SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 14. HD 2024/773 E. 2024/945 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/773

Karar No

2024/945

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/773

KARAR NO : 2024/945

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/638

KARAR NO : 2023/948

DAVA TARİHİ : 03/06/2023

KARAR TARİHİ : 19/12/2023

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 12.06.2024

KARARIN YAZ. TARİHİ : 12.06.2024

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2023 tarih ve 2023/638 Esas, 2023/948 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin gemi ve teknelere bakım tamir hizmeti sunduğunu, bu kapsamda davalı şirkete ait gemi/ teknelere takibe konu edilen 3 adet fatura içeriğinde yer alan işleri yaptığını, ancak faturalardan kaynaklı bakiye alacağın ödenmediğini, faturalar ve ödeme ihtarının davalı şirkete iadeli taahhütlü gönderildiğini, davalı şirketin müvekkiline gönderdiği cevabi ihtarnamede takibe konu faturaları tebliğ aldığını kabul ettiği ve bedelin ödendiğini ayrıca ayıplı hizmet bulunduğunu belirtmiş ise de bakiye bedelin ödenmediğini ve ayıp ihbarında bulunulmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, denizcilik ve gemicilik sektöründe faaliyet gösteren bir kuruluş olduğunu, davacının gemi ve teknelere tamirat ve bakım hizmeti veren bir şahıs olduğunu, vermiş olduğu hizmete karşılık ücretinin ödendiğini, tadilat ve tamirat işlerini ayıplı yapması nedeniyle dava konusu ... isimli teknenin 10/08/2022 tarihinde İzmir ili Seferihisar ilçesi açıklarında batmasına neden olduğunu, davalının haksız kazanç elde etmek üzere iki adet fatura gönderdiğini, faturalara itiraz edildiğini, davacının huzurdaki davada tanık deliline dayanmasının mümkün olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine ve davacı hakkında %20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2023 tarih ve 2023/198 Esas 2023/230 karar sayılı kararı ile özetle; davacının görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu değerlendirerek davasını Bodrum Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açtığını ancak Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih, 608 sayılı kararı ile Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin Muğla ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesine karar verildiği ve Mahkemelerinin Asliye Ticaret sıfatının kaldırıldığından eldeki davaya bakma görev ve yetkisinin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğundan dosyanın Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2023 tarih ve 2023/638 Esas, 2023/948 Karar sayılı kararı ile özetle; Davanın ticari dava olabilmesi için her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği ya da taraflardan her ikisinin de tacir olması gerektiği, davacının tacir olmadığı, gemilere tamir ve bakım işi yaptığı dolayısıyla taraflar arasında 6102 Sayılı Yasa kapsamında değerlendirilebilecek ticari bir ilişki bulunmaması ve buna bağlı olarak davanın ticari dava niteliğinde bir dava olmaması sebebi ile bu davaya bakmaya görevli mahkemenin Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan ve Mahkemece dosyada görevsizlik kararı verilmediğinden, gönderme kararı verildiğinden, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Bodrum 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili tarafından verilen 23.01.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;

-Mahkeme tarafından davanın esası incelenmeksizin davanın görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava dilekçesinin yalnızca haksız kazanç sağlamaya yönelik kötü niyetli bir kurgudan oluştuğunu, bu kapsamda mahkemece huzurdaki haksız davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini,

-Mahkemece, söz konusu davada esasa ilişkin olarak ileri sürülen hususlar göz ardı edildiğini, bu nedenle mahkemenin herhangi bir inceleme yapmaksızın doğrudan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu yönündeki değerlendirmesinin kabulü mümkün olmadığını,

Belirterek davanın esastan reddine, davacının icra-inkâr tazminatı talebinin reddedilerek, %20den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğundan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

Dosya kapsamından, davacı gerçek kişinin yapılan araştırma neticesinde tacir olmadığı bu kapsamda uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmadığından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. Maddesi uyarınca ticari dava olmadığı, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği; Mahkemenin davanın esas hakkında inceleme yapabilmesi için öncelikle Mahkemenin görevli olması gerektiği, görev hususunun dava şartı olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.12.2023 tarih ve 2023/638 Esas, 2023/948 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin harç ile karşılandığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemSözleşmesinden(EserizmircevapİptaliKaynaklanan)İtirazınhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim