve/veya ulusal bayram genel tatil ücreti /işe iadeden kaynaklanan tazminat hakları vs.) müşterinin sorumluluğundadır." hükümlerine yer verilmiştir.

İcra Dosyası:İzmir 12 İcra Müdürlüğünün 2016/7321 sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 24/05/2016 tarihinde takip başlattığı, ödeme emirinin davalı borçluya 30/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 30/05/2016 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür.

SGK :SGK'ya yazılan müzekkereye istaneden gelen 21/03/2017 tarihli cevabı yazıda, dava dışı işçilerin, davalı firma dönemindeki çalışma süreleri ve davalının ibraz ettiği ücret hesap pusulasına göre brüt aylık ücretinin bildirdiği görülmüştür.

Bilirkişi Raporu : Mahkememizce dosya Hesap Bilirkişi ...'e tevdi edilmiş Bilirkişi ... 29/01/2018 tarihli raporunda, "Davacı ... AŞ'nin, Davalı ... Ticaret ve Sanayi 'den takip tarihi itibariyle 7.851,46 TL talep edebileceğini" mütalaa etmiştir.

İtiraz Dilekçeleri; Davacı ... Aş vekili 28/02/2018 tarihli dilekçesi ile hesap edilen tutara, fatura düzenlendiğinde KDV ilave edildiğinde ve KDV nin ilave edilmesinin gerektiğini bildirerek itiraz etmiş, Davalı ... Ticaret ve San vekilinin ise 26/02/2018 tarihli dilekçesi ile dava dışı işçilerin işten ayrılmadıkları bu nedenle kıdem tazminatına da hak kazanmadıkları, dava dışı işçilerin kıdem tazminatında hak kazanmaları için bir yıllık süreyi doldurmaları gerektiği fakat davalı yanında bir yıl süre ile de çalışmadıklarını sözleşmenin 4.7 maddesindeki hükmün işyerinde bir yıllık çalışma süresini dolduran işçiler için geçerli olduğunu sözleşme hükümlerinin tümünün bir arada değerlendirilmesinin gerektiği doğmamış alacak konusunda hesaplama yapıldığı, fatura içeriklerinin açık olmaması nedeniyle herhangibir talepte bulunulamayacağını bildirerek itiraz etmeleri üzerine dosya yeniden bilirkişiye verilmiştir.

Bilirkişi ... ek raporunda; 29/01/2018 havale tarihli asıl raporda davacının talep edebileceği alacak hakkı 7.851,46 TL olarak hesaplandığını, bu tutara KDV ilave edildiğinde tutarın 9.264,76 TL olduğunu, yapılan itirazların tamamı, hukuki konuda görüş bildirilmesini gerektirmekte olduğunu, yapılan hesaba bir itirazın olmadığını, dava konusundaki bilirkişi görüşleri 29/01/2018 tarihli asıl raporda belirtildiğini davalının itirazları yönünden değiştirilecek veya eklenecek husus bulunmadığını , hukuki konudaki takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.

Dava; ticari hizmet alım sözleşme ilişkisi kapsamında davacı tarafından ödenen kıdem tazminatının davalı hizmet alandan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.

Davalı görev itirazında bulunmuş ise de; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/I-a maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda, uyuşmazlık, ticari hizmet sözleşmesine dayanan alacak isteminden kaynaklanmaktadır. Her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirdiği anlaşılmakla ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın görülüp sonuçlandırılmasında mahkememiz görevli olup, görev itirazı reddedilmiştir.

Somut olayda, davacı taraf davalı ile aralarındaki temizlik hizmet sözleşmesi kapsamında çalıştırılan işçilere ödediği kıdem tazminatından sözleşmenin 4.7., 4.11. Ve 4.16 maddeleri uyarınca davalının sorumlu olduğunu, bu kapsamda dava dışı işçilere ödediği kıdem tazminatları için düzenlediği 4 adet faturayı davalıya gönderdiğini, davalının ödeme yapmadığını iddia etmekte, davalı ise mahkememizin görevli olmadığını, iş mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 30.04.2016 tarihi itibariyle sona erdiğini, davacı tarafça düzenlenen 4 adet faturayı kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, 1 yıllık kıdem süresi dolmadığından kıdem tazminatı ödeme koşullarının oluşmadığını, faturada ödenen kıdem ve ihbar tazminatının hangi işçilere ilişkin olduğunun belirtilmediğini bildirerek ödenen işçilik alacaklarından bu nedenle sorumlu tutulamayacağını savunmaktadır.

Dava-icra takibine konu 4 adet faturadaki kıdem tazminatı ödemelerinin dava dışı işçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.7. Ve 4.11. Maddeleri uyarınca bu sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin hak ettikleri kıdem ve ihbar tazminatlarından davalı müşterinin sorumlu olduğunun açıkça hükme bağlandığı, sözleşmenin 4.7. Maddesinde "zamana bağlı kalmaksızın" ve "gerçekleştiği oranda" ifadelerinin yer alması, rücu ilişkilerinde dava dışı işçinin çalışma süresi bir yıldan az olsa da kıdem tazminatının işçinin çalıştırıldığı süreyle orantılı olarak verilmesi gerekliliği dikkate alındığında, davalının kıdem tazminatın sorumlu tutulabilmesi için dava dışı işçilerin sözleşme kapsamında 1 yıllık kıdem süresini doldurmalarının aranmayacağı, davalının, dava dışı işçilerin davalı işyerinde çalıştığı süreler ile sınırlı olarak kıdem tazminatın sorumlu olacağı, davacı tarafından kıdem tazminatı ödemesi yapılan işçilerden ...'nin istifa ederek işten ayrılmış olması karşısında kıdem tazminatı ödenme koşullarının oluşmadığı (istifa nedeniyle), dolayısıyla dava dışı ...ye ödenen kıdem tazminatının davalıya rücu edilemeyeceği, diğer işçiler yönünden yapılan kıdem tazminat tazminatı miktarlarının mevzuata uygun olup olmadığı yönünden yaptırılan inceleme üzerine verilen bilirkişi raporunun iş mevzuatına uygun olduğu, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu, her ne kadar davalı vekilin ...'nun sözleşme kapsamında çalıştırılan işçiler arasında olmadığını savunarak bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de davalı vekilinin cevap dilekçesi içeriğinde sözleşme kapsamında çalıştıran işçiler arasında ...'ya da yer vermesi karşısında bu itirazının yersiz olduğu, SGK'dan gelen işe giriş bildirgelerine göre dava dışı işçi ...'in davalıya ait işyerinde işe başlama tarihinin 08.01.2016, dava dışı işçi ...'ün işe başlama tarihinin ise 15.04.2016 tarihi olduğu, bilirkişi tarafından da bu tarihlerin esas alınarak hesaplama yapıldığı, dolayısıyla davalının bu işçilerin işe başlama tarihi yönünden bilirkişi raporuna yapmış olduğu itirazın da haksız olduğu, bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamaya göre KDV hariç dava dışı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in hak ettikleri kıdem tazminatının KDV hariç toplam 7.337,05 TL olduğu, dava-takip konusu faturalarda %18 KDV ve KDV'den %70 tevkifat yapıldığı dikkate alındığında rücuen talep edilebilecek kıdem tazminatının 7.337,05 + ( %18 KDV - %70 KDV'den tevkifat)=7.733,25 TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü ile 7.733,25 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, alacak likit olmakla kabul edilen miktar yönünden davalının itirazının haksızlığına karar verildiğinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, İİK 67/2. Maddesindeki kötüniyet tazminatının şartları gerçekleşmediğinden reddedilen miktar yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının, İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2016/7321 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 7.733,25 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, hüküm altına alınan 7.733,25 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın, hizmet sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından feshedilmesinden sonra müvekkili şirkete haksız olarak fatura edilen kıdem tazminatına dayalı dava olduğunu, davada görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, göreve itiraz edildiğini, ancak görev itirazlarının reddedildiğini, takibe dayanan fatura içeriğine sözleşme feshi nedeniyle kıdem tazminatı faturası açıklamasının yer aldığını, müşteriye hizmet verilen süre içerisinde personelin hak edeceği kıdem tazminatının müşteri tarafından karşılanacağını, sözleşmede personelin hak edeceği kıdem tazminatının müvekkili şirket tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, sözleşmede müvekkili şirketin kıdem tazminatı bedelini ödemesinin koşulu olarak açıkça personelin kıdem tazminatına hak kazanması gerektiğinin belirtildiğini, personelin kıdem tazminatına hak kazanması için en az 1 yıl çalışmış olması gerektiğini, davacının 1 yıldan az süre ile çalıştığını, ayrıca kıdem tazminatı talep edilme koşullarından bir diğerinin de işçilerin iş akdinin kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona ermesi olduğunu, dava konusu olayda hak edilen bir kıdem tazminatı alacağı bulunmadığından doğan bir alacaktan da bahsedilemeyeceğini, doğmamış bir alacağın da talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacının müvekkili şirketten talep edebileceği hak ve alacağı bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz inceleme sonucu oluşturulduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların yerel mahkemece ve bilirkişi tarafından değerlendirilmediğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen 30/04/2015 tarihli "Temizlik Hizmet Sözleşmesi"nin 30/04/2016 tarihinde sona erme tarihinden 30 gün önce davalı şirket tarafından keşide edilen İzmir 20. Noterliği'nin 31/03/2016 tarihli ihtarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.7.maddesi gereğince sözleşmenin sona ermesi ile personellerin doğan tazminat karşılıklarının sözleşmede belirtildiği üzere davalı şirkete 30/04/2016 tarih 4.469,47 TL, 30/04/2016 tarih 2.009,73 TL, 30/04/2016 tarih 926,17 TL ve 30/04/2016 tarih 1.627,19 TL'lik 4 adet fatura ile faturalandırıldığı, bu nedenle davacının davalı şirketten toplam 9.032,56 TL alacaklı olduğu, davalının İzmir 27. Noterliği'nin 10/05/2016 tarihli ihtarname ile faturalara itiraz ettiği ve iade ettiği, bu sebeple alacağın tahsili için İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7321 Esas sayılı dosyasıyla davalı hakkında icra takibi başlatıldığından bahisle davalının icra takibine vaki haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, iş bu davada iş mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca davacı tarafın yasal koşulları oluşmayan kıdem tazminatını davalı şirketten talep edemeyeceğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının, İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7321 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 7.733,25 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, hüküm altına alınan 7.733,25 TL alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verildiği görülmüştür.

Davaya konu İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7321 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhinde 18/05/2016 tarihinde, 30/04/2016 tarih 4.469,47 TL, 30/04/2016 tarih 2.009,73 TL, 30/04/2016 tarih 926,17 TL ve 30/04/2016 tarih 1.627,19 TL'lik 4 adet faturaya dayalı olarak toplam 9.032,56 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.

Taraflar arasında 30/04/2015 tarihli Temizlik Hizmetleri Sözleşmesinin imzalandığı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İş bu sözleşmenin incelenmesinden 8.maddesinde sözleşme süresinin 01/05/2015 tarihinden 30/04/2016 tarihine kadar olduğunun belirlindiği ve sona erme tarihinden 30 gün önce taraflardan biri aktin feshini ihbar etmediği takdirde sözleşmenin kendiliğinden fiyat maddesi hariç aynı koşullarla birer yıllık sürelerle uzayacağının kararlaştırıldığı ve davaya konu sözleşmenin, davalı tarafça davacıya keşide edilen İzmir 20. Noterliğinin 31/03/2016 tarihli ihtarnamesi ile tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Yine taraflar arasındaki sözleşmenin 4.7.maddesine göre "Müşteriye hizmet verilen süre içinde personelin hak edeceği kıdem tazminatı karşılıkları müşteri tarafından karşılanacaktır. Söz konusu kıdem tazminatı bedeli içinde bulunan şartlara (fesih) dahil olup, zamana bağlı kalmaksızın müşteri tarafından karşılanacaktır. Oluşacak kıdem tutarı, gerçekleştiği oranda ... tarafından müşteriye ilk faturada ayrıca yansıtılacaktır" hükmünün yer aldığı görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmenin devam ettiği süreye tekabül eden kıdem tazminatlarının takibe konu faturalarla davalıya yansıtıldığı dava dışı işçiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in taraflar arasındaki sözleşme gereğince çalıştıkları döneme ilişkin kıdem tazminatlarının hesaplanması açısından bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış olup, düzenlenen raporda ... için 821,24 TL, ... İşçi için 514,41 TL, ... için 514,41 TL, ... için 1.371,75 TL, ... için 1.647,00 TL, ... için 72,20 TL, ... için 1.371,75 TL ve ... için 1.538,70 TL olmak üzere toplam 7.851,46 TL tazminat hesaplanmış olup, en son düzenlenen ek raporda hesaplanan iş bu tazminata %18 KDV eklendiğinde davacının alacağının 9.264,72 TL olduğu hesaplanmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından kıdem tazminatı ödemesi yapılan işçilerden ...'nin istifa ederek işten ayrılmış olması karşısında kıdem tazminatı ödenme koşullarının istifa nedeniyle oluşmadığı, dolayısıyla dava dışı ...ye ödenen kıdem tazminatının davalıya rücu edilemeyeceği, diğer işçiler yönünden yapılan kıdem tazminat tazminatı miktarlarının ise alınan bilirkişi raporuna göre iş mevzuatına uygun olduğu belirtilerek iş bu rapor hüküm kurmaya elverişli olduğundan hükme asas alınmış ve istifa ederek ayrılan ve bu nedenle kıdem tazminatı ödeme koşullarının oluşmadığı belirlinin dava dışı işçi hariç tutularak bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamaya göre KDV hariç dava dışı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in hak ettikleri kıdem tazminatının KDV hariç toplam 7.337,05 TL olduğu, dava-takip konusu faturalarda %18 KDV ve KDV'den %70 tevkifat yapıldığı dikkate alındığında rücuen talep edilebilecek kıdem tazminatının 7.337,05 + ( %18 KDV - %70 KDV'den tevkifat)=7.733,25 TL olduğu sonucuna varılarak bu kısım üzerinden hüküm kurulduğu görülmüştür.

Her ne kadar davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde iş bu davada iş mahkemelerinin görevli olduğu ve buna rağmen görev itirazının ilk derece mahkemesince reddedildiği hususu istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, dava konusu somut olayda taraflar arasındaki ihtilaf, yine taraflar arasında imzalandığı ihtilafsız olan Temizlik Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, her iki tarafta tacir olduğundan TTK 4. maddesi gereğince iş bu davada görevli mahkeme Ticaret Mahkemeleri mahkemeleridir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; taraf ve mahkeme denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olduğundan mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, taraflara arasında imzalandığı ihtilafsız olan Temizlik Hizmet Sözleşmesinin 4.7. ve 4.11 maddeleri kapsamında düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere dava dışı işçi ... dışında her bir işçi için ayrı ayrı hesaplanıp mahkemece hüküm altına alınan tutara isabet eden takibe konu fatura bedellerinden davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2019 tarih, 2016/1129 Esas ve 2019/1049 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 528,25 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 200,00 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 328,25 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

  3. Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,

  4. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

  5. İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  6. Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 22/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındereceizmircevapİptalikonusunumarasımahkemesiİtirazınkararıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim