SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 13. HD 2024/657 E. 2024/635 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/657

Karar No

2024/635

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/657

KARAR NO : 2024/635

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2023/1232

ARAKARAR TARİHİ : 06.02.2024

DAVA TARİHİ : 12.12.2023

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAİRE KARAR TARİHİ : 13/03/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2024

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1232 Esas sayılı dosyasında verilen 06.02.2024 tarihli kararının, davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Dava: menfi tespit davasıdır. İstinafa konu karar ise Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına yönelik taleplerinin süresinde olmadığından ayrı ayrı reddine dair verilen ara kararının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir.

HMK'nın "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlığını taşıyan 341/(1) maddesi; "İlk Derece Mahkemesinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir.

Talep eden davalı vekili ,ihtiyati tedbirin kaldırılması talepli dilekçesinde ,görevsiz mahkemenin tensip zaptının 12 numaralı maddesinde icra takibinin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, davacı tarafın, kötü niyetli ve HMK 2 maddesine aykırı davrandığını, davacı tarafın bir yandan satış sözleşmesinin geçersizliğini dile getirerek sözleşme kaynaklı bedeli müvekkilinden tahsil ettiğini, sonrasında da anlaşma kapsamında taşınmazı sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek devretmemeyi hedeflediğini, müvekkilinin harici satım sözleşmesinin geçersizliğini bilerek davacı ile bu sözleşmeyi imzaladığını, çünkü davacının, sözleşmeye konu yeri devretmesinde hukuki engeller olduğunu, sözleşmenin bu şekilde yapılması akabinde engellerin kalkması halinde tapu devrini yapacağını belirttiğini, müvekkilinin davacıya inanarak hem arsa satış bedelini ödediğini, hem de davaya konu senet karşılığında borç para verdiğini, kambiyo senetlerinin aksi ve ne amaçla verildiğinin Yargıtay içtihatları ve kanuni düzenleme gereğince yazılı ispatla ispatlanmasının zorunlu olduğunu, açıklamalarda belirttikleri gibi harici satım sözleşmesi ile davaya konu yapılan senedin birbirinden ayrı borçlardan kaynaklandığını, dava konusu senedin, sözleşme kapsamında düzenlendiği iddiasının taraflarınca kabul edilemeyeceğini, görevsiz mahkemenin düzenlediği Tensip zaptının 12. maddesinde verilen ihtiyati tedbir kararından dönülmesi gerektiğini, çünkü davacı tarafın senedin harici satım sözleşmesine göre düzenlendiğini yazılı delil ile ispat edemediğini, beyana dayalı olarak verilen ihtiyati tedbir kararının yasaya aykırı olduğu gibi, müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan bir zarara neden olacağını, bir başka anlatımla, menfi tespite konu edilen senedin harici satım sözleşmesi kapsamında düzenlendiğinin tek ispatının yazılı delil olduğunu, harici satım sözleşmesinde senet ile ilgili hiçbir atıf yapılmadığını, davanın menfi tespit, dava konusunun 800.000 TL, olup menfi tespite konu edilen senet değerinin 1.200.000 tl bedelli bir senet olduğunu, dolayısıyla dava konusu yapılan miktar dışındaki bedel üzerinden verilen icra takibinin tedbiren durdurulmasının da bir başka hukuka aykırılık olduğunu, davacının davayı açarken dava konusunu 800.000 TL gösterdiğini, görevsiz mahkeme de açılan menfi tespit davası sonrasın uyuşmazlık konusu senet Bodrum 1. İcra Müdürlüğü 2023/6313 e numaralı takibe konu 1.200.000 TL bedel üzerinden takibe konu edildiğini, görevsiz mahkemenin ise davacının talebine aykırı olarak 1.200.000 TL icra takibine konu senedin tümü yönünden takibi tedbiren durdurduğunu, açıklanan nedenlerle görevsiz mahkemenin düzenlediği tensip zaptının 12 numaralı ara kararındaki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının yapılan incelemesinde; Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/10/2023 tarih 2022/746 Esas 2023/534 Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememizin işbu esasına kaydının yapıldığı, Bodrum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 31/10/2022 tarihli tensip zaptının 12 numaralı ara kararı ile; "...-Davanın icra takibinden önce açılan menfi tespit davası olması nedeniyle İİK.'nın 72/2 maddesi gereğince dava değerinin %15'i teminat karşılığında davalı tarafından davacı aleyhine dava konusu senetten dolayı (1.200.000-TL bedelli) icra takiplerinin durması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına (İş bu tensip zaptının taraflara tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz yolu açık olmak üzere) "ihtiyati tedbir kararı verildiği, işbu ara karara yönelik tensip zaptının davalı tarafa 06/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, itiraz süresinin 14/11/2022 tarihinde sona erdiği, davalı vekilinin 02/12/2022 tarihinde ihtiyati tedbire itiraz ettiği, görevli mahkeme tarafından "ihtiyati tedbire itirazın süresi içerisinde olmadığı, ayrıca tedbir konulmasındaki hal ve şartlarda bir değişiklik olmadığından yerinde görülmeyen talebin reddine" dair havale yapıldığı, yine mahkemenin 17/05/2023 tarihli duruşma ara kararı ile ; "... Her ne kadar davalı vekili tarafından ihtiyati tedbir kararına itirazın değerlendirilmediği iddiasında bulunulmuş ise de mahkememizce 31/10/2022 tarihli tensip tutanağı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği, tutanağın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz yolunun açık olduğunun belirtildiği, dava dilekçesi ve tensip tutanağının davalı şirkete 06/11/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı vekili tarafından 28/11/2022 ve 02/12/2022 tarihli dilekçeler ile ihtiyati tedbire itirazda bulunulduğu, mahkememizce 06/12/2022 tarihli havale ile itirazın süresi içerisinde yapılmadığından reddine karar verildiği, bu hali ile tedbire itiraz yönünden mahkememizce değerlendirme yapıldığı, tedbirin kabulüne ilişkin ara karardan teminatın yatırılması süresi hususunda bir ihtaratın davacıya yapılmadığı bu hali ile davacı tarafından yargılama aşamasında yatırılan teminat doğrultusunda icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasında yasal düzenlemelere aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbire itirazın reddine... "gerekçesiyle davalı vekilinin 25/10/2023 ve 20/01/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik taleplerinin süresi içinde yapılmadığından bahisle ayrı ayrı reddine karar vermiştir. Karara karşı davalı şirket vekili ara kararının haksız olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı vekilinin talebi İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına yöneliktir. İhtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz sonucu verilen ara kararına karşı bir istinaf istemi söz konusu değildir. Yapılan itiraz daha önce reddedilmiştir . Davalı vekili itirazın reddine ilişkin karara karşı istinafa başvurmamıştır Davalı vekilinin talebi görevsizlik kararından sonra yapılan ihtiyati tedbirin kaldırılması istemidir . HMK 341 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının itirazdan sonraki dönemde kaldırılmasına ilişkin taleplere karşı verilen kararlar istinafa tabi kararlar değildir. Olayımızda da Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 17/05/2023 tarihli celsede ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz süre yönünden red edilmiştir. Ardından Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vererek bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da henüz görevle ilgili bir değerlendirme yapılmaksızın davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkin talepleri süresinde olmadığından bahisle red edilmiştir.

Yukarıda da belirtildiği üzere davalı vekilinin talebi ihtiyati tedbir kararına itiraz değil, tedbirin kaldırılması talebidir. Ancak HMK 341 maddesi uyarınca dairemizin görevi ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz sonucu verilen ara kararlarıyla sınırlıdır. Ayrıca yapılan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebine karşı verilen ara kararları HMK 341. madde uyarınca istinafa tabi olmadığından bu nedenle istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalın istinaf dilekçesinin HMK 341. madde gereğince REDDİNE,

  2. İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının yatırana iadesine,

  3. Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere neticesinde 13.03.2024 tarihinde, oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespit(KambiyoizmirSenetlerindenkonusuMenfiKaynaklanan)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim