SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 14. HD 2024/690 E. 2024/644 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/690

Karar No

2024/644

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/690

KARAR NO : 2024/644

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/179

DAVA TARİHİ : 26/02/2024

ARA KARAR TARİHİ : 29/02/2024

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTEM : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 30.04.2024

KARARIN YAZ. TARİHİ : 02.05.2024

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/179 Esas sayılı dosyasından verilen 29.02.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati tedbir istemli dava dilekçesiyle özetle; Davacı ile davalı arasında arasında ... Mahallesi ... Mevkii ... Ada ... Parsel .../... adresinde kain taşınmaz hakkında; Nazilli 4. Noterliğinde 21.11.2022 tarih ve 9417 Yevmiye Numaralı "İnşaat Yapım Sözleşmesi” ve buna ek olarak adi yazılı şekilde “Maliyet Artı Kâr Usulü İnşaat Yapım Sözleşmesi” ve “... İli ... Belediyesi ... Mah. ... Ada ... Parsel’de Yapılacak Maliyet Artı Kâr Usulü inşaat Yapım Sözleşmesine Ek Protokol” imzalandığını, sözleşmelerde inşaat yapımında kullanılacak olan malzemelerin tespiti ve temininin müvekkili nam ve hesabına satın alınmak suretiyle davalı tarafından gerçekleştirileceğinin kararlaştırıldığını, davalının temin ettiği malzemelerin maliyetlerini içerir dökümü sözleşmedeki süreye riayet edilmeden, hakediş raporları (çekinceli olarak işin devam etmesi için müvekkil tarafından onaylanmıştır) ile müvekkile iletmiş ve maliyet bedelleri ile birlikte, her bir iş için harcanan maliyet bedelinin %15'i oranında kâr payını da müvekkil şirketten tahsil ettiğini, sözleşme uyarınca inşaatın tamamlanma süresi, ruhsat alım tarihinden itibaren 6 ay şeklinde kararlaştırıldığını, yapı ruhsatının onay tarihinin 12.01.2023 olduğu, davalı tarafından yapımı tamamlanacak inşaatın müvekkiline teslimi için son günün 12.07.2023 tarihi olduğunu, ancak inşaatın teslim edilmesinin gerektiği tarihin üzerinden 3 ay geçtikten sonra inşaat hala müvekkiline eksik, tam ve sözleşmede kararlaştırılan şekilde teslim edilmediğinden davalı tarafa ihtarname gönderilerek aykırılıkların giderilmesi için 15 gün süre verildiğini, sözleşmedeki taahhütlerini süresi içerisinde yerine getirmeme yanında davalı tarafın, kusuru ile inşaatın doğu hattında 15 cm kaymaya sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, bu sebeple müvekkil şirketin yapı ruhsatının askıya alındığını, davalı tarafça yapılan yapı ruhsatına ve mimari projeye aykırı imalatların müvekkilinin proje değişikliği yapma zorunluluğunu doğurduğunu,davalı tarafa verilen süre içerisinde sözleşmeye aykırılıkların, eksikliklerin ve ayıpların giderilmemesi üzerine, taraflar arasındaki sözleşme, 20.11.2023 tarihinde müvekkili tarafından İzmir 6. Noterliği'nin 08662 yevmiye numaralı ihbarnamesi ile feshedildiğini, sözleşme feshedilmesine rağmen inşaatın yapımında kullanılmak üzere müvekkil nam ve hesabına satın alınan ve hakedişlerde yer alıp bedeli müvekkil tarafından davalıya ödenen inşaat malzemeleri de talep edilmesine rağmen halen müvekkile teslimi edilmediğini, mevcut durumun tespiti için Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/63 D.İş ve 2023/40 D.İş sayılı dosyaları ile dava konusu taşınmaz ve imalat üzerinde delil tespiti yapıldığını, davalının müvekkilin sözleşmeye ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye duymuş olduğu güvenin tamamen kötüye kullanıldığı, hakediş raporlarına usulsüz şekilde fazla maliyetlerin işlediği, bu suretle kâr payına düşen meblağın da arttırıldığı, bu hali ile haksız kazanımda bulunulduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakkımız saklı kalmak kaydıyla; bedeli hali hazırda ödenen ancak teslim edilmeyen 2.842,67m2 çatı paneli, 3.787,49m2 duvar paneli, 1.336,50m2 trapez parapet sacı, 825m2 polikarbon cephe paneli, 72.900 kg galvaniz aşık, 56 adet yangın kapısı, 4 adet sarmal kapı, çelik malzemelerin ve diğer müvekkile ait olup da karşı tarafın uhdesinde tuttuğu her türlü malzemenin müvekkile teslimine, malzemelerin fiziken teslimi mümkün değil ise işbu başvuru tarihindeki değerlerinin (şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacak) bilirkişi marifetiyle belirlenerek, müteahhit karı ile birlikte müvekkile iadesi ile mevcut imalat durumuna göre hesabın yapılmasına, bilirkişi marifetiyle kesin hesabın yaptırılarak (belirsiz alacak davası) (gecikme cezası, gecikme bedeli ve feshe bağlı her türlü diğer hak ve alacaklara ilişkin haklarımız şimdilik saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 7.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ayrıca dava sonuçlanana dek herhangi bir zarara sebebiyet verilmemesi için; Nazilli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/63 ve 2023/40 D. İş sayılı delil tespiti dosyalarında dökümü yapılan, 2.842,67m2 çatı paneli, 3.787,49m2 duvar paneli, 1.336,50m2 trapez parapet sacı, 825m2 polikarbon cephe paneli,72.900 kg galvaniz aşık,56 adet yangın kapısı, 4 adet sarmal kapı ve Çelik malzeme malların yargılama süresince tedbiren müvekkile teslimine, Mahkemece tedbiren teslim konusunda aksi kanaatte olunması halinde işbu malların yediemin olarak müvekkile teslimine, malların fiziken teslimi mümkün değil ise malzemelerin 3.kişilerden alımına dair fatura, sözleşme, sipariş formu gibi malzemelerin alımına dair her türlü bilgi ve belgenin karşı taraftan alınarak müvekkile teslimine, bu hususta evrak araştırması için mahkemece yetki verilmesine, ayrıca karşı tarafın müvekkile ait ... Mahallesi ... Mevkii ... Ada ... Parsel .../... adresindeki inşaatttan el çekmesi, taşınmaza girmemesi, herhangi bir faaliyette bulunmaması, malzemeleri kullanmaması ve şantiye alanına girememesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesinin 2024/179 Esas sayılı dosyasından verilen 29.02.2024 tarihli ara kararı ile özetle; ''..İhtiyati tedbir kararının uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. Dava dilekçesindeki talebin bir kısım malların teslimi ve alacak istemine ilişkin olduğu görülmekle dava neticesi verilecek hükümle elde edilecek sonucu temin eden hususta ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden talebe konu malların davacıya teslimine dair terditli ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının dava konusu inşaattan el çekmesi, taşınmaza girmemesi, herhangi bir faaliyette bulunmaması, malzemeleri kullanmaması, şantiye alanına girmemesi şeklinde ihtiyati tedbir talebinin dava dilekçesindeki talebin bir kısım malların teslimi ve alacak istemine ilişkin olduğu görülmekle dava dilekçesindeki talebin niteliği ve iddialarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla reddine karar vermek gerekmiştir.'' dair ara karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili tarafından verilen 18.03.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;

-Somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluştuğunu, müvekkili şirketin inşaatında kullanılmak üzere satın alınan ve maliyeti müvekkili şirket tarafından karşılanan işbu malların müvekkili şirkete aidiyeti hususunda gerek hakediş raporları gerekse de sözleşmeler göz önünde bulundurulduğunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, ancak karşı yanca halihazırda söz konusu malların müvekkili şirkete teslim edilmesinin ve müvekkilince fiilen teslim alınmasının önüne geçilmek için malzemelerin karşı yanca adresini bilmedikleri bir depoda alıkonulduğunu, her an ilgili adresten de başka bir adrese kaçırılma riskinin bulunduğunu, halihazırda malların kaçırılma, karşı tarafça şantiyeden malzeme alma, şantiyeye zarar verme riski olduğundan yukarıda yer verilen ilgili maddesindeki ihtiyat-i tedbire ilişkin şartların olayda gerçekleştiğini, tedbir kararı verilmez ise; müvekkili şirketin üretimde aksamaları ve kazanç kaybı günden güne katlanarak artacağını, zaten karşı tarafın imalat hataları nedeniyle müvekkili şirket büyük zarara uğradığını, bu hataların düzelttirilmesi ve imalatların doğru şekilde tamamlanması için işlemlerin yürütülmesinin gerektiğini, ancak dava sonuçlanana kadar tedbir kararı verilmemesi nedeniyle müvekkilinin, zaten bedelini ödediği ancak davalının uhdesinde bulunan malzemeleri tekrardan, üstelik zamlı fiyatlardan satın almasının gerekeceğini, yine müvekkilinin inşaatı sürdürebilmesi için güvenlik önlemleri almasının gerektiğini, zira davanın açıldığından haberdar olan karşı tarafın her an inşaata girme, inşaattan malzeme alma, zarar verme yahut en mühimi, delilleri yok etme tehlikesinin bulunduğunu, tedbir kararı verilmemesi nedeniyle müvekkilinin, belki de yıllar sürecek davada, davanın seyrini dahi etkileyebilecek tehlikeler karşısında mağdur edildiğini, nitekim tedbir taleplerinin konusunun; feshettikleri sözleşme doğrultusunda alıkonulan malların teslimi ve karşı tarafın inşaattan el çekmesine ilişkin olduğunu, zira aksi halde müvekkili nezdinde telafisi güç zararlara sebebiyet verileceğini, bu nedenlerle; işbu dava sonuçlanana dek herhangi bir zarara sebebiyet verilmemesi ve dava konusu taşınmazdaki delillerin de yok edilmemesi için; taraflar arasındaki İnşaat Yapım Sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle karşı tarafından inşaattan el çekmesine ve sözleşme kapsamında müvekkili nam ve hesabına alınıp hakedişlerde yer alarak bedeli ödenmiş olan malzemelerin teslimine ilişkin ihtiyati tedbir talebimizin reddine dair yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini,

Belirterek İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/179 Esas sayılı dosyasının 29.02.2024 tarihli ihtiyat-i tedbir talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına; tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan malların teslimi olmazsa mal bedellerinin tahsili ile alacak istemine ilişkin olup, davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin ilk derece mahkemesi tarafından ara kararla reddedildiği, davacı vekili tarafından ara kararın istinaf edildiği görülmüştür.

Davacı vekili, taraflar arasında ... Mahallesi ... Mevkii ... Ada ... Parsel .../... adresinde kain taşınmaz hakkında Nazilli 4. Noterliğinde 21.11.2022 tarih ve 9417 Yevmiye Numaralı "İnşaat Yapım Sözleşmesi” ve buna ek olarak adi yazılı şekilde “Maliyet Artı Kâr Usulü İnşaat Yapım Sözleşmesi” ve “... İli ... Belediyesi ... Mah. ... Ada ... Parsel’de Yapılacak Maliyet Artı Kâr Usulü inşaat Yapım Sözleşmesine Ek Protokol” imzalandığını, davalının maliyet artı kâr usulü inşaat yapım sözleşmesine aykırı davrandığını, hakediş raporlarında gerçeğe aykırı şekilde fazla harcamalar tahakkuk ettirdiğini ve müvekkiline gerekli bilgilendirmeleri yapmadığından ve belgeler ibraz edilmediğinden, müvekkilden haksız maddi menfaat elde ettiğini belirterek inşaatın yapımında kullanılmak üzere müvekkil şirket nam ve hesabına satın alınan ve hakediş raporlarına gerçeğe aykırı şekilde yansıtılarak kâr payı hesabına da dahil edilip müvekkil tarafından ödenen maliyet + kâr bedellerinin bilirkişi marifetiyle belirlenerek ödeme tarihinden itibaren işleyecek işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve müvekkile ait olup da karşı tarafın uhdesinde tuttuğu her türlü malzemenin müvekkile teslimini, bu mümkün olmazsa malzemelerin bedellerinin tahsilini talep ettiği; ayrıca taraflar arasındaki inşaat yapım sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle karşı tarafın müvekkiline ait ... Mahallesi ... Mevkii ... Ada ... Parsel .../... adresindeki inşaattan el çekmesi, taşınmaza girmemesi, herhangi bir faaliyette bulunmaması, malzemeleri kullanmaması ve alıkonulan malzemeleri müvekkiline teslim etmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuştur.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. Maddesinde: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" hükmü düzenlenmiştir.

Aynı kanunun 392/1. Maddesinde ise: "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlananın teminat göstermesi gerekmez.'' hükmü düzenlenmiştir.

Anılan yasal düzenlemelere göre; hukuki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce ya da dava sırasında geçici hukuki koruma olarak istenen ihtiyati tedbir kararının yasal koşulları olarak; "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması" olasılıkları belirtilmiştir.

Hak iddia eden kişinin, bu olasılıkları ifade ederek geçici hukuki koruma istemesi halinde, iddia ettiği vakıaları tam olarak kanıtlaması kendisinden beklenmez. Çünkü, adı üstünde; "geçici hukuki koruma ve olasılık" bunu gerektirir. İstek sahibinin, iddialarını yaklaşık olarak kanıtlaması, bunun için en azından iddiaya ilişkin bazı verileri mahkemeye sunması gerekir. Bu durumda mahkemece, iddiacı hak sahibinin muhtemel zararlarını önlemek adına tedbir kararı verilmelidir. Uygulamada genellikle tedbir istekleri mahkemelerce olumlu karşılanmakta olup, yerleşik yargı kararlarında da bunun için yaklaşık ispatın yeterli olduğu yaklaşımı mevcuttur.

Ancak; tedbir kararı verilirken, dava sonunda haksız olunduğu takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğraması olası zararların da mahkemece dikkate alınarak, istek sahibinden uygun bir teminat göstermesi istenmelidir. Kural bu olmakla birlikte, istisnaen bazı özel durumlarda hâkim takdiri ile teminat aranmayabilir. Teminatın niteliği ve miktarı da hâkim tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve hakkaniyet dengesine göre uygun ve makul bir şekilde takdir edilmesi gerekir.

Ayrıca; bir davada, uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi, kesinleşmiş mahkeme kararının infazını engeller şekilde de tedbire hükmolunmamalıdır.

Somut olayda, davacı vekili tarafından taraflar arasındaki inşaat yapım sözleşmesinin feshedilmiş olması sebebiyle karşı tarafın müvekkiline ait ... Mahallesi ... Mevkii ... Ada ... Parsel .../... adresindeki inşaattan el çekmesi, taşınmaza girmemesi, herhangi bir faaliyette bulunmaması, malzemeleri kullanmaması ve alıkonulan malzemeleri müvekkiline teslim etmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde bulunmuş ise de, ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından sunulan delillerin yaklaşık ispat ölçüsünde ihtiyati tedbir talebinin haklılığını ispat etmeye yeterli olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gibi uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği

anlaşıldığından ihtiyati tedbir koşullarının somut olayda oluşmadığından ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir kararı isteminin reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/179 Esas sayılı dosyasından verilen 29.02.2024 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf tedbir karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 276,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  3. Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemSözleşmesinden(EserizmirAlacakKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim