İzmir BAM 17. HD 2020/630 E. 2023/2048 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2020/630
2023/2048
9 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2020/630
KARAR NO : 2023/2048
KARAR TARİHİ : 09/11/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/02/2019
NUMARASI : 2017/506 Esas 2019/241 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAM KARAR TARİHİ : 09/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/11/2023
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; "davacı ... Limited Şirketi ile davalı ... arasında, aşağıda dökümü verilen mobilyaların fason üretimi hususunda 12.369,13 TL bedel ile anlaşmaya varılmıştır. Buna ilişkin proforma fatura ekte sunulmuştur. Davamızın kabulü ile, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazının iptaline, İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3427 e sayılı takibinin devamına, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle davalı şirket aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini.." şeklinde beyanda bulunarak davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, açılan davanın reddini talep etmişlerdir.
MAHKEMECE: "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her iki tarafın usulüne uygun defterlerinde davalı tarafın, davacı şirkete 8.095,89-TL borç bakiyesinin bulunduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği, dosya içindeki 06/07/2015 tarihli sipariş formunun da dava konusu edilen malların sipariş verildiği, davacı tarafça yapıldığı, davacı tarafın İzmir 21. Noterliği'nin 11/04/2017 tarih ve 12006 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin teslim alınması konusunda davalı tarafa ihtarname gönderildiği, 12/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın herhangi bir beyanda bulunmadığı, tacir olan davalı tarafın ürünlere yönelik kendisine gönderilen ihtara herhangi bir beyanda bulunmadığı ve bu yönde karşı bir dava açmadığı, iddialarının soyut kaldığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki sipariş formu üzerine davacı tarafça malların yapıldığı, mal bedelinin usulüne uygun her iki taraf defterinde de bulunduğu, davacı tarafça malların alınması yönündeki ihtara herhangi bir cevap verilmediği anlaşılmakla, davanın kabulüne dair mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis etmek gerekmiş, davacının alacağı, yargılama sonucunda belli olduğundan, her ne kadar faturadan kaynaklı cari hesap alacağı olarak belirtilmiş ise de, eser sözleşmesi niteliğinde olup, yargılamayla belirlendiğinden, İİK 67/2 deki şartlar oluşmadığı" gerekçesi ile, davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, davanın KABULÜ ile; davalının İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/3427 sayılı takip dosyasındaki 8.095,89TL lik alacağa yönelik itirazın iptali ile, Takibin 8.095,89TL alacağa, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, davacının alacağı, yargılama sonucunda belli olduğundan her ne kadar faturadan kaynaklı cari hesap alacağı olarak belirtilmiş ise de, eser sözleşmesi niteliğinde olup yargılamayla belirlendiğinden, İİK 67/2 deki şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin ilamının usul ve yasaya aykırı olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacı yan tarafından müvekkilinin menkulleri almaya zorlandığını, menkullerin üretiminin müvekkil şirket tarafından verilmesi kararlaştırılan onayı beklenmeksizin üretime geçilip akabinde anlaşmaya ve müvekkil şirketin iradesine aykırı olarak menkullerin alınması yönünde müvekkili şirkete baskı yapıldığını, usul ve yasaya aykırı icra takibi ile borçlandırıldığını, yerel mahkeme tarafından ise fiili gerçek görmezden gelinerek itirazın iptali yönünde hüküm tesis edildiğini, davacının müvekkili şirket aleyhinde icra takibi başlattığı tarihin 21/03/2017 olup, müvekkilinin icra takibine itiraz ettiği tarihin 23/03/2017 olduğunu, davacının ihtarname keşide ettiği tarihin 11/04/2017 olduğunu, söz konusu ihtarname ile malların teslim alınması müvekkil şirketten talep edildiğini, başka bir deyiş ile 11/04/2017 tarihinde (icra takibinin başladığı tarihten ve itiraz tarihinden 20 gün sonra) menkullerin müvekkil şirkete teslim edilmediği, davacı yanın edimini ifa etmediği, dolayısı ile doğmuş ve muaccel olmuş bir borcun bulunmadığının davacı yanın kabulünde olduğunu, hal böyle iken borcun doğumun ve muaccel hale gelmesinden önce müvekkili şirket tarafından icra takibine yapılan itirazın haklılığı, icra takibinin ise haksız ve kötü niyetli olduğunun resmi belgeler (davacı yan ihtarnamesi) ile sabit olduğunu, ayrıca kabul manasına gelmemekle birlikte, bilindiği üzere, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kanıtlanmasının gerektiğini, müvekkili şirketin Katarlı müşterisinin İstanbul’a yerleşmekten vazgeçmesi neticesinde, müvekkilinin söz konusu mobilyaların üretiminin yapılmamasını davacıya bildirildiğini, ancak davacı şirketçe üretimin yapıldığı, müvekkilinin söz konusu ürünleri satın almak zorunda olduğunun haksız ve hukuka aykırı olarak bildirildiğini, davacının, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye aykırı mal üretmesinin dışında, Türk Borçlar Kanunu'nun m.123 ve devamı maddelerine de aykırı hareket ederek müvekkili aleyhinde doğrudan icra takibi başlattığını, haksız icra takibinden sonra keşide edilen ihtarname de TBK'ya göre geçerli bir ihtarname olmadığı gibi icra takibinin yasaya aykırı olarak başlatıldığını da kanıtladığını, bu bakımdan, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal dayanağı olmadığı gibi itirazın iptali davasının da sırf bu nedenler ile reddi gerekmekte ise de davanın kabulü yönünde isabetsiz bir karar tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesince davanın kabulü yönündeki kararın istinaf kaldırılarak müvekkili şirket lehinde %20`den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağından kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı taraf, mobilyaların fason üretimi hususunda 12.369,13 TL bedel ile anlaşmaya varıldığı, 8.095,89-TL bakiye alacak için takip yapıldığı, davalı tarafça haksız ve kötüniyetli yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğu iddiasıyla dava açmış; davalı, kendilerinin onayı alınmadan imalat yapıldığını, siparişin iptalinin bildirildiğini, takip tarihinde teslimin olmadığını, malın alınmaya zorlandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, 06/07/2015 tarihli davalı tarafın kaşe ve imzasını içeren proforma fatura üzerine davacı tarafça ürünün yapıldığı, belgede ürünün özellikleri, fiyatı ve ürün tesliminden önce %50 peşin ibaresinin yer aldığı, faturaların her iki taraf defterinde kayıtlı bulunduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/02/2019 tarih, 2017/506 Esas ve 2019/241 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1. b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 553,03 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 138,26 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 414,77 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
-
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
-
İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 09/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32