Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
bam
2024/1104
2024/1073
8 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1104
KARAR NO : 2024/1073
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/337
DAVA TARİHİ : 24.04.2024
ARA KARAR TARİHLERİ: 03.05.2024 - 03.05.2024
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP : İhtiyati Tedbir - İhtiyati Haciz - Yapı Alacaklısı İpotek
Hakkı Şerhi İşlenmesi
KARAR TARİHİ : 08.07.2024
KARARIN YAZ. TARİH : 09.07.2024
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/337 Esas sayılı dosyasından verilen 03.05.2024 tarihi ara kararlarının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mah., ... Mevkii, ... pafta, ... ada ... parselde kayıtlı arsa üzerinde inşaat ve yapı işlerinin malzemeli ve işçilikli olarak maliyet artı kar usulü ile yapılacağı konusunda 2022 Haziran ayında müvekkilinin yüklenici, davalının işveren sıfatı ile adi yazılı şekilde inşaat sözleşmesi akdedildiğini, inşaat işleri sözleşme ve talimatlara uygun bir şekilde devam etmekteyken davalı işverenin inşaat alanına müvekkili şirketin rızası dışında sözleşmeye aykırı bir şekilde üçüncü bir kişiyi sokarak imalat yaptırdığını, sonrasında 15/11/2023 tarihinde sözleşmede belirtilen usule aykırı olarak haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini beyan etmekle, dava konusu sözleşme gereği ödenmeyen hakediş tutarı olan 8.164.762,68-TL'nin tahsilinin temini amacıyla davalı şirkete ait dava konusu taşınmaz ve üzerinde devam eden inşaat üzerine ihtiyati haciz konulmasını,
İhtiyati tedbir yönünden ise; Dava konusu taşınmaz üzerinde inşaat ve yapı işlerinin ihtiyati tedbir olarak durdurulmasına, şantiye alanında bulunan ve davalı şirketçe haksız ve hukuka aykırı bir şekilde el konulan mülkiyeti müvekkil şirkete ait malzemelere kasıtlı bir şekilde davalı tarafça zarar verilme ihtimaline binaen söz konusu malların müvekkili şirkete ihtiyati tedbir olarak iadesine, dava konusu taşınmaza yapı alacaklısı ipotek hakkı şerhi işlenmesi ve bu şerhin taşınmaza ait tapu kaydına tesciline yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi, ödenmeyen hakediş tutarı olan 8.164.762,68-TL'nin tahsilinin temini amacıyla davalı şirkete ait dava konusu taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir yönünden değerlendirilen 2024/337 Esas sayılı dosyasından verilen 03.05.2024 tarihli ara kararı ile özetle; "...Davacı vekilinin, ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapımının durdurulmasına yönelik ve şantiye alanında bulunduğu ile davacı şirkete ait olduğu iddia edilen ve davalı şirketçe haksız ve hukuka aykırı bir şekilde el konulduğu iddia olunan malzemelerin davacı şirkete iadesi ile malzemelerin herhangi bir zarara uğramadığının veya zayi olup olmadığının tespiti amacıyla davacı şirkete şantiye alanına giriş ve mülkiyeti davacı şirkete ait olduğu iddia edilen eşyaları alabilmek amacıyla yetki verilmesi, mahkeme aksi kanaatte ise haksız bir şekilde el konulduğu iddia edilen kalıplar ve diğer malzemelere karşılık rayiç kira bedelleri üzerinden tespit edilecek tutarın davalı şirkette alınarak davacı şirkete ödenmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine, Davacı vekilinin, ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaza yapı alacaklısı ipotek hakkı şerhi işlenmesi ve bu şerhin taşınmaza ait tapu kaydına tesciline yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine, davacı vekilinin, ödenmeyen hakediş tutarı olarak belirttiği 8.164.762,68-TL'nin tahsilinin temini amacıyla davalı şirkete ait ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin reddine, " dair karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz yönünden değerlendirilen 2024/337 Esas sayılı dosyasından verilen 03.05.2024 tarihli ara kararı ile özetle; "...Davacı vekilinin, ödenmeyen hakediş tutarı olarak belirttiği 8.164.762,68-TL'nin tahsilinin temini amacıyla davalı şirkete ait ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ...6 Parsel sayılı taşınmaz ve üzerinde devam eden inşaat üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine, " dair karar verilmiştir.
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 21.05.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Somut uyuşmazlık bakımından ihtiyati haciz şartları gerçekleşmiş olduğu halde bu durumun ara kararda hiçbir şekilde incelenmediğini, ihtiyati haciz talepleri hakkında kabul veya ret kararı verilmediğini, söz konusu inşaatın tedbiren durdurulmasında zorunluluk bulunmadığını, müvekkillere ait malzemelere davalı tarafça zarar verildiği dosyaya sundukları deliller ile sabit olduğunu, dava sürecinde uygulanacak olan kira bedelinin tedbir yolu ile belirlenmesinde hiçbir hukuka aykırılık bulunmadığını, yapı alacaklısı ipotek hakkının tesciline karar verilmesi gerektiğini, somut olayda ihtiyati tedbir şartları oluşmadığını, istinaf başvurularının kabulü ile usul ve yasaya aykırı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/337 Esas sayılı dosyasının 03.05.2024 tarihli ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve yapı alacaklısı ipotek hakkı şerhi işlenmesi taleplerinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını, taleplerinin kabulü ile, ... ili, ... ilcesi, ... mah. ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parselde kayıtlı arsa üzerinde inşaat ve yapı işlerinin dava süresince bu konuda bir tespit yapılıncaya kadar ihtiyati tedbir olarak durdurulmasını, Şantiye alanında bulunan ve davalı şirketçe haksız ve hukuka aykırı bir şekilde el konulan mülkiyeti müvekkili şirkete ait malzemelere kasıtlı bir şekilde davalı tarafça zarar verilme ihtimaline binaen söz konusu malların müvekkili şirkete tedbiren iadesini, söz konusu malzemelerin tedbiren müvekkile teslimi konusunda dairemiz aksi kanaatte olur ise sözleşmenin feshedildiği tarihten itibaren haksız bir şekilde el konulan kalıplara ve diğer malzemelere karşılık rayiç kira bedelleri dikkate alınarak tespit edilecek olan tutar üzerinden bir bedelin dava süresince ihtiyati tedbir olarak müvekkili şirkete ödenmesini, davalı işveren adına kayıtlı taşınmaza Türk Medeni Kanunun 893/3 ve 895. Maddelerinden kaynaklanan yapı alacaklısı ipotek hakkının tescilini, yapı alacaklısı ipotek hakkının tescili taleplerinin dairemizce kabul edilmemesi halinde, davalı tarafın mal kaçırma girişiminde bulunması ihtimaline binaen müvekkilinin alacağını teminat altına almak adına 11 numaralı hakediş tutarı olan 8.164.762,68-TL'den şimdilik kısmi davada harca esas değer olarak belirtilen 8.000,00-TL 'lik kısım açısından belirlenecek uygun bir teminat mukabilinde dava süresince davalının maliki olduğu arsanın ve bu arsada devam eden inşaatın üzerine ihtiyati haciz konulmasını, davalıya ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, talepleri konusunda tekrardan karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair 03/05/2024 tarihli ara karar yönünden;
İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.
HMK'nın 389.maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.
Talep, ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapımının durdurulmasına, davacı şirkete ait olduğu iddia edilen ve davalı şirketçe haksız ve hukuka aykırı bir şekilde el konulduğu iddia olunan malzemelerin davacı şirkete iadesine, yapı alacaklısı ipotek hakkı şerhinin tapu kaydına tedbiren tesciline ve ödenmeyen hakediş tutarı nedeniyle davalı şirkete ait ... İli, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması istemine ilişkindir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir. Tedbir konulması istenilen taşınmaz uyuşmazlık konusu değildir. Şerh konulmasına ilişkin talep de yargılama sonucunda değerlendirilecek olup uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine dair 03/05/2024 tarihli ara karar yönünden;
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;
-
maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”
-
maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Talep, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen inşaat yapım sözleşmesi gereğince hakediş tutarı olan 8.164.762,68-TL'nin tahsilinin temini amacıyla davalı şirkete ait dava konusu taşınmaz ve üzerinde devam eden inşaat üzerine ihtiyati haciz konulmasına ilişkindir. Davacı vekili tarafından İİK 257 ve HMK 389 uyarınca ihtiyati hacze karar verilmesi talep edilmiş ise de, dava konusu alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut kaçtığına ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunduğuna yönelik yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/337 Esas sayılı dosyasından verilen 03.05.2024 tarihi ara kararları usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacılar vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1). b. 1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
-
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL istinaf tedbir ve ihtiyati haciz karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile kalan 276,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı, HMK'nın 362/(1)-f maddeleri ve HMK'nın 391/(3) maddesi uyarınca, kesin olarak 08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09