SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 14. HD 2021/1225 E. 2024/366 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1225

Karar No

2024/366

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/1225

KARAR NO : 2024/366

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1073

KARAR NO : 2021/486

DAVA TARİHİ : 20.09.2018

KARAR TARİHİ : 04.06.2021

DAVA : Tazminat

KARAR TARİHİ : 07.03.2024

KARARIN YAZ. TARİH : 08.03.2024

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.06.2021 tarih ve 2018/1073 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı vekili tarafından verilen 20.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında Bornova 3. Noterliği'nin 24.03.2015 tarihli 09501 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığını, inşaat projesi, satış ofisi projesi, inşaat ruhsatı alımı, şirket merkezi tadilatı masrafı vs gibi işlemlerden sonra tarafların karşılıklı olarak ihtarname keşide ederek sözleşmenin feshi ve alacak talepli davalar açtıklarını, bu davalar devam ederken taraflar davayı sonlandırma ve sözleşmeyi feshetme konusunda karşılıklı anlaşarak Bornova 3. Noterliği'nin 11.05.2016 tarihli 15064 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi fesih sözleşmesini imzaladıklarını, bu sözleşme ile müvekkilinin davalıdan aldığı avans, davalı şirketin müvekkiline yaptığı mal ve hizmet tesliminin ödenmesi, fesih tazminatı ödenmesi ve ayrıca taksitli ödeme nedeniyle doğacak faiz nedeniyle müvekkilinin davalıya 41.000.000,00 TL ödeyeceği, bu ödemenin 1.000.000,00 TL'sinin nakit kalanının taksitler halinde çek ve senetlerle 25.06.2018 tarihine kadar ödeneceği, 41.000.000,00 TL'lik ödemenin muhasebeleştirilmesinin ilk aşamada 32.000.000,00 TL'nin avans ve harcama giderlerine yönelik genel maliyet harcamaları, 9.000.000,00 TL'nin tazminat açıklaması ile geçici olarak muhasebeleştirileceği, fesih sözleşmesinin 1.maddesinde açıkça ...'a fatura keşide edileceği, ancak KDV vs. herhangi bir maliyet talep edilmeyeceği, 1.000.000,00 TL nakit ve çek ile senetlerin teslimi ile birlikte tarafların dava ve icra takiplerinden karşılıklı feragat edileceği, fesih protokolü kapsamında yükümlülüğünü tam ve eksiksiz olarak yerine getiren tarafın ibra edilmiş sayılacağı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin fesih sözleşmesi gereğince tüm ödemeleri yaptığını, davalı tarafın uyarılardan sonra 31.07.2018 tarihinde 5 adet fatura kesmiş ise de, bu faturaların KDV kanununa ve vergi usul kanununa aykırı olduğu için iade edildiğini, davalı taraf cevaplarında fesih sözleşmesi gereğince hakem atanmasını talep etmişlerse de vergi kanunlarının kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle uyuşmazlığın tahkim kapsamına girmediğini ileri sürerek, katma değer vergisi kanunu ve kurumlar vergisi kanununa tabi kar, mal, hizmet ve faiz nedeniyle davalının kesmesi gereken fakat usulüne uygun kesilmeyen kdv dahil fatura bedelinin HMK 106 maddesi gereğince tespiti müvekkilinin usulüne uygun süresinde kesilmeyen faturalar nedeniyle doğan zararları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; kanunda tespit davası konusu olabilecek durumların tahdidi olarak sayıldığını, davacının talebinin bunlardan hiçbirine uygun olmadığını, davacının eda davasının konusu olabilecek hususların konusunun tespit davası olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, katma değer vergisi kanunundan hangi hallerde kdv uygulanacağının belirlendiğini, davamıza konu olayda mal ve hizmet teslim değil sözleşmenin feshi kapsamında yapılan ödemelerin söz konusu olduğunu, davaya konu faturaların içeriğinin fesih olunun kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı müvekkili şirketin yaptığı gider, masraf harcama ve maliyetler ile bu sözleşmenin feshinden dolayı davacının ödemeyi kabul ettiği cayma tazminatı ilişkin olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu tahsilatın bir mal ya da hizmet ifası karşılığı olmayıp sözleşmenin feshinden dolayı tazmin hükümlerinin düzenlendiği fesih sözleşmesinden kaynaklandığını, bu işlemlerin fatura düzenleme mecburiyeti olmayan buna mukabil fatura düzenlenmesinde sakınca doğurmayan işlemlerden olduğunu, kdv'ye tabi olmadığını, davanın öncelikle usulden kabul edilmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi 04.06.2021 tarih ve 2018/1073 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararında özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında Bornova 3. Noterliği'nin 24.03.2015 tarihli 09501 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmenin uygulanması kapsamında bir takım iş ve işlemlerin yapıldığı, fakat taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı, birbirlerine karşılıklı olarak ihtarnameler gönderdikleri, sözleşmenin feshi ve alacak talepli davaların açıldığı, bunun üzerine tarafların sözleşmenin feshi konusunda anlaştıkları, Bornova 3. Noterliği'nin 11.05.2016 tarihli 15064 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi fesihname sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşme ile ... San AŞ'nin ... AŞ'ne 41.000.000,00 TL ödeme yapması konusunda tarafların mutabakata vardığı, ödenen bu tutarın muhasebeleştirilmesinde ihtilaf ve tutarsızlıklara mahal verilmemesi amacıyla bu ödemenin tahmini 32.000.000,00 TL'sinin ...'nın proje kapsamında verdiği avans, harcama ve giderlere yönelik genel maliyet harcamaları olarak tahmini 9.000.000,00 TL'sinin de tazminat olarak geçici olarak muhasebeleştirileceğinin tazminattan finansal maliyetlere yapılacak aktarım ...'nın geri ödemelerinin tamamlanmasıyla netleşebileceğinden tazminattan bu maliyetlere yapılacak aktarım rakamı da ...'ın bütün ödemelerini tamamladığında kalan net cayma tazminat miktarı tutarınca ...'a fatura keşide edileceğinin ancak söz konusu fatura ile ilgili ...'dan KDV vd. herhangi bir maliyet talebinde bulunulmayacağının kararlaştırıldığı, davacı ... A.Ş. tarafından fesih sözleşmesindeki tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, ... şirketi tarafından bir kısım faturaların davacı adına kesilerek gönderilmesi söz konusu ise de, davacının bu faturaların sözleşmeye vergi mevzuatına uygun olmadığını, bu nedenle zararının doğduğunun savunarak iş bu davayı açtığı, bilirkişi kurulunun 20.11.2019 tarihli raporunda ortaya konulduğu üzere davacının ödediği 41.000.000,00 TL'nin 28.690.904,06 TL'si yönünden davalının fatura düzenlemesine gerek bulunmadığı, fatura düzenlenecek ise bu tutarların bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığından faturada KDV tutarının yer almasına gerek bulunmadığını, ancak KDV dahil 12.309.135,94 TL'lik kısım için fatura düzenlenmesi gerektiği bunun 10.431.471,16 TL'sinin hizmet bedeli, 1.877.664,79 TL'sinin KDV olması gerektiği, davacının tespit talebinin bu şekilde kabulünün gerektiği, davacının süresinde faturaların kesilmemesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarar iddiası nedeniyle bilirkişilerce yapılan hesaplamaya göre davacının kesmesi gereken 10.431.471,16 TL hizmet bedelli faturanın KDV'si olan 1.877.664,79-TL'yi KDV mahsubunda kullanamayacağından zararının doğduğu, bu faturayı davalının kesmesi gerektiği 18.05.2016 tarihinden dava tarihine kadar davacının oluşmuş zararının 6.449,38 TL olduğu belirlenmekle davacının dava tarihine kadar oluşan zarar iddiası nedeniyle tazminat talebinin kısmen kabulüne, 6.449,38-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine dava tarihine kadar oluştuğu ileri sürülen fazlaya dair tazminat talebinin reddine dair gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davalı vekili tarafından verilen 14.07.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve esasa aykırı olduğunu, öncelikle tespit davası yönünden davacının tespit talebinin usule uygun olmadığı halde bu talebin kabulünün hatalı olduğunu, davanın usule aykırı açıldığını, Kanun'un tespit davası konusu olabilecek durumları tahdidi olarak saymış olup davacının talebinin bunlardan hiç birine uygun olmadığını, Kanun'un; tespit konusu ilişkinin varlığı, yokluğu yada belgenin sahteliğine hasrettiğini, taraflar arasında bir ilişki olup olmadığı, ihtilaf konusu olmadığı gibi, sahteliğe ilişkin bir iddianın da mevcut olmadığını, davacı yanın aslında bir eda davasının konusu olabilecek hususları tespit davasının konusu yaptığını, 6100 sayılı HMK'nın 106-(1) maddesinde; tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesinin talep edileceğini,

(2) Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunması gerektiğini,

(3) Maddi vakıaların, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamayacağını belirttiğini, davanın kabulünün esas yönünden de hatalı olduğunu, davaya cevap ve diğer dilekçelerinde teferruatlı olarak izah etmelerine rağmen temel bir hata yapıldığını ve dava konusunun KDV doğurucu bir işlem olup olmadığının bir türlü aydınlatılamadığını, anlaşılamadığını, mahkemece maalesef yetersiz ve hatalı bir raporun hükme esas alındığını, dosyaya sundukları mütalaa ile ilgili hiçbir değerlendirme yapılmadığını, KDV'nin doğması için artı değer yaratan ekonomik faaliyet gerektiğini, bu tarzda olmayan mali/finansman hareketlerinin ise KDV doğurmadığını, dolayısıyla yüklenicinin arsa sahibine vekaleten yaptığı işlerin bedelini aynı bedel ile arsa sahibinden iadeten tahsilinin ekonomik bir faaliyet olmadığını, bu temel noktayı ne bilirkişilere ne de mahkemeye izah etmelerinin yargılamada mümkün olamadığını, hükme esas alınan raporda yapılan işlerin, ödünç hesabına ait finans hareketlerinin, hatta önceki uyuşmazlığın sulhen çözümüne dair işlemlerin dahi herhangi bir ayrıma tabi tutulmadan hepsinin KDV'ye tabiymişçesine bir değerlendirme yapıldığını, bir anlaşmazlığı sona erdirirken sulh olup her iki tarafın da davalardan feragat etmesini ve mahkeme dosyalarına bu yönde beyanda bulunulmasını, karşı tarafa sunulan bir hizmet olarak algılayan ve bu hizmetin KDV'ye tabi olacağını kabul edecek kadar hatalı ve yetersiz bir raporun maalesef itirazlarına rağmen hükme esas alındığını, hükme esas alınan ek ve kök rapora itirazlarının iş bu dilekçenin hacmini aşırı artıracağından tafsilatı için ekte sundukları dilekçelerine atıf yaptıklarını, hükme esas alınan raporda mali/finansman hareketi ile ekonomik artı değer yaratan işlem arasındaki ayrımın yapılamadığını, sorunun da buradan kaynaklandığını, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir inşaat projesi konusunda anlaşma sağlandığını, projelerin hazırlandığını, ancak inşaata başlanılmadan önce: proje kapsamında yapılan çalışmaların tamamının arsa sahibine devri (iadesi) ile sözleşmenin feshi, sulhen fesih ile çözüme kavuşturulmasının sağlandığını, ancak yargılamada fesih protokolünün yok sayıldığını ve olmayan artı değer üretiminin var kabul edildiğini, bilirkişi kök raporuna karşı ek-1 olarak sundukları itiraz dilekçeleri ve ek rapora karşı ek-2 olarak sundukları itiraz dilekçelerinde hükme esas alınan raporun niçin hatalı olduğunun Mevzuat, Danıştay Kararları, Maliye Bakanlığı Özelgeleri de gösterilerek izah edildiğini, mahkemece itirazları doğrultusunda bir başka heyetten rapor alarak dosyanın aydınlatılması icap ederken mevcut eksik raporların hükme esas alınması nedeniyle reddi gereken davanın, hatalı şekilde kabul edildiğini, yargılamada uyuşmazlığın ekonomik bir faaliyet olup olmadığı ve KDV doğurucu bir işlem olup olmadığı hususunda her bir kalem konusu için ayrı ayrı uzmanınca değerlendirme yapılması gerektiğini, bu değerlendirmeden sonra ekonomik faaliyet oluşturan ve KDV doğuran bir işlem olduğu belirlenen miktarlar yönünden karar tesis edilmesi gerektiği halde bu değerlendirme ve belirleme yapılmaksızın kümilatif olarak kabul kararının tesis edildiğini, bu nedenle de karara karşı istinaf yasa yoluna müracaatlarının gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf taleplerinin kabulü ile kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, taraflar arasında akdedilen taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya yapılan ödemeler için davalı tarafça usulünce kesilmediği iddia edilen KDV dahil fatura bedelinin tespiti, usulüne uygun ve süresinde kesilmeyen faturalar nedeniyle doğan zararların tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkin sözleşme ile; davacının, davalı şirkete 41.000.000,00 TL ödemesi, davalının, davacı şirkete fatura keşide etmesi, fatura ile ilgili olarak davacıdan KDV vb herhangi bir maliyet talep edilmemesi yönünde mutabakata varıldığını, davacının fesih sözleşmesi gereği tüm ödemeleri yaptığını, davalının faturaları geç kestiğini, davacı şirketin KDV mahsubu yapması ve Kurumlar Vergisi matrahının fazla çıkması nedeniyle zararı oluştuğunu, davalının gecikmeli olarak kestiği beş adet faturanın dördünün KDVK ve VUK'na aykırı olduğu için iade edildiğini, davacının usule aykırı faturaları kabul etmesi halinde KDV kaybı yaşaması ve vergi cezası alma ihtimalinin yüksek olduğunu, tüm ödemelerini yapan davacının, davalının usule uygun fatura kesmemesi nedeniyle cari hesabı kapatamadığını ve zarara uğradığını belirterek, davalının, KDVK ve KVK'ya tabi kar, mal, hizmet ve faiz nedeniyle kesmesi gereken fakat usulüne uygun kesilmeyen KDV dahil fatura bedelinin HMK'nın 106. Maddesi gereğince tespitine, davacının usulüne uygun ve süresinde kesilmeyen faturalar nedeniyle doğan zararları için şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının eda davasına konu olabilecek hususları tespit davasının konusu yaptığını, HMK'nın 106.maddesine göre tespit talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, faturaların KDV'li kesilmesini gerektirir bir durum bulunmadığını, davacıdan yapılan tahsilatın, sözleşmenin feshi nedeniyle davalı şirketin üzerinde kalan ve katlanılmış maliyet, harcama ve masraflar ile tazminat bedelinin karşılığı olduğunu, dava konusu olayda mal ve hizmet teslimi değil, sözleşmenin feshi kapsamında yapılan ödemelerin söz konusu olduğunu, davaya konu faturaların içeriğinin; fesholunan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı şirketin yaptığı gider, masraf, harcama ve maliyetler ile fesih nedeniyle davacının ödemeyi kabul ettiği cayma tazminatına ilişkin olduğunu, bu nedenle faturaların KDV'ye tabi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Taraflar arasında Bornova 3. Noterliği'nin 24.03.2015 tarihli ve 09501 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış olup, davacı arsa sahibi, davalı yüklenicidir. Sözleşmeyle, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 9.336 m2'lik arsa, ... pafta ... ada ... parselde bulunan 12.937 m2'lik arsa, ... ada ... parselde bulunan 2.789 m2'lik arsa üzerine davalı yüklenici tarafından, imar uygulaması, tevhid, proje ve inşaat yapılması, inşaat ruhsatın alınması ve akabinde kat irtifak listesine göre satışının gerçekleştirilmesi ve bu satıştan elde edilecek gelirin taraflar arasında paylaşımı kararlaştırılmış ise de, taraflar daha sonra sözleşmeyi fesh etme konusunda anlaşmaya varmışlardır.

