SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 14. HD 2021/921 E. 2023/1766 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/921

Karar No

2023/1766

Karar Tarihi

30 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2021/921

KARAR NO : 2023/1766

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/768

KARAR NO : 2020/507

DAVA TARİHİ : 26/06/2018

KARAR TARİHİ : 22/09/2020

DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak

KARAR TARİHİ : 30.11.2023

KARARIN YAZ. TARİH : 30.11.2023

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.09.2020 tarih ve 2018/768 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin, davalı vekili istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan iki farklı sözleşme uyarınca ... ili ... ilçesi ... inşaat işini aldığını, bu kapsamda 29.03.2017 tarihli sözleşmede belirlenen iş için 45.000,00 TL+ KDV ve 13.07.2017 tarihli sözleşmede belirlenen iş için 75.000,00 TL+ KDV bedel üstünden anlaşmış olduklarını, müvekkili şirketin her iki sözleşmeden kaynaklı ayrı ayrı proforma fatura kestiğini, müvekkili şirketin sözleşmeler uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini ve işi davalıya teslim ettiğini, buna rağmen davalının toplamda 141.600,00 TL olan borcunun yalnızca 65.000,00 TL sini ödediğini, davalı tarafın kusuru ile imalata engel olarak müvekkilinin zarar uğramasına neden olduğunu, davalının kusuru ile mani olması nedeni ile neticelenememiş işlere karşılık gelen bedel bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğinden, daha sonradan artırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 55.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalıya dava dilekçesi 11.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği halde davaya süresi içinde cevap vermediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesinin 22.09.2020 tarih ve 2018/768 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararı ile özetle; "Davanın kabulüne, 71.882,95 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine " dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili tarafından verilen 15.03.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin, dava konusu işin yapımına ilişkin idare ile sözleşme sonrasında 01.01.2017 tarihinde ... A.Ş. İle ve 2016 yılında ... Şti. ile taşeronluk anlaşması akdedildiğini, dolayısıyla müvekkili şirket idarenin alt taşeronu olduğunu, bahsi geçen işin yapımını ... ve ... firmalarına bırakmış olduğundan bahsi geçen işin tamamlanması yükümlülüğünün müvekkili şirkette değil taşeron şirketlerde olduğunu, dolayısıyla davacı yanın müvekkili şirketle akdetmiş olduğu herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, taşeron şirketlerle sözleşme akdettiğini, davacı yanın iş görme borcunun müvekkili şirkete değil taşeron şirketlere olduğunu, bu sebeple davacı yanın yapmış olduğu işlerin karşılığı olarak ödenmesi gereken bedelin taşeron şirketlerce ödenmesinin gerektiğini, bu yöndeki iddialarının mahkeme tarafından görmezden gelindiği gibi davanın iş bu şirketlere davanın ihbar edilmesi yönündeki taleplerinin kabul edilmediğini ve hatta bu yönde herhangi bir gerekçeye dahi dayanılmamış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gibi müvekkili şirketi aleyhine savunmanın kısıtlanmasına sebep olduğunu, müvekkili şirketin ... ve ... tarafından işlerin tamamlanmamış olması sebebi ile sözleşmelerini feshederek kalan işleri kendisinin yaptığını, ancak kalan işlerin yapımı esnasında hiçbir surette davacı yan ile çalışmasının mevcut olmadığını, davacı yan tarafından müvekkili şirket kaşesinin bulunduğu ve şantiye şefi tarafından imzalanmış evrakların dosyaya ibraz edilerek müvekkili ile aralarında iş görme sözleşmesinin yapıldığını iddia ettiğini, sunulan evrakların tarihinin 29/03/2017 ve 13/07/2017 tarihi olduğunu, dosyaya ibraz ettikleri sözleşmede görüleceği üzere söz konusu tarihlerde işi yapım işini yüklenmiş olan şirketin dava dışı ... olduğunu, her ne kadar müvekkili şirketin kaşesi kullanılarak bir kısım evraklar tanzim edilmiş ise de, söz konusu evrakların müvekkili şirket bilgisi dahilinde tanzim edilmediğini, iş bu evraklara ilişkin suç duyurusu haklarını saklı tuttuklarını, bununla birlikte davacı yan işin yapımı için müvekkilinden 65.000 TL ödeme aldığını beyan etmişse de, iş bu ödemeye ilişkin herhangi bir ödeme dekontu, makbuz, fatura ibraz etmediğini, zira ödeme dekontu ibrazı halinde ödemenin müvekkili şirket tarafından değil dava dışı taşeron şirketler tarafından yapılmış olduğunun gözükeceğini, bununla birlikte görülen davanın ticari mahiyette olup, davacı yanın ticari defter deliline dayandığını, hatta ticari defterlerinin incelenmesi konusunda yer gösterir dilekçe de sunduğunu, ancak dosyada sadece keşif yapıldığını, ticari defterlerin incelemesinin yapılmadığını, yerel mahkemece davacı yanın 65.000 TL 'nin ödendiği yönündeki soyut beyanının gerçekliğinin araştırılmadığını, bu sebeple bilirkişi raporunun eksik hususlar barındırdığını, işbu hali ile hükme esas alınmaması gerekirken hüküm kurulurken esas alınmış olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkeme gerekçesinde ... kayıtlarında işin tamamlanmış olduğu gerekçesine dayanmış ise de, davacı yanın işi bıraktığı tarih ...' nun hakediş tarihinden evvel olduğunu, izah ettikleri üzere davacı yanca tamamlanmamış olan işler diğer şirketler tarafından tamamlanmış olduğu için ... tarafından işin tamamlandığına dair evraklar tanzim edilerek kesin hakedişlerin yapıldığını, ihbar taleplerinin yerel mahkemece kabul edilmiş olması halinde ihbar olunan şirketlerce de verilecek olan beyan ve savunmaların bu yöndeki beyanlarını tasdiki mahiyetinde olacağını, bu bağlamda yerel mahkemece ... kayıtlarınında işin tamamlanma tarihi ile davacı yanın evrak ve defterlerinde tamamlandığını iddia ettiği tarihler nazara alınmayarak eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, bu doğrultuda ... tarafından gönderilmiş ve dosyada mübrez hakedişlerin incelenmesi halinde bahsedilen eksik hususların müvekkili şirketçe tamamlatılıp idareye işin teslim edildiği anlaşılacakken bilirkişi tarafından rapor tanzim edilirken eksik inceleme yapıldığından işbu tespitlere varılamadığını, keşif incelemesi ile ortaya çıkartılması mümkün olmayan eksikliklerin tespiti bakımından dosya kapsamında yer alan hakedişlerin incelenmesi halinde ortaya çıkacak olan eksik işlerin raporda belirttikleri şekilde değerlendirilmesi yapılmaksızın işlerin tamamlanma oranlarına ilişkin afaki değerlendirmeler yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte 13.07.2017 tarihli sözleşme konusunun bir kısmının hiç yapılmadığı bir kısmının ise eksik kaldığı tespitinin yapıldığını, ancak bilirkişi raporunda kendisi ile çelişerek %94,67 oranında işin bittiğine yönelik hesaplama yaptığını, iş bu oran tamamlanmayan ve eksik kalan işler nazara alındığında oldukça fazla olduğunu, taraflarınca kabulü mümkün olmadığı gibi bilirkişi raporunu eksik ve çelişkili kıldığını, işbu hususlara yer verilmeksizin böylesine kapsamlı ve teknik bilgi ve tecrübe ile aydınlatılabilecek bir davanın salt yüzeysel incelemeler ile aydınlatılmaya çalışılmış olmasının hukuk sisteminin korumayacağı düzeyde aykırılık teşkil ettiğini, aynı işlerin yapımı için hem dava dışı firma ... hem de davacı ile sözleşme akdedilmesi hayatın olağan akışına aykırı olacağını, işbu hususların da mahkemece nazara alınmamakla birlikte bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda da değerlendirilmediğini, bu anlamda her ne kadar davacı yanın dosyaya müvekkili şirket kaşesi basılmış ve şantiye şefi tarafından imzalanmış sözleşme sunmuş olsa da, işbu sözleşmenin herhangi bir geçerliliğinin bulunmadığını, belirttikleri üzere müvekkili şirketin ... A.Ş. ile sözleşme akdettiğini, mezkur sözleşme incelendiğinde şantiye şefinin şirketi böylesine bir borç altına sokacak işlemler yapmasının hukuken geçerliliğinin olmadığını, şantiye şefinin şirketi borç altına sokabilmek konusunda TTK hükümleri doğrultusunda yetkilendirilmiş olmadığından söz konusu sözleşmeye dayanarak alacak talebinde bulunmak mümkün değilken ilk derece mahkemesince işbu husus irdelenmeden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının açıkça yasaya aykırılık teşkil ettiğini, dosyada yer alan bilirkişi raporu eksik hususlar barındırdığını, taraflarınca itiraz edilmesine rağmen belirttikleri hususlardaki eksiklikler giderilmeksizin işbu rapor hüküm kurulurken esas alındığını, dolayısıyla hükme esas alınan raporun eksik inceleme sonucu tanzim edildiğini, işbu hali ile hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu işlerin yapımına ilişkin akdedilen sözleşme tarihleri 29.03.2017 ve 13.07.2017 iken keşfin yapıldığı tarihin ise 03.02.2020 olduğunu, davacı tarafından eksik bırakılan işlerin müvekkili şirket tarafından tamamlattırıldığını, hatta geçici kabuller yapıldığını, dolayısıyla yapılan keşif işleminin maddi gerçeği ortaya çıkarmaktan uzak kaldığını, mevcut dosyada davacı tarafından iki adet fatura ibraz edildiğini, ancak davacı yanın aynı zamanda eksik kalan işlerin bedelinin tespitini yapamadığını beyan ederek kendisi ile çeliştiğini, söz konusu faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilip edilmediğine dair herhangi bir ispata yarar delil bulunmadığı gibi yapılan ödemelerin tespiti için tarafların ticari defterleri de incelenmeksizin maddi hesaplama yapılmasının hatalı olmakla birlikte işbu eksik hususlara rağmen ilk derece mahkemesince hüküm kurulmuş olmasının da hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafından 25.09.2017 tarihinde tanzim edilmiş faturaların açıkça görüleceği üzere proforma fatura olduğu, proforma fatura tanım itibari ile mali yükümlülüğü bulunmayan teklif özelliği taşıyan bir fatura cinsi olduğunu, bu doğrultuda proforma faturanın, gerçek anlamda fatura niteliği taşımayan ön akit niteliğinde bir belge olduğu, ancak ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında gerekse bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda işbu faturaların teklif içerikli olmalarına ve karşı tarafa mali yükümlülük yüklemediğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dosyanın mevcut halinde davacının işi tamamladığına ilişkin somut bir delil bulunmadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesince belirttikleri hususlar aydınlatılmaksızın davanın kabulü yönünde karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili tarafından verilen 23.03.2021 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesine yanıt dilekçesi ile özetle; mahkemece haklı davalarının kabulüyle, usulüne uygun ıslah dilekçeleri de dikkate alınarak 71.882,95 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, nitekim söz konusu kararın icra takibine konulması üzerine davalı tarafça icra dosyasına söz konusu borç ödenilmek suretiyle icra dosyasının kapatıldığını, Mahkemece verilmiş olan kararın usule ve kanuna uygun olduğunun açık olduğunu, bu nedenlerle ve re'sen nazara alınacak nedenlerle; davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.

Davacı taraf, davalı ile aralarında "... ili ... ilçesi ... inşaat işinin yapımı" konusunda 29.03.2017 tarihli sözleşme ve 13.07.2017 tarihli sözleşmelerin yapıldığını, davacının her iki sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirerek işi teslim ettiğini, ayrı ayrı proforma fatura düzenlediğini, davalının borcunun yalnızca 65.000,00 TL'sini ödediğini, davalı tarafın kusuru ile imalata engel olması nedeni ile neticelenememiş işlere karşılık gelen bedelin bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini belirterek ödenmeyen bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmiştir.

Davalı taraf ise, davaya cevap vermediği, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz konulu 30.06.2020 tarihli dilekçede taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin tarihinin 29.03.2017 tarihli ve 13.07.2017 tarihleri olduğunu, keşfin ise 03.02.2020 tarihinde yapıldığını, davacının işlerin bir kısmını tamamlamadığını, davacının yarım bıraktığı işlerin davalı tarafça keşif tarihine kadar tamamlandığını, bu nedenle keşif mahallinde yapılan incelemenin maddi gerçeği ortaya çıkarmaktan uzak olduğunu, bilirkişinin 13.07.2017 tarihli sözleşme konusu işin %94,67 oranında bittiğine yönelik hesabının çelişkili olduğu ve davalı tarafça işin tamamlandığı hususunun değerlendirilmediğini, davacı tarafça düzenlendiği belirtilen faturaların davalıya tebliğine ilişkin delil sunulmadığı ve yapılan ödemelerin tespiti için tarafların ticari defterleri incelenmeksizin maddi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu belirterek tarafların ticari defterlerinin incelenerek yeni bir rapor tanzim edilmesini talep ettiği; davalı vekili tarafından daha sonra sunulan 21.09.2020 tarihli "davaya cevap ve husumet itirazı" konulu dilekçesinde ise davalı ile... Genel Müdürlüğü arasında ... İli ... İlçesi ... İnşaatı işine ilişkin 22.03.2016 tarihinde sözleşmenin akdedildiğini, davalının 01.01.2017 tarihinde dava dışı .... A.Ş ile 2016 yılında ise dava dışı ... Şti. ile taşeronluk anlaşması akdettiğini, davacı ile herhangi bir sözleşme akdedilmediğini ve aralarında herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, dava dışı taşeron şirketlerin davacı şirket ile çalıştığından husumetin davalı şirkete yöneltilemeyeceğini, husumetin dava dışı taşeron şirketlere yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca davanın dava dışı taşeron şirketler ... A.Ş. ve ... Şti'ne ihbar edilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.

İlk derece mahkemesi tarafından ... Genel Müdürlüğü'nden davalı ile yapılan 22.03.2016 tarihli sözleşme, geçici kabul tutanakları, hak ediş imalat miktarları, uygulama projeleri getirtilip, davacı tanıkları dinlenip mahallinde inşaat mühendisi bilirkişi refakatine keşif yapıldığı, ardından inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.

Somut olayda, davalı davaya cevap vermeyerek dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayıldığı, ancak davalı vekilinin dosyaya sunduğu 30.06.2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin tarihinin 29.03.2017 tarihli ve 13.07.2017 tarihli olduğunu belirterek taraflar arasında akdi ilişki kurulduğunu ikrar ettiği, vekilin bir vakıayı ikrar edebilmesi için HMK 188/1 maddesi uyarınca vekaletnamesinde özel bir ikrar yetkisinin bulunmasına gerek olmadığı, vekalet verenin vekilin ikrarına derhal ve açıkça itiraz da etmediğinden vekilin ikrarının kapsadığı olaylarla sınırlı olarak vekalet vereni bağladığı; aynı davalı vekili tarafından daha sonra dosyaya sunulan 21.09.2020 tarihli dilekçede davacı ile davalı arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediği ve aralarında herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığının beyan edilerek akdi ilişkinin reddedilmiş ise de, ikrar edenin ancak maddi hatadan kaynaklandığı gerekçesiyle ikrarından dönebileceği, davalı tarafça ikrar edilen vakıanın gerçeğe uygun olmadığı ve ikrarın maddi bir hatadan kaynaklandığı ispatlanmadığından taraflar arasında 29.03.2017 tarihli ve 13.07.2017 tarihli eser sözleşmeleri ile akdi ilişkinin kurulduğu, sözkonusu sözleşmelere göre davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı tarafça dosyaya 2 adet proforma fatura sunulduğu ve yapılan iş kapsamında davalı tarafça 65.000,00 TL ödeme yapıldığının beyan edildiği, ancak davacı tarafça yapılan işin miktarına ilişkin fatura sunulmadığı gibi 65.000,00 TL ödemeyi gösterir herhangi bir belge de sunulmadığı ve tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmadığı anlaşılmıştır.

Buna göre ilk derece mahkemesi tarafından daha önce rapor düzenleyen inşaat bilirkişi ile mali müşavir bilirkişiden oluşacak heyetten taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak davacı ile davalı arasında 29.03.2017 tarihli ve 13.07.2017 tarihli eser sözleşmeleri kapsamında davacı tarafça davalı tarafa yapılan iş karşılığında fatura düzenlenip düzenlenmediği, fatura düzenlenmiş ise tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı vekilinin inşaat bilirkişi raporuna yönelik itirazları da değerlendirilmek suretiyle sözkonusu eser sözleşmelerin götürü bedelli olması nedeniyle yerleşik içtihatlara göre sözleşme ile üstlenilen imalatın, eksik ve kusurları dikkate alınıp düşülmek suretiye fiziki gerçekleşme oranının tespit edilmesi, tespit edilen bu orana götürü bedele uygulanmak suretiyle hak edilen bedelin hesaplanması ve hesaplanacak bedelden davalının kanıtlanan ödemeleri düşülerek davacı alacağının tespiti ile rapor alınması gerektiği halde eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmüştür.

Mahkeme davanın ihbarı dilekçesinin üçüncü kişiye tebliği için davanın ihbarı şartlarının (HMK madde 61) bulunup bulunmadığını inceleyemez ve ihbar talebinin reddine veya kabulüne karar vermez;ihbar dilekçesini üçüncü kişiye tebliğ etmekle yükümlüdür. (Baki Kuru Medeni Usul Hukuk El Kitabı Cilt I, Mart 2020 ,sayfa 1003,1004).

Somut olayda davalı vekilinin yargılama aşamasında sunduğu 21.09.2020 tarihli dilekçesinde davanın dava dışı ... A.Ş. ve ... Şti ile sözleşme yaptığını belirterek davanın dava dışı bu şirketlere ihbar edilmesi talebinde bulunduğu halde ilk derece mahkemesi tarafından bu talep hakkında bir işlem yapılmadan davada karar verilmesi suretiyle davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlandığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmüştür.(Yargıtay 9. HD'nin 15.06.2017 tarih 5424/10528 ve Yargıtay 22.HD'nin 12.06.2017 tarih 22179/13772 Karar sayılı ilamları)

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile,

  2. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.09.2020 tarih ve 2018/768 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1). a. 6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

  3. Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  4. Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,

  5. Davalı vekili tarafından yatırılan toplam 1.227,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya geri verilmesine,

  6. Davalı vekili tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

  7. Kararın ilk derece mahkemesince taraflara/vekillere tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 30.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemSözleşmesindenKaynaklananizmircevapAlacakEserhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim