İzmir BAM 14. HD 2022/947 E. 2024/69 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2022/947
2024/69
11 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/947
KARAR NO : 2024/69
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2007/269
KARAR NO : 2022/197
DAVA TARİHİ : 26/04/2007
KARAR TARİHİ : 16/03/2022
DAVA : Alacak (Temlik ve Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 11.01.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 11.01.2024
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.03.2022 tarih ve 2007/269 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili ile davalılar ... ve ... Şti. vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Davalılar ... ve ... Şirketi, kendi aralarında “ İŞ ORTAKLIĞI “ kurduklarını, davalıların bir araya gelerek kurdukları ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı ile diğer davalı ... ... Cemiyeti arasında 06.09.2004 tarihinde 5,086.273 Amerikan dolan ( KDV hariç ) bedelle ... / ... Huzurevi , Geriatri , Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatı “ işinin yapılması için sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı sözleşmeye konu edilen işin yüklenicisi durumunda olduğunu, davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı yüklenici oldukları .../... Huzurevi Geriatri , Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatının mekanik tesisat işlerinin yapılması için müvekkili ... ile 08.09.2004 tarihinde 1.780.237,52 Amerikan Dolan (KDV Hariç) bedelle sözleşme akdettiğini, bu sözleşme uyarınca müvekkili ... 06.09.2004 tarihli sözleşmeye ve yine 08.09.2004 tarihli sözleşmeye konu edilen işin taşeronu durumunda olduğunu, müvekkili firma ... nin , taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca yükümlülüklerini yerine getirmek üzere hızla harekete geçtiğini ve netice itibarıyla üzerine düşen yükümlülüklerin tamamını tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkili firmaca yapılan işin tamamlanma safhalarına göre davalılara peyderpey faturalar kesildiğini, müvekkili firma tarafından davalıların kurmuş olduğu ortak girişim ortaklığı hesabına tanzim edilen hak ediş ve faturalar incelendiğinde 1 nolu hak ediş karşılığı 31.12.2005 tarihli ve 252.623,84 YTL bedelli fatura , 2 no lu hak ediş karşılığı 19.07.2006 tarihli ve 929.046,91-YTL bedelli fatura 3 nolu hak ediş karşılığı 16.08.2006 tarihli ve 176.298,56 YTL bedelli fatura - 4 nolu hak ediş karşılığı 14.09.2006 tarihli ve 93.931,78 YTL bedelli fatura Teknik görüşme yapılması maksadıyla yapılan seyahat harcamaları bedeli olmak üzere 13.09.2006 tarihli ve 25.045,26-YTL bedelli fatura tanzim edilmiş olup netice itibarıyla taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle ortaya çıkan alacak - borç ilişkisi sonucunda 14.09.2006 tarihi itibarıyla davalıların Müştereken Ve Müterselsilen Sorumlu Olduğu Borç Miktarı 578.657.23-YTL. olarak tespit edildiğini, müvekkili firma tarafından yüklenilen işe devam edilirken davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı'nın kendilerine ait hak edişleri ana işveren durumundaki ... Cemiyeti'nden zamanında ve eksiksiz tahsil ettiği ve buna rağmen müvekkili firmanın ödemediği gibi işin devamı için gerekli maddi ve fiziki olanakları sağlamaktan ısrarla imtina ettiğini, Bunun üzerine , Kadıköy 7. Noterliği'nin 26.09.2006 tarih ve 25753 Yevmiye no lu ihtarnamesi Borç kat edilerek aylık %6.25 finansman giderleri ve faizi ile birlikte ödenmesi davalılara ihtar ; iş sahibi ... Cemiyeti'ne de ihbar edildiğini, davalılar ... ve ... Şti. her iki taraf defterlerince sabit olan borcu ödemedikleri gibi müvekkili firmanın yüklendiği işe devam etmesi hususunda gerekli maddi ve fiziki desteği tümüyle çektiklerini, bu durum karşısında müvekkili firma tarafından davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı 'na Kadıköy 7. Noterliği'nden 05.10.2006 tarih ve 26518 Yevmiye no lu ihtarname keşide edilerek “ Devam eden inşaatın B Blok bölümüyle ilgili olarak ... A.Ş.'nin yapmakla yükümlü olduğu işlerin hepsinin tamamlandığı ancak bu haliyle inşaatın çok önemli eksikliklerinin bulunduğunun (pis su arıtma tesisi gibi, temiz su temin sistemi gibi, mutfak gibi)" bildirildiğini, taraflar arasındaki ihtilaflı ödemelerin hariç alacak-borç ilişkisi tespit edildiğini ve müvekkili ... A.Ş. İle davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı arasında 10.11.2006 tarihinde “ TEMLİK SÖZLEŞMESİ “ imzalandığını, temlik Edenler ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı; bu sözleşmeyi imzaladığı tarihte KDV DAHİL 576.599,00-YTL. Kadar diğer davalı ... ... Cemiyeti 'nden alacağı bulunduğunu ve bunu daha önce hiçbir gerçek ya da tüzel kişiye temlik etmediği; Temlik Eden ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı ; temlik konusu alacaktan , borçlu / diğer davalı ... ... Cemiyeti tarafından temellük Eden 'e ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam ettiğini, bu nedenle Borçlu tarafından borcun ödenmemesi durumunda kendisine başvurulmasını kabul ve taahhüt ettiği, Temlik Eden ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı ; borçlunun/diğer davalı ... ... Cemiyeti'nin Temellük Eden'e Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi uyarınca takas dahil herhangi bir defi ileri sürmesi durumunda, temlik konusu borçtan sorumlu olacağını, ayrıca temellük edenin Borçlu'ya karşı yapacağı her türlü dava ve takip nedeniyle doğabilecek masrafları da ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, taraflar arasında imza edilen temlik sözleşmesini dava dilekçesi ekinde sunduklarını, müvekkili ... A.Ş. ile davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı arasında imza edilen işbu temlik sözleşmesi uyarınca bu kez Beyoğlu 10. Noterliği'nin26.03.2007 tarih ve 08832 Yevmiye nolu ihtarnamesi ile dava konusu meblağın müvekkili şirkete ödenmesi davalı ... ... Cemiyeti Başkanlığı “ndan talep edildiğini, davalı ... ... Cemiyeti Başkanlığı tarafından bu ihtarnameye cevaben Kadıköy 21. Noterliği 'nden 02.04.2007 tarihinde , 11218 Yevmiye numarası ile gönderilen ihbarnamede “...-... Şirketi İş Ortaklığı'nı Cemiyetten hiçbir hak ve alacağı yoktur: Kaldı ki, tarafımıza daha evvel tebliğ edilen tendik edenin Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı İzmir İl Müdürlüğüne olan sigorta prim borçlan ile icra müdürlüklerinden gelen haciz ihbarnameleri mevcut olup temlik edenin müvekkili nezdinde alacağı doğduğunda öncelikle yukarıda adı geçen haciz ihbarnameleri gereğinin yapılacağı, geri kalan bakiyeden de ihtarnameniz gereği alacağı temlik alan müvekkilinizin alacağının ödeneceği tarafınıza ihbar olunur “ denildiğini, davalıların kendi kurdukları girişim iş ortaklığının borcu nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması, davalılar ... ve ... tarafından kurulan girişim iş ortaklığı ( JOİNT VENTURE ) iki veya daha fazla sermaye katılımı bulunan teşebbüslerin belli bir sahada / sektörde hizmet vermek ve bir amacı gerçekleştirmek için oluşturdukları bir teşebbüs / ortaklık diye tanımlanabileceğini, diğer bir ifadeyle bu müşterek iş ortaklığı; iki veya daha ziyade hukuken ve iktisaden birbirinden bağımsız kişi veya tüzel kişiliğe haiz şirketlerin müşterek belli bir amacı gerçekleştirmek ve kar elde etmek için kurdukları ve müştereken yönettikleri tüzel kişiliği bulunmayan bir ortaklıktır. Bu nedenledir ki ; müşterek iş ortaklığı (joint venture ) anlaşmasının mahiyeti itibarıyla yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre Borçlar Kanunu'nda düzenlenen “ ADİ ŞİRKET “ hükümlerine tabii olduğu Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı'ndan alacaklı olduğunu, Davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı'nın da diğer davalı ... ... Cemiyeti Başkanlığı'ndan alacaklı olduğunu, müvekkili ile davalılar ... - ... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı arasında akdedilmiş bulunan temlik sözleşmesine istinaden davalı ... ... Cemiyeti Başkanlığı'ndan alacağı talep haklarının olduğunu, açıklanan nedenlerle; öncelikle Sayın mahkemece yapılacak tensip ile birlikte “davalıların sözleşmeye dayanan borçlarını bütün ihtarlara rağmen ödememiş olmaları , sözleşmede gösterilen tebligat adreslerini terk etmiş olmaları , borçtan kurtulmak gayesiyle aynı adreste aynı iş alanında faaliyet gösteren bir başka şirket kurarak alacağın takibini imkânsız hale getirmiş olmaları , huzurdaki davanın görülmesi esnasında teminatsız kalacak alacağın ileride davanın kazanılması halinde dahi tahsilinin imkânsız olabileceği, alacağın likit / belirlenebilir olduğu, temlik sözleşmesine rağmen uzun bir süredir ödemeden imtina edildiği “ hususları birlikte değerlendirilmek suretiyle KDV dahil toplam 576.599,00 YTL alacağın temini için mümkünse teminatsız veya sayın mahkemece uygun görülecek nakdi ve / veya teminat mektubu teminat ile davalıların 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının, banka ve sermaye kuruluşlarındaki kıymetli evrak, menkul değerler, para vb. mal varlıklarının, varsa davalılar üzerine kayıtlı olan gayrimenkullerin huzurdaki dava neticeleninceye kadar davalılara ve /veya 3 . Kişilere nakil , devir , teslim ve ödenmesinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini,) KDV DAHİL 576.599,00 YTL. Alacağın (fazlaya ve munzam zararın tahsiline ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile) temlik tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP:
Davalılar ... ve ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkilleri ... ile ...Şti. kendi aralarında iş ortaklığı kurduklarını, kurulmuş olan ...-... Şti Ortak Girişim Ortaklığı ile ... Cemiyeti arasında 06.09.2004 tarihli .../... Huzurevi,Geriatri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatının yapılması için sözleşme imzaladıklarını, söz konusu sözleşme uyarınca müvekkillerince inşaatın yapımına başlandığını, müvekkillerince inşasına başlanan A,B ve C bloklara ait Mekanik Tesisat İşlerinin yapılması için davacı ... A.Ş, ile 08.09.2004 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı tarafça keşide edilen faturalar sonucunda taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda 10.11.2006 tarihinde KDV dahil kesin alacak belirlendiğini ve bu konuda temlik sözleşmesi yapıldığını, bu temlik sözleşmesine göre; müvekkillerinin işveren ... Cemiyetinden olan alacaklarının KDV dahil 576.599,00.-YTLlik kısmını davacı firmaya temlik ettiğini, müvekkili firmalar ile davacı firma arasında imzalanan 08.09.2004 tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında her hangi bir ihtilaf bulunmadığını, söz konusu sözleşme içeriğinde yer alan sözleşme ekleri bölümüne göre ; “... Cemiyeti ile ...-... Şti arasında yapılan sözleşme olduğunu, bu sözleşmedeki bütün şartların taşeron firmayı da bağladığını, taşeron firmanın sözleşmede kendisini ilgilendiren ve yukarıdaki bahsi gecen maddeler ve istisnalar ile kapsam dışı kalan iş ve malzemelerin dışında kalan maddeleri aynen uygulamak zorundadır. İkinci paragrafın devamında da “Ana sözleşme bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. “Not 1 : Ana sözleşme. ... Cemiyeti ile ...-... Şti arasında yapılan sözleşmedir.” şeklinde maddeler belirlendiğini ve taraflarca kabul edildiğini, müvekkilleri ile asıl işveren arasında imzalanan 06.09.2004 tarihli sözleşme, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dayanağı ve ayrılmaz parçası olarak kabul edildiğini, müvekkiller ile davacı firma arasında imzalanan 08.09.2004 tarihli sözleşmede düzenlenmemiş olan konularda ana sözleşmenin esas alınacağı her iki tarafça da kabul edildiğini, her iki tarafça da kabul edilmiş olan bu hususlara göre ; ... Cemiyeti ile ...-... Şti arasında yapılan 06.09.2004 tarihli sözleşmenin 59.maddesine göre ; Cemiyet ile yüklenici arasında karşılıklı görüşme yolu ile çözümlenemeyen tüm anlaşmazlıklar; Sözleşme şartlarına göre Cemiyetin doğrudan hareket etme ve karar verme yetkisi bulunan haller dışında; bu sözleşme hükümlerine ve T.C, tahkim yasa, yönetmelik, tüzük şartlarına göre çözüleceğini, maddenin diğer bentlerinde de Hakem Heyetinin Kuruluşu ve Tahkim Usullerinin düzenlendiğini, ana sözleşmenin, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunu, ayrıca aslolan sözleşmenin de bu olduğunu, ana sözleşmede taraflar arasında çıkacak olan anlaşmazlıklarının ancak tahkim usulü ile çözüleceğinin belirtildiğini, bu nedenle müvekkilleri ile davacı firma arasındaki anlaşmazlığın çözümünün öncelikle tahkim usulüne göre yapılması gerektiğini, ancak davacı tarafın bu yola başvurmaksızın mahkemedeki iş bu davayı açtıklarını, bu nedenle iş bu davanın reddi gerektiğini, müvekkil firma da, işveren ile arasında ödemelere ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıkların çözümü için hakem heyetine başvurduğunu ve hakem heyetinin kararının işveren tarafından uygulanmasını beklediğini, dava dilekçesinde, müvekkilleri ile davacı firma arasında imzalanan 10.11.2006 tarihli temlik sözleşmesinde düzenlenmeyen bazı hususlar varmışçasına yazıldığını, dava dilekçesinin 5.sayfasının son paragrafında “ Temlik eden ...-... Şirketi Ortak Girişim Ortaklığı ; borçlunun/diğer davalı ... ... Cemiyeti'nin Temellük Eden'e Borçlar Kanunu' nun 167.maddesi uyarınca takas dahil herhangi bir defi ileri sürmesi durumunda, temlik konusu borçtan sorumlu olacağını, ayrıca temellük edenin Borçlu'ya karşı yapacağı her türlü dava ve takip nedeniyle doğabilecek masrafları da ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği,” şeklinde belirtildiğini, oysaki taraflar arasında imzalanan 10.11.2006 tarihli Temlik Sözleşmesinin 3.Maddesinde Yer Alan temlik edenin yükümlülükleri bölümünün 3.bendine göre; “Temlik Eden; Borçlunun Temellük Edene Borçlar Kanunun 167. Maddesi uyarınca takas dahil her hangi bir defi ileri sürmesi durumunda, Temlik konusu borçtan sorumlu olacağını kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğunu, dava dilekçesinde belirtildiği gibi “temellük edenin Borçluya karşı yapacağı her türlü dava ve takip nedeniyle doğabilecek masrafları da ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği” yönünde bir düzenleme bulunmadığını, bu nedenle müvekkili firmaların davacı ile diğer davalı arasında doğacak olan husumetlerden dolayı her hangi bir masraf ve ücreti yüklenmesi söz konusu olmadığını, müvekkillerinin, diğer davalı ... Cemiyetinin var olan hakkedişleri ve bunlara ilişkin hakem heyeti kararına rağmen ödemediğini, müvekkil firmaların da bu nedenle ödemelerde sıkıntı yaşadığını, müvekkillerinin iyi niyetli olarak davacının zarara uğramaması için 10.11.2006 tarihli temlik sözleşmesini imzaladıklarını, ancak diğer davalı ...'nin ödeme yapmadığını, müvekkillerinin davacının alacağının ödenmemesi konusunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, temlik sözleşmesinde yer almayan ve dava dilekçesine göre müvekkillerinin davacı ile diğer davalı arasındaki husumetlerden dolayı yükleneceği belirtilen masrafları kabul etmediklerini, öncelikle müvekkilleri ile davacı taraf arasında imzalanan 08.09.2004 tarihli sözleşmede de kabul edildiği üzere aslolan sözleşme ve hükümler müvekkilleri ile işveren diğer davalı ... arasında imzalanan 06.09.2004 - tarihli İnşaat Sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmenin 59.maddesine göre taraflar arasında çıkacak olan husumetlerin çözümünün Tahkim Usulüne göre yapılacağının kararlaştırıldığını, bu nedenle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Cemiyeti vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Davacı tarafın iş bu dava ile diğer davalılar ...-.... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı ile imzaladıkları alacağın temliki sözleşmesi uyarınca KDV Dahil 576.599,00.-YTL hak ediş bedelinin temlik tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müvekkil Cemiyetten tazminini talep ettiklerini, müvekkil Cemiyet diğer davalılar ...- ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı ile “.../... Huzurevi Geriatri, Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatın 3 Blok halinde yapımı için 06,09.2004 tarihinde sözleşme imzaladığını, diğer davalılar ... - ... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı da aynı işin bünyesinde Mekanik Tesisat İşlerinin Yapımı için davacı ... A.Ş. ile anlaşma imzaladığını, davacı taraf ve diğer davalılar arasında meydana gelen anlaşmazlık sonucu aralarında alacağın temliki konusunda 576.599,00.-YTL bedelli bir sözleşme imzalandığını, diğer davalı ... -... Şti. Ortak Girişim Ortaklığı “nin müvekkili Cemiyetten vadesi geçmiş, vadesi gelmiş ya da vadesi gelecek hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, bu hususun davacıya Kadıköy 21. Noterliğinden 11218 yevmiye ile gönderilen cevabi ihtarnamede de belirtildiğini, işbu ihtarnamede, diğer davalıların müvekkil cemiyet nezdinde bir alacakları olmadığı, bir alacağın doğması halinde doğacak bu alacak ile öncelikle müvekkili cemiyetin bir üst işveren olarak sorumlu olduğu SSK İzmir İl Müdürlüğüne olan prim borçlarının ve bunun yanı sıra işçi alacakları ile üçüncü şahıslar tarafından gönderilen haciz ihbarnamelerinin ödeneceği, kalan bir alacağı olursa bunun da davacıya ödeneceğinin açıkça bildirildiğini, esasen diğer davalıların müvekkil cemiyetten alacağı değil bir milyon YTL aşkın bulunduğunu, bu sebepledir ki davanın müvekkil cemiyet açısından konusuz kaldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkil cemiyet tarafından gönderilen Kadıköy 21.Noterliği 02.04/2007 tarih ve 11218 yevmiye nolu cevabi ihtarname ile daha önce tebliğ edilmiş olan SSK İzmir İl Müdürlüğü'nün yazısına istinaden sigorta prim borçları ile bazı şahıs ve hükmi şahsiyetlerin haciz ihbarnamelerine istinaden ödeme yapıldığının açıklandığını ve alacağı dolduğunda da müvekkiline ödeme yapılacağının kendilerine bildirildiğini iddia ettiğini, hukuki dayanaktan yoksun mesnetsiz iş bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, zira müvekkili Cemiyet tarafından davacıya gönderilen Kadıköy 21.Noterliği 02.04/2007 tarih ve 11218 yevmiye nolu ihtarnamede aynen “tarafımıza aha evvel tebliğ edilen temlik edenin Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı İzmir İl Müdürlüğü'ne olan sigorta prim borçları ile icra müdürlüklerinden gelen haciz ihbarnameleri mevcut olup temlik edenin müvekkil nezdinde alacağı doğduğunda öncelikle belirtilen haciz ihbarnamelerinin gereğinin yapılacağı, geriye kalan bakiyeden de ihtarnameniz gereği alacağı temlik alan müvekkilinizin alacağının ödeneceği” ihtar edildiğini, yani müvekkil Cemiyet tarafından diğer davalıların hiçbir alacağının bulunmadığı, alacağının doğması halinde de öncelikle daha önce gelmiş haciz ihbarnamelerinin gereğinin yapılacağı bakiye kaları alacak olursa kendilerine ödeneceği ihtaren bildirildiğini, davacı tarafın bu ihtarnamede belirtilen öncelikli ödemeleri sanki müvekkili cemiyet yapmış da kalan borç tutarını davacıya ödemeden kaçınmış gibi telakki ettiğini, bunun tamamen hayali bir iddia olduğunu, yine davacı taraf muhtelif hak edişler ve hakem raporlarına istinaden girişimci ortaklığın müvekkil cemiyetten alacağı olduğunu iddia ettiğini, ancak bu iddianın da doğru olmadığını, girişimci ortaklığı yapılmış bir hakedişi olmadığı gibi taraflar Aarasında hukuken kabul edilme/ve kesinleşmiş bir hakem kararının da bulunmadığını, tüm bunlar göstermektedir ki diğer davalılar olan ortak girişimcilerin müvekkili cemiyet nezdinde muaccel hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, bu durumun yapılacak bilirkişi incelemesi ile de sabit olacağını, ortak girişimcilerin müvekkili cemiyetten hiçbir alacağı bulunmaması sebebi ile davanın reddi gerektiğini, davacının tüm mesnetsiz iddiaları yanı sıra müvekkili cemiyetten ne temlik tarihinden itibaren nede dava tarihinden itibaren reeskont faizi talep etmesinin de hukuken mümkün olmadığını, öncelikle alacaklı davacı temlik tarihinden itibaren faiz istemesinin hukuken mümkün olmadığını, bunun yanı sıra müvekkil cemiyetin diğer davalılara borcu olmaması sebebi ile temerrüde de düşmediğini, esasen temlik sözleşmesinin de geçersiz olduğunu, her ne kadar alacağın temlikini etmek hususi bir şekle tabi değil ise de temlik alanın şirket kaşesi altında imza atması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, bunun yanı sıra davacı tarafın tüm taleplerinin reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 16.03.2022 tarih ve 2007/269 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE,
Davalılar ... ile ... aleyhine açılan davanın KABULÜ ile KDV dahil 576.599,00-TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
- Davacı vekili tarafından verilen 28.04.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Dava konusu cari hesap alacak tutarı olan 576.599 TL'nin davalı ana yüklenicinin 11 Nolu hakedişine karşılık geldiğini, Hakem Heyeti bilirkişi raporu ve davalı ... ... Şti. İş Ortaklığı avukatı Av. ... ün 31.03.2010 tarihli beyanına dayanarak davalı ... ... Şti. İş Ortaklığının 13 Nolu Hakediş dahil alacaklarını ana işveren ... Cemiyetinden tahsil ettiğini, Cemiyetin 11, 12 ve 13 Nolu hakedişleri onayladığı ancak taşeron işçilerin haklarını alıp almadığı ve SGK kurumuna yapılması gereken ödemelerin yapılıp yapılmadığını kontrol etmeden iş ortaklığına ödeme yapmaya devam ettiğini, Hakem Kararları duruşmalar sırasındaki taleplerine rağmen Alt Mahkeme dosyalarına eklenemediğini, raporlarında Hakem Heyeti de hakedişlerin davalı Cemiyet tarafından taşeron ve SSK ödemelerinin kontrol edilmeden ödendiği hususunu vurgulamakta ve bu konuda Davalı ... Cemiyetine kusur atfettiğini,
-Hükme esas alınan bilirkişi raporu 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait defterlerin kanuni açılış ve kapanış noter kayıtları yapılmamış defterlerin incelenmesi sonucunda hazırlandığı için gerçek borç alacak durumunu yansıtmamakta olup, HMK 222 ye göre hükme esas alınması kanunen doğru olmadığını, hatalı raporlara dayalı olarak karar verildiğini,
-Davalı Cemiyete Temlikname 27.03.2007 tarihinde tebellüğ ettikten sonra gene aynı tarihte Davalı Cemiyet ilgili departmanları tarafından cari hesap kontrolü yapılıp ve noter tebliğnamesi üzerine birinci sayfada "Alacağı yoktur" diye not koyulduğunu, ancak SGK ödemeleri hariç olmak üzere Davalı Cemiyet temlik belgesini tebellüğ ettikten sonra Davalı ana yüklenici ve onun hesabına olmak üzere toplam 755,607.32 TL ödeme yaptığı, bu ödeme rakamının temlik bedelinin çok üzerinde olduğu, Alt Mahkemenin 755,607.32 TL ödemenin TBK 189 a aykırı olarak neden yapıldığını Davalı Cemiyetten sormadığını, sebebi ne olursa olsun temliknamenin tebellüğ edildiği tarihten itibaren Davalı İş ortaklığına SGK ödemeleri dışında ödeme yapılmasına devam edilmesi açıkça TBK Md. 189 a aykırı olduğunu,
-Mahkemece bekletici mesele yapılan İstanbul 13. ATM'ce 2018/639 esas ve 2018/746 karar sayılı dosyasında, iptali talep edilen hakem heyeti kararı 2008/2 E. Sayılı hakem kurulunun iptali kararı olsa da sonunda görevsizlik kararı verilmiş ancak taraflarca herhangi bir işlem yapılmaksızın görevli Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yapılmadığı; iptali talep edilen hakem heyeti kararı 2013/1 Esas ve 2017/1 karar sayılı 17.05.2017 tarihli hakem kurulu kararında davalı yüklenicinin hakem heyetinde açmış olduğu dava ve taleplerinin tümünün reddine karar verildiği, böylelikle tahkim süreci ile ilgili davalılar kendilerinden beklenen tavrı göstermemiş ve tahkim sürecini nihayete erdirmek için hiçbir çaba göstermedikleri gibi mahkemeleri yanıltmak suretiyle tahkim sürecini atıl vaziyette bırakarak sadece müvekkilin alacağını elde etmesinin önüne geçmek için çaba sarfettiklerini, ancak müvekkilinin dava konusu alacağının tahkim heyeti yargılamasına tabi bir alacak olmadığı, dava konusu alacağın davalı Cemiyetin kanun ve sözleşmesi gereği hakediş ödemelerinden önce kontrol etmesi gereken ve taşeronların hakedişlerini alıp almadığına ilişkin kontrolü yapmadığı bir cari hesap alacağı olduğu, davalıların müteselsilen alacaktan sorumlu olduğunu,
-Hem davalılar arasındaki sözleşme hem de davacı ile davalı iş ortaklığı arasındaki sözleşme ABD Doları cinsinden imzalandığı, dava dilekçelerinde belirtildiği gibi "… fazlaya ve munzam zararın tahsiline ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile… " mevcut hak kaybı, dava tarihi itibarıyla 576,599 TL olduğu, yerel mahkemenin beyan ve talep ettikleri hesaplanmasını istediğimiz munzam zararları dikkate almadığını, esasa ilişkin yapılacak incelemede Ana Yüklenici ve Davalı ... .... Şti. İş Ortaklığı açısından, yerel mahkeme kararına karşı hükmolunan tutara karşı itiraz olmamakla birlikte, fazlaya ilişkin taleplerimizin araştırılmaması nedeniyle eksik alacak hükmolunması nedeniyle munzam zararların da hesaplatılması ve neticesinde munzam zarar taleplerinin de kabulüne,
-Davalı Asıl İşveren ... Cemiyeti açısından da davanın tümden kabulü ile alacağın munzam zarar alacağı da dahil olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
-Mahkeme aksi kanaatte ise yeniden karar verilmek üzere dosyanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesine iade edilmek üzere İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli 2007/269 E., 2022/197 K. sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
- Davalılar ... ve ... Şti vekili tarafından verilen 11.04.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Taraflar arasında sözleşme gereğince tahkim şartı olduğundan hukuki ihtilafın çözümünde tahkim usulünün uygulanması ve açılan davanın usulden reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu,
-Hakem heyeti kararında davacıya temlik edilen alacak tutarı davacı ... için ayrılmış ve davalı müvekkilleri ile davalı ... arasındaki alacak borç ilişkisi ayrıca değerlendirilmiş olmasına rağmen hakem kararının yok sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında tarafların dayanmış olduğu ve getirtilmesi istenilen ve bildirilen Prof Dr ..., Prof M. ... ve Av. ...'dan oluşan hakem heyetinin 2008/2 E hakem heyeti kararının dosyasında mevcut olmadığını, davacının alacağına konu yapmış olduğu 10/11/2006 tarihli temlik alacağı olduğunu, bu tarih itibariyle davalı müvekkillerinin 14, 14 ek, 15, 15-ek, 16 nolu hakedişlerin davalı .... tarafından ödenmediğini, temlik alacağı ve belirtilen hakedişlerin ödenmemesi nedeniyle ... ile yürütülen hakem dosyasından verilen kararın 28/04/2014 tarihli hakem kararı olduğunu, işbu incelemede bu kararın değerlendirmeye alınmasının gerektiğini, 28/04/2014 tarihli hakem kararının 52. Sayfasının k bendinde "Yaptığı bu değerlendirme sonucunda, Yüklenicinin Sözleşme'den kaynaklanan ve Cemiyet tarafından ödenmemiş olan toplam 3.212.036,36-TL alacağının bulunduğunu belirleyen Heyetimiz, Yüklenici'nin 2008/2 sayılı davanın açılmasından önce 10/11/2006 tarihli 1. Temlikname ile, Cemiyetten 06/09/2004 tarihli sözleşme uyarıca Karalan mevkii ... ... Tesisleri Huzurevi Şantiyesi ... ... adresinde yapımı devam eden inşaat işi nedeniyle cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının KDV dahil 576.599-TL lik bölümünü dava dışı Pimak'a kayıtsız şartsız olarak devir ve temlik ettiğini dikkate alarak , dava tarihinde belirlediği toplam alacak miktarının 576.599 TL lık kısmına sahip olmayan ve bu kısım bakımından davacı taraf sıfatı bulunmayan yüklenicinin 2008/2 E sayılı asıl davada Cemiyetten toplam 2.635.437,36-TL talep edebileceği..."şeklinde karara vardığını, görüldüğü üzere, müvekkili ile davalı ... arasındaki hakem heyeti yargılamasında müvekkilinin alacağından davacının alacağı temlik nedeniyle mahsup edildiğini, davacının temlik alacağı mahsup edildikten sonra diğer davalı ... ile müvekkili arasındaki alacak-borç ilişkisi mahsup sonrası tespit edilen 2.635.437,36-TL tutar esas alınarak değerlendirme yapıldığını, müvekkilinin temlik sözleşmesini 10/11/2006 tarihinde imzaladığını, imzalama tarihi itibariyle davacıdan bu tutar kadar alacağının mevcut olduğunu, temlik alacaklısının bu tutarın ödenmesi için davalı ...ya 26 Mart 2007 tarihinde ihtar göndermiş olmasına rağmen bu tutarı ödemediğini, temlik tutarının tamamından davalı Daruşşafaka'nın sorumlu olduğunu, müvekkilinin doğmuş ve muaccel hale gelmiş olan alacağını temlik ettiğini, yerel mahkemenin beklenmesine karar vermiş olduğu 2008/2 sayılı hakem heyeti kararını ilgili mahkemeden istemeden ve bu kararı incelemeden hüküm vermiş olmasının eksik inceleme ile hatalı karar verilmesi sonucunu doğurduğunu,
-Dosyada yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından ... Cemiyetinin ticari defterlerinin incelendiğini ve yapılan incelemelerde ticari defterlerin gerekli olan noter onaylarının eksik olduğu hususuna da değinildiğini, usulüne uygun açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmadığını, defterlerin ilgilinin lehine delil olma niteliğinin bulunmadığını, bu kayıtlara itibar edilmesinin tek başına mümkün olmadığını, davalı ...nın ticari defterlerinin lehine delil olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davada taraflar arasındaki hukuki anlaşmazlığın çözümlenmesinde sadece tarafların defterlerinin incelenmesi ile bir sonuca varılmasının mümkün olmadığını, hakem heyeti kararı dikkate alınmaksızın müvekkili ile ... Cemiyeti arasındaki alacak - borç ilişkisinin belirlenmesinin mümkün olmadığını,
Belirterek İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/269 E 2022/197 K sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, temlik ve eser sözleşmesinden alacak istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... Şti aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verildiği; verilen kararın davacı vekili ve davalılar ... ve ... Şti vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Davalı ... - ... Şti. iş ortaklığı ile diğer davalı ... Cemiyeti arasında 06.09.2004 tarihinde " .../... Huzurevi, Geriatri, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatı işinin yapılması" konusunda eser sözleşmesi yapıldığı, davalı ... - ... Şti iş ortaklığının yüklenici oldukları .../... Huzurevi, Geriatri, Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi İnşaatının mekanik tesisat işlerinin (sıhhi tesisat, ısıtma tesisatı, klima ve havalandırma tesisatı, doğal gaz tesisatı, mutfak tesisatı, çamaşırhane tesisatı, terapi havuzları, yangın söndürme tesisatı gibi uzmanlık isteyen işler) yapılması için davacı ile 08.09.2004 tarihinde eser sözleşmesi yapıldığı; davalı iş ortaklığının davalı ...'nden 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesinden doğan 576.599,00-YTL alacağını davacı şirkete olan borcu karşılığında 10.11.2006 tarihinde temlik ettiğine dair taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı iş ortaklığı ile davalı ... Cemiyeti arasında akdedilen 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesinin 59.maddesinde "Cemiyet ile Yüklenici arasında karşılıklı görüşme yolu ile çözümlenemeyen tüm anlaşmazlıklar Tahkim yasa, yönetmelik ve tüzük şartlarına göre çözülecektir.'' hükmünün bulunduğu; davacı ile iş ortaklığı arasında yapılan 08.09.2004 tarihli eser sözleşmesinde ve 10.11.2006 tarihli temlik sözleşmesinde ise uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözüleceğine dair tahkim şartı yer almadığı gibi her türlü anlaşmazlıkların İzmir Mahkemelerinde çözüleceğinin belirtildiği, buna göre davacı ... iş ortaklığı arasında yapılan 08.09.2004 tarihli eser sözleşmesinde atıf yapılan 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesinden uyuşmazlıkların çözüleceği yer açısından farklı düzenleme yapıldığı anlaşıldığından Mahkemenin tahkim ilk itirazının reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar ... ve ... Şti vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Davalı iş ortaklığının davalı ...'nden 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesinden doğan 576.599,00-YTL alacağını davacı şirkete olan borcu karşılığında 10.11.2006 tarihinde temlik ettiğinden, davalı iş ortaklığının 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesi kapsamında davalı ...'nden temlike konu miktar yönünden temlik tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığının tespitinin gerektiği; davalı iş ortaklığı ile davalı ... arasında yapılan sözleşmedeki tahkim şartı gereği, alacak miktarının tahkim yargılaması sonucu tespit edileceği; bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından 17.05.2017 tarihli hakem kararının iptaline ilişkin İstanbul BAM 15.HD'nin(İlk Derece) 2020/2 Esas ve 2020/7 Karar sayılı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 30.11.2020 tarihli kararının dosyaya getirtildiği halde taraflarca açılan 2008/2 ve 2008/3 Esas sayılı hakem davalarının birleştirilerek yürütülen davası sonucunda hakemler Prof. Dr. ...., Prof.Dr. ... ve Avukat ...'dan oluşan hakem heyetince verilen 21.03.2014 tarihli hakem kararı ve bu hakem kararının iptaline ilişkin İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/639 Esas ve 2018/746 Karar sayılı görevli mahkemenin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddine ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise dosyanın görevli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar verilip verilmediği araştırılmaksızın karar verildiği; ayrıca davalı ...'ne ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılması neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ...'ne ait 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ait defterlerin kapanış tasdikinin yapılmadığı, ibrazı zorunlu olan envanter defterinin ibraz edilmediği, belli dönemlerde ilgili ticari defterin arka yüzüne kayıt yapıldığının belirtilmesi karşısında ilk derece Mahkemesi tarafından davalı iş ortaklığına ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalı iş ortaklığının davalı ...'nden temlik tarihi itibariyle temlike konu alacak miktarı yönünden alacağının bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yaptırılması gerekirken yalnızca davalı ...'ne ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekili ve davalı ... ve ... Şti vekilinin bu husustaki istinaf istemleri yerinde görülmüştür.
Davacının delilleri arasında "her türlü delil" denilmek suretiyle dava tarihi itibariyle yemin deliline dayandığı halde Mahkemece davacıya davalı ...'ne yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılmadan karar verilmesi de usule ve yasaya aykırı bulunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir'' hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenleme gereğince dava dilekçesinde yer alamayan bir hususta mahkeme yargılama yapamayacağı gibi hüküm de veremez. Somut uyuşmazlıkta davacı fazlaya ve munzam zararın tahsiline ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 576.599,00 YTL'nin tahsilini talep ettiği, davacının yargılama aşamasında davasını ıslah etmediği, HMK 26.maddesine göre davacının talep sonucuna göre talep edilmeyen "munzam zarar" bakımından Mahkemece karar verilmemesi doğru olduğundan bu husustaki davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Bu durumda Mahkemece ;
-
Davalı iş ortaklığı ile davalı ... arasında yapılan sözleşmedeki tahkim şartı gereği, temlik tarihi itibariyle temlike konu alacak miktarının tahkim yargılaması sonucu tespit edileceğinden taraflarca açılan ve birleştirilerek yürütülen 2008/2 ve 2008/3 Esas sayılı hakemler Prof. Dr. ..., Prof.Dr. ... ve Avukat ...'dan oluşan hakem heyetince verilen 21.03.2014 tarihli hakem kararı ve bu hakem kararının iptaline ilişkin İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/639 Esas ve 2018/746 Karar sayılı "görevli mahkemenin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddine ilişkin kararın" kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise dosyanın görevli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar verilip verilmediği araştırılarak ve ilgili kayıtlar dosyaya getirtilerek davalı iş ortaklığının davalı ...'nden 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesi kapsamında temlike konu 576.599,00. YTL alacağının temlik tarihi olan 10.11.2006 tarihi itibariyle bulunup bulunmadığının tespit edilerek 10.11.2006 tarihli temlik sözleşmesi nedeniyle davacının davalı ...'nden alacaklı olup olmadığının belirlenmesi;
-
Davalı iş ortaklığı ile davalı ... arasındaki temlike konu alacak miktarının tahkim yargılaması sonucu tespit edilmemesi halinde ise; SMMM bilirkişi, makina mühendisi bilirkişi ve inşaat mühendisi bilirkişiden oluşacak uzman bilirkişi heyetinden davalı iş ortaklığına ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılarak, davalı ...'ne ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi raporundaki tespitler, 10.11.2006 tarihli temlik sözleşmesi ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek davalı iş ortaklığı ile davalı ... arasındaki 06.09.20004 tarihli eser sözleşmesinin götürü bedelli olması nedeniyle iş bedelinin eserin eksik ve ayıpları gözetilerek tüm işe göre oranı bulunarak ve bu oran sözleşme bedeline uygulanarak tespit edilip kanıtlanan ödemeler düşülerek davalı iş ortaklığının davalı ...'nden 06/09/2004 tarihli eser sözleşmesi kapsamında temlik tarihi olan 10.11.2006 tarihi itibariyle temlike konu 576.599,00. YTL alacağının bulunup bulunmadığı hususunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak 10.11.2006 tarihli temlik sözleşmesi nedeniyle davacının davalı ...'nden alacaklı olup olmadığı belirlenip sonucuna göre karar verilmeli,
-
Ayrıca davacının delilleri arasında "her türlü delil" denilmek suretiyle dava tarihi itibariyle yemin deliline dayandığı anlaşılmakla davacının davalı ...'ne yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... Şti vekilinin istinaf kanun yoluna başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davacı vekili ile davalılar ... ve ... Şti. vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile,
-
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.03.2022 tarih ve 2007/269 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1). a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı vekili tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf maktu karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine,
-
Davacı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Davalılar ... ve ... Şti. vekili tarafından yatırılan 9.846,87 TL istinaf nispi karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalılar ... ve .... Şti'ne iadesine,
-
Davalılar ... ve ... Şti. vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
-
Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56