Taraflar arasında Bornova 3. Noterliğinin 11.05.2016 tarih ve 15064 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini feshine dair sözleşme imzalanmıştır. Fesih sözleşmesinde; Davacı arsa sahibi ... Sanayi Anonim Şirketi'nin, davalı şirkete toplam 41.000.000,00-TL ödeyeceği, ilgili ödemenin tahmini 32.000.000.00-TL'sinin davalı şirketin , Davacı ... Sanayi Anonim Şirketi'ne proje kapsamında verdiği avans ile harcama ve giderlere yönelik genel maliyet harcamaları olarak, tahmini 9.000.000,00-TL'sinin tazminat olarak muhasebeleştirileceği belirtilmiştir.

Yargılama sırasında alınan bilirkişi heyeti raporu ile, inşaat için yapılan harcamalar ve verilen avanslar için yüklenilen faizlerin yansıtma faturasına konu edilemeyeceği , normal fatura düzenlenip hem faizler hem de inşaat için yapılan harcamalar karşılığında (cayma tazminatı hariç) KDV'li fatura düzenlenmesi gerektiği fakat davalının bu şekilde fatura kesmemesi sebebiyle davacının faturalarda yer alması gereken tutardaki KDV'yi indirime konu edemediği, dolayısıyla vergi dairesine de ayrıca KDV ödemek zorunda kaldığı, kesilmesi gereken faturalarda yapılan inşaat ve finansman hizmeti tutarının 10.431.471,16 TL, KDV tutarının ise 1.877.664,79 TL olarak gösterilmesi gerektiği, davacının da bu tutarı davanın sonucuna göre karar tarihindeki vergilendirme döneminde KDV indirimine konu edebileceği, dava tarihine kadarki zararın 6.449,38 TL olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece, iş bu tespit davası ile davacının sağlamak istediği menfaatin davalının keseceği faturalardaki KDV tutarına göre KDV indirimi yapmak olduğu belirtilerek, bilirkişi tarafından hesaplanan KDV tutarı olan 1.877.664,80 TL üzerinden harç ikmali yaptırılmıştır.

Davalı şirketin 2018 hesap döneminde, Davacı ... Sanayi Anonim Şirketi'ne düzenlediği 31.07.2018 tarih ve ..., ..., ..., ... sıra nolu faturalarda katma değer vergisi hesaplamadığı, 31.07.2018 tarih ve ...000027 sıra nolu faturada ise katma değer vergisi hesapladığı anlaşılmaktadır.

Davalı ... A.Ş. tarafından, ... aleyhine İzmir 2.Vergi Mahkemesi'nin 2020/1442 Esas sayılı dosyası ile, 2020/7.dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesi uyarınca devreden katma değer vergisi tutarının azaltılmasına ilişkin işlemin iptali için dava açılmıştır. Anılan davada uyuşmazlığın, eldeki dosyanın davalısı olan ... A.Ş. 'nin, 2018 yılında eldeki dosyanın davacısı ... Sanayi Anonim Şirketi'ne düzenlenen faturalardan faiz geliri elde ettiğinden bahisle katma değer vergisi beyannamelerinin yeniden düzenlenmesi sonucunda devredenin değişmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

İzmir 2.Vergi Mahkemesi'nin 2020/1442 Esas, 2021/1451 Karar sayılı kararında; yüklenici ... A.Ş. Tarafından, arsa sahibi ... Anonim Şirketi'ne sözleşme bedeli olarak verilen paraların aslında bahsi geçen şirkete borç olarak verildiği, finansman hizmeti sağlandığı ve karşılığında faiz geliri elde edildiği iddia edilmişse de, anılan şirketler arasında yapılan sözleşmeye istinaden ... A.Ş.'ne ödenecek hasılat payından mahsup edilmek üzere avanslar verildiği, söz konusu avansların taraflar arasındaki 24.03.2015 tarihli ve 09501 yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden ödendiği, projelendirilme aşamasında ... ve ... şirketlerine ödenen tutarların ... A.Ş. adına ... A.Ş. tarafından ödendiği, yine ... A.Ş. tarafından sözleşme hükümlerine riayet edilerek inşaat yapılabilmesi için gerekli işlemlere başlanıldığı, bu kapsamda da belediye, tapu müdürlükleri, ... gibi kamu kurumlarına bir takım ödemelerde bulunulduğu, sonra fesih sözleşmesi imzalanması ve söz konusu giderlerin ... A.Ş.'ye ait olması dolayısıyla ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye davaya konu olan faturaların düzenlendiği, bahsi geçen harcamaların katma değer vergisine tabi olmadığı, ayrıca ... A.Ş. tarafından proje ile ilgili bir takım katma değer vergili harcamalar da yapıldığı, bu harcamaların fesih sözleşmesine binaen KDV'li bir şekilde ... A.Ş.'ye yansıtılarak fatura düzenlendiği, anılan şirketler arasındaki ilişkinin taraflar arasında akdedilen inşaat sözleşmesi ve fesih sözleşmesi uyarınca gerçekleşen avans, teminat ödemesi, proje için yapılan masrafların geri alınmasından ibaret olduğu ve ... A.Ş. tarafından ödenen tutarların finansman hizmeti sağlanmak amacıyla verildiğinin hukuken geçerli somut tespitler ile ortaya konulamadığı belirtilmiş ve eldeki dosyanın davalısı olan ... A.Ş tarafından, idare aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı idare tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2.Vergi Dava Dairesi'nin 2022/621 Esas, 2022/888 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edildiği henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

İzmir 2.Vergi Mahkemesi'nin 2020/1442 Esas, 2021/1451 Karar sayılı kararındaki tespit ve değerlendirmeler yukarıda belirtildiği gibiyken, ilk derece mahkemesince verilen karara dayanak bilirkişi heyeti raporunda inşaat için yapılan harcamalar ve verilen avanslar için yüklenilen faizlerin yansıtma faturasına konu edilemeyeceği , normal fatura düzenlenip hem faizler hem de inşaat için yapılan harcamalar karşılığında KDV'li fatura düzenlenmesi gerektiği belirtilmektedir.

İzmir 2.Vergi Mahkemesi'nin 2020/1442 Esas, 2021/1451 Karar sayılı kararının kesinleşmesi halinde anılan kararda saptanan ve karara dayanak yapılan hususlar, eldeki davada verilecek kararı etkileyecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince İzmir 2.Vergi Mahkemesi'nin 2020/1442 Esas, 2021/1451 Karar sayılı kararının kesinleşmesi beklenmeli, karar kesinleştiğinde dosyanın tamamı eldeki dava dosyası arasına alınıp, kesinleşen kararda saptanan hususlar nazarı dikkate alınarak ek rapor hazırlanması için dosya daha önce rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre ; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun, KABULÜ ile,

  2. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.06.2021 tarih ve 2018/1073 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1). a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  3. Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 32.175,75 TL istinaf peşin karar harcının istek halinde yatıran davalıya ilk derece mahkemesince geri verilmesine,

  5. Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  6. Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemizmircevapTazminathüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim