SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2081

Karar No

2024/1999

Karar Tarihi

7 Ekim 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2081

KARAR NO : 2024/1999

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2024/145-2024/144 D.İş

D.İş KARAR TARİHİ : 10/07/2024

DAVA TARİHİ : 09/07/2024

DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir

DAİRE KARAR TARİHİ : 07/10/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 07/10/2024

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/145 D.İş 2024/144 Karar sayılı dosyasında verilen 10/07/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin talepte bulunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;

Davacı şirketin ... isimli, turizm ve otelcilik hizmeti veren bir firma olduğunu, davacı şirket ile karşı taraf ... A.Ş. arasında yapılan sözleşme sonrasında ... tesisat numaralı abonelik ile elektrik dağıtım hizmeti almaya başladığını, abonelik başlangıcı ve sonrasında yaklaşık iki yıldır davacı şirket adına düzenlenen tüm faturaların zamanında ödendiğini ve kayıp kaçak olayına ilişkin bir husumet ya da şüphe uyandıracak bir eylem gerçekleşmediğini, davacının faaliyetine devam ederken herhangi bir şüphe uyandıracak bir eylem ya da elektrik abonelik bağlantısında usulsüzlük olmamasına rağmen karşı taraf ... A.Ş. tarafından gerçeğe aykırı olarak bulunulan ihbar ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/96848 numaralı soruşturması akabinde İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2024/6133 Değişik İş sayılı dosyası ile arama kararı verildiğini, arama kararına istinaden firmanın saygınlık ticari itibari dikkate alınmadan hayli sayıca fazla ekipler tarafından 28/06/2024 tarihinde arama yapılarak kaçak kullanım bedeli tespit tutanağının ve kaçak bedelinin tespiti amacıyla elektrik dağıtım şirketi yetkililerince otelde inceleme yapıldığını, kaçak elektrik kullanımı söz konusu değilken hiçbir ücret ödemeden kullanan kişinin bulunup enerji bedelinin o kişiden tahsili yoluna gidilmesinin gerektiğini, davacıya almadığı hizmetin bedelinin yüklenmesinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'a aykırı olduğunu, haksızlığın ortadan kaldırılması yerine kaçak kullanımı özendirip, yasal kullanımı cezalandıran bir sonuç doğurduğunu, karşı taraf şirket tarafından tüm hukuk kuralları ihlal edilerek yapılan inceleme sonucu 28/06/2024 tarihli, ... seri numaralı tutanağın düzenlendiğini, düzenlenen tutanakta tespit edilen toplam gücün 868,715 kw olduğunun belirtildiğini, sayacın güç kapasitesinin üç katından fazla bir güç tespit edilerek haksız olarak tutanak düzenlendiğini, ne kadar süredir kaçak kullanımı olduğunun tespit edilmediğini, bu belirtilmeden hesaplama yapıldığını, müvekkili şirket aleyhine abartılı ve fahiş 17.124.837,32 TL miktarında kayıp kaçak bedeli bulunduğunu, bu miktarın ödenmesi için davacı şirkete defaten ihtarda bulunulduğunu, davacı şirketin otel olması, halen devam eden konaklamalarının ve rezervasyonlarının olması dikkate alındığında oluşacak ticari itibarın zedelenmesiyle iş yapamaz duruma gelinebileceğini, dağıtım şirketi tarafından yapılan inceleme ve tespitlerin yersiz ve hukuksuz olduğunu, hangi usul ve esaslar dikkate alınarak kaçak tespiti yapıldığı belli olmayan sayaç üzerinde mahkememizce öncelikle yerinde keşif yapılarak kaçak olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, ihtiyati tedbir sebeplerinin söz konusu bu dava bakımından oluştuğunu, menfi tespit dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını belirterek, dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla öncelikle dağıtım şirketi tarafından tahakkuk ettirilen 17.124.837,32 TL'lik kayıp kaçak bedelinin işletmede gerçekleşebilecek elektrik kesintisi ve işletme faaliyetlerinin aksaması, ticari itibarın zedelenmesi gibi telafisi güç zararların doğması ile gecikmesinde sakınca bulunması hallerinden dolayı teminatsız olarak ödenmesinin ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi 10/07/2024 Tarih ve 2024/145 D.İş, 2024/144 Karar sayılı kararında özetle;

"...İhtiyati tedbir isteğinde bulunan tarafın haklılığını yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde kanıtlaması gerekir. Soyut iddiadan daha çok, tam ispattan daha az bir durumun varlığı halinde yaklaşık ispat halinden söz edilebilecektir. Dolayısıyla; ihtiyati tedbir isteyenin, ileri sürülen hakkın varlığı ve bu hakkın tehlikede olduğu konusunda mahkemede güçlü bir kanaat oluşması gerekir. Olaya bu açıdan bakıldığında; ihtiyati tedbir isteğinde bulunan vekili düzenlenen faturanın "Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanımı Tespit Tutanağı" sebebiyle düzenlendiğinin, kaçak kullanımın olmadığını ileri sürmüştür. Kaçak elektrik kullanımının olup olmadığı, varsa sorumlunun kim olacağı hususu yapılacak yargılamada hukuken çözümlenecek bir sorun olmakla birlikte, fatura miktarının gerçeği yansıtmayıp yüksek olduğu yönündeki iddia da teknik incelemeyi gerektirmektedir. Her ne kadar dilekçe ekinde teknik görüş raporu sunulmuş ise de, kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının ihtiyati tedbir isteyen tarafça itirazı kayıt konulmaksızın imzalanmış olması, yine tesiste kurulu gücün 868.715 Kwat olduğuna ilişkin belge ve buna itirazı kayıt konulmamış olması, diğer yandan; incelenen soruşturma evrakına göre anılan tesisteki takip ve incelemenin 08/02/2023 ve 30/05/2024 tarih aralığında gerçekleştirilmiş olması, 28/06/2024 tarihli tutanak içeriği, geçmiş aylara ilişkin kullanım tutarları ile tüm soruşturma dosyası içeriği dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, bu kapsamda da ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir koşulların oluşmadığı yönünde kanaate ulaşıldığından..."ifadelerini içeren gerekçelerle yerinde görülmeyen ihtiyati tedbir isteğinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:

Davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı avukatı tarafından verilen 16/07/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;

İstinaf talebinde bulunan ... Turizm ve Otelcilik hizmeti uğraşan bir firma olduğunu, davacı şirket ve ... Şirketi arasında yapılan sözleşme akabinde ... numaralı tesisat numaralı aboneliği ile elektrik dağıtım hizmeti almaya başladığını, abonelik başlangıcı ve sonrasında yaklaşık iki yıldır davacı şirket adına düzenlenen tüm faturalar zamanında ödenmiş ve kayıp kaçak olayına ilişkin bir husumet ya da şüphe uyandıracak bir eylem gerçekleşmediğini, hal böyle iken söz konusu dağıtım şirketi yetkilileri tarafından davacı ... Sanayi... Limidet Şt. adına ... numaralı tesisat numaralı aboneliğine ilişkin yapılan inceleme sonucunda 28.06.2024 tarihli düzenlenen kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı akabinde aynı tesisat numarası aboneliği için haksız ve fahiş olarak 17.124.837.32 TL kayıp kaçak bedelini tahakkuk ettirdiklerini, davacı şirket adına olan aboneliğe ilişkin sayaçta ve yerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda sayacın güç kapasitesinin üç katından fazla bir güç tespit edilerek haksız olarak tutanak düzenlendiğini, ödemeye ilişkin temerrüde düşme hali ve gecikme durumu söz konusu olamamasına rağmen davalı şirket yetkilileri tarafından 05.07.2024 tarihinde haksız olarak otele gidilmiş ve elektrik kesintisi yapılmaya çalışılmış ve 10.07.2024 tarihinde elektrik kesintisi yapıldığını, 17.124.837.32 TL kayıp kaçak bedelinin işletmede gerçekleşebilecek elektrik kesintisi ve işletme faaliyetlerinin aksaması, ticari itibarın zedelenmesi gibi telafisi güç zararların doğması ile gecikmesinde sakınca bulunması hallerinden dolayı istenen ihtiyati tedbir sonucunda izmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2024/145 D.İş dosyası ile verilen 10.07.2024 tarihli davacı şirket lehine istenen tedbir isteminin reddine ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava: kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklanan değişik iş yoluyla elektrik kesintisinin engellenmesi hususunda yapılan ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf konusu karar İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verdiği karardır.

İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.

HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.

İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.

İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.

Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinden özetle : Davacı şirketin ... isimli, turizm ve otelcilik hizmeti veren bir firma olduğunu, davacı şirket ile karşı taraf ... A.Ş. arasında yapılan sözleşme sonrasında ... tesisat numaralı abonelik ile elektrik dağıtım hizmeti almaya başladığını, abonelik başlangıcı ve sonrasında yaklaşık iki yıldır davacı şirket adına düzenlenen tüm faturaların zamanında ödendiğini ve kayıp kaçak olayına ilişkin bir husumet ya da şüphe uyandıracak bir eylem gerçekleşmediğini, davacının faaliyetine devam ederken herhangi bir şüphe uyandıracak bir eylem ya da elektrik abonelik bağlantısında usulsüzlük olmamasına rağmen karşı taraf ... A.Ş. tarafından gerçeğe aykırı olarak bulunulan ihbar ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/96848 numaralı soruşturması akabinde İzmir 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2024/6133 Değişik İş sayılı dosyası ile arama kararı verildiğini, arama kararına istinaden firmanın saygınlık ticari itibari dikkate alınmadan hayli sayıca fazla ekipler tarafından 28/06/2024 tarihinde arama yapılarak kaçak kullanım bedeli tespit tutanağının ve kaçak bedelinin tespiti amacıyla elektrik dağıtım şirketi yetkililerince otelde inceleme yapıldığını, kaçak elektrik kullanımı söz konusu değilken hiçbir ücret ödemeden kullanan kişinin bulunup enerji bedelinin o kişiden tahsili yoluna gidilmesinin gerektiğini, davacıya almadığı hizmetin bedelinin yüklenmesinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'a aykırı olduğunu, haksızlığın ortadan kaldırılması yerine kaçak kullanımı özendirip, yasal kullanımı cezalandıran bir sonuç doğurduğunu, karşı taraf şirket tarafından tüm hukuk kuralları ihlal edilerek yapılan inceleme sonucu 28/06/2024 tarihli, 266518 seri numaralı tutanağın düzenlendiğini, düzenlenen tutanakta tespit edilen toplam gücün 868,715 kw olduğunun belirtildiğini, sayacın güç kapasitesinin üç katından fazla bir güç tespit edilerek haksız olarak tutanak düzenlendiğini, ne kadar süredir kaçak kullanımı olduğunun tespit edilmediğini, bu belirtilmeden hesaplama yapıldığını, müvekkili şirket aleyhine abartılı ve fahiş 17.124.837,32 TL miktarında kayıp kaçak bedeli bulunduğunu, bu miktarın ödenmesi için davacı şirkete defaten ihtarda bulunulduğunu, davacı şirketin otel olması, halen devam eden konaklamalarının ve rezervasyonlarının olması dikkate alındığında oluşacak ticari itibarın zedelenmesiyle iş yapamaz duruma gelinebileceğini, dağıtım şirketi tarafından yapılan inceleme ve tespitlerin yersiz ve hukuksuz olduğunu, hangi usul ve esaslar dikkate alınarak kaçak tespiti yapıldığı belli olmayan sayaç üzerinde mahkememizce öncelikle yerinde keşif yapılarak kaçak olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, ihtiyati tedbir sebeplerinin söz konusu bu dava bakımından oluştuğunu, menfi tespit dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını belirterek, dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla öncelikle dağıtım şirketi tarafından tahakkuk ettirilen 17.124.837,32 TL'lik kayıp kaçak bedelinin işletmede gerçekleşebilecek elektrik kesintisi ve işletme faaliyetlerinin aksaması, ticari itibarın zedelenmesi gibi telafisi güç zararların doğması ile gecikmesinde sakınca bulunması hallerinden dolayı teminatsız olarak ödenmesinin ihtiyaten durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi 10/07/2024 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir isteminin reddine dair karar vermiştir.

Bu karara karşı davacı vekili tarafından kararın haksız olduğu, kayıp kaçak bedelinin haksız ve fahiş olarak düzenlendiği, davacı ticari itibarının zedelendiğini, kaçak elektrik tespit tutanağında adı geçen harici kablonun cinsinin ve kesitinin belirtilmediği, fatura hesaplanırken EPDK ile belirlenen yönetmeliklere uygun hareket edilmediği, tekel niteliğinde olan dağıtım şirketinin keyfi uygulamada bulunduğu gerekçeleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Tedbire konu olan işlem 28/06/2024 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayalıdır. İhtiyati tedbir isteminde bulunabilmesi için davacı tarafın yaklaşık haklılığını her halükarda ortaya koyması gerekir. Gene Türk Ticari Kanunun hükümlerine göre tacir durumundaki davacı şirketin basiretli davranma yükümlülüğü mevcuttur. Dava konusu ihtilaf yargılamaya tabi olduğu gibi davacının ileride haklı çıkması halinde dahi ödediği bedeli geri alması mümkündür. Ancak bu aşamada davacı tarafın yaklaşık haklılığını ortaya koyduğundan bahsetmek mümkün değildir. İlk derece mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati tedbir isteminin reddi kararı usul ve yasaya uygun nitelikte görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-(b)-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı anlaşılmakla davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2024 Tarih ve 2024/145 D.İş 2024/144 Karar sayılı kararınına yönelik davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353(1). b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken harç yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  3. İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 07/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkararistemizmirkonusutarihigerekçenumarasıİhtiyatiTedbirhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim