İzmir BAM 14. HD 2023/2153 E. 2024/444 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2023/2153
2024/444
19 Mart 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2153
KARAR NO : 2024/444
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/802
KARAR NO : 2023/525
DAVA TARİHİ : 04.10.2022
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 19.03.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 20.03.2024
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2023 tarih ve 2022/802 Esas, 2023/525 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Araç satın alındığından itibaren tüm bakımları ... ... servisinde yaptırıldığını, aracın garanti kapsamında olduğunu, 172.000 km bakımı yapılması gerekirken 169.000. km'de yağ seviyesinin yükselmesi sebebiyle bakıma alındığını, 169.000 km bakımında servis gerekli özen ve dikkati göstermediğini, müvekkiline aracın arızaları varsa bununla ilgili olarak bildirimde bulunmadığını, mevcut arızaları gerekli dikkat ve özeni göstererek gidermediğini veya giderdiğini belirttiğini ancak gidermediğini, 169.000 bakımı yapıldıktan sonra 25.6.2022 tarihinde garanti kapsamında iken araç arıza yaptığını ve aracı servise götürdüklerinde silindirin birinin yağ yükselmesi sebebiyle erimiş olduğunu ve motorun kilitlenmiş olduğunun tespit edildiğini ve kurumla yapılan yazışmalar sonucunda kurum tarafından müvekkiline silindirin erimesinin ve aracın motor kilitlemesinin sebebinin kullanılan yakıttan kaynaklandığı belirtilerek aracın garanti kapsamında onarım yapılamayacağının belirtildiğini, müvekkilinin sürekli yakıt aldığı shell istasyonu ile görüştüğünü ve yakıt tahlili yapmaları durumunda aracın yakıttan kaynaklanan bir sebeple arıza yapmış olması durumunda zararı giderecekleri müvekkiline bildirilmiş ise de yetkili servis buna yanaşmadığını ve müvekkilinden aracın tamir ve bakımı için 102.000.TL bedel istediğini, bunun üzerine izmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/132 D.iş sayılı dosyası ile tespit istendiğini, istenmiş ve yapılan tespit sonrasında ve alınan yakıt numunesinin incelenmesinde aracın motorundaki arızanın yakıt kaynaklı olmadığına ilişkin olarak sonuç bildirildiğini, davalı kuruma durum iletildiğinde ısrarla arızanın yakıt kaynaklı olduğunu ve servis garanti kapsamında tamirat yapamayacaklarını belirtmeleri üzerine müvekkilinin yine davalı serviste kendisine fatura edilen 118.000.TL karşılığında arıza sorununa çözüm bulduğunu, müvekkili gelirini ticari faaliyette bulunduğu araçla karşıladığından süre anlamında daha fazla mağdur olmama adına borç harç aracı tamir ettirmek zorunda kaldığını, bu davayla alakalı olmamakla birlikte yapılan tamir sonrasında da araç bu sefer uzun süre yattığından aküde sorun yaşandığını ve müvekkili aracın 3 ay tamir beklemesi sonrasında zorlukla bulmuş olduğu işle ilgili sıkıntı yaşadığını ve 1 gün süre ile işe gidemediğini, bunun üzerine dava şartının gerçekleşmesi ve ödemiş olduğu 118.000.TL nin kendisine iadesini sağlamak adına arabuluculuk merkezine başvurulduğunu, anlaşamama tutanağı imzalanmak suretiyle sonlandırıldığını, araçtaki arıza sebebiyle müvekkilinin yaklaşık 3 ay çalışamadığını ve ticari kaybı oluştuğunu, ticari kaybının 50.000.TL civarında olduğunu düşündüklerini, ticari kaybının belirlenebilir alacak olmaması sebebiyle ticari kaybına ilşkin alacağın belirlenebilir olmasından sonra dava değerini arttırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL ve tespit doyası için sarfedilen 3.802,00-TL olmak üzere toplam 122.802,00-TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren müştereken ve müteselsilen reeskont faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Dava konusu ... plakalı 2020 Model ... ... ... model araç 11.05.2020 tarihinde satın alınmış olup, işbu davanın-tensip tutanağına göre- 04.10.2022de açıldığı dikkate alındığında somut olayda, TTK m.23/1 atfıyla uygulanacak olan TBK m.231 gereği zamanaşımının dolmuş olduğunun ortada olduğunu, bu itibarla davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirketlerden ... A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ... A.Ş.nin davacı ile arasında herhangi bir satım akdi bulunmadığını, bu itibarla, müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşmenin konusunu teşkil eden maldaki ayıp iddiasından dolayı sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmayıp, davanın her halükârda husumet yönünden anılan müvekkili şirket lehine reddinin gerektiğini, gerçekten de, satıcı ile üretici ya da ithalatçının müteselsil sorumluluğunun sadece 6502 sayılı TKHKda tüketiciler lehine düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlıkta ise, 6502 sayılı Kanun uygulama alanının bu açıdan da, imalatçı olan anılan müvekkili firmanın müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğinden, davanın husumet yönünden reddi gerektiğinin bir kere daha ortaya çıktığını, dava konusu aracın ticari garanti şartlarına tâbi bulunmadığını, ... Garanti ve Servis Kılavuzunda belirtildiği üzere, satın alınan ... aracın ticari veya mesleki amaçlı kullanılması halinde, "Ticari Garanti Şartları" (... A.Ş.'den celbini talep ederiz) geçerli olacak ve malın garanti süresi içinde, gerek malzeme, gerekse montaj ve tasarım hatalarından dolayı arızalanması halinde, işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeksizin tamirinin yapılacağını, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksiklik söz konusu olmadığını, somut olayda, dava konusu araç, üretim bandından sağlam bir şekilde çıkmış olup, gereken tüm kontrolleri eksiksiz bir biçimde yapılarak ayıptan ari olarak davacıya satıldığını ve teslim edildiğini, dava konusu yapılan arıza ise kullanıma bağlı zamanla alınan yakıt kalitesi kaynaklı olup, yakıt kalitesi kaynaklu yakıt sistemi ve motorun hasarlandığını, ekli rapordan anlaşılacak olan termal zorlanma, silindir içerisinde kontrolsüz ısı kaynaklı olarak arızanın meydana geldiğini göstermekte ve zaman içerisinde alınan yakıt kaynaklı olarak bu durum ortaya çıktığını teyit ettiğini, esasen 2 yılı aşkın bir süredir 170.000 km ticari amaçlı kullanılmış olan bir araçta üretimden kaynaklanan bir durumdan söz edilemeyeceği açık olduğunu, öte yandan, araçta yapılan onarıma rağmen akü sorunu oluştuğu iddiasının da yerinde olmadığını, zira, aküler ömürlü olup, belli bir kullanım sonrası değişmesinin gerektiğini, 2 yıl 170.000 km süresince ticari amaçla kullanılmış olan bir araçta değişimesi de son derece normal olduğunu, ayrıca, 170.000 km kullanılmış bir araçta motor değişimi değer kaybı oluşturmayacağı gibi 2.el değerine de olumlu katkı yapacağını, yukarıda açıklanan sebeplerle, işbu davanın öncelikle zamanaşımı ve husumet nedeniyle reddini, aksi kanaat halinde davacının haksız ve hukuka aykırı olan işbu davasının reddedilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 13.06.2023 tarih ve 2022/802 Esas, 2023/525 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davanın KABULÜNE, 118.000,00-TL araç onarım bedelinin ve 1.000,00-TL araç yoksunluğundan kaynaklanan kazanç kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, delil tespiti masraflarının yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalılar vekili tarafından verilen 04.08.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
- Üretici/İthalatçı firma olan müvekkili şirketlerden ... A.Ş.'ye husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili ... A.Ş.'nin davacı ile herhangi bir satım akdi ilişkisine girmediğini, bu itibarla, müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşmenin konusunu teşkil eden maldaki ayıp iddiasından dolayı sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmayıp, davanın her halükârda husumet yönünden anılan müvekkili şirket lehine reddinin gerektiğini, kaldı ki mahkemede dava konusu araçta üretimden kaynaklı bir soru bulunmadığını açıkça belirttiğini, satıcı ile üretici ya da ithalatçının müteselsil sorumluluğunun sadece 6502 sayılı TKHK'da tüketiciler lehine düzenlendiğini, dava konusu uyuşmazlıkta ise, 6502 sayılı Kanun uygulama alanı bulamayacağını, bu açıdan da, imalatçı olan anılan müvekkili firmanın müteselsil sorumluluğuna gidilemeyeceğini, ayrıca, işbu davada, TTK m.23'ün atfıyla TBK m.219 ve devamı hükümlerinin uygulama alanı bulacağı dikkate alındığında, alıcının seçimlik haklarını düzenleyen TBK m.227 hükmünde, söz konusu seçimlik hakların sadece satıcıya yöneltilebileceğinin belirlendiği, üretici/ithalatçının sorumluluğundan bahsedilmemiş olduğunun gözden kaçırılmaması gerektiğini,
-Dava konusu aracın ticari garanti şartlarına tâbi bulunmadığını, ... Garanti ve Servis Kılavuzunda belirtildiği üzere, satın alınan ... aracın ticari veya mesleki amaçlı kullanılması halinde, "Ticari Garanti Şartları" (...A.Ş.den celbini talep ederiz) geçerli olacak ve malın garanti süresi içinde, gerek malzeme, gerekse montaj ve tasarım hatalarından dolayı arızalanması halinde, işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep edilmeksizin tamirinin yapılacağını, görüldüğü üzere, ticari garanti kapsamında, müvekkili şirketlerin, sadece aracın ücretsiz onarımından sorumlu olduğunu, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığı (nitekim mahkemenin tespitinin de bu yönde olduğunu) üzere davacı tarafın onarım bedeli ve ticari kazanç kaybı talep etme hakkının bulunmadığının gözden kaçırılmaması gerektiğini, dava konusu araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek maddi bir hasar ya da eksikliğin söz konusu olmadığını, ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen TBK m.219 uyarınca ayıptan söz edilebilmesi için, ayıp sonucunda şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli surette azalması veya tamamen ortadan kalkmasının gerektiğini, somut olayda, dava konusu aracın, üretim bandından sağlam bir şekilde çıktığını, gereken tüm kontrolleri eksiksiz bir biçimde yapılarak ayıptan ari olarak davacıya satıldığını ve teslim edildiğini, dava konusu yapılan arızanın ise kullanıma bağlı zamanla alınan yakıt kalitesi kaynaklı olduğunu, yakıt kalitesi kaynaklı yakıt sistemi ve motorun hasarlandığını, ekli rapordan anlaşılacak olan termal zorlanma, silindir içerisinde kontrolsüz ısı kaynaklı olarak arızanın meydana geldiğini gösterdiğini ve zaman içerisinde alınan yakıt kaynaklı olarak bu durumun ortaya çıktığını teyit ettiğini, esasen 2 yılı aşkın bir süredir 170.000 km ticari amaçlı kullanılmış olan bir araçta üretimden kaynaklanan bir durumdan söz edilemeyeceğinin açık olduğunu, öte yandan, araçta yapılan onarıma rağmen akü sorunu oluştuğu iddiasının da yerinde olmadığını, zira, akülerin ömürlü olup, belli bir kullanım sonrası değişmesinin gerektiğini, 2 yıl 170.000 km süresince ticari amaçla kullanılmış olan bir araçta değişmesinin de son derece normal olduğunu, ayrıca, 170.000 km kullanılmış bir araçta motor değişiminin değer kaybı oluşturmayacağı gibi 2.el değerine de olumlu katkı yapacağını, yukarıdaki itirazları saklı kalmak üzere, aracın azami tamir süresinin Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'nde 45 iş günü olduğunu, dolayısıyla, 15 günlük onarım süresine ilişkin herhangi bir hak talebinde bulunulması ve bu yönde karar oluşturulmasının kabul edilemeyeceğini,
Belirterek kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, araç tamirinden kaynaklanan uğranılan zararın tazmini istemine ilişkidir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı taraf üreticisi-ithalatçısı davalı ... A.Ş olan ticari aracının tüm bakımlarının yetkili servis olan diğer davalı ... A.Ş tarafından yapıldığını, aracın garanti süresi içerisinde arıza yaptığını ancak garanti kapsamında onarımının yapılmadığını, 118.000,00-TL bedel karşılığında aracın onarımının yapıldığını, aracın onarımının yapılmaması nedeniyle 3 ay süreyle kullanılamadığını ileri sürerek onarım bedeli ile aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın davalılardan tazminini talep etmiştir.
