SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1078

Karar No

2024/1043

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1078

KARAR NO : 2024/1043

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/380

İSTEM TARİHİ : 03.05.2024

ARA KARAR TARİHİ : 10.05.2024

DAVA : Menfi Tespit

İSTEM : İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ : 02.07.2024

KARARIN YAZ. TARİH : 02.07.2024

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/380 Esas sayılı dosyasından verilen 10/05/2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İDDİA VE İSTEK:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: "Taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi gereğince davacı yüklenicinin ödemelerini yaptığı, davalı alt yüklenicinin ise yaptığı işte eksik ve ayıplar olduğu ve işi süresinde yapmadığı, buna rağmen hakkı olmayan alacaklar için Ankara 1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/19630 Esas sayılı dosyası kapsamında davacı aleyhine icra takibi başlattığı, takibin kesinleştiği, davalının alacağının bulunmadığı, aksine davacının aşkın süre ile eksik ve ayıplar nedeniyle alacaklı olduğu" iddiası ile, Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/19630 Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan takipte borçlu olunmadığının tespitine, aşkın süre nedeniyle 247.562,77 TL miktarındaki belirli alacağının avans faizi ile tahsiline, boya işindeki eksik ve ayıp nedeniyle HMK.107.maddesindeki belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000 TL avans faizi ile tahsiline ve icra takibinin İİK.'nun 72/3 maddesi gereği %15 teminat karşılığı tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.

SAVUNMA :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: "davanın reddine karar verilmesini" istemiştir.

İHTİYATİ TEDBİR RED KARARI:

Mahkemece 10/05/2024 tarihli ara kararında "Yaklaşık ispat ölçüleri olmadığı" gerekçesi ile, ihtiyati tedbir isteğinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: "İİK.'nun 72/3. Maddesi gereği icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini" ifade ederek, mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

DEĞERLENDİRME:

İlk derece mahkemesince verilen "ihtiyati tedbir isteğinin reddi" kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiası ile başlatılan icra takibi kapsamında İİK.'nın 72. Maddesi gereğince borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibinin tedbiren durdurulması isteklerine ilişkindir.

Esasa ilişkin uyuşmazlık; taraflar arasındaki eser (taşeronluk) sözleşmesi çerçevesinde, davalı taşeron tarafından başlatılan icra takibi kapsamında davacı yüklenicinin borçlu olup olmadığı, borçlu ise borç miktarı hakkındadır.

Geçici hukuki korumaya ilişkin uyuşmazlık ise; "esasa dair uyuşmazlık çerçevesinde HMK.'nın 389 ve devamı maddeleri ile İİK.'nın 72/3. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hakkındadır.

Konu ile ilgili yasal ve yargısal ilkeler aşağıda gösterilmektedir:

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. Maddesinde: "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Hükmü düzenlenmiştir.

Aynı kanunun 392/1. Maddesinde ise: "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlananın teminat göstermesi gerekmez." Hükmü düzenlenmiştir.

Anılan yasal düzenlemelere göre; hukuki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce ya da dava sırasında geçici hukuki koruma olarak istenen ihtiyati tedbir kararının yasal koşulları olarak; "hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması" olasılıkları belirtilmiştir.

Hak iddia eden kişinin, bu olasılıkları ifade ederek geçici hukuki koruma istemesi halinde, iddia ettiği vakıaları tam olarak kanıtlaması kendisinden beklenmez. Çünkü, adı üstünde; "geçici hukuki koruma ve olasılık" bunu gerektirir. İstek sahibinin, iddialarını yaklaşık olarak kanıtlaması, bunun için en azından iddiaya ilişkin bazı verileri mahkemeye sunması gerekir. Bu durumda mahkemece, iddiacı hak sahibinin muhtemel zararlarını önlemek adına tedbir kararı verilmelidir. Uygulamada genellikle tedbir istekleri mahkemelerce olumlu karşılanmakta olup, yerleşik yargı kararlarında da bunun için yaklaşık ispatın yeterli olduğu yaklaşımı mevcuttur.

Ancak; tedbir kararı verilirken, dava sonunda haksız olunduğu takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğraması olası zararların da mahkemece dikkate alınarak, istek sahibinden uygun bir teminat göstermesi istenmelidir. Kural bu olmakla birlikte, istisnaen bazı özel durumlarda hâkim takdiri ile teminat aranmayabilir. Teminatın niteliği ve miktarı da hâkim tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve hakkaniyet dengesine göre uygun ve makul bir şekilde takdir edilmesi gerekir.

Ayrıca; bir davada, uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi, kesinleşmiş mahkeme kararının infazını engeller şekilde de tedbire hükmolunmamalıdır.

Diğer yandan "menfi tespit" davasının düzenlendiği 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesinin 3. Fıkrasında ise; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." Hükmü düzenlenmiştir.

Anılan hükme göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, takibin haciz ve satış gibi önceki aşamaları tedbiren durdurulamasa da, son aşama olan icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesi safhasının teminat ve zarar giderimi koşuluyla durdurulmasına olanak tanınmıştır. Bu durumda borçlu görünen kişinin icra takibindeki son borç miktarının tamamı ile olası zararların karşılanması amacıyla en az %15 oranında teminat yatırması halinde, artık alacaklının haciz ve satış işlemi yapmasında da hukuki yarar kalmadığından bu aşamalara da gerek olmaksızın, yerleşik yargı uygulamalarında son aşama olan "veznedeki paranın ödenmesi" işlemi tedbiren durdurulabilmektedir.

Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda somut olay incelendiğinde:

Eldeki davada; taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi gereğince davalı alt yüklenicinin alacak iddiası ile icra takibi başlattığı, davacı yüklenicinin ise yapılan işteki eksik ve ayıp nedeniyle alt yüklenicinin alacaklı olmadığı iddia edilerek, icra takibi kapsamında borçlu olunmadığının tespiti ile, takip konusu borcun tamamının ödenmesi ve teminat yatırılması karşılığında İİK.'nın 72/3. Maddesi gereğince icra veznesine yatırılacak paranın tedbiren davalıya ödenmesinin durdurulması istenmektedir.

Davacı yüklenici tarafından, icra takibindeki son borç durumu hesaplatılarak bunun icra veznesine yatırılması ile ayrıca davalının olası zararlarının karşılanması amacıyla alacağın en az %15'i oranında gösterilecek teminat ile İİK.'nın 72/3. Maddesine göre, yerleşik yargı uygulamaları gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmelidir. Hal böyle iken, mahkemece "yaklaşık ispat olmadığı" gerekçesi ile isteği reddetmesi doğru olmamıştır.

Bu nedenle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile "ihtiyati tedbir isteğinin reddi" yönündeki mahkeme ara kararının kaldırılarak, HMK.'nın 353/1-b/2. Maddesi gereğince dairemizce "İİK.'nın 72/3. Maddesi gereğince, icra takibindeki son borç miktarının hesaplatılarak tamamen ödenmesi ve davalının olası zararlarının karşılanması amacıyla alacağın % 15'i oranında nakden ya da süresiz ve kesin banka teminat mektubu ile teminat gösterilmesi koşuluyla icra veznesine giren paranın eldeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesine kadar davalıya ödenmemesi, bu süreçte paranın alım gücünün düşmemesi bakımından da icra müdürlüğü tarafından uygun vadeli bir banka hesabında nemalandırılması" şeklinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabulü yönünde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile;

  2. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/380 Esas sayılı dosyasından verilen 10/05/2024 "ihtiyati tedbir isteğinin reddi" yönündeki ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1). b/2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  3. Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteğinin KABULÜ ile; İİK.'nın 72/3. Maddesi gereğince "icra takibindeki son borç miktarının hesaplatılarak davacı tarafça tamamen ödenmesi ve davalının olası zararlarının karşılanması amacıyla alacağın (son borç miktarının) takdiren % 15'i oranında nakden ya da süresiz ve kesin banka teminat mektubu ile teminat gösterilmesi" koşuluyla, Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/19630 Esas sayılı dosyasındaki icra veznesine giren paranın eldeki davanın sonuçlanıp kesinleşmesine kadar davalıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR UYGULANMASINA,

  4. İhtiyati tedbirin uygulanması halinde; bu süreçte paranın alım gücünün düşmemesi bakımından da icra müdürlüğü tarafından uygun vadeli bir banka hesabında nemalandırılmasına,

  5. Kararın gereği için ilk Derece Mahkemesince ilgili İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

  6. Verilen kararın niteliği gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına ve davacı vekili tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf maktu karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,

  7. Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada hüküm altına alınmasına,

  8. Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/(3) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olmak üzere 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemTespitizmirMenfideğerlendirmehüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim