İzmir BAM 14. HD 2024/627 E. 2024/595 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/627
2024/595
24 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/627
KARAR NO : 2024/595
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/19 D. İş
KARAR NO : 2024/18
TALEP TARİHİ : 24.01.2024
KARAR TARİHİ : 26.01.2024
TALEP : İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ : 24.04.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 25.04.2024
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.01.2024 tarih ve 2024/19 D.İş Esas, 2024/18 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talep eden vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Talep eden vekili tarafından verilen ihtiyati haciz istemli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında Güneş Enerji Santrali Yapım İşi Sözleşmesi nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin, sözleşme kapsamında edimlerini düzenli bir şekilde, belirlenen süre içerisinde ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 13/01/2024 tarihi itibariyle başarıyla tamamlanan 270 kW gücündeki Fotovoltaik güneş paneli kurulumunun, sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, bu durumun dosyaya eklenen cari hesap kayıtları ve fatura belgeleri ile açıkça görüldüğünü, ancak karşı taraf borçlunun bu süreçte ödemesi gereken 60.947,51 USD tutarındaki bakiye cari hesap borcunu yapılan ikazlara rağmen ödemeyerek sözleşme şartlarına uymadığını, sözleşmenin 5.2.1 maddesinde elektrik proje onayı alınıp sistemin elektrik üretir hale getirilmesi itibariyle işlemin bittiğine dair mailin atılması akabinde yirmi dört saat içinde sözleşme bedelinin ödeneceğinin, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde sözleşme bedelinin %10'u oranında cezai şart uygulanacağının kararlaştırıldığını, bu çerçevede, borçluya 15/01/2024 tarihinde mail ile bildirimin yapılıp, bakiye 60.947,51 USD'nin ödenmesi için 24 saat süre tanınmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bu nedene 8.450,00 USD cezai şart alacağının da muaccel hale gelmesi nedeniyle borçlunun toplam 69.397,51 Usd borcu bulunduğunu, yaptıkları tahkikat ve piyasadaki bilgilere göre borçlunun başka şirketlere de borcu olduğunu ve bu borçları ödemekte geciktiğinin tespit edildiğini, bu nedenle Yargıtay ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında belirtildiği gibi ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, borçlunun mal kaçırma ihtimalinin göz önüne alındığında, banka hesaplarında para transferi riski bulunması, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilere ait hak ve alacakları ile bankadaki mevduatlarının ihtiyaten haczedilmesi gerekliliğinin ortaya çıktığını bildirmiş, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek tutarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 26.01.2024 tarih ve 2024/19 D.İş Esas, 2024/18 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...İİK'nun 257(1) maddesi uyarınca talebe konu alacağın, talep tarihi itibariyle talep edilebilir ve muaccel olduğu ile müeccel kabul edilmesi halinde İİK'nun 257(2) maddesinde belirtilen hallerin varlığının bulunduğuna ilişkin yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde mahkememizde kanaat uyandıracak nitelikte ve yeterlilikte delil ve belge örneklerinin sunulmamasına bağlı olarak İİK'nun 257.maddesinde düzenlenen yasal koşuların oluşmadığı dikkate alınarak talebin reddine '' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Talep eden vekili tarafından verilen 30.01.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Müvekkili şirket ile borçlu arasında, Güneş Enerji Santrali Yapım İşi Sözleşmesi nedeniyle bir ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirketin, söz konusu sözleşme kapsamında edimlerini düzenli bir şekilde, belirlenen süre içerisinde ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalı tarafın borçlarını ödemeyerek sözleşme şartlarına uymadığını, bu hususun, dosyaya eklenen cari hesap kayıtları ve fatura belgeleri üzerinden açıkça görüldüğünü, Güneş Enerji Santrali Yapım İşi Sözleşmesi çerçevesinde, müvekkili şirket tarafından 13.01.2024 tarihi itibariyle başarıyla tamamlanan 270 kW gücündeki Fotovoltaik güneş paneli kurulumunun sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde gerçekleştirildiğini, bu süreçte, borçlunun ödemesi gereken 60.947,51 USD tutarındaki bakiye cari hesap borcu için yapılan ikazlara rağmen, şu ana kadar borçlunun herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin "ödeme" hususunu düzenleyen 5.2.1 maddesi "Elektrik proje onayı alınıp sistemin elektrik üretir hale getirilmesi itibariyle işlemin bittiğine dair mail atılır akabinde 24 saat içinde sözleşme bedeli ödenir. 24 saat içinde ödenmemesi halinde sözleşme bedelinin %10'u cezai şart uygulanır." hükmünü içerdiğini, bu çerçevede, borçluya sözleşmeye uygun olarak 15.01.2024 tarihinde mail ile bildirim yapıldığını ve bakiye olan 60.947,51 USD'nin ödenmesi için 24 saat süre tanındığını, ancak, borçlu tarafından belirlenen süre içinde ödeme yapılmadığını, bu durumun, sözleşmenin 5.2.1 maddesi uyarınca müvekkilinin 8.450,00 USD cezai şart alacağını muaccel hale getirdiğini, ilgili mail görüntüsünün dilekçeleri ekinde sunulduğunu, bu bağlamda, borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alım-satımların cari hesap kayıtlarına göre, borçlu şirketin 60.947,51 USD tutarındaki bakiye borcu ile müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmeden kaynaklanan 8.450,00 USD tutarındaki cezai şart borcu olmak üzere toplamda 69.397,51 USD borcu bulunmakla birlikte bu borçların bugüne kadar ödenmediğini, alacağın tahsilatı için borçlu ile birkaç defa irtibat kurulduğunu, ancak başarılı bir sonuca ulaşılamadığını, ayrıca, taraflarınca yapılan tahkikat ve piyasadaki bilgilere göre, borçlu şirketin başka şirketlere de borcu olduğu ve bu borçları ödemekte geciktiğinin tespit edildiğini, bu nedenler göz önüne alındığında, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, somut olayda, dilekçelerinde belirtilen İİK'nın 257. maddesinin ihtiyaten haciz koşullarını karşıladığını, ''borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir'' dendiğini, ilgili kanun maddesi ile dilekçelerinde belirttikleri Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının da haklılıklarını gösterdiğini, sonuç olarak, ilgili kanun maddesi ve referans alınan Yargıtay ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, müvekkili şirketin ihtiyaten haciz talebinin hukuki temellendirilmesini sağladığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin vurguladığı gibi, İİK'nın 257. maddesine göre vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarını ihtiyaten haczedebileceğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarının da benzer bir yaklaşıma işaret ettiğini ve ihtiyaten haciz talebinin yaklaşık ispatın yeterli olduğu koşullarda haklılık arz ettiğini belirttiğini, bu bağlamda, borçlu şirketin mal kaçırma ihtimalinin, para transfer riski ve diğer borçlara olan durumu göz önüne alınarak ihtiyaten haciz talebinin meşruiyetinin ortaya konulduğunu, borçlunun mal kaçırma ihtimali göz önüne alındığında, banka hesaplarında para transferi riski bulunması, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilere ait hak ve alacakları ile bankadaki mevduatlarının ihtiyaten haczedilmesi gerekliliğini ortaya çıkardığını, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nden talep ettikleri ihtiyaten haczin 26.01.2024 tarihli 2024/19 Değişik İş, 2024/18 Karar sayılı kararıyla reddedildiğini, ihtiyati haciz tedbiri uygulanmaması halinde, müvekkilinin alacaklarını tahsil etme sürecindeki olası zorluklar ve riskler göz önüne alındığında, bu durumun müvekkilinin meşru çıkarlarını koruma konusunda ciddi bir tehlike oluşturabileceğini, bu ret kararına karşı ileri sürecekleri sebepler ve resen değerlendirilecek diğer unsurlar göz önüne alındığında, istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, detaylıca açıkladıkları sebeplerle birlikte resen dikkate alınacak nedenlerle; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/19 Değişik İş, 2024/18 Karar sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararının bozulmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, verilen kararın ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;
- maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.
İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.
Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.
İİK 265.maddede, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
İhtiyati haciz talep eden vekili, taraflar arasında yapılan "Güneş Enerji Santrali Yapım İşi Sözleşmesi" kapsamında müvekkili yüklenicinin sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak iş sahibi olan karşı tarafın sözleşme hükümlerine aykırı olarak sözleşmede belirlenen süre içinde ödeme yapmadığı iddiası ile bakiye alacak ile sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle cezai şart bedelinden oluşan toplam alacaklarının iş sahibi olan karşı tarafın başka şirketlere borcu olduğu, borçlarını ödemekte geciktiği ve mal kaçırma ihtimali bulunduğu iddiası ile alacak miktarı kadar mal varlığının ihtiyaten haczedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı gibi İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.01.2024 tarih ve 2024/19 D.İş Esas, 2024/18 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, talep eden vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf haciz karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 276,90 TL'nin talep edenden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Talep eden tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 24.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41