Davalılar ise, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı .... A.Ş. ile davacı arasında herhangi bir satış sözleşmesi bulunmadığından davalı ... A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu aracın ticari garanti şartlarına tabi olduğunu, aracın ayıplı olmadığını, üretimden kaynaklanan bir sorunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, aracın arızasının üretimden kaynaklanmadığı, kullanıcı hatasından veya yakıt hatasından da kaynaklanmadığı, arızanın enjektör arızası nedeniyle oluştuğu, aracın tüm bakım onarım hizmetinin ve bakım onarımda kullanılan yedek parça kalemlerinin temininin davalı ... A.Ş tarafından yapılmış olması nedeniyle verilen ayıplı hizmet nedeniyle arızanın oluştuğu, onarım ile arızanın giderilebileceği, onarım bedelinin 117.947,91-TL olacağı, aracın ortalama onarım süresinin 15 gün olacağı ve 9.225,00-TL bedel ile bu sürede benzer nitelikte bir aracın kiralanabileceğinin belirtildiği; buna göre davalılardan yetkili servis ... A.Ş'nin araç tamirine ilişkin eser sözleşmesini ayıplı ifa ettiğinden bu sebeple davacının uğradığı araç onarım bedeli ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu anlaşıldığından davalı ... A.Ş yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalılar vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiş; davacıya ait araçtaki arızanın üretimden kaynaklanmadığından diğer davalı ... A.Ş'nin üretici garantisi kapsamında satış sözleşmesinden kaynaklı ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre sorumluluğunun bulunmadığından davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin davalı .... A.Ş yönünden verilen karara yönelik istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden;
"1-Davacının davalı ... A.Ş aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
-
Davacının davalı ... A.Ş aleyhine açtığı davanın KABULÜNE, 118.000,00. TL araç onarım bedelinin ve 1.000,00. TL araç yoksunluğundan kaynaklanan kazanç kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Delil tespiti masraflarının yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine" şeklinde esas hakkında karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davalılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile,
-
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.06.2023 tarih ve 2022/802 Esas, 2023/525 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1). b. 2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
-
Davacının davalı ... A.Ş aleyhine açtığı davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
-
Davacının davalı ... A.Ş aleyhine açtığı davanın KABULÜNE,
-118.000,00-TL araç onarım bedelinin ve 1.000,00-TL araç yoksunluğundan kaynaklanan kazanç kaybı zararının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Delil tespiti masraflarının yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine,
-
Alınması gereken 8.128,89 TL harç bedelinden, davacı tarafından peşin yatırılan 2.097,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.031,73 TL karar ve ilam harcının davalı ... A.Ş'den alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 2.097,16 TL peşin harç, 325,00 TL davetiye ve posta gideri, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti ile İzmir 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/132 D.İş sayılı dosyasında sarf edilen yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamı 3.802,00 TL olmak üzere toplam 7.504,86 TL yargılama giderinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... A.Ş tarafından yapılan 58,00 TL davetiye gideri ve 20,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 78,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 19.040,00 TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ne verilmesine,
12-Davalılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması sebebiyle, davalılar vekili tarafından yatırılan 2.032,00 TL istinaf nispi karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya geri verilmesine,
13-Davalılar vekili tarafından yatırılan 738,00 TL kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf istinaf yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
14-HMK'nın 333/(1). maddesi gereğince, artan gider avansının davacıya, artan delil avansının davalıya geri verilmesine,
15-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18