SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 17. HD 2023/1927 E. 2023/1982 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1927

Karar No

2023/1982

Karar Tarihi

1 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1927

KARAR NO : 2023/1982

KARAR TARİHİ : 01/11/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 11/08/2023 (ARA KARAR)

NUMARASI : 2023/660 Esas

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

BAM KARAR TARİHİ : 01/11/2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 01/11/2023

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında mevcut olan ticari ilişkiden kaynaklı olarak mal alım satımları gerçekleştirildiğini ve ödemeler ise müvekkili tarafından banka kanalıyla veya çek ile yapıldığını, taraflar arasında mevcut cari hesaptan kaynaklı olarak davacı müvekkili 1.548.109,81-TL alacaklı hale geldiğini, müvekkili alacağının ödenmemesi nedeniyle İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/15417 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, İşbu takibe konu alacak bedeli ödenmemiş olup davalıdan icra takibi ile talep edildiğini, ancak davalı/borçlu, kötü niyetli ve haksız yere itiraz ederek takibi durdurduğunu, iş bu itirazın iptaline konu icra dosyasında yer alan alacak miktarı likit olup davalının müvekkiline ödemesi gereken borç miktarı sabit olduğunu, borçlunun borcu bir miktar paradan ibaret olup, müvekkili alacağına kavuşamadığı gibi maddi anlamda ciddi sıkıntılar yaşamakta olduğunu, iş bu açılan dava da duran takibin devamını sağlamak amacıyla açılan itirazın iptali davası olduğunu, davacı müvekkili, alacaklarının ödenmesi hususunda davalı ile yaptığı görüşmelerden sonuç alamadığını ve kanuni bir zorunluluk olan arabuluculuğa da İzmir Arabuluculuk Başvuru Dosya No:2023/1441, Arabuluculuk No: 2023/26226 sayılı arabuluculuk dosyası ile başvurulduğunu, ancak yine davalı tarafın olumsuz yaklaşımı ile karşılaştığından, arabuluculuk görüşmelerinden de herhangi bir sonuç alınamadığından Sayın Mahkemenize başvuru zorunluluğu doğduğunu, borçlunun itirazı neticesinde takip durmuş olduğunu, yargılama sırasında davalı-borçlunun piyasaya daha çok borçlanması halinde ise dava sonucunda müvekkili davacının haklı çıkmasına rağmen alacağını tahsil kabiliyeti kalmayacağını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile doktrinde kabul gören görüşe göre devam eden davalarda yargılamanın görülmekte olduğu Mahkeme’den ihtiyati haciz isteminde bulunulabileceğini, müvekkili şirketin daha fazla ve telafisi mümkün olmayan zararlara uğramaması adına yapılan icra takibinden sonra yapılan görüşmelerde davalı/borçlunun borcu hususu da göz önüne alınarak haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz eden davalı borçlunun UYAP üzerinden takbis ve polnet sisteminden tapu ve trafik kayıtlarının araştırılarak, kayıt var olması halinde teminat aranmaksızın davalı borçlunun mal kaçırmasını engellemek amacıyla malvarlığı üzerine ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu hususların hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde her ne kadar taraflar arasında mevcut cari hesaptan kaynaklı olarak davacı tarafın 1.548.109,81-TL alacaklı hale gelmiş olduğunu ve müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturanın borç ilişkisinin varlığının kabulü anlamında olduğunu iddia ettiğini, faturanın tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğine sahip olduğunu, faturaya dayalı bir borcun varlığının herşeyden önce muteber bir temel borç ilişkisinin varlığı şartına bağlı olduğunu, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisi bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurmasının da beklenemeyeceğini, davacı taraf ile müvekkil firma arasında devam eden ticaretin çok ciddi bir hacme sahip olduğunu, bugüne kadar davacının müvekkili firmaya gönderdiği ödemelerin ve kestiği faturaların karşılığında tüm mallarını eksiksiz şekilde ve zamanında teslim aldığını, taraflar arasında geçmişe dönük zaten bir ihtilafta bulunmadığını, taraflar arasında çıkan uyuşmazlığın ise davalı tarafın yapmış olduğu ödemelere istinaden siparişleri alamadığı iddiası olduğunu, müvekkili firmanın davacı firmanın mağdur olmaması açısından ürünlerini kendisine teslim ettiğini, ancak şirketinin VUK 160 kapsamında kapalı olmasından sebep kendisine fatura kesemediğini ve resmi kapanışı yapamadığını, her ne kadar borcunu ödemiş olsa da fatura kesememesinden sebep resmi kayıtlarda davacı firmaya borçlu olarak gözüktüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

MAHKEMECE:

"...Davacı tarafça ihtiyati ve ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, ihtiyati tedbirin ancak davanın konusunu oluşturan hususlarda verilebileceği ve davalının malvarlığına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İhtiyati haciz talebi yönünden yapılan inceleme yönünden ise, dava dilekçesi ekinde yer alan açık hesap tablosu ve banka kayıtlarının incelenmesinde, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi şeklinde yürütüldüğü, taraflar arasında alacağı doğrulayan bir hesap mutabakatı bulunmadığı gibi açık hesap ilişkisinin tümü yönünden alacağın varlığını yaklaşık ölçüde ispatlayacak bilgi ve belgelerin bu aşamada dosyada mevcut olmadığı, mevcut delil durumuna göre dava konusu alacağın yaklaşık ölçüde ispat edilememiş olduğu gözetilerek bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. gerekçesi ile;

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,.." şeklinde karar verilmiştir.

Mahkeme ara kararına karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından her ne kadar taraflar arasında alacağı doğrulayan bir hesap mutabakatı bulunmadığı ve açık hesap ilişkisinin tümü yönünden alacağın varlığını yaklaşık ölçüde ispatlayacak bilgi ve belgelerin bu aşamada dosyada mevcut olmadığı, mevcut delil durumuna göre dava konusu alacağın yaklaşık ölçüde ispat edilememiş olduğu belirtilmişse de bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasında mevcut olan ticari ilişkiden kaynaklı olarak mal alım satımları gerçekleştirilmiş ve ödemeler ise müvekkili tarafından banka kanalıyla veya çek ile yapıldığını, taraflar arasında mevcut cari hesaptan kaynaklı olarak davacı müvekkilinin 1.548.109,81-TL alacaklı hale geldiğini, müvekkil alacağının ödenmemesi nedeniyle İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/15417 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, işbu takibe konu alacak bedeli ödenmemiş olup davalıdan icra takibi ile talep edildiğini, borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edilmiş ise de alacaklı müvekkili ile arasındaki ilişkiye itiraz edilmediğini, müvekkili şirket ile borçlu/davalı arasında alım-satıma ilişkin iş ilişkisinin mevcut olup taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine ait hesap ekstresi olup taraflar arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki mevcut olduğunu, kaldı ki davalı şirket tarafından fatura düzenlenmiş olmasının temelde bir borç ilişkisinin varlığının kabulü anlamını taşıdığını, davalı-borçlunun davaya konu icra takip dosyasında kötüniyetli olarak itiraz ettiğinin aşikar olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olan ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Talep; ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davacının cari hesaba dayanmasına, cari hesaba konu faturalara ilişkin irsaliye veya teslime ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olmasına, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmamasına, alacağın yargılamayı gerektirmesine göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/660 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı reddine dair verilen 11/08/2023 tarihli ARA KARAR usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati hacze itiraz eden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 01/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkararizmircevapİptaliSatımdankonusumahkemeceKaynaklanan)numarasıreddine"İtirazın(Ticarihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim