Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
bam
2024/1590
2024/1629
12 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1590
KARAR NO : 2024/1629
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2023/1036-2024/315
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAİRE KARAR TARİHİ : 12/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1036 Esas 2024/315 Karar sayılı dosyasında verilen 24/04/2024 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.
İSTEM:
Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;
... Belediyesi Hizmet Sınırları İçinde Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanması, Taşınması ve Değerlendirilmesi İmtiyaz Hakkının Kiraya Verilmesi işine ilişkin ihalenin en yüksek teklifi veren davalı şirket üzerinde kaldığını, ihale üzerine davalı şirket ile davacı arasında 07/10/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, söz konusu işe ilişkin sözleşmenin bir yıl süreli olduğunu, bedelinin 955.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşme devam ederken davalı şirket tarafından verilen dilekçe ile sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle tek taraflı olarak fesh edildiğinin bildirildiği, dilekçenin verildiği 14/07/2020 tarihine kadar işleyen toplam 4 aylık kira bedellerinin iptali ile yatırılan 57.300,00 TL nakdi teminatın iade edilmesinin talep edildiğini, sözleşme konusu işin sözleşme tarihinden itibaren aralıksız olarak devam ettiğini, mücbir sebep nedeniyle feshin kabul edilmediğini, yüklenilen edimlerin yerine getirilmediği durumda ödenmeye n kira bedelleri için yasal işlem başlatılacağının ve sözleşmenin genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminatın gelir olarak kaydedileceğinin bildirildiğini, mücbir sebep koşullarının oluşmadığı ve sözleşime uyarınca yüklenilen edimlerin yerine getirmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen sözleşme konusu işin faaliyetine durduran davalı şirketin genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminatı gelir kaydedildiğini ve ödenmeyen kira bedellerine ilişkin işlem başlatıldığını, İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2022/13620 E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ve icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, İzir 1. İcra Dairesi'nin 2022/13620 E. Sayılı takip dosyasında ödeme emrine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiklerinden davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT :
Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle;
Taraflar arasında sözleşmenin tanzim edilip yürürlüğe girmesinden çok kısa bir süre sonra koronavirüsün tüm dünyayı etkisi altına aldığını ve 11 Mart 2020 tarihinde ise Dünya sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildiğini, bunun üzerine ülkemizde bir çok önlem alındığını, hatırlanacağı gibi yaşamı ve ticari hayatı durma noktasına getiren bu süreç hemen hemen her sektörden küçük, orta ve büyük ölçekli tüm işletmelerin ve tacirlerin faaliyetlerini olumsuz yönde etkilediğini, yaşanılan sözkonusu süreçten davalı müvekkil şirketin de olumsuz etkilenmesi ve davacı belediye ile imzalanan sözleşme kapsamında mali, iktisadi, hukuki ve fili anlamda sözleşme hükümlerini yerine getirmesinin imkansız bir hal alması nedeniyle davacı belediyeye 14/07/2020 tarih ve 5418 sayılı yazı ile mücbir sebeple sözleşmenin feshine dair yazının tebliğ edildiğini, belediye ile yapılan sözleşmenin 12. maddesi gereği işin konusunun; Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, taşınması ve değerlendirilmesi olduğunu, sözleşme konusu işin yapılma yerinin ise ... Belediyesi ilçe sınırları içerisinde bulunan AVM. ler, okullar, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile iş yerleri , apartmanlar vb. Yerler olduğunu, COVID 19 un yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler çerçevesinde ilk olarak 13 Mart 2020 tarihi itibariyle ülke genelindeki tüm okulların kapatıldığını, yine alınan tedbirlerin arttırılması ile AVM. lerin kapatıldığını, aynı süreçte iş yerlerinin de kapatıldığını, bu sebeplerden dolayı söz konusu sözleşmenin ifasının sürdürülmesinin beklenemeyeceği bir durum oluşturduğunu, müvekkili şirketin bu süreçte yaşadığı tüm zorluklara rağmen davacı belediye ile yapılan sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirebilmek için faaliyetlerini sürdürmeye çalışmışsa da sokağa çıkma yasaklarının başladığı tarihten başlamak üzere toplanan ambalaj atıklarının tonaj olarak sözleşmeden öngörülen ve hedeflenen tonajın çok altında kaldığını tespit ettiğini ve durumu derhal davacı idareye bildirerek yapılan sözleşme kapsamında gerekli önlemlerin alınması talebinde bulunduğunu, ancak davacı belediye ile defalarca yazışma yapılmasına rağmen, davalı müvekkili şirketin edimini ifasında karşılaştığı bu imkansızlığın giderilmesi yönünde hiçbir önlem alınmadığını, hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olarak davalı şirketin tek taraflı olarak hizmet kirasını ödemesi talebinde bulunulduğunu, devam eden kiraların talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını ve şirketin mali açıdan büyük zarara uğrayacağını, Mart 2020 dönemi de dahil olmak üzere devam eden kiraların alınmaması talebinin şirket yetkilisince iletilmiş cevabi olarak bu hususta gereken kolaylığın sağlanacağı bunun için de belediye bünyesinde birim yöneticileri ve hukuk işleri bölümüyle gerekli görüşmelerin yapılıp müvekkili şirkete bilgi verileceğinin söylenmesine rağmen hiçbir olumlu adım atılmadığını, adeta müvekkili şirketi oyalanmak suretiyle devam eden ayların kirasının muacceliyet kazanmasının amaçlandığını, bu sebeplerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 24/04/2024 Tarih ve 2023/1036 Esas, 2024/315 Karar sayılı kararında özetle;
"...Davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının hukuki olarak konumunun değerlendirilmesi gerektiği, davacının ticaret şirketi olmadığı ve tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin bu haliyle ticari ilişki olmadığı, uyuşmazlık konusu anlaşmanın tanzimi esnasında ve devamı süresince davacının tacir konumunda bulunmadığı , davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince..."ifadelerini içeren gerekçelerle dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:
Davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı avukatı tarafından verilen 31/05/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;
Taraflardan birisi açısından ticari nitelikte olan sözleşmeler diğer taraf açısından da ticari işletmesinden doğan uyuşmazlık olarak değerlendirildiğini ve ticari nitelikte olduğunu, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2023/1036 Esas ve 2024/315 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı görevsizlik kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava: hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. İstinafa konu karar İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu 24/04/2024 tarihli görevsizlik kararına ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır.
Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için asliye hukuk mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, asliye hukuk mahkemesinin ticari olmayan bir davayı asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açıkça usule aykırılık halini oluşturmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... Belediyesi Hizmet Sınırları İçinde Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanması, Taşınması ve Değerlendirilmesi İmtiyaz Hakkının Kiraya Verilmesi işine ilişkin ihalenin en yüksek teklifi veren davalı şirket üzerinde kaldığını, ihale üzerine davalı şirket ile davacı arasında 07/10/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, söz konusu işe ilişkin sözleşmenin bir yıl süreli olduğunu, bedelinin 955.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşme devam ederken davalı şirket tarafından verilen dilekçe ile sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle tek taraflı olarak fesh edildiğinin bildirildiği, dilekçenin verildiği 14/07/2020 tarihine kadar işleyen toplam 4 aylık kira bedellerinin iptali ile yatırılan 57.300,00 TL nakdi teminatın iade edilmesinin talep edildiğini, sözleşme konusu işin sözleşme tarihinden itibaren aralıksız olarak devam ettiğini, mücbir sebep nedeniyle feshin kabul edilmediğini, yüklenilen edimlerin yerine getirilmediği durumda ödenmeye n kira bedelleri için yasal işlem başlatılacağının ve sözleşmenin genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminatın gelir olarak kaydedileceğinin bildirildiğini, mücbir sebep koşullarının oluşmadığı ve sözleşime uyarınca yüklenilen edimlerin yerine getirmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen sözleşme konusu işin faaliyetine durduran davalı şirketin genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminatı gelir kaydedildiğini ve ödenmeyen kira bedellerine ilişkin işlem başlatıldığını, İzmir 1. İcra Dairesi'nin 2022/13620 E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ve icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, İzir 1. İcra Dairesi'nin 2022/13620 E. Sayılı takip dosyasında ödeme emrine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiklerinden davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında sözleşmenin tanzim edilip yürürlüğe girmesinden çok kısa bir süre sonra koronavirüsün tüm dünyayı etkisi altına aldığını ve 11 Mart 2020 tarihinde ise Dünya sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildiğini, bunun üzerine ülkemizde bir çok önlem alındığını, hatırlanacağı gibi yaşamı ve ticari hayatı durma noktasına getiren bu süreç hemen hemen her sektörden küçük, orta ve büyük ölçekli tüm işletmelerin ve tacirlerin faaliyetlerini olumsuz yönde etkilediğini, yaşanılan sözkonusu süreçten davalı müvekkil şirketin de olumsuz etkilenmesi ve davacı belediye ile imzalanan sözleşme kapsamında mali, iktisadi, hukuki ve fili anlamda sözleşme hükümlerini yerine getirmesinin imkansız bir hal alması nedeniyle davacı belediyeye 14/07/2020 tarih ve 5418 sayılı yazı ile mücbir sebeple sözleşmenin feshine dair yazının tebliğ edildiğini, belediye ile yapılan sözleşmenin 12. maddesi gereği işin konusunun; Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, taşınması ve değerlendirilmesi olduğunu, sözleşme konusu işin yapılma yerinin ise ... Belediyesi ilçe sınırları içerisinde bulunan AVM. ler, okullar, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile iş yerleri , apartmanlar vb. Yerler olduğunu, COVID 19 un yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler çerçevesinde ilk olarak 13 Mart 2020 tarihi itibariyle ülke genelindeki tüm okulların kapatıldığını, yine alınan tedbirlerin arttırılması ile AVM. lerin kapatıldığını, aynı süreçte iş yerlerinin de kapatıldığını, bu sebeplerden dolayı söz konusu sözleşmenin ifasının sürdürülmesinin beklenemeyeceği bir durum oluşturduğunu, müvekkili şirketin bu süreçte yaşadığı tüm zorluklara rağmen davacı belediye ile yapılan sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirebilmek için faaliyetlerini sürdürmeye çalışmışsa da sokağa çıkma yasaklarının başladığı tarihten başlamak üzere toplanan ambalaj atıklarının tonaj olarak sözleşmeden öngörülen ve hedeflenen tonajın çok altında kaldığını tespit ettiğini ve durumu derhal davacı idareye bildirerek yapılan sözleşme kapsamında gerekli önlemlerin alınması talebinde bulunduğunu, ancak davacı belediye ile defalarca yazışma yapılmasına rağmen, davalı müvekkili şirketin edimini ifasında karşılaştığı bu imkansızlığın giderilmesi yönünde hiçbir önlem alınmadığını, hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olarak davalı şirketin tek taraflı olarak hizmet kirasını ödemesi talebinde bulunulduğunu, devam eden kiraların talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını ve şirketin mali açıdan büyük zarara uğrayacağını, Mart 2020 dönemi de dahil olmak üzere devam eden kiraların alınmaması talebinin şirket yetkilisince iletilmiş cevabi olarak bu hususta gereken kolaylığın sağlanacağı bunun için de belediye bünyesinde birim yöneticileri ve hukuk işleri bölümüyle gerekli görüşmelerin yapılıp müvekkili şirkete bilgi verileceğinin söylenmesine rağmen hiçbir olumlu adım atılmadığını, adeta müvekkili şirketi oyalanmak suretiyle devam eden ayların kirasının muacceliyet kazanmasının amaçlandığını, bu sebeplerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 24/04/2024 tarihli kararında görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin vermiş olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, mutlak ticari dava vasfı taşımamaktadır. Davacı belediye, ticaret şirketi değildir, ve tacir vasfı bulunmamaktadır. Davada davacı belediye tacir vasfı taşımamaktadır. Uyuşmazlıkta kamu hizmetinden kaynaklanan sözleşme ile ilgilidir. Davadaki ihtilafın çözümüyle ilgili görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup davalı şirket vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-(b)-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı anlaşılmakla davalı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/04/2024 Tarih ve 2023/1036 Esas, 2024/315 sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına,
İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52