SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 14. HD 2024/709 E. 2024/713 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/709

Karar No

2024/713

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/709

KARAR NO : 2024/713

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/526

DAVA TARİHİ : 14.08.2023

ARA KARAR TARİHİ : 12.02.2024

DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak

İSTEM : İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ : 09.05.2024

KARARIN YAZ. TARİH : 09.05.2024

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/526 Esas sayılı dosyasından verilen 12.02.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 05.04.2024 tarih ve 2024/650 Esas, 2024/736 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı vekili tarafından verilen 07.08.2023 tarihli ihtiyati haciz istemli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve davalı arasında ... İli, ... İlçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde karşı tarafın yapmakta olduğu inşaatın A1 bloktaki 33 dairenin ahşap mobilya işlerinin (Mutfak dolapları, banyo dolapları, giyinme odası, portmanto ve daire içi kapılar ve benzeri diğer işlerin) imalatı ve montajı işi ve bir kısım başka işler konusunda anlaşıldığını, müvekkil ile karşı taraf arasında akdedilen sözleşme maddeleri gereğince müvekkilin üzerine düşen borcun eda edilmesi durumunda davalı tarafın borcu gereği eser üzerindeki iki dairenin devredilmesinin gerektiğini, müvekkil tarafından sözleşmede yer alan asli edim borcunun tümü ifa edilmesine rağmen davalı taraf, sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediği ve bu sebeple müvekkil telafisi imkansız zararlara uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini, davalının taşınır taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi 2023/526 Esas sayılı dosyasından verilen 12.02.2024 tarihli ara kararında özetle; tüm dosya birlikte incelendiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu alacak miktarının yargılamaya muhtaç olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin bu aşamada reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı vekili tarafından verilen 28.02.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin nezdinde 2020/99 D.İş Esas, 2020/98 D.İş Karar numarasıyla görülmekte olan delil tespiti davasında gelinen son aşamada dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, 16.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda davadaki haklılıklarının ve alacakları tutarın yaklaşık olarak tespit edildiğini, raporda taraflarınca yapılan mobilya imalatları ve montajının takriben %80'inin tamamlandığı, geri kalan %20'lik kısmın da en fazla 10 gün içerisinde bitirilebilecek durumda olduğu ve sözleşme uyarınca 1 dairenin imalat bedelinin yaklaşık olarak 1.000.000,00 TL/33 daire= 30.303,03 TL olduğunun tespit edildiğini, yine bilirkişi tarafından sözleşmenin yapıldığı tarih olan 27.08.2019 ile keşif tarihi olan 08.10.2020 tarihi arasında yurt içi üretici fiyat endekslerine göre Ekim/2020, Ağustos/2019 tarihleri arasında 533,44/449,96=1,1855 oranında fiyat artışı olduğunun tespit edildiğini, yani bu durumda sözleşme gereği 1 daire için keşif tarihinde taahhüt edilen mobilya imalat ve montaj maliyetinin 30.303,03 TL*1,1855=35.924,24 TL'ye yükseldiğini, bu dosyanın iş bu huzurdaki ikame edecekleri davanın esasına delil teşkil edilmesini talep etmekle beraber delil dilekçeleriyle mahkemeye sunacaklarını, buna karşılık davalı tarafça sözleşmede kararlaştırılan edimin ifa edilmediğini, davalı tarafça sözleşmeden doğan borçlardan devredilmesi gereken dairelerden sadece birinin devredildiğini, davalı tarafça devredilmesi gereken dairenin devredilmediğini, borca aykırı davranıldığı için mahkemeye başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, nitekim yukarıda ifade ettikleri hususlar gereğince de müvekkili lehine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekliliğinin açıkça ortada olduğunu, zira müvekkilinin alacağı için yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini, dosyaları arasında da ilgili dosyanın mevcut olduğunu, incelendiğinde durumun açığa çıkacağını, bu durumlar neticesinde mahkemeden ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir talep edildiğini, ancak bu taleplerinin 12.02.2024 tarihli karar ile reddedildiğini, bunun müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlara yol açacağını, hem yaklaşık ispat kuralı hem de telafisi mümkün olmayan zararların oluşması şartlarının birlikte sağlanmışken ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, belirtmek gerekir ki talep ettikleri hususun ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı olduğunu, salt bir tedbir kararı olmadığını, bu sebeple mahkemece gerekçe gösterilen hiçbir hususun talepleriyle doğrudan ilişkili olmadığını, zira ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararının dava konusu taşınmazla ilişkili olmayıp zaten alacak davalarında verildiği hukukumuzda içtihatlarla yerleşik bir uygulama haline dönüştüğünü, hal böyle iken hem de hukuka aykırı bir inceleme yapılarak müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğratacak bir değerlendirme yapılmasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, yukarıda arz ve izah ettikleri nedenlerden dolayı, mahkemenin 12.02.2024 tarihli kararının kaldırılarak davalının mal kaçırma ihtimalinin çok kuvvetli olması sebebiyle ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderlerini ve karşı vekalet ücretinin, müştereken davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından , davalıya ait taşınır ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulması talep edilmiş , mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;

  1. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.

İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.

Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.

Somut olayda, taraflar arasında, davalının ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazda yaptığı inşaatın A1 bloğundaki 33 dairesinin ahşap mobilya işlerinin imalatı ve montajına ilişkin eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye göre iş bedelinin 1.000.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Davacı yüklenici, davalı ile aralarındaki sözleşme gereği edimini tümüyle ifa ettiğini, davalının alacağının tamamını ödemediğini belirterek bakiye alacağını talep etmektedir. Davacının davalıdan alacağının olup olmadığı ve alacak miktarı yargılamayı gerektirmekte olup, dosyada bu aşamada bulunan deliller, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince verilen kararda esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve ihtiyati haciz isteyen davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/526 Esas sayılı dosyasından verilen 12.02.2024 tarihli ara kararın, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf haciz karar harcı peşin olarak yatırıldığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 09.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemSözleşmesindenKaynaklananizmirAlacakEserhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim