SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 14. HD 2023/1738 E. 2024/876 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1738

Karar No

2024/876

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1738

KARAR NO : 2024/876

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/266

KARAR NO : 2023/585

ASIL DAVA TARİHİ : 17.06.2010

BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 05.04.2011

KARAR TARİHİ : 07.07.2023

ASIL DAVADA;

DAVA : Alacak

BİRLEŞEN İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2011/194 ESAS SAYILI DAVADA

DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak

KARAR TARİHİ : 30.05.2024

KARARIN YAZ. TARİH : 31.05.2024

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2023 tarih ve 2020/266 Esas, 2023/585 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin asıl davada davacı/ birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı/birleşen davada davacı ve temlik alan vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Asıl davada davacı şirket vekili dava dilekçesi ile özetle; taraflar arasında müvekkilinin “yüklenici”, davalının ise “taşeron” sıfatının olduğu 01/11/2007 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme ile davalının 01/11/2007 ile 25/12/2007 tarihleri arasında sözleşmede belirtilen taşınmaz üzerinde inşa edilecek olan ... ve ... projesinin temel ve su basman işleri ile ilgili olarak sözleşmede tarif edilen imalatları gerçekleştirmeyi yüklendiğini, bu projenin imalatının davalı taşerondan sonra görev alan taşeronun sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle sözleşmenin feshi sonucunda bizzat müvekkili tarafından tamamlandığını ve 25/12/2009 tarihinde müvekkili ile işveren arasında geçici kabul belgesinin imzalandığını, davalı taşerondan sonraki taşeronun sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle verdiği zararlarla ilgili olarak müvekkili tarafından açılan davanın devam ettiğini, bu davada ise davalı taşeronun sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle müvekkiline verdiği zararlara ilişkin kısmi alacak isteğinde bulunulduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin iki kalem zararının bulunduğunu, bunlardan birincisinin; davalının hak edişler yoluyla fazladan haksız olarak tahsil ettiği tutar, ikincisinin ise; taahhüt edilen imalatların geç tamamlanmasından dolayı gecikme cezası tutarı olduğunu, bu davada gecikme tutarının sadece bir kısmını istediklerini, davalının 25/12/2007 tarihinde bitirmesi gereken imalatları 17/04/2008 tarihinde tamamladığını, gecikme süresinin 107 gün olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezası tutarının ilk 15 gün için sözleşme tutarının % 0,3’ü, 15 günü aşan süre için ise % 0,6’sı olduğunu, buna göre gecikme cezasının 895.500 Euro’ya ulaştığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000 Euro gecikme cezasının TL karşılığı olan 387.200,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/194 Esas sayılı davasında davacı ... San Tic-... vekili dava dilekçesi ile özetle; taraflar arasında 01/11/2007 tarihli taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirerek işi sözleşme süresi içinde teslim ettiğini, sözleşme şartlarına göre her hak ediş bedelinden teminat kesintisi yapıldığını, sözleşmenin 31 ve 32. maddeleri gereğince teminatların iadesinin gerektiğini, gecikmeden dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, karşı tarafa ihtarname gönderildiğini ancak cevap alınamadığını, davalı şirket hakkında İstanbul 12. İcra Müdürlüğü’nün 2009/12459 sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 210.000 Euro alacağın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EFT satış kuru üzerinden TL karşılığı şimdilik 5.000 Euro’nun (1 Euro = 2.2068 TL olarak hesaplanıp) 5.000 Euro karşılığı 11.000,00 TL’nin yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/194 Esas sayılı davasında davacı ... San Tic-... vekili ıslah dilekçesi ile; 60.000 Euro (1 Euro = 4.515 TL olarak hesaplanıp 55.000 Euro karşılığı 248.325,00 TL) teminat kesintisi iade alacaklarının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

YANIT:

Davalı-birleşen davada davacı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili tarafından İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/194 Esas sayılı dosyasında ... San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açtıkları davanın 2010/357 Esas sayılı bu dava ile birleştirildiğini, davacı iddiasını haksız olduğunu belirterek, davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Birleşen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/194 Esas sayılı dosyasında davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacıdan yapılan teminat kesintisinin 120.000 Euro olduğunu, davacının sözleşmedeki edimlerini 25/12/2007 tarihinde tamamlaması gerekirken tamamlamadığını, 17/04/2008 tarihinde imalatların bir başka taşeron tarafından tamamlandığını, bu gecikme nedeniyle karşı davacının müvekkiline 895.000 Euro borçlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesinin 07.07.2023 tarih ve 2020/266 Esas, 2023/585 Karar sayılı kararı ile özetle; "...1-2020/266 Esas sayılı asıl davanın REDDİNE,

  1. Birleşen 2011/194 Esas sayılı davanın KABULÜ ile; a. 60.000,00 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak, temlik alan davacıya verilmesine,

Bu miktarın 5.000 Euro'luk kısmına 05/04/2011 tarihinden itibaren, kalan kısmına ise 25/12/2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4-a maddesi gereğince faiz yürütülmesine," dair karar verilmiştir.

İSTİNAF EDEN: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı ve temlik alan vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İSTİNAF NEDENLERİ: Asıl davada davacı vekili tarafından verilen 18.08.2023 tarih ve 22.08.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Yerel mahkemece döviz ile hükmedilen para alacağının aynı zamanda faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini, yabancı para alacaklarında aynı zamanda bir de faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkemece alacağın 5000 Euroluk kısmına 05.04.2011, kalan kısmının ise 25.12.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesine dair kısmın hatalı olduğunu, karşı yanın birleşen davasının belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, fakat niteliği itibari ile davalı yanın birleşen davadaki talepleri hesaplanabilir alacaklar olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki bir yararın olmadığını, yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bilirkişiler yerel mahkemenin yerine geçerek hukuki açıdan kanaatlerini bildirdiklerini, bilirkişilerin hukuki açıdan karara etki edecek şekilde raporlarında kanaat belirtmesinin mümkün olmadığını, bu hususun bilirkişilerin de sorumluluğunu gerektirdiğini, davalı / birleşen davacı vekilleri tarafından 03/09/2014 tarihinde dosyaya bir beyan dilekçesi sunulduğunu, beyan dilekçesinde talep ettikleri teminat kesintisi miktarının 120.000 Euro olduğunun kabul edildiğini, dosyada delilleri arasında 12.05.2008 tarihli bağımsız yapı denetim kuruluşu elemanları tarafından tutulan beton dökün takip cetveli bulunduğunu, söz konusu belgeye göre ek işlerin sözleşmeye dahil olmadığını, müvekkilinin fesih işleminin haklı bir fesih olduğunu, müvekkili davalıya yine dosyada mevcut ihtarnameyi sözleme süresinin bitiminden 13 gün önce gönderdiğini, 107 günlük bir gecikme olduğunu, beton döküm takip cetveline göre yarım bırakılan ve bitirilemeyen işler tespit edildikten sonra, biten işin yüzdesi daha doğru hesaplanacağını, buna bağlı olarak da karşı yana ödenen hak ediş bedelinin fazla ödenen kısmının tespit edileceğini, birleşen davada dava değerinin 150.000 Euro olduğunu ve bu miktar üzerinden karşı yan tarafça harç yatırıldığını, ancak kabul edilen miktarın 60.000 Euro olduğunu, 90.000 Euroluk dava değeri açısından karşı yanın taleplerinin red edilmesi ve müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin bu hususu da göz ardı edildiğini ve doğrudan ikinci yapılan ıslahı yok hükmünde kabul ederek tam kabul ile hüküm kurduğunu, kararın bu yönü ile hatalı olduğunu, sözleşmede temlik yasağının olduğunu, ... sözleşmeyi dosyadaki feri müdahil ...'a sözleşmeden kaynaklanan alacaklarını temlik ettiğini, temlik durumuna ilişkin dilekçlerinde belirttikleri hususların bir kenara dosyada da temliknameyi dava konusunun devri olarak kabul edilse dahi dava konusunun devrinin dava açıldıktan sonra yapılabilecek bir işlem olduğunu, birleşen dava tarihinin 05.04.2021 tarihi olduğunu, temlik sözleşmesi tarihinin ise 23.10.2010 olduğunu, söz konusu belgenin dava konusunun devri olarak dahi kabul edilemeyecek bir belge olduğunu, yerel mahkeme kararının asıl davalarının reddi ile birleşen davanın kabulü hükmünün istinaf incelemesi yapılarak aleyhe olan kısımlar yönünden bozulmasını, istinaf masrafları ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesini, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya dek tehiri icra kararı verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

Birleşen davada (İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/194 Esas sayılı dosyasında) temlik alan davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından verilen 05/09/2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Sayın yerel mahkemenin gerekçeli kararının 10.sayfasında ıslah talebimize ilişkin olarak " ilkin 5.000 Euro üzerinden açılan birleşen davada bozma kararı öncesinde verilen ıslah dilekçesi ile 60.000 Euro'nun tahsilinin istenmiş olması, birleşen dava davacısının bozmadan sonraki yargılama sırasında bu kez 09/12/2022 tarihli ikinci ıslah dilekçesini vererek 150.000 Euro'nun tahsilini istemiş olması, 6100 sayılı HMK'nın 176. maddesinde "taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği" hususunun düzenlenmiş bulunması ve bu düzenleme kapsamında birleşen davada davanın ikinci kez ıslahının mümkün olmaması karşısında kinci kez yapılan ıslaha mahkememizce itibar edilmemiş ve ıslah yok hükmünde kabul edilmiştir." demek suretiyle ıslah taleplerinin kabul edilmediğini, yerel mahkemece kabul edilmeyen bu taleplerin ayrı bir dava açarak talep ve dava etmemiz mümkün ise de bu durum ekstra masraf ve zaman gerektireceği bunun da usul ekonomisine ters düştüğünü, gerekçeli kararın 1.maddesinin (c) bendi ile 2. maddesinin (d) bendinde belirlenen vekalet ücretlerinin hesaplanmasında sayın yerel mahkeme hataya düştüğünü, yerel mahkeme Euro üzerinden açılan dava ve birleşen davada ücreti vekalet hesabı yaparken dava tarihleri itibariyle kur hesaplaması yapıldığını, ona göre ücreti vekalet takdir edildiğini, çıkan bu miktarların hem hatalı olduğunu, hem de yıllarca süren davadaki emek ve ücretleri karşılamaktan çok uzak kalındığını, İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2023 tarih ve 2020/266 Esas 2023/585 Karar sayılı kararının ilgili kısımlarının (HMK md. 353/1-b-2) gereği kaldırılarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:

Asıl dava eser sözleşmesine davalı olarak geç teslim nedeniyle gecikme tazminatının tahsili ve hak ediş fazlalığının davalıdan tahsiline ilişkin alacak davasıdır. Birleşen dava ise aynı sözleşmeye dayalı olarak yapılan teminat kesintisinin tahsili istemine ilişkin davadır. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 125. maddesi, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir.

Müspet zarar; sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla; sözleşme sebebiyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi sebebiyle meydana gelen zarardır. Bu niteliği gereği müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Kısaca, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Örneğin, kira geliri kaybı, geciken ifa sebebiyle ifaya bağlı ceza, seçimlik ceza, eksik işler bedeli, kâr kaybı müspet zarar kapsamındaki alacakları oluşturmaktadır. Menfi zarar ise; sözleşmenin karşı tarafınca yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların tamamının, başka bir anlatımla karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme sebebiyle cepten çıkan paradır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşme hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar. Bu husus 6098 sayılı TBK'nın 125/son maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır. Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Menfi zarara, dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb kalemler örnek olarak verilebilir.

(Yargıtay 6.HD'nin 2022/2093 Esas ve 2023/354 Karar sayılı kararı)

Somut olayda davacı vekili, taraflar arasında müvekkilinin “yüklenici” davalının ise “taşeron” sıfatının olduğu 01/11/2007 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşme ile davalının 01/11/2007 ile 25/12/2007 tarihleri arasında sözleşmede belirtilen taşınmaz üzerinde inşa edilecek olan ... ve ... projesinin temel ve su basman işleri ile ilgili olarak sözleşmede tarif edilen imalatları gerçekleştirmeyi yüklendiğini, bu projenin imalatının davalı taşerondan sonra görev alan taşeronun sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle sözleşmenin feshi sonucunda bizzat müvekkili tarafından tamamlandığını ve 25/12/2009 tarihinde müvekkili ile işveren arasında geçici kabul belgesinin imzalandığını, davalı taşerondan sonraki taşeronun sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle verdiği zararlarla ilgili olarak müvekkili tarafından açılan davanın devam ettiğini, bu davada ise davalı taşeronun sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle müvekkiline verdiği zararlara ilişkin kısmi alacak isteğinde bulunulduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkilinin iki kalem zararının bulunduğunu, bunlardan birincisinin; davalının hak edişler yoluyla fazladan haksız olarak tahsil ettiği tutar, ikincisinin ise; taahhüt edilen imalatların geç tamamlanmasından dolayı gecikme cezası tutarı olduğunu, bu davada gecikme tutarının sadece bir kısmını istediklerini, davalının 25/12/2007 tarihinde bitirmesi gereken imalatları 17/04/2008 tarihinde tamamladığını, gecikme süresinin 107 gün olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezası tutarının ilk 15 gün için sözleşme tutarının % 0,3’ü, 15 günü aşan süre için ise % 0,6’sı olduğunu, buna göre gecikme cezasının 895.500 Euro’ya ulaştığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000 Euro gecikme cezasının TL karşılığı olan 387.200,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuş, davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ;birleşen dosyada davacı vekili tarafından sözleşme şartlarına göre her hakediş bedelinden teminat kesintisi yapıldığı, sözleşmenin 31. ve 32. maddelerine göre teminatların iadesi gerektiğini, davalılar aleyhine İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2009/12459 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 210.000,00 TL Euro alacaklarının fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek ödenmesi kaydıyla 5000 Euro alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı ve birleşen dosya davalı vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi ve dosyaların birleştirilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesi tarafından her iki dava dosyası birleştirilmiş ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ve karar hakkında her iki taraf vekili tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Taraflar arasında imzalanan 01/11/2007 tarihli sözleşmenin 26. maddesinde “taşeronun, sözleşmede yüklendiği yükümlülüklerinden herhangi birisine riayet etmemesi halinde yüklenicinin kendisine bir ihtarname ile süre vereceği, bu sürenin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 günden az olamayacağı, bu sürenin sözleşmenin süresine etkili olmayacağı” hususu kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 19. maddesinde “taşeronun sebep olduğu gecikmenin 15 günü geçemeyeceği” belirtilmiştir. İşin teslim edilmesi gereken tarih sözleşmeye göre 25/12/2007’dir. Davacı yüklenici şirket 15 günlük süreyi beklemeden yapmış olduğu feshe ilişkin ihtar, sözleşmenin 26. maddesine uygun şekilde yapılmamıştır. Feshin usulüne uygun yapılmaması ve fesih tarihinde bir gecikme bulunmaması nedeniyle gecikme tazminatına hak kazanamayacağına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olduğundan davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı yüklenici şirketin hak ediş fazlalığına ilişkin istemi yönünden ise, davacı yüklenici şirkete ait 2007 ve 2008 yıllarına ilişkin ticari defterlerin kapanış tasdikinin bulunmaması nedeniyle defterler davacı yüklenici şirket lehine delil niteliğine sahip olamayacaktır. Bilirkişi raporunda da davacı yüklenici şirketin 06/11/2008 tarihi itibariyle muavin hesap kayıtlarında davalı ...-...’dan herhangi bir alacağının kalmadığı tespit edildiğinden davacının istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Birleşen davada, birleşen davanın davacısı olan taşeron tarafından sözleşme ile yüklenilen işin % 96’lık kısmının tamamlandığı ve buna göre geçici kabulün yapıldığı, sözleşmeye göre eksik işler karşılığında taşerondan (birleşen davanın davacısından) yapılması gereken teminat kesintisinin toplam iş bedeli olan 1.500.000 Euro'nun % 4'üne karşılık gelen 60.000 Euro olduğu, buna karşılık birleşen davanın davacısından yapılan teminat kesintileri toplamının ise defter kayıtlarına göre 324.025,38 Euro tutarında olduğu, davalının dairemizin kaldırma ilamı öncesinde davasını ıslah ettiği, 6100 sayılı HMK'nın 176. maddesinde "taraflardan her birinin yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği" hususunun düzenlendiği anlaşıldığından ilk yapılan ıslah miktarı dikkate alınarak karar verilmesi doğrudur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 13/06/2023 tarih, 2022/1802Esas, 2023/2331K. sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2023 tarih, 2022/6480Esas, 2023/6418K. sayılı ilamı ve benzer yöndeki kararlar dikkate alındığında, birleşen davacı vekilinin vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiğine ilişkin istinafı da yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, asıl davada davacı/ birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı/birleşen davada davacı ve temlik alan vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.07.2023 tarih ve 2020/266 Esas, 2023/585 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, asıl davada davacı. birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı. birleşen davada davacı ve temlik alan vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

  2. Asıl davada davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin asıl davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Asıl davada davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Birleşen davada davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 18.505,18 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.626,00 TL harcın mahsubu ile kalan 13.879,18 TL'nin birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  5. Asıl davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 157,75 TL'nin asıl davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  6. Asıl davada davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  7. Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemnedenleriistinafreddineizmirAlacakyanıthüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim