Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1572
2024/1648
16 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1572
KARAR NO : 2024/1648
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2022/213 D İş -2022/215
KARAR TARİHİ : 15/06/2022
DAVA TARİHİ : 31/03/2023
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz
DAİRE KARAR TARİHİ : 16/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/213 Esas 2022/215 Karar sayılı dosyasında verilen 15/06/2022 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ... tarafından düzenlenip kendisine verilen 30/04/2022 ve 30/05/2022 ödeme tarihli toplam 100.000,00 TL olan kambiyo senedinden dolayı alacaklı olduğunu, vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkiline borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu senetlerden 30/05/2022 tarihli senedine kefil olan ... müvekkiline herhangi bir ödeme de yapmadığını, müvekkili borçluyu ve kefili şahsen arayarak ödeme yapıp yapmayacaklarını sormasına rağmen kendileri ayrı ayrı söz konusu borcu ödemeyeceklerini beyan ettiğini, bununla da kalmayarak müvekkili borçlu ve kefil ile bir çok kez karşılaşmalarına rağmen borçlu ile kefil kendisini geçiştirdiğini ve bu zamana kadar ödeme yapmadıklarını, müvekkili borçlu ... ile aralarında narenciye alım satım ilişkisi olduğunu, müvekkiline ait narenciye bahçesinde ki tüm mahsulü borçlu satın aldığını karşılığında da kambiyo senedi düzenlediğini müvekkiline verdiğini, haricen yapılan istihbarat çalışması sonucunda borçlunun mallarını kaçırma çabası içerisinde olduğu tespit edildiğini, söz konusu işletmeye alınan malları başkası üzerine devir etme çabası içerisinde olduğu haricen elde edilen bilgi ile sabit olduğunu, müvekkilinin alacağını güvence altına almak için borçlu ...’nın ve kefil ...'nun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerde ki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 15/06/2022 Tarih ve 2022/213 D.İş, 2022/215 karar sayılı kararında özetle;
"...alacaklısı ... borçlusu ... olan 30/04/2022 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli ve alacaklısı ... borçlusu ..., kefili ... olan 30/05/2022 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli kambiyo senetleri sunmuştur. 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği dikkate alınarak 2004 sayılı İİK.nun 258/2 maddesi gereğince takdiren borçlu dinlenmeden 6100 sayılı HMK.nun 316/1-c maddesi delaletiyle 320/1 maddesi gereğince..."ifadelerini içeren gerekçelerle yapılan inceleme sonucunda alacaklının talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Karşı taraf vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karşı taraf avukatı tarafından verilen09/05/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
Tebliğ edilen ödeme emrinin dayanağı olarak ihtiyati haciz niteliği dahi belirtilmeyen Ankara 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının tarih ve numarasının yazılı olması, İİKnun 265. hükmünde öngörülen şekli ile ihtiyati haciz tutanağının kabul edilemeyeceğini, mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirdiğini Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/213 D.İş, 2022/215 Karar sayılı sayılı kararın kaldırılarak talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava: değişik iş yoluyla yapılan ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;
-
maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.”
-
maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra, açılmıştır. Her ne kadar mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın esası yönünden değerlendirme yapılarak karar verilmiş ise de, öncelikli olarak asliye ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi, davanın ticarî niteliğinin ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu iş, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Yapılan açıklamalara göre, eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir. Bu durumda, mahkemece davanın görev yönünden reddi ile kararın kesinleşmesine müteakiben dosyanın talep halinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, öncelikle görev hususu incelenmeden, esas yönünden karar verilmiş olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir."
Somut olayda ihtiyati haciz isteyen vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ... tarafından düzenlenip kendisine verilen 30/04/2022 ve 30/05/2022 ödeme tarihli toplam 100.000,00 TL olan kambiyo senedinden dolayı alacaklı olduğunu, vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkiline borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, söz konusu senetlerden 30/05/2022 tarihli senedine kefil olan ... müvekkiline herhangi bir ödeme de yapmadığını, müvekkili borçluyu ve kefili şahsen arayarak ödeme yapıp yapmayacaklarını sormasına rağmen kendileri ayrı ayrı söz konusu borcu ödemeyeceklerini beyan ettiğini, bununla da kalmayarak müvekkili borçlu ve kefil ile bir çok kez karşılaşmalarına rağmen borçlu ile kefil kendisini geçiştirdiğini ve bu zamana kadar ödeme yapmadıklarını, müvekkili borçlu ... ile aralarında narenciye alım satım ilişkisi olduğunu, müvekkiline ait narenciye bahçesinde ki tüm mahsulü borçlu satın aldığını karşılığında da kambiyo senedi düzenlediğini müvekkiline verdiğini, haricen yapılan istihbarat çalışması sonucunda borçlunun mallarını kaçırma çabası içerisinde olduğu tespit edildiğini, söz konusu işletmeye alınan malları başkası üzerine devir etme çabası içerisinde olduğu haricen elde edilen bilgi ile sabit olduğunu, müvekkilinin alacağını güvence altına almak için borçlu ...’nın ve kefil ...'nun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerde ki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk derece mahkemesi 15/06/2022 tarihli değişik iş kararı ile teminatlı olarak ihtiyati haciz isteminin kabulüne dair karar vermiştir. Karara karşı karşı tarafça itiraz edilmiştir. (...) Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 27/04/2023 tarihli 2022/213 değişik iş 2022/215 karar sayılı kararı ile ...nun itirazının süre yönünden reddine dair ek karar vermiştir. Bu karara karşı ... vekili tarafından kararın haksız olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Talepte bulunan ... vekili istinaf dilekçesine karşı beyan dilekçesinde ihtiyati hacze yapılan itirazın yasal süre içersinde yapılmadığını bildirmiştir.
Somut olayda alacaklı talep dilekçesinde, talebe konu 2 adet bononun narenciye alım satım ilişkisi nedeniyle düzenlendiğini belirtmiştir. Tarafların tacir olduğuna dair herhangi bir iddia da bulunmadığı gibi mahkeme bu konuda bir araştırma da yapmamıştır. Talebe konu bononun borçlusu ve alacaklısı gerçek kişilerdir. Şirket değildir.
Bu durum karşısında değişik iş talebinin inceleme hususunda mahkemenin ilk olarak görevli olup olmama hususunda araştırma yapması, tarafların tacir olmaması halinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olacağı için görev yönünden usulden red kararı vermesi gerekir.
Dosyada tacir araştırması yapılmamıştır. Tarafların tacir olmaması halinde ihtiyati haciz ve ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazı incelemek için görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı için davalı ...nun istinaf isteminin hmk 353/1(a)-6 maddesi gereğince kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Karşı taraf vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2022 Tarih ve 2022/213 D.iş 2022/215 K.sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Belirtilen eksiklikler giderilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine,
İstinaf talebinde bulunan karşı taraf vekili tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İstinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 16/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52