SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2020/636 E. 2023/2076 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2020/636

Karar No

2023/2076

Karar Tarihi

14 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2020/636

KARAR NO : 2023/2076

KARAR TARİHİ : 14/11/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 12/12/2019

NUMARASI : 2015/502 Esas 2019/1274 Karar

DAVANIN KONUSU :İtirazın İptali

BAM KARAR TARİHİ :14/11/2023

KARAR YAZIM TARİHİ :14/11/2023

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın, davacının davalıya tuğla satışı yapması sebebi ile oluşan alacağının tahsili için Torbalı 2. İcra Müdürlüğünün 2015/696 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; faturaların müvekkili tarafından kabul edilmediğini, irsaliyedeki imzaların müvekkiline ve müvekkilinin çalışanlarına ait olmadığının belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "...Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 01.03.2016 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişi ibraz ettiği 08.12.2016 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, davacı tarafa ait 2014 yılı ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 16.005,52-TL alacaklı olduğu, davalı tarafa ait 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerinde ise takip konusu faturalara ve davacıya ait bir alacağa rastlanılmamış olup, ilgili yıllara dair yevmiye defterlerinin yıl sonu kapanış tasdiklerinin yaptırılmış olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 16.005,52-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.

Davalı vekili 31.12.2016 havale tarihli rapora beyan dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.

Davacı taraf rapora beyan vermemiştir.

Mahkememizin 04.12.2018 tarihli oturumunda davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi ibraz ettği 26.08.2019 havale tarihli raporunda, kök rapora göre herhangi bir değişikliğin olmadığı bildirilmiştir.

Davalı vekili 02.09.2019 tarihli rapora beyan dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.

Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacının davalıya tuğla satışı yapması sebebi ile oluşan alacağının tahsili için Torbalı 2. İcra Müdürlüğünün 2015/696 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptığı, davalının itirazı ile takibin durduğu, itirazın iptali ile davacı alacağının tahsilinin talep edildiği, taraf defterlerinin incelenmesinde davacı defterlerine göre fatura ve sevk irsaliyelerinin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, mevcut kayıtlara göre davacının 16.005,52-TL alacaklı göründüğü, davalı defterlerine göre tuğla satış faturalarının ve irsaliyelerinin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı tarafa ait alacağın bulunmadığının bildirilmiş olduğu, davalı itirazında kendisine mal teslimi yapılmadığını belirtmiş olduğu, savunmasında da davacıya borçlu olmadığını bildirmiş, malların teslimi hususunda sevk irsaliyesinde taşıyıcı olarak görülen ... ve ... talimat ile dinlenmişler, ... beyanında davacı firmadan tuğlaları alarak İzmir Torbalıya götürdüğünü ve davalı ...'a irsaliye ile birlikte tuğlaları teslim ettiğini ve ... ile teslim aşamasında konuşmaları olduğunu belirtmiş, bu kapsamda beyanda bulunmuş, nakliye bedeli 500-TL'yi davalıdan aldığını belirtmiş ayrıca taşıma usulüne ilişkinde anlattığı şekilde çalıştıklarını bildirmiştir.

Taşıyıcı ... talimat beyanında, davacı firmadan tuğlaları alarak Torbalı'da ...'a teslim ettiğini, götürdüğü malın irsaliyede yazılan miktar kadar olduğunu, irsaliyeleri ve tuğlaları ...'a teslim ettiğini belirtmiştir.

Davalı vekili tanık beyanlarına karşı 02.02.2018 tarihli yazılı beyan vererek tanıkların yönlendirildiğini, araçların şahsı adına kayıtlı olup olmadığını, nakliye faturaların olup olmadığını belirterek tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını bildirmiş, davacı vekili tanık beyanların karşı 20.02.2018 tarihli yazılı beyan vermiş ve tanık beyanlarının doğru olduğunu belirtmiş ve davalının 2014 yılı Temmuz ayı itibariyle vergi dairesine vermiş olduğu düzeltme beyanının sorulmasını talep etmiş, mahkememizce talep doğrultusunda Torbalı Vergi Dairesine müzekkere yazılmış, vergi dairesinden cevap alındıktan sonra mali müşavir bilirkişiden 22.08.2019 tarihli ek rapor alınmış, ek raporda düzeltme beyannamesi ile mal alışının azaltılmadığını, aksine arttırıldığını, satış faturalarının bu düzeltme beyanlarından anlaşılamayacağını belirterek önceki raporunda bir değişikliğin olmadığını ancak kök raporda belirtildiği şekilde davalının sevk irsaliyelerine noter ihtarnamesi ekinde iade ettiğini anlaşılması halinde muhasebe işleyişi bakımından satıcının nakliyeciye teslim ettiği irsaliyenin bir nüshasınında alıcıda olması için nakliyeci tarafından alıcıya teslim edilmesi gerektiğini, irsaliyelerin iade edilebilmesi için mal teslimi sırasında nakliyeciden irsaliyelerin alınmış olması gerektiği, malsız irsaliye alınamayacağı için ve malsız irsaliye iadesinin de geçersiz olacağı ayrıca belirtmiş ve Torbalı Vergi Dairesinden alınan cevapta da düzeltme beyanında, eksik fatura beyanında bulunulduğunun belirtilmiş olduğu, davalı vekili 29.08.2019 tarihli ek rapora beyanda önceki beyanları tekrar ederek taraflarına mal teslimi yapılmadığını, sevk irsaliyesinde yazılı olan taşıtlardan ve sürücülerden müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddinin talep edildiği görüldü.

Davacı firmanın tuğla üreticisi satıcı firma olduğu, ticari kapsamı itibariyle tuğla satışlarının normal olduğu, davacının defterleri, taşımayı yapan nakliyecilerin beyanları ve davalının düzeltme beyanları, ek bilirkişi raporunda belirtilen Torbalı 2. Noterliğinin 16/01/2015 tarih 412 yevmiye nolu ihtarname kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya tuğla satışı yaptığı kanaatine varılmış olup, satış bedelinin davalıdan tahsili gerektiği anlaşıldığından;

Davanın kısmen kabülü ile, davalının Torbalı 2. İcra Müdürlüğünün 2015/696 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 16.005,52-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 9 yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına,

Hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olduğundan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile; "Davanın kısmen kabülü ile, davalının Torbalı 2. İcra Müdürlüğünün 2015/696 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 16.005,52-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 9 yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (3.201-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava, Torbalı 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/696 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaliyle ilgili olup yerel mahkemenin, itirazlı alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmettiğinden işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin, dosyadaki kanıtları yanlış değerlendirdiğini, taşıma yapan nakliyecilerin beyanları, davalının düzeltme beyanları ve ek bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2002/13-875 esas ve 2002/885 kararında belirtildiği gibi, malın değerinin yüksek olması nedeniyle teslim savunmasının yazılı delille veya karşı tarafın açık muvafakatı ile tanık dinleme yoluyla ispatlanması gerektiğinin vurgulandığını ancak tanık dinlenmesine muvafakatları olmadığına rağmen tanık dinlendiğini, müvekkiline böyle bir nakliyenin yapılmadığını ve mal teslimi olmadığını, dosyada alınan faturaların süresi içinde iade edildiğini, ancak bu faturaların mal teslimini tek başına ispatlamaya yetmediğini, sevk irsaliyelerinin sunulması gerektiğini, davacı tarafın iddiasının, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında da bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine ve davacının müvekkilinden alacaklı olmadığının ispatlanamadığı gerekçesiyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava; İİK 67. maddesi kapsamında açılmış olan itirazın iptali davasıdır.

HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya satılıp teslim edildiği belirtilen mallardan dolayı takip ve davaya konu fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğinden bahisle takip ve davaya konu fatura bedellerinin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; takip ve davaya konu fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edilmediği, faturalara konu irsaliyelerdeki imzaların davalıya veya çalışanlarına ait olmadığından açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabülü ile, davalının Torbalı 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/696 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 16.005,52-TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 9 yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden taktir olunan % 20 (3.201-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.

İşbu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davaya konu Torbalı 2. İcra Müdürlüğü'nün 2015/696 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde ilk olarak Salihli 1. İcra Dairesi'nde 03/02/2015 tarihinde 07/07/2014 tarih 11.191,12 TL, 21/07/2014 tarih 4.814,40 TL bedelli faturadan dolayı 16.005,52 TL asıl alacak, 816,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.821,62 TL üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde yetki itirazının alacaklı vekili tarafından kabul edilmesi üzerine dosyanın Torbalı 2. İcra Müdürlüğü'ne gönderildiği, Torbalı İcra Müdürlüğü tarafından 03/03/2015 tarihinde aynı yönde düzenlenen ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine davalı borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yoluyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, davacı tarafa ait 2014 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerini süresi içerisinde yapıldığı, takip ve davaya konu her iki faturanın da davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 16.005,52-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu bildirilmiştir. Yine mahkemece yapılan yargılama sırasında davalı taraf ait 2014 ve 2015 yılları ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı görülmüş olup, alınan rapora göre davalının incelenen ticari defterlerinde açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, takip ve davaya konu 2 adet faturanın davalıya ait ticari defterlerde kaydına rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.

Dava konusu somut olayda davacı taraf davasını, davacı tarafça davalı adına düzenlenen 2 adet faturaya dayandırmış ve işbu 2 adet faturayla birlikte her bir faturaya bağlı sevk irsaliyelerinin birer örneğini dosyaya ibraz etmiştir. Davalı taraf ise davaya konu fatura muhteviyatı malların davacı tarafça davalıya teslim edilmediği savunulmuştur. Bu kapsamda karşılıklı edim yükleyen satım akdinde davacı satıcının takip ve davaya konu fatura muhteviyatı malları davalı alıcıya teslim ettiğini yazılı delillerle ispatlanması gerekmektedir.

Takip ve davaya konu fatura muhteviyatı malların davacı tarafından davalıya teslim edildiği hususunda ıspat külfeti kendisinde olan davacı tarafça süresinden sonra dosyaya sunulan 10.05.2017 tarihli dilekçe ile malları taşıyan ve sevk irsaliyelerinde adları geçen taşımayı yaptığı iddia olunan araç şoförlerinin tanık olarak dinlenmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan 02.02.2018 tarihli dilekçede ise mal tesliminin kabul edilmediği ve teslim olgusunun davacı tarafça yazılı deliller ile kanıtlanmasının gerektiğinden bu konuda tanık dinlenemeyeceği savunma olarak ileri sürülmüştür. Yukarıda da belirtildiği üzere dava değeri itibarıyla HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince malların davalıya teslim edildiği hususunun ıspat külfeti kendisinde olan davacı tarafça yazılı delillerle ıspatlanması gerekmektedir. Bu kapsamda sevk irsaliyelerinde imzaları bulunan nakliyeciler tanık olarak dinlenmiş ve beyanları esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı tarafça iş bu davada tanık dinlenmesine açıkça muvafakat edilmediği gibi HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince iş bu davada tanık dinlenemeyeceği gibi hükme esas alınan ve nakliyeyi gerçekleştirdiği belirtilen kamyon şoförlerinin sevk irsaliyelerindeki malları her ne kadar davalıya teslim ettiklerin bildirseler de karşılığında davalıdan yazılı bir belge aldıklarını belirtmemişlerdir. Bu yönde bir yazılı belge davacı tarafça da dosyaya sunulmamış olup davaya konu sevk irsaliyelerinde davalı yada çalışanlarına ait bir imza da bulunmadığı gibi sevk irsaliyelerinde imzası bulunan kamyon şoförlerinin davalı çalışanı olduğu da davacı tarafça iddia ve ıspat edilmemiştir. Sonuç olarak yukarıda belirtilen tespitler ışığında HMK 200 ve devamı maddeleri gereğince işbu davada tanık dinlenmesi ve dinlenen tanık beyanlarının hükme esas alınması yerinde olmamıştır. Bu yöndeki davalı istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/8589 E, 2016/15360 K sayılı kararı ve yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2013/2091 E, 2013/5108 K sayılı kararları da bu yöndedir)

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, taraflara ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporlara göre; takip ve davaya konu 2 adet fatura davacı ticari defterlerinde kayıtlı ise de, davalıya ait ticari defterlerde bu yönde bir kaydın bulunmadığı tespit edilmiştir. Ancak mahkemece yapılan yargılama sırasında 08/11/2015 tarihli duruşmada davalı vekilinin duruşma zaptına geçen beyanında, "faturalar müvekkilim defterlerinde kayıtlıdır" şeklinde beyanda bulunduğu, işbu beyanında tutanağa geçtiği, yine davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 11/01/2016 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, mahkemedeki beyanın, faturaların önce müvekkili defterlerine işlenmiş ve sonra iade edilmiş anlamında beyanlar olduğunun belirtildiği görülmüştür. Ayrıca mahkemece yapılan yargılaması sırasında davacı vekili tarafından ibraz edilen 20/08/2018 tarihli dilekçe kapsamında vergi dairesine müzekkere yazılarak davalının 2014 yılı Temmuz ayı itibariyle düzeltme beyannamesi verip vermediği hususunda bilgi istenilmiş olup, Torbalı Vergi Dairesi'nden gelen 21/09/2018 tarihli cevabi yazı kapsamında, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmış ise de, davalıya ait 2014 ve 2015 yılı Ba'lar istenilmeksizin bilirkişiden alınan ek raporla yetinilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu kapsamda davalının bağlı bulunduğu Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2014-2015 yılı BA-BS'leri dönemlik ve aylık olarak istenilmek suretiyle takip ve davaya konu faturaların düzeltme beyannamelerinden önce davalı tarafından Vergi Dairesi'ne bildirilip bildirilmediği, bu kapsamda takip ve davaya konu faturaların düzeltme beyannameleri kapsamında kalıp kalmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucu gidilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

  2. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2019 Tarih, 2015/502 Esas ve 2019/1274 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1). a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  3. Dosyanın HMK 353/(1). a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

  4. İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davalı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. İstinaf yoluna başvuran davalı taraftan alınan 273,33 TL istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE,

  6. İstinaf yoluna başvuran taraftan alınan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

  7. İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 14/11/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanındereceizmircevapİptalikonusunumarasımahkemesiİtirazınkararıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim