İzmir BAM 17. HD 2023/1637 E. 2023/2000 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
bam
2023/1637
2023/2000
2 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1637
KARAR NO : 2023/2000
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/07/2023
NUMARASI : 2023/243 D.İş
DAVANIN KONUSU : Diğer Değişik İşler
BAM KARAR TARİHİ : 02/11/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 02/11/2023
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketin ticari işler yaptığını, alacakları için Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1175 E. sayılı dosyası Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/287 D.iş. sayılı dosyası kapsamında ve Fethiye İcra dairesinin 2022/8070 Es. sayılı dosya ve Muğla Arabuluculuk Bürosunun 2022/284 Büro Dosya Numaralı, 2022/106356 Arabuluculuk Numaralı dosyası ve Muğla Arabuluculuk Bürosu’na yapılan 2022/330 başvuru dosya numaralı, 2022/119697 dosya numaralı dosyalarının bulunduğunu, davalı ile yapılan sulh görüşmeleri sonucunda yukarıda yazılı olana dosyalara yönelik olarak 28.10.2022 tarihinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35/A maddesi uyarınca sulh protokolü imzalandığını,... tarafından; ... santralinin 1 Temmuz 2022 tarihinden 31 Ekim 2022 tarihine kadar ... santralinin üretimine ilişkin ... tarafından ... e kesilmiş olan ve ... eödenecek tutar,... tarafından ... Şirketine ödenen iletişim bedeli faturası düşüldükten sonra kalan miktar için ... tarafından ... e 90(doksan) gün sonrası vadeli senet vereceğini, ... 1 Temmuz 2022 tarihinden 31 Ekim 2022 tarihine kadar olan üretime ilişkin KDV ve sair her türlü vergiler nedeniyle ...’a faturaları tanzim edeceğini, sözleşmenin 5.maddesi gereğince davalı şirkete bir çok defa sözlü uyarılara rağmen,hatta ben davalı şirketin avukatını arayıp yasal işlem yapmak istemediklerini, ödeme yapmalarını rica ettiklerini, ancak aradan aylar geçtiği halde ne yazık ki davalı şirket tarafından senet verilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, davacı ... şirketi de dosyaya ibraz edilen 3 adet faturaya tanzim etmiş ve davalı ... şirketi tarafından da bu faturalar onaylandığını, E faturayı tebliğ alan şirket onaylamaz ise ONAYLANDI yazısı çıkmayacağını, onaylar ise faturayı kabul etmiş sayılacaklarını, TTK 21 .maddesine göre faturayı alan 8 gün içinde itiraz etmez ise faturayı kabul etmiş sayılacaklarını davalı hakkında daha önce de ihtiyati haciz kararlarının bulunması ve ödeme güçlüğü içinde olması, 2022 yılında sulh protokolü imzaladıkları halde 5.maddesi uyarınca bugüne kadar alacaklarının ödenmemiş olması dikkate alınarak 3 fatura toplamı 664.658. 00 TL miktarlı faturaya ihiyati haciz kararı verilmesini
talep ve dava etmiştir.
MAHKEMECE: "...Talep "İhtiyati Haciz" isteminden ibarettir.
İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 257. maddesine göre; Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK’nın 258/1-2.cümlesine göre; Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkemenin, alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken ise, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp, alacağın varlığını gösteren delillerin yaklaşık ispat ölçüsünde sunulmasıdır.
Somut olayda; davacı şirketin fatura düzenlemiş olmasının tek başına alacağın varlığının göstergesi olarak kabul edilemeyeceği, faturalara istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığının ancak yargılama sonucu anlaşılabileceği, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu hususunda 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine, " gerekçesi ile, 2004 Sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebinin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirketin ticari işler yaptığını, bu nedenle aralarında alacak borç ilişkisi oluştuğunu, ayrıca taraflar arasında Avukatlık Kanununun 35/a da düzenlenen sulh protokolünün ilam niteliğinde olduğunu, fatura alacağına yönelik daha önce ihtiyati haciz kararı verildiği halde talebin red edildiğini, davalı ile yapılan 28.10.2022 tarihli protokol gereği düzenlenen senetlere yönelik olarak aynı mahkeminin 2023/242 d.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verildiğini, her iki alacak konusunun sulh protokolü olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, faturadan kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi, yaklaşık ispat ölçüsünde ispat edilemediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
-
Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
-
Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."
Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.
Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.
Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.
Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.
Tüm dosya kapsamın göre; ihtiyati haciz talebinde bulunan taraf e-faturaya dayalı ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de dosya kapsamında sunulan kayıtların alacağın varlığını, miktarını ve muaccel olduğunu kanıtlamaya elverişsiz olduğu görülmüştür.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre alacağın olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/243 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati haczin reddine ilişkin verilen 26.07.2023 tarihli DEĞİŞİK İŞ KARARI usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
-
İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati haciz talep eden davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32