SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 14. HD 2022/1859 E. 2023/1745 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1859

Karar No

2023/1745

Karar Tarihi

29 Kasım 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1859

KARAR NO : 2023/1745

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/320

KARAR NO : 2022/783

DAVA TARİHİ : 07.07.2020

KARAR TARİHİ : 20.09.2022

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 29.11.2023

KARARIN YAZ. TARİH : 30.11.2023

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.09.2022 tarihli 2020/320 Esas, 2022/783 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı vekili tarafından verilen 07/07/2020 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirket ile ahşap doğrama parke yapılması amacı ile sözlü anlaşma yapıldığını, yapılacak iş karşılığı çeklerin davalıya teslim edildiğini, yapılması gereken ahşap ve doğrama işlerinin 212.088,59-TL bedelli kısmına tekabül eden malları teslim edilmesi gereken zamanda ve nitelikte ve nicelikte teslim edilmediğini, bu sebeple müvekkilinin alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2019/10768 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasında Güzelbahçe Yelki Mahallesinde bulunan bağımsız bölümlerin Cumba Deck Döşeme, Çatı Deck Döşeme, Banyo rezervuar kapakları, teras basamakları gibi ahşap konusunda ahşap işleri imalatı konusunda sözleşme yapıldığını, sözleşme gereğinin yerine getirildiğini, yapılan iş karşılığının bir kısım çekler ile ödendiğini, sözleşmenin ifa edildiği andaki piyasa rayiçlerine göre iş bedelinin belirlenmesi gerektiğini, uzlaşma tekliflerinin davacı tarafça kabul görmediğini belirterek davanın reddinin talep edildiği görüldü.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesinin 20.09.2022 tarih ve 2020/320 Esas, 2022/783 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına göre; davacı şirket ile davalı şirket arasında ahşap doğrama parke yapılması amacı ile sözlü anlaşma yapıldığı, bu anlaşma kapsamında davacının yapmış olduğu fazla ödemenin tahsili için İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2019/10768 Esas sayılı dosyasında yaptığı takibe yapılan itirazın iptalini talep edildiği, alınan bilirkişi raporlarına göre ve davacı tarafından dosyaya sunulan İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/136 D. İş dosyasından alınan rapora göre, davacının yapmış olduğu işlerde eksik ve ayıplı işlerin mevcut olduğu, D. İş tespit raporuna göre gizli ayıp bedelinin 13.200 TL olduğu, keşif esnasında tespit edilen gizli ayıp bedelinin 1.200 TL olduğu, Sulh Hukuk Mahkemesinde bina sakinlerinin keşif talebinde bulundukları, bu sebeple yapılan tespitin davamız yönünden ilgili olduğu, davacı vekili davasında fazla yapmış olduğu ödemenin tahsilini istemiş olduğundan taleple bağlı kalınması gerektiği ve tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesine göre tespit edilen fazla ödeme miktarının 213.434,59 TL olduğu, davacı vekili savunmasında, düzenlenen faturalara itibar edilemeyeceğini, imal edildiği andaki piyasa rayiç bedeline göre hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiş ise de, davalı taraf yapmış olduğu işlere ilişkin faturaları düzenlemiş olduğundan bir anlamda yapmış olduğu işlerin bedelini kendisinin tespit ettiği, davalı defterlerine göre, davacının 212.088,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu miktarın davalıdan tahsili gerektiği anlaşıldığından; Davanın kabulü ile, davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2019/10768 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı şartlarda devamına, Hüküm altına alınan itirazlı alacak eser sözleşmesinden kaynaklandığından davacı vekilinin icra inkar tazminat isteminin reddine," dair karar verilmiştir.

İSTİNAF EDEN: Davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 13.10.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında davalı şirketin yüklenici bulunduğu Güzelbahçe ilçesi Yelki mahallesinde bulunan 4 bloka ait bağımsız bölüm dairelerin Cumba, DECK döşeme, Çatı Deck döşeme, banyo rezervuar kapakları, teras basamakları gibi ahşap konusunda İzmir'in önde gelen firması olduğu mükvekkili ahsap işleri imalatı hususunda istisna akdi akdettiklerini, yapılan sözleşme muvacehesinde müvekkili tarafından yapılan sözleşme muvacehesinde müvekkili tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini ve teslim yapıldığını, bunun mukabilinde davacı şirket tarafından dava dilekçesi ekinde sundukları bir kısım çeklerin verilmek sureti ile ödemeler yapıldığını, taraflar arasında akdedilmiş bulunan akdin istisna akdi olması sebebi ile esere ilişkin alacaklarda sadece fatura kayıtlarına itibar edilemeyeceğini, sözleşmenin ifa edildiği andaki piyasa rayiç bedellerine göre ortaya çıkan bedele göre hesaplama yapılması gerektiğini, arz ettikleri Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 22/02/2016 gün ve 2015/5158 Esas, 2016/1152 Karar sayılı kararı ile “ yapılması gereken iş , bilirkişilerden ek rapor alınarak davalının mükerrerlik itirazları da gözetilmek sureti ile fatura dışı imalatları tespit etmek, imalatların mülga 818 sayılı BK nın 366. Maddesi uyarınca yapıldıkları tarihteki piyasa fiyatlarına göre bedellerini belirlemek ve bu miktarı faturalandırılmış imalat bedeline ilave etmek sureti ile hüküm kurmaktan ibarettir.” hükmünü vermek sureti ile istisna akdinde sadece fatura kayıtlarına defter kayıtlarına itibar edilemeyeceğini, eserin imal edildiği yıllara göre rayiç bedellerine göre inceleme yapılmak sureti ile bilirkişi raporu alınması gerektiğinin hüküm altına alındığını, ilk derece mahkemesi tarafından yargılama sırasında taraflarınca savunma konusu yapılan ve haklı olarak 818 sayılı BK 366 ve 6098 sayılı TBK 481. Maddesi gereğince imal tarihindeki yapım bedellerinin ortaya çıkarılması için keşif ve bilirkişi incelemesi kararı verildiğini fakat keşif sonrası alınan bilirkişi raporunun savunmalarını ve ilk derece mahkemesinin keşif ve bilirkişi incelemesi gereklerini yerine getirmeyen hüküm kurmaya elverişli bir rapor olduğunu, fakat haddini aşan ve hükmen esas alınamayacak bilirkişi raporu olduğunu, dosya kapsamına sunulan beyanlarında belirttikleri üzere davacı yana kesilen 251.089,25 TL bedelli faturanın davacı adına tanzim edilmediği gerekçesiyle cari hesaba alınmamasının hatalı bir tespit olduğunu, ilgili faturanın ilgilendiğinde not olarak belirtilen bölümde ... Şti. İş tanımı olarak ... Projesine ait 4 adet blok un ahşap işleri yapımından kesilememiş faturalar olduğu ibaresinin bulunduğu ve yine aynı açıklama içinde firmanın ekonomik krizi sebebi ile firma yetkililerine ulaşılamadığından faturalama yapılmadığını, 7326 sayılı kanunun 6/2 maddesinden faydalanarak düzenlendiği ibaresi ile bu hususun net bir şekilde belirtildiğini, bunun göz ardı edilmek sureti ile ilgili faturanın cari hesap kayıtlarına eklenmemesinin de hatalı bir tespit olduğunu, söz konusu rapora bu yöndün yapılan itirazlarının da nazara alınmadığını, ve irdelenmemesi sonucu ilk derece mahkemesi tarafından hatalı karar cihetine gidilmesine yol açtığını, eksik incelemeye matuf ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmak sureti ile davanın reddini, istinaf incelemesinin sonuçlanıncaya dek icranın geri bırakılmasını, işin duruşmalı halli ile taraflara duruşma gününün tebliğine karar verilmesini, harç ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

Davacı vekili tarafından verilen 18.10.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Mahal mahkemece davalarının kabulüne karar verilmiş ise de hüküm altına alınan alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığından bahisle %20 icra inkar tazminatı taleplerinin reddedildiğini, iş bu davada davalı tarafından yapılması gereken işlerin hiç ya da gereği gibi yapılmadığını, dava konusu alacak bedelinde davacı müvekkili tarafından çek verilmiş olması, davalının bu çek karşılığında yapması gerektiği işi yapmadığını bilmesi ve bu nedenle davacı müvekkilinin dosyada mübrez cari hesap dökümüne bakıldığında davalıdan 212.088,59 TL alacaklı olması karşısında iş bu dava konusu alacağın esasında cari hesap alacağı olduğunu, alacağın cari hesap alacağı olması, davalı tarafından yapılması gereken işe karşılık davacı müvekkili tarafından kendisine verilen çeklerdeki bedelin ne olduğunun çok iyi bilinmesini, davacı müvekkili tarafından bu bedelle icra takibine girişilmesi karşısında dava konusu alacağın likit olduğunu, davalı tarafından ödenmesi gereken miktarın tam olarak bilinebildiğini ve bu nedenle iş bu davada %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, dilekçelerinde belirttikleri üzere ilgili Yargıtay kararlarında aynı hususta olduğunu, dayanak raporun muhasebe kayıtlarına dair kısmı alacak iddiaları doğruladığını, mübrez raporlar gereğince davalı şirketin davacı müvekkiline borçlu olduğu bedeli bildiği ve bilebileceği dikkate alınarak itirazın iptali ve davalının icra takibine yaptığı itirazında haksız olduğu dikkate alınarak asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu hususla ilgili karar kısmının ortadan kaldırılarak davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararına karşı davalı yanın istinaf itirazlarının reddiyle icra inkar tazminat taleplerinin reddine dair karar kısmının ortadan kaldırılmasını, yeniden esas hakkında karar verilerek davalı yan aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) ise 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Hukukumuzda egemen ilke “şekil serbestisi” olup, kural olarak eser sözleşmesi herhangi bir geçerlilik şartına tabi değildir. Yasada aksi öngörülmedikçe, sözlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabilir. Bununla birlikte bazı sözleşmelerin geçerli olabilmesi için yasada belirlenen şekle uygun olarak yapılması zorunludur.

Somut olayda, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Eser sözleşmesinin tarafı olan yüklenici sözleşme gereğince bedel isteğinde bulunabilmesi için öncelikle yüklendiği edimi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp, iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Taraflar arasında sözleşmenin bedeli uyuşmazlık konusudur.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Somut olayda, davacı ile davalı arasında sözlü eser sözleşmesi olduğu tarafların kabulündedir. Bilirkişi aracılığıyla incelenen ticari defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu, davalının 217.914,11-TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, ticari defterlerin usulüne uygun açılış kapanış tasdiklerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda taleple bağlı kalınarak takip konusu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Alacağın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve likit olduğu anlaşıldığından davacı tarafın icra inkar tazminatını talebinin kabulüne karar verilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b/1. Maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  1. Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile;

  2. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.09.2022 tarihli 2020/320 Esas, 2022/783 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1). b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

B) Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine:

  1. DAVANIN KABULÜ İLE, davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10768 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,

  2. Asıl alacağın (212.088,59 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  3. Alınması gereken 14.487,77. TL harçtan, peşin alınan 2.561,51. TL harcın ve icrada alınan 1.060,44. TL'nin mahsubu ile bakiye 10.865,82. TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  4. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 33.813,29. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafından yapılan ilk masraf 2.623,71. TL, keşif harcı 419,90. TL, keşif araç ücreti 400. TL, bilirkişi ücreti 4.800. TL, posta ve müzekkere gideri 113,50. TL olmak üzere toplam 8.357,11. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A. 13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320. TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

  7. HMK 333 md gereğince yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

C) İstinaf Yargılaması Bakımından:

  1. Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verildiğinden 80,70 istinaf maktu karar harcın talebi halinde yatıran davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,

  2. Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

  3. Davalı vekilinin istinaf başvurularının reddine karar verilmiş olması nedeniyle, davalı tarafından yatırılması gereken 14.487,77. TL istinaf nispi karar harcından peşin alınan 3.755,00 TL'nin mahsubu ile kalan 10.732,77 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

  4. Davalı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

  5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2/2. maddesi gereğince, dairemizce dosya hakkında duruşma yapılmaksızın karar verilmesi nedeniyle herhangi bir vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

  6. Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istemnedenleriSözleşmesindenistinaf(EserreddineizmirİptaliesastanKaynaklanan)İtirazınyanıthüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim