SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1317

Karar No

2024/1209

Karar Tarihi

10 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1317

KARAR NO : 2024/1209

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/186 D.İş

KARAR NO : 2024/187

TALEP TARİHİ : 25.06.2024

KARAR TARİHİ : 25.06.2024

TALEP : İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ : 10.09.2024

KARARIN YAZ. TARİHİ : 10.09.2024

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.06.2024 tarih ve 2024/186 D.İş Esas, 2024/187 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talep eden vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından verilen dilekçede özetle; Müvekkili şirket ile karşı taraf arasında 09.09.2022 tarihli alt taşeron sözleşmesi akdedildiğini, buna göre karşı tarafla ... Mh. ... Mevkii, ... ada, ... parsel .../... adresinde kayıtlı taşınmazla ilgili olarak karşı tarafın yapması gereken işlerin, miktarları ve ücretlerinin belirtildiğini, sözleşmede yer alan, kaba sıva, ince sıva, seramik süpürgelik uygulama, seramik zemin duvar uygulama, otopark düz boya, ışık bandı, spot kanalı açma, perdelik, alçıpan tavan, şap, kaba sıva, alçıpan üzeri kaba karışık alçı, saten alçı sıva ve boya, makine alçı sıva, karışık alçı sıva, saten alçı ve boya işleri, m2 , metre tül üzerinden ve kullanılacak malzemelerin markaları da dahil olmak üzere davalı tarafla sözleşme akdedildiğini, ödemelerin sıralı çeklerle ödeneceğini, müvekkili şirket son iki adet çek dışındaki tüm ödemelerini eksiksiz ve zamanında gerçekleştirdiğini, fakat karşı tarafın üstlendiği işi gereği gibi yapmadığını, eksik ve ayıplı ifa ettiğini, bir kısmını da hiç yapmadığını, bu hususun tespiti amacıyla Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/98 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, tespit dosyasından bilirkişi raporu alındığını ancak eksik inceleme ve tespiti istenen hususlarla ilgili açıklamalar bulunmadığından taraflarınca rapora itiraz edilerek ek rapor alınması istenildiğini, ek raporun henüz hazırlanmadığını, ilk raporda ise raporun aleyhe olan kısımlarını kabul etmemekle birlikte yapılmış olan imalat tutarının KDV dahil 9.003.359,00 TL olduğu yönünde görüş belirtildiğini, sözleşmede belirtilmiş olan ve davalı tarafça yapılması gereken işler eksik ve ayıplı işlerin 25/12/2023,01/02/2024 ve 24/02/2024 tarihli tutanaklar ile belirtildiğini, defalarca iyi niyet çerçevesinde şifahen müvekkil şirketin teknik personelleri tarafından eksiklerin karşı tarafa iletildiği halde eksikliklerin tamamlanmadığını ve ayıpların giderilmediğini, bu sebepten dolayı müvekkili şirketin devam eden işlerinin aksadığından maddi manevi zararı olduğunu, bunun üzerine karşı tarafa Kuşadası 3. Noterliği'nin 12 Mart 2024 tarihli ve 01850 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, müvekkil şirketin karşı tarafa vermiş olduğu çeklerin toplam bedelinin 12.417.000 TL olduğunu, sözleşme bedelinin ise 8.167.020,27 TL olduğunu, bahsi geçen çeklerden 30.04.2024 tarihli 1.000.000 TL (bir milyon Türk Lirası ) ve 31.05.2024 tarihli 2.450.000 TL (iki milyon dört yüz elli bin Türk Lirası ) bedelli çekler ile ilgili Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/282 Esas ve 2024/334 Esas sayılı menfi tespit dosyaları açıldığını, menfi tespit davaları devam ederken karşı tarafın dava dışı üçüncü kişiye (.... Ve Tic. Şti) bu çekleri ciroladığını ve üçüncü kişinin de bu çeklerle ilgili icra takibi başlattığını ve 1.000.000 TL bedelli çek ile ilgili müvekkil şirket aleyhinde ihtiyati haciz kararı aldığını, Bursa 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/15036 E. Sayılı dosyasından takibe geçildiğini, müvekkil şirketin tüm mal varlığı, taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına haciz işlemi tesis edilmesi üzerine 1.000.000 TL bedelli teminat mektubu sunularak aşkın hacizlerin kaldırıldığını; aynı zamanda ihtiyati haciz kararını veren Bursa 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/454 D. İş sayılı dosyasında ihtiyati haczin kaldırılmasının talep edildiği, mahkemece ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiği halde tebligatı 18 gün sonra gönderdiğinden ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştüğü, teminat mektubunun paraya çevrildiği ve müvekkili şirket ile ilgili haciz işlemlerinin devam ettiği, söz konusu dosyanın güncel hesap raporunun 1.500.0000 TL (bir buçuk milyon Türk Lirası) civarında olduğunu; hakkında durdurma kararı olan 2.450.000 TL tutarlı çekin de karşı tarafça kötü niyetli ve danışıklı olarak aynı şirkete cirolandığını ve Bursa 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/17066 E. Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini borcun 24.06.2024 tarihinde müvekkil şirket tarafından 3.503.591,66 TL ödenmek suretiyle infaz edildiğini, müvekkilin 4.940.000 TL ( dört milyon dokuz yüz kır Türk Lirası) gibi bir bedeli haciz baskısı altında ödediğini, bunlara ek olarak davalının müvekkiline kesmiş olduğu fatura bedelinin 3.733.333 TL olduğunu, karşı taraf ile yapılan sözleşme bedelinin toplam 8.167.000 TL iken, müvekkil şirket tarafından toplamda 13.907.000 TL ödeme gerçekleştirildiğini, bu miktarın 4.940.000 TL 'sinin icra dosyalarına yatırıldığını, bu kapsamda müvekkil şirketin karşı taraftan 5.740.000 TL’lik alacağının mevcut olduğunu, haricen aldıkları bilgilere göre borçlunun mallarını kaçırma, aktiflerini, mal varlığını devir ve elden çıkarma girişimine girdiğini, borçlunun mallarını kaçırması halindeyse müvekkilin mağduriyetinin daha da artacağını belirterek borçlunun taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesinin 25.06.2024 tarih ve 2024/186 D.İş Esas, 2024/187 D.İş Karar sayılı kararı ile özetle; Mahkemelerinin 2024/98 D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporlarının tamamlanmadığı, Mahkemelerinin 2024/282 Esas ve 2024/334 Esas sayılı menfi tespit davalarının derdest olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgelerin alacağının miktarı hususunda yaklaşık ispat için yeterli olmadığı ve yargılamayı gerektirdiğinden İİK 257 ve devamı madde hükümlerinde öngörülen koşullar gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından verilen 26.06.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;

-Müvekkilinin 4.940.000 TL ( dört milyon dokuz yüz kır Türk Lirası) gibi bir bedeli haciz baskısı altında ödediğini, tüm bunlara ek olarak karşı tarafın müvekkiline kesmiş olduğu fatura bedelinin 3.733.333 TL olduğunu, sözleşme bedelinin toplamda 8.167.000 TL iken, müvekkili şirket tarafından toplamda 13.907.000 TL ödeme gerçekleştiğini, bu miktarın 4.940.000 TL 'sinin icra dosyalarına yatırıldığını, bu kapsamda müvekkili şirketin davalıdan 5.740.000 TL’lik alacağının mevcut olduğunu,

-Haricen aldıkları bilgilere göre borçlunun mallarını kaçırma, aktiflerini, mal varlığını devir ve elden çıkarma girişimine girdiğini, müvekkilini yetirince mağdur ettiğini, borçlunun mallarını kaçırması halindeyse müvekkilinin mağduriyetinin daha da artacağını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispatın gerekmediğini, yaklaşık ispat için delil sunulmasının yeterli olduğunu, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmadığını, mahkemeye bildirdikler delillerin değerlendirilerek, borçlunun taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep edilmiş olmakla birlikte iş bu taleplerinin Mahkemece reddedildiğini, aynı mahkemenin 2024/282 E. Sayılı dosyasından verilmiş olan çekin davalıya ödenmemesi talepli tedbir taleplerinin, davalının ihtiyati tedbir kararına itirazı neticesinde 2024/98 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde rapora yansıyan eksik ve ayıplı iş tespitinin yapılmadığı, dava konusu çekten ve sözleşmeden dolayı davacının davalıya borcunun olup olmadığı yargılama ile belirlenebileceği, talep ve ara karar tarihi itibarı ile henüz delillerin toplanmadığı, değişen koşul ve delil durumuna göre her zaman yeniden ihtiyati tedbir talep edilebileceği gözetildiğinde, itirazın kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının gerektiği kanaatine varılarak itirazın kabulü ve ihtiyati tedbirin kaldırılması yönünde karar verdiğini, hal böyle iken konusu aynı mahkemenin birbiriyle çelişen kararlar verdiğinin dikkat çektiğini, bir yanda bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, ek rapor için dosyanın bilirkişiye yeniden tevdii edilmiş olmasına rağmen tedbiri kaldırırken, diğer yanda tüm ödeme belgeleri, çek fotokopileri, bilirkişi raporu ve diğer delillerine rağmen müvekkilinin fazladan ödeme yapmış olduğu açık olmasına rağmen ihtiyati haciz taleplerinin reddedildiğini,

-Dosyada taraflar arasında yapılmış olan bir sözleşmenin, müvekkilinin ödemiş olduğu çeklerin, haciz baskısı altında ödediği çeklerin, her ne kadar kesinleşmemiş olsa da dosyada yer alan bilirkişi raporu, bu rapora göre dahi müvekkilinin fazladan ödeme yapmış olduğu gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat kuralarının gerçekleşmiş olduğunun kabulünün gerektiğini,

Belirterek ihtiyati haciz kararın reddi kararının kaldırılmasına, alacakları için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde ise takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;

  1. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.

İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.

Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.

İİK 265.maddede, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.

İhtiyati haciz eden talep eden vekili tarafından müvekkili ile yüklenici olan karşı taraf arasında eser sözleşmesi yapıldığını, yüklenici olan karşı tarafın edimini eksik ve ayıplı ifa ettiğini, iş bedeli olarak karşı tarafa verilen 1.000.000,00 TL ve 2.450.000,00 TL bedelli çeklerle ilgili açtıkları menfi tespit davaları devam ederken karşı tarafın sözkonusu çekleri üçüncü kişiye ciro ettiğini, üçüncü kişi tarafından bu çeklere dayalı olarak başlatılan takipler neticesinde müvekkilinin haciz baskısı altında 4.940.000,00 TL ödeme yaptığını, sözleşme bedeli 8.167.000 TL iken müvekkili şirket tarafından toplamda 13.907.000 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın 4.940.000 TL 'sinin icra dosyalarına yatırıldığını, bu kapsamda müvekkili şirketin karşı taraftan 5.740.000 TL’lik alacağının mevcut olduğunu, borçlunun mallarını kaçırma, aktiflerini, mal varlığını devir ve elden çıkarma girişimine girdiğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de; talebe konu edilen alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı gibi İİK 257/2 maddesine göre karşı tarafın mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisinin kaçmağa hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğu iddiasıyla ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.06.2024 tarih ve 2024/186 D.İş Esas, 2024/187 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, talep eden vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin harç ile karşılandığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

  3. Talep eden vekili tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  4. Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemizmirHacizİhtiyatihükümtalep

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim