İzmir BAM 14. HD 2024/295 E. 2024/329 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/295
2024/329
27 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/295
KARAR NO : 2024/329
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/666
DAVA TARİHİ : 23/08/2023
ARA KARAR TARİHİ : 25/08/2023
DAVA : Menfi Tespit, İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTEM : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 27.02.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 28.02.2024
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/666 Esas sayılı dosyasından verilen 25.08.2023 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Davalının sipariş edilen ürünleri zamanında imal edip teslim etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının müvekkili ile iletişimini sona erdirerek gerek çeklerin iadesinden, gerek verilmiş olan siparişlerin tesliminden kaçındığını, taraflar arasındaki 250.000,00 TL tutarında mobilya üretilerek teslim edilmesine yönelik anlaşmanın davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin yazılı ve noter aracılığı ile olan bildirimleriyle sona erdiğini, 250.000-TL tutarında ödemesi yapılan mallardan yalnızca 77.770-TL tutara tekabül eden siparişlerin teslim edilmesi ve kalan miktara tekabül eden sipariş karşılıklarının teslim edilmemesi nedeniyle kalan miktar 172.230 TL açısından borcun olmadığının tespiti, ödeme için teslim edilen 5 çekten toplam 150.000 TL tutardaki 3'ünün iadesi, söz konusu 3 adet çeklere ilişkin bankalarca ödemenin ve açılacak icra takiplerinin tedbiren yargılama sonuçlanıncaya kadar durdurulması için ihtiyati tedbir uygulanması ve 31.07.2023 vade tarihli 50.000 TL tutarlı çekin tamamının tahsil edilmesi sebebiyle, karşılığı ürün teslim edilmeyen ve dolayısıyla fazla tahsil edilmiş olan 22.770-TL'nin davacıya iadesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin 2023/666 Esas sayılı dosyasından verilen 25.08.2023 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Davacının iddiası yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE'' dair ara karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından verilen 12.09.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;
-Yerel mahkemenin "davacının iddiası yargılamayı gerektirdiğinden" tedbir talebinin reddine karar verdiğini, salt iddiaların yargılamayı gerektirmesini tedbir kararına gerekçe teşkil edemeyeceğini, tedbir talep edilen her davada iddiaların yargılamayı gerektirdiği için geçici koruma tedbirlerinin işlevsiz kalacağını, yerel mahkeme kararının tedbir kurumunun doğasına ve gerekçeli karar hakkına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin davalıyla ticari işlerinin whatsapp uygulaması üzerinden sipariş vermesi, sipariş karşılığı ürün teslim edildiğinde ödeme ve mevcutsa avans ödemeden kalan miktarları gösteren fişin müvekkiline whatsapp üzerinden gönderilmesi şeklinde devam ettiğini, davalı lehine toplam 250.000 TL tutarında 5 adet vadeli çek keşide ettiğini ve bunları 24.03.2023 tarihinde davalıya teslim ettiğini, bu çekler karşılığında aldığı ürünlere ilişkin davalı işyerinden kendisine avans mahsup sipariş fişleri gönderildiğini, birçok ürünü teslim alamaması ve davalıya ulaşamaması sebebiyle davalıyla ticari ilişkisini 10.08.2023 tarihli ihtarname aracılığı ile sonlandırdığını, tarafların anlaşmasının sona erdiği tarih itibarı ile davalıda bulunan güncel avans tutarının 172.230 TL olduğunu, davalının arabuluculuk görüşmesine dahi katılmadığını ve müvekkili ile iletişimden tamamen kaçındığını ispat ettiğini, dosyaya sunulan delillerle görüleceği üzere taraflar arasındaki teamül, sipariş, teslim ve ödemelere ilişkin iletişimlerin elektronik ortamda yazılı olarak gerçekleştirilmesi yönünde olduğunu, müvekkilinin, davalı ve muhasebecisinin, elektronik ortamda whatsapp uygulaması üzerinden yazışma suretiyle ticari ilişkilerini sürdürdüğünü, siparişe örnek ürün fotoğrafları, sipariş fişleri, bakiye alacak-borç tutarlarına ilişkin bilgilendirmeler taraflar arasında elektronik ortamdaki bu yazışmalar üzerinden ilerlediğini, buna ek olarak ödemesi yapılan 2 adet çeke ilişkin dekontların da sunulduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199 ve güncel Yargıtay içtihadı uyarınca fotoğraf, elektronik ortamda yapılan yazışmalar, ses kayıtları gibi uyuşmazlık konusunu aydınlatmaya yarar veriler belge mahiyetinde olup söz konusu hiçbir delillerinin yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, bu belgelerin dikkate alınmama gerekçesinin açıklanmadığını, bu kapsamda müvekkilinin tedbir talebine dayanak vakıaları hukuken geçerli delillerle ortaya koyduğu ve bu vakıalar ile delillerin tedbir kararında dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin, karşılığında ürün almadığı halde, davalı ile süregelen ticari ilişkisi kapsamında yaptığı avans ödemeden dolayı zor duruma düştüğünü, davalının siparişleri teslim etmemesi sebebiyle müşterileri ile sorunlar yaşayacağından ve mevcut ekonomik durumda büyük miktarda sipariş veren müşteri kaybedeceğinden avans ödemesi yaptığı ürünleri tekrar bedelini ödeyerek başka yerden tedarik etmek zorunda kaldığını, ancak müvekkilinin müşterilerinin siparişlerini uygun zamanda sağlayabilecek kaynaklarını mükerrer ödemeler yapmak zorunda kaldığından kaybettiğini, taraflar arasındaki yazışmalar, ihtarname ve fişlerden de açıkça görüldüğü üzere davalıda bulunan vadesi gelmemiş ve karşılığında ürün teslim edilmemiş 3 adet çek bedelinin ödenmesi durumunda müvekkilinin büyük zarar göreceğini, bu kapsamda müvekkilinin, davalıya yaptığı avans 250.000 TL ödemenin 172.230 TL'si karşılığında ürün almadığından ve davalıyla ticari ilişkinin devam edilemez hale geldiğinden anlaşmayı sona erdirerek menfi tespit talebinde bulunduğunu, vadesi gelmemiş olan 3 adet çekle ilgili olarak uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir talep ettiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 ve İcra ve İflas Kanunu m.72 kapsamında icra takibinden önce açılan menfi tespit davalarında teminat karşılığı tedbir kararı verilebildiğini, tedbir kararı için kesin ispat aranmadığını, buna rağmen müvekkilinin, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve teamülü ortaya koyabilmek adına 2022 yılından itibaren alım satım ve ödemeye ilişkin belgeleri sunduğunu, dava tarihinde bu ilişkinin sona erdiğine ilişkin noter belgelerini sunduğunu, yaptığı avans ödemesine ilişkin çek ve yazışma kayıtlarını sunduğunu, ihtarname keşide edildiğinde davalıda bulunan avans bakiye miktarını gösteren davalı işyeri yazışması ve sipariş fişini sunduğunu, buna rağmen yerel mahkemece, tedbiren ödemenin ve takiplerin durdurulmasına ilişkin taleplerinin "iddiaların yargılama gerektirdiği" yönünde, hiçbir delilin incelenmediği ve gerekçeyle ilişkinin kurulmadığı soyut gerekçe ile talebin reddedildiğini, müvekkilinin ihtiyati tedbir talep konusunun yargılama gerektirmediğini, dava konusu iddiaların her koşulda yargılamaya konu olmakla birlikte, yargılama devam ederken geçici olarak 3 adet çekin ödemesinin durdurulması yargılama sonucu hakkında karar verilecek şekilde bir tedbir teşkil etmediğini, nitekim müvekkilinin, dava konusu iddiaları karşılayacak şekilde, yani borcun bulunmadığının tedbiren tespiti ve ikinci çekin tahsili sonucu fazla ödenmiş olan tutarın dava sonuna kadar depo edilmesi gibi bir tedbir talebinde bulunmadığını, dava dilekçesinden görüleceği üzere müvekkilinin, 50.000'er TL tutarlı 5 adet çekten ilkinin tamamen, ikincisinin kısmen karşılığı ürünü teslim aldığını kabul ettiğini, ikinci çek karşılığı zaten ödendiğinden tedbiri tüm harca esas değer için değil, vadesi gelmemiş 3 adet çekin ödemesinin geçici olarak durdurulması kapsamında talep ettiğini, çeklerin ödemesinin ve açılacak takiplerin geçici olarak durdurulması talebinin, iddiaların yargılamayı gerektirmesi gerekçesiyle reddinin hiçbir koşulda tedbir mekanizmasının uygulanamaması sonucunu doğuracağını, talep edilen tedbirin, iddiaların haklı olup olmadığını sonuca bağlamadığını, iddiaların incelenmesi sürecinde geçici önlem alınması anlamına geldiğini, kaldı ki müvekkilinin, mevcut delilleriyle, davalıya verdiği avansa karşılık ürün teslim almadığını, taraflar arası anlaşma sona erdiğinde davalıda bulunan bakiye avans miktarının 172.230 TL olduğunu yaklaşık ispat ettiğini ve dolayısıyla vadesi gelecek üç adet çekin bedelsizliğini ortaya koyduğunu, ayrıca, davalıya ulaşmanın şu aşamada mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı işyerine gittiğinde kendisini bulamadığını, telefonlarına cevap alamadığını, mesaj ve ihtarnamelerine cevap alamadığını, davalının, arabulucu görüşmesine dahi katılmadığını, arabulucunun telefonlarına cevap vermediğini, davalının hiçbir şekilde ürün veya çek teslim etme niyetinde olmayıp tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde müvekkilinin zarar göreceği gibi, ödenen miktarların istirdadının şüpheli olduğunu, sonuç olarak, bedelsiz kalan çeklerle ilgili ödemenin geçici durdurulması ve icra takiplerinin tedbiren durdurulması konulu taleplerinin reddi mevcut koşullar altında müvekkilinin daha fazla zarara uğratacağı gibi ileride geri dönülmesi mümkün olmayan sonuçlara yol açacağını, bu kapsamda, yerel mahkemenin gerekçesiz ve tedbir mekanizmasını tamamen devre dışı bırakan kararının kaldırılması ve tedbir taleplerinin kabul edilmesinin gerektiğini, yukarıdaki açıklamaları ve re'sen gözetilecek sebeplerle; istinaf başvurularının kabulü ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/666 E. Sayılı dosyasındaki 25.08.2023 tarihli tedbir talebinin reddine yönelik kararının kaldırılmasına, çeklerin karşılığının takas işlemleri dahil bankalarca çek hamiline ödemesinin yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici olarak tedbiren durdurulması ve söz konusu çeklere dayalı başlatılacak tüm icra takiplerinin durdurulması için uygun teminat belirlenerek teminatın ödenmesi karşılığında ihtiyati tedbir taleplerinin İİK 72 ve HMK 389 kapsamında kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. Maddesinde: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Hükmü düzenlenmiştir.
Aynı kanunun 392/1. Maddesinde ise: "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlananın teminat göstermesi gerekmez.'' hükmü düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenlemelere göre; hukuki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce ya da dava sırasında geçici hukuki koruma olarak istenen ihtiyati tedbir kararının yasal koşulları olarak; "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması" olasılıkları belirtilmiştir.
Hak iddia eden kişinin, bu olasılıkları ifade ederek geçici hukuki koruma istemesi halinde, iddia ettiği vakıaları tam olarak kanıtlaması kendisinden beklenmez. Çünkü, adı üstünde; "geçici hukuki koruma ve olasılık" bunu gerektirir. İstek sahibinin, iddialarını yaklaşık olarak kanıtlaması, bunun için en azından iddiaya ilişkin bazı verileri mahkemeye sunması gerekir. Bu durumda mahkemece, iddiacı hak sahibinin muhtemel zararlarını önlemek adına tedbir kararı verilmelidir. Uygulamada genellikle tedbir istekleri mahkemelerce olumlu karşılanmakta olup, yerleşik yargı kararlarında da bunun için yaklaşık ispatın yeterli olduğu yaklaşımı mevcuttur.
Ancak; tedbir kararı verilirken, dava sonunda haksız olunduğu takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğraması olası zararların da mahkemece dikkate alınarak, istek sahibinden uygun bir teminat göstermesi istenmelidir. Kural bu olmakla birlikte, istisnaen bazı özel durumlarda hâkim takdiri ile teminat aranmayabilir. Teminatın niteliği ve miktarı da hâkim tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve hakkaniyet dengesine göre uygun ve makul bir şekilde takdir edilmesi gerekir.
Ayrıca; bir davada, uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi, kesinleşmiş mahkeme kararının infazını engeller şekilde de tedbire hükmolunmamalıdır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davacının ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.
Davacı taraf, mobilya alım satım işi yaptığını, davalının ise ürün tedarik ettiği imalatçılardan olduğunu, davalıya 5 adet çek ile avans ödemesi yaptığı halde davalının siparişleri teslim etmediğini, davalıya ulaşamaması ve ürünleri başka yerlerden tedarik etmek zorunda kalması nedeniyle davalı ile olan ticari ilişkisini İzmir 27. Noterliği'nin 16262 Yevmiye nolu 10.08.2023 tarihli ihtarnamesi ile sona erdirdiğini, karşılığında ürün alamadığı çeklerin bedelsizliği ve temel ilişkinin sona erdiğinden bahisle borçlu olmadığının tespitine, ürün alınmadığından davalıya ödenen 22.730 TL'nin davacıya iadesi ile yargılama sonuçlanana kadar vadesi gelmemiş 3 adet çekin ödemesinin tedbiren geçici olarak durdurulması ve açılacak takiplerin geçici olarak durdurulması istemiyle ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda uyuşmazlık ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir isteğinin reddi kararının, esasa ilişkin uyuşmazlık ve dosyaya sunulan deliller çerçevesinde HMK.'nın 389 maddelerinde düzenlenen yasal koşullara ve usule uygun olup olmadığı hakkındadır. Davacı tarafça dosyaya davacı ile davalıya ve davalının yanında çalıştığını belirttiği eşine ait whatsapp uygulaması üzerinden yapılan görüşmeleri, sipariş fişleri, dava konusu 5 adet çekin ön yüz fotokopileri ve tahsil edilen 2 adet çeke ilişkin ... Türk Bankasına ait dekontların sunulduğu, sunulan delillerin yaklaşık ispat ölçüsünde dahi olsa ihtiyati tedbir talebinin haklılığını ispat etmeye yeterli olmadığı anlaşıldığından mahkemenin ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararı usule ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/666 Esas sayılı dosyasından verilen 25.08.2023 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 434,65 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59