İzmir BAM 14. HD 2021/1675 E. 2024/609 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1675
2024/609
25 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1675
KARAR NO : 2024/609
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/450
KARAR NO : 2021/618
DAVA TARİHİ : 26.09.2019
KARAR TARİHİ : 03.09.2021
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 25.04.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 26.04.2024
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.09.2021 tarih ve 2019/450 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davalının 11/06/2018 tarihli 128.980,00-TL faturadan kaynaklı borcu olduğunu, 119.120,00-TL ödeme yaptığı ancak bakiye 9.860,00-TL kaldığını, ödenmeyen bedel yönünden Muğla 2. İcra Dairesinin 2019/1301 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yetki yönünden itirazda bulunduğunu, itirazın kabul görerek dosyanın İzmir'e gönderildiğini ve İzmir 5. İcra Dairesinin 2019/4141 Esas sayısının alarak borçluya ödeme emri gönderildiğini ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
YANIT:
Davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile "sıcak su boyler ve kazan dönüşüm" işini yapması için anlaştıklarını, daha sonra davacının işi yaptığını ancak asıl işveren olan Karayolları Bölge Müdürlüğünün yapılan işi kabul etmediğini, boyler kazanının altında dökülen kaide betonu donmadan üzerine kazan konduğu için kazanın terazisinde durmadığını, düzgün durması gereken kazanın eğildiğini, bu nedenle kabul edilmediğini ve bunun Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü Kontrol Mühendisliği tarafından tutanakla tespit edildiğini, bunun üzerine kendisinin İzmir ilinden ekip götürerek hatalı imalatı düzelttirdiğini, davacının işini eksik ve hatalı yaptığını, hatalı imalat yüzünden istihkakını geç aldığını ve mağdur olduğunu, hatalı imalat yapan davacının hukuken böyle bir hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 03.09.2021 tarih ve 2019/450 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Muğla Arabuluculuk Bürosunun 2019/132 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir 5. İcra Dairesinin 2019/4141 Esas sayılı dosyası, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 13/03/2020 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen 11/06/2018 tarihli faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafıdan süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, İzmir 5. İcra Dairesinin 2019/4141 Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 9.860,00-TL asıl alacak ve 619,96-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.479,96-TL bedel üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 13/03/2020 havale tarihli raporunda davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre 21/02/2019 tarihi itibariyle davalıdan 11/06/2018 tarihli faturadan kalan 9.860,00-TL asıl alacak ve 619,96-TL işlemiş avans faiz olmak üzere toplam 10.479,96-TL alacaklı olduğunu mütalaa ettiği, davalı tanıkları tarafından, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yapılan işin ayıplı olduğu ve işin asıl işveren tarafından kabul edilmemesi üzerine ayıbın davalı tarafından giderildiği, ayıbın giderilmesi kapsamında yapılan masrafların fatura borcundan mahsup edildiği belirtilmiş ise de, davalı tanıklarının beyanları görgüye dayalı olmayıp, tamamen duyuma dayalı olduğu, ayrıca, davalı tanıkları direkt olarak davalı ile çalışan veya davalı ile iş yapan şahıslar olup, beyanlarının tarafsız olduğu noktasında mahkememiz nezdinde yeterli düzeyde kanaat oluşmadığı, davalı tarafından sözleşme gereğince davacı tarafça yapılan işin ayıplı olduğu hususunda davacı şirkete yapılan usulüne uygun bir başvuruya ilişkin herhangi bir bilgi ve belge dosya muhteviyatında bulunmadığı, davalının ihbar külfetine uygun davranmadığı gerekçesiyle, fatura bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine itirazın iptali davası sırasında ayıba ilişkin talepte bulunamayacağı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 14.09.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkili davalının İzmir Kara yolları Bölge Müdürlüğünden Muğla şubesindeki binasında bakım ve onarım ve tesisat işleri yapım işini üstlendiğini, müvekkilinin davacı ... Ltd Şti ile anlaşarak Böyler kazanı” ve tesisat gibi bir kısım işlerini 128.980 TL bedelle davacıya verdiğini, bu konuda her hangi bir uyuşmazlığın olmadığını, davacı 5 tonluk boyler kazanının yerleştirirken hatalı imalat yaptığını ve kazan zeminde eğri durduğundan Karayolları tarafından yapılan imalat kabul edilmediğini, müvekkilinin bunun üzerine davacıya ayıplı ve hatalı işin düzeltilmesi için şifahi olarak söylemesine ve defalarca telefon etmesine, whatsapptan durumu bildirmesine rağmen davacının hatalı imalatını düzeltmediğini, davacı müvekkilinin telefonlarına cevap bile vermemeye başladığını, müvekkili Boyler kazanının terazisinde ve usulüne uygun şekilde yerleştirme işini yeniden yapmak ve yaptırmak zorunda kaldığını, hatalı imalata ilişkin tutanak ile ayıplı imalatın resimlerini 22.10.2019 tarihinde cevap dilekçeleri ile birlikte mahkemeye sunduklarını, müvekkilinin davacı ile yaptığı anlaşma gereğince yapılacak imalatlar karşılığından taahhüt de bulunduğu 128.980,00 TL fatura bedelinin 40.000 TL'sini nakden, 79.120,00 TL'sini de çekler ile davacıya ödediğini, bakiye 9.860,00 TL ödemesinin nedeni de davacının eksik ve hatalı imalatını düzeltmemesi yüzünden kesinti yaptığını, müvekkilinin yaptığı kesintinin 9.860,00 TL olmasına rağmen ayıplı işin düzgün hale getirilmesi için harcadığı paranın çok daha fazla olduğunu, yaptığı tesisatın ve sıcak su boyler ve kazan dönüşüm işi sonrasında yerleştirilen boyler kazanı, beton donmadan yaş beton üzerine konduğu için kazan yan yattığını, bu hatanın müvekkilinden kaynaklanmadığını, davacının hatası olduğunu, bunun üzerine davacıya telefon edilip hatalı imalatını düzeltmesi istenildiğini, davacıya hem telefonla hem de sözlü olarak hem de whatsapptan 8 Ekim 2018 tarihindeki mesajla kendisine gönderilen tutanakla durumu öğrenmesine rağmen hatasını düzeltmediğini, tanıklarda bu ihbarların yapıldığını açıkça ifade ettiğini, bunun üzerine müvekkilinin işi başka bir taşerona yaptırdığını ve kuruma işi teslim edebildiklerini, dinlenen tanıkların bu gerçeği açıkca ifade ettiğini, yerel mahkeme tanık ifadelerini samimi bulmadığını, 23 Temmuz 2019 tarihli whatsapp mesajında müvekkilinin hatalı imalatını kendisinin yaptırdığını, hatanın düzeldiğini, altına beton döküldüğünü sonra da fayans yapıldığını davacı tarafa söylediğini, arkasından da hatalı boylerin fotoğrafını kendisine whatsapptan gönderdiğini, dilekçelerinde sundukları nedenlerle tanık ifadeleri, telefon yazışmaları ile bildirilmesine rağmen hatalı imalatın bildirilmediği gerekçesi ile davalarının reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf taleplerinin kabul edilerek hatalı olan yerel mahkeme kararının bozulmasını, istinaf sonucuna kadar icranın tehiri kararı verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesi hükümlerine düzenleyen 470 ve devamı maddelerine ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun ispatı düzenleyen genel ilkelerine göre, işin yapılıp teslim edildiğinin yüklenici (iş bu dava yönünden taşeron), yüklenici (iş bu dava yönünden taşeron) tarafında imâl edilip, iş sahibine (iş bu dava yönünden yüklenici) teslim edilen eserin ayıplı olduğunun iş sahibi (iş bu dava yönünden yüklenici) tarafından ispat edilmesi gerekir. Ayıbın varlığını kanıtlama yükümlülüğü, ayıbın niteliğini kanıtlamayı da kapsar. Çünkü ayıptan doğan seçimlik hakların hangisinin kullanılabileceği yönünden ayıbın niteliğinin de belirlenmesi gerekir. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2015 Tarih ve 2015/624 Esas-2015/3700 Karar sayılı kararı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2018 tarih ve 2016/4970 Esas-2018/786 Karar sayılı kararları)
Somut olayda, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davacı taşeron, davalı yüklenicidir. Yanlar arasındaki uyuşmazlıkda eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözlü eser sözleşmesine göre, davacı yüklenici "sıcak su boyler ve kazan dönüşüm" yapılması işini ilgili sözleşme ve teknik şartnamelere göre yapılmayı ve teslim etmeyi üstlenmiştir. Davacı yüklenici yapılan işin karşılığında davalının kısmi ödemelerde bulunduğunu ancak teslim edilen ve fatura düzenlenen bir kısım bakiye alacağını ödemediğini belirterek icra takibi başlatmıştır. Davalı iş sahibi ise davacının yaptığı imalat hataları ve ayıplı işlerin kendisi tarafından düzeltildiğini ve bu nedenle kesinti yapıldığını, bakiye bedelin ödenmediğini savunmuştur. Eser sözleşmesinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eserin sözleşme ve ekleri, fen ve tekniği ile iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim etmiş olması gerekir. Ayıplı imalatın varlığı ve niteliğinin ispatı için, davalı tarafın sunduğu tutanak ve fotoğraflar dışında objektif mahkeme tespiti v.s delil bulunmadığından ayıbın varlığı ve niteliği ispatlanmadığından kanıtlanamayan ayıp savunması reddedilerek davanın kabulü suretiyle itirazın iptaline karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.09.2021 tarih ve 2019/450 Esas, 2021/618 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 715,89 TL harçtan peşin alınan 179,00 TL istinaf maktu karar harcının mahsubu ile kalan 536,89 TL harç bedelinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere 25.04.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41