İzmir BAM 14. HD 2021/1218 E. 2024/330 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2021/1218
2024/330
27 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/1218
KARAR NO : 2024/330
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/748
KARAR NO : 2021/393
DAVA TARİHİ : 25/06/2018
KARAR TARİHİ : 22/04/2021
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 27.02.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 28.02.2024
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.04.2021 tarih ve 2018/748 Esas, 2021/393 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Davalı şirket aleyhine İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2018/4199 Esas sayılı dosyası ile 02.04.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin 06.04.2018 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, borçlu vekili aracılığı ile 06.04.2018 tarihli dilekçesi ile borca itiraz edildiğini, cari hesaba dayalı ticari ilişkinin inkar edildiğini, belge ve sözleşmedeki imzaların da inkar edildiğini, takip dayanağı olarak cari hesabın gösterildiğini, kendi ticari kayıtlarında çok daha fazla alacaklı görünmesine rağmen 68.300,00 TL alacağın tahsili için talep açıldığını, ticari ilişkinin bir kısmının dilekçe ekinde fotokopisi sunulu alt yüklenici sözleşmesi örneği ile hüküm altına alınan ... ... işinin yapılması işinden kaynaklandığını, söz konusu sözleşmenin her iki şirketin yetkilisinin imzasının taşıdığını, ıslak imzalı suretinin de kendilerinde olduğunu, mahkemenin talebi halinde ibraz edileceğini, söz konusu yerin beton çelik ve topraklama işlerinin müvekkili şirkete taşere edildiğini, hakediş raporunda borçlu şirketin imza yetkilisinin imzasının bulunduğunu, buna istinaden davalı şirketin banka havalesi ile ödeme yaptığını, müvekkili tarafından da fatura tanzim edildiğini, söz konusu işin yüklenici davalı tarafından tamamlanmadığını, müvekkiline ödeme yapılmadığı için işin yarım kaldığını, ancak bu hususta müvekkilinin sorumluluğunda kendisine izah edilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı konumda olduğu halde davalı borçlunun ticari ilişkiyi nasıl inkar ettiğini anlayamadıklarını, sözleşme öncesine ait de borcunun bulunduğunu, durumun müvekkili şirkete ait ticari defterlerin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, ayrıca takip alacağı cari hesaba dayandırıldığı halde itiraz dilekçesinde sözleşmeden bahseden ve böyle bir sözleşme varsa buradaki imzasını inkar eden davalı şirketin kötü niyetli olduğunu beyan ederek davalı şirketin İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2018/4199 E. sayılı takip dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline, davalı borçlunun borcu sabit ve likit olduğundan %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davaya cevap cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 22.04.2021 tarih ve 2018/748 Esas, 2021/393 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...1-Davanın kısmen kabulü ile davalının İzmir 27 .İcra Müdürlüğünün 2018/4199 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin asıl alacak 63.300,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-
Davacı vekili tarafından kabul edilen 14/03/2019 tarihli 46.450,00 TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine,
-
Asıl alacağın %20si oranında hesaplanan 12.660,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili tarafından verilen 12.07.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
- Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, öncelikle taraflar arasındaki iş ilişkisi fatura ve sözleşme tarihinden çok daha önce başladığını, hatta buna ilişkin müvekkili tarafından ödeme dahi yapıldığını, davacı şirket yetkilisi tarafından, müvekkili şirket yetkilisi olan ...'a, aralarındaki samimiyet ve iş ilişkilerinin başlamış olmasından dolayı, yapılacak işlerin karşılığında alacağı bedel için müvekkiline baştan fatura kesmeyi teklif ettiğini, müvekkili şirket yetkilisinin de kabul ettiğini, kaldı ki belirttikleri üzere Kasım ayında bu işlere ilişkin bir ödeme de yapıldığını, davacı şirketin teklifi üzerine 18/12/2017 tarihli 259.600 TL bedelli fatura kesildiğini, taraflar arasında yapılacak olan işlerden bir tanesi olan ... ... işinin yapılması nedeniyle, sözleşmede belirtildiği gibi karşı tarafa senetler verildiğini ve bu senet ve sözleşmeye binaen aşağıda dökümü yer alan ödemeler yapılmaya başlandığını, söz konusu ödemelere ilişkin evrakların dosyaya sunulduğunu, 20/11/2017 tarihinde 39.000 TL peşinat olarak karşı tarafa ödediğini, daha sonra 27/12/2017 tarihinde ... ... Ltd. Şti. Adına 70.000-TL ödeme yapıldığını, 30/01/2018 tarihinde 3.900-TL, 02/02/2018 tarihinde 3.000-TL, 05/02/2018 tarihinde 20.000-TL, 06/02/208 tarihinde 8.500-TL olduğunu, (Davacı şirket yetkilisi ...'nın yönlendirdiği ... adında (...) şahsa elden teslim edilen meblağ olduğunu, ancak müvekkili şirketin ofisi kapandığı için makbuzun kendilerinde olmadığını, söz konusu makbuzun davacı tarafça kesildiğini, kendilerinde kalan makbuz koçanında bu ödemenin mevcut olduğunu ve ödeme davacı tarafça kabul edildiğini) Karşıyaka'da alınan işin bedelinin 53.100 TL olduğunu, ... hizmeti proje bedeli olarak 45.000-TL KDV dahil 53.100-TL.lik 26/02/2018 tarihinde fatura kesildiğini, bu fatura karşı tarafa Whatsapp üzerinden gönderildiğini, davacı tarafın bu bedeli alabilmesi için vergi borcunun olmaması gerektiğinin belirtildiğini ve bunun üzerine Karşıyaka Belediyesi tarafından 4.593,84-TL Bornova Vergi Dairesi Md.ne yatırıldığını, buna ilişkin ... ile müvekkili firma yetkilisi arasındaki görüşme kayıtlarının da dosyaya sunulduğunu, ancak buna karşın yerel mahkeme tarafından defter ve kayıtlarda yer almadığı gerekçesi ile ödemenin kabul edilmediğini, Ancak Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından verilen son kararlarda, alacak davalarında Whatsapp, Facebook, e-mail gibi elektronik ortamlardaki bilgi taşıyıcıları delil niteliğinde sayıldığını, karşı tarafın itiraz etmediğini, ancak defter ve kayıtlarına işlemediği bu meblağın da hesaplamada dikkate alınmasının gerektiğini, diğer ödemelerin ise; 13/03/2018 tarihinde 37.000-TL, 20/02/2018 tarihinde 10.000-TL (... tarafından müvekkilin araması neticesinde ince işçilik ve sandviç panel için istenen ödeme olduğunu, buna ilişkin yazışmaların da dosyaya sunulduğunu) 30/03/2018 tarihinde 5.000-TL olduğunu, yukarıdaki ödemelerin banka aracılığı ile yapılan ve ekte banka tarafından imzalı ve kaşeli olarak sunulan evraklara dayandığını, ayrıca müvekkili firma yetkilisinin, davacı taraf işe devam etsin diye Karşıyaka Belediyesi'ndeki yaklaşık maliyet hazırlama işlerinin projelerinin hazırlanmasını İmet mimarlık olarak yaptığını ve bu işten gelecek olan bütün ödemeleri/hak edişleri davacı şirkete aktardığını, İzmir Valiliği tarafından hazırlanan hak ediş raporlarında belirtildiği üzere 27/12/2017 tarihinde 115.062,41-TL bir hakediş mevcut olduğunu, davacı firmaya da bu rakamdan 109.000-TL ödeme yapıldığını, bir sonraki hak edişin 26/03/2018 tarihinde olup 33.041,83- TL olup bu ödemenin de karşı tarafa yapıldığını, buna ilişkin yapım işleri hak ediş raporunun sunulduğunu, yapılan ödemelerin karşı tarafın alacağını fazlası ile karşıladığı halde, davacı tarafın senetlerin hiçbirisini iade etmediğini, ne sözleşme ne de senetlerin, müvekkili firma yetkilisi istediği halde geri verilmediğini, bu ve diğer durumlara ilişkin yazışmaların sunulduğunu, ayrıca taraflar arasındaki işlerden sandviç panel işi ve ince işlerin davacı tarafça yapılmadığını, karşı tarafın da dilekçesinden işlerin eksik kaldığını belirttiğini ve kabul ettiğini, sözleşmede karşı tarafa hak ediş ücretleri alındıkça ödeme yapılacağının belirtildiğini, buna rağmen ödeme alamadığı gerekçesi ile işleri yapmamasının karşı tarafın haksız olduğunu ortaya çıkaran bir durum olduğunu, kaldı ki karşı tarafın yaptığı işlerin bedelinden çok daha fazla bir meblağı müvekkili şirketten tahsil ettiğini, müvekkilinin bu ödemeleri, karşı tarafın kendisini alacaklara yüksek oranda (%4 oranında) faiz talep edeceğini belirttiği için, yani faizi ile birlikte çok daha fazla bir rakam ödemek zorunda bırakılacağı tehdidi altında yapıldığını, ayrıca tüm bu iş ve işlemler dışında 05/11/2018 tarihinde müvekkilinin ... numaralı telefondan Üniversite O.S.G.B. Yetkilisi ... tarafından arandığını ve senetlerinin kendisinde olduğunu, davacı firma tarafından senetlerin kendisine temlik edildiğini, kendilerine ödeme yapılması gerektiğini belirttiğini, müvekkilinin ise davacı ile aralarındaki sözleşmeye göre söz konusu senetlerin temlik edilmesinin veya devrinin yasalandığını, böyle bir şeyin yasal olarak mümkün olmayacağını belirttiğini, bunun üzerine müvekkili firma yetkilisinin durumu karşı tarafa bildirdiğini, aralarındaki yazışmanın dosyaya sunulduğunu, bu yazışmaların 03/11/2018 tarihli olanında senet fotoğraflarını karşı taraf müvekkiline Whatsapp üzerinden ettığını, ancak 05/11/2018 tarihli yazışmada görüleceği üzere bu senetlerin yukarıda belirttikleri ...'den çıktığını, müvekkilinin dava konusu olan döneme ilişkin hesap özetinin de dosyada yer aldığını, (ek-16) ayrıca söz konusu işlere davacı tarafından devam edilmeyip yarım bırakıldığı için İzmir Valiliği'nin, müvekkili firmayı 1 yıl boyunca ihalelerden yasaklayıp, 40.000-TL değerindeki teminat mektubunu irat kaydettiğine ilişkin belgenin de sunulduğunu, bu durumda müvekkilini ayrıca zarara uğrattığını ve İzmir Valiliği tarafından müvekkiline karşı dava açıldığını, buna ilişkin hazırlanan raporun sunulduğunu, hak ediş tarihi olan 09/11/2018 de hak ediş no hesap kesme yapım işleri hak ediş raporu ... md. tarafından kendilerine 7.405,39-TL borç çıkartıldığını, müvekkilinin valilikte toplam hak ediş tutarının 145.874,21-TL olduğunu, tüm bu hesaplamalar doğrultusunda müvekkilinin karşı tarafa borcu olmadığının açıkça ortaya çıktığını, kaldı ki bilirkişi raporunda davacının müvekkilinden 102.300-TL alacaklı gözüktüğü halde 68.300-TL üzerinden takip açıldığının belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu durumun dahi davacı tarafın kayıtları ile gerçekte taraflar arasında olan hesabın tutmadığını, karşı tarafın defter ve kayıtlara tam olarak hesabı aktarmadığını, kayıtların gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığını, müvekkilinin borcundan dahi fazlasını ödemesine karşılık davacı tarafça yapılan tüm ödemelerin yansıtılmadığını, taraflarınca kanıtlanan ödemeler de kabul edilmediği için yerel mahkeme tarafından verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, açıkladıkları ve resen dikkate alınacak nedenlerle öncelikle tehiri icra istemlerinin kabulü ile, İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/748 esas 2021/393 karar sayılı 22/04/2021 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Taraflar arasında "... ..." konulu 04.01.2018 tarihli alt yüklenici sözleşmesi yapıldığı, davacının alt yüklenici, davalının ise yüklenici olduğu, iş sahibinin ise dava dışı İzmir Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı alt yüklenici, davalı yüklenicinin yapılan sözleşme kapsamında beton, çelik ve topraklama işlerini kendisine taşere ettiğini, davalının hakediş raporunu imzaladığını, buna istinaden banka yoluyla ödemede bulunduğunu, daha sonra davalı yüklenicinin işi tamamlamadığını ve kendisine ödeme yapmadığını belirterek cari hesaba dayalı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlattığını,davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ettiği; davalı yüklenici ise takibe itirazında taraflar arasında imzalanan sözleşme olmadığını, sözleşmedeki imzaya itiraz ettiğini belirterek borcun bulunmadığını belirttiği, yargılama aşamasında ise davaya cevap vermediği ancak aşamalarda ödeme savunmasında bulunduğu görülmüştür.
İlk derece mahkemesi tarafından davalı yüklenicinin yetkilisinin isticvap edildiği, davalı yüklenicinin yetkilisinin sözleşme altındaki ve hakediş raporundaki imzaların kendisine ait olduğunu, davacı alt taşeronun yükümlülüklerini yerini getirmediğini, davacıya ödeme yapıldığını belirterek ödeme savunmasında bulunduğu; davalı tarafça ödemeye ilişkin olduğu belirtilen belgelerin sunulduğu, davacı tarafça ticari defter ve kayıtların sunulduğu, davalı tarafın ise ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davalının ödeme iddiası ve sunduğu belgelerin incelenmesi için bilirkişiden ek rapor alındığı, sözkonusu ek raporda davacıya ait ticari defter ve kayıtlarda yer alan davalı ödemelerinin tespit edildiği; davalının elden ödediğini belirttiği 8.500,00 TL yönünden belge sunamaması, davalının düzenlediğini iddia ettiği 53.100,00TL faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının davalı defterleri sunulmadığından incelenememesi, davacıya ait ticari defterlerde ise bu faturanın kayıtlı olmaması, ödeme savunmasını yazılı delillerle kanıtlaması gereken davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığından "yemin" delili de bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece davalı tarafından kanıtlanan ödemeler dikkate alınarak davacının bakiye 63.300,00 TL alacağı bulunduğu ve dava açıldıktan sonra yapılan 46.450,00 TL ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.04.2021 tarih ve 2018/748 Esas, 2021/393 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden, alınması gereken 4.324,02 TL'den davalı vekili tarafından yatırılan toplam (59,30 TL + 1.022,00 TL) 1.081,30 TL'nin mahsubu ile kalan 3.242,72 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59