SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1560

Karar No

2024/1578

Karar Tarihi

8 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1560

KARAR NO : 2024/1578

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2024/353

KARAR TARİHİ : 24/04/2024

DAVA TARİHİ :06/05/2024

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAİRE KARAR TARİHİ : 08/07/2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2024

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/353 Esas sayılı dosyasında verilen 24/04/2024 tarihli kararının, davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

İSTEM:

Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;

Davalı tarafın müvekkilini borçlu göstermek suretiyle İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2023/17385 E. Sayılı dosyasına binaen; örnek no 7 ilamsız icra takibi başlattığını, icra dosyasında borca ve diğer ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili firma tarafından hiç bir şekilde kaçak elektrik tüketimi yapılmadığı halde karşı yan tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkili aleyhine işlemler gerçekleştirildiğini, müvekkili firmanın ... Mahallesi ... Sokak No:.../... ... ... ... adresli dükkanda elektrik kullanımı için karşı yan ile sözleşme imzaladığını, müvekkilinin sözleşme süresi boyunca gelen elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, buna ilişkin ödeme dekontlarının mevcut olduğunu, ancak karşı yan tarafından müvekkiline kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla ceza kesildiğini, müvekkili tarafından fatura bedeli ve diğer tüm ferilere karşı davalı kuruma itiraz edildiğini ancak itirazın rededildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kaçak kullanım faturasında kaçak tespitinin yapıldığı 21.07.2023 ile 180 gün önceki tarih olan 23.01.2023 tarihi arası 180 günlük süreye ilişkin hesaplama yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet müvekkilinin kaçak elektrik kullanımından sorumlu olsa dahi Yönetmeliğin 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınması yani iş bu makinenin firmaya geliş tarihi olan Haziran 2023 ve tespit tarihi olan Temmuz 2023 tarihleri arası faturalandırılması gerekmekte iken müvekkili aleyhine 180 günlük süre baza alınıp faturalandırma yapılarak müvekkilinin fahiş bir borç altına sokulduğunu, keza davalı kurum kayıtlarından da görüleceği üzere karşı yan personellerinin sürekli olarak müvekkilinin işyerine gelerek makina bağlantıları ile ilgili kontrolleri yaptığını, Mart 2023-Mayıs 2023 aylarında da aralıklı olarak gelip kontrollerde bulunduğunu, ancak bu kontroller sırasında herhangi bir usulsüz bağlantı bulunamadığını, davalı tarafın usul ve yasaya aykırı şekilde kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirdiğini, davalı tarafın müvekkili firmanın 3 vardiya çalıştığından bahisle kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirdiğini, iş bu yönden de faturanın gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğini, SGK hizmet dökümü ve diğer belgelerden görüleceği üzere müvekkili firmanın tek vardiyalı olarak çalıştığını, personel adedi ve çalışma saatleri düşünüldüğünde kabul anlamına gelmemekle birlikte, yapılan fatura hesaplamasının fahiş ve kanuna aykırı olduğunu, tutanak öncesi ve sonrası dönemlere ait günlük ortalama tüketim miktarının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet kaçak elektirik kullanıldığı kabul görülse dahi hakkaniyetli olarak yıllık elektrik kullanımının, belirtilen tarihlere denk düşecek şekilde ortalaması alınarak kullanım bedelinin tahsil edilmesi gerektiğini, alacağın varlığının ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile aleyhine kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın elektriğinin bir gün bile kesilmesi dahi telafisi mümkün olmayan zararlar meydana getireceğinden acilen ve dosya üzerinden elektiriğin kesilmesinin önlenmesi, eğer kesilirse mağduriyetine yol açması sebebiyle tekrardan açılması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı kuruma müzekkere yazılmasına karar verilmesini, müvekkilinin İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2023/17385 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın tamamına ilişkin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine (menfi tespit) ve İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2023/17385 E. sayılı icra takibinin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi 24/04/2024 Tarih ve 2024/353 Esas, sayılı kararında özetle;

"... Davacı tarafça elektiriğin kesilmesinin önlenmesi, eğer kesilirse mağduriyetine yol açması sebebiyle tekrardan açılması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hakka ilişkin olarak verilebileceğinin, dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinin düzenlendiği, dosya muhteviyatında yer alan bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, talep dilekçesinde yalnızca kaçak elektrik kullanıldığı iddiasının kabul edilmediğine yönelik olarak talep eden vekilinin beyanlarının bulunduğu, sunulan beyan dilekçelerinden de anlaşıldığı üzere elektrik arzının hali hazırda mevcut olduğu, aleyhinde ihtiyati tedbir talep edilen tarafça kaçak elektrik kullanımına ilişkin olarak düzenlenen tutanakta tespit edilen kaçak elektrik kullanımının var olup olmadığı, tutanağın doğru veya hatalı olup olmadığının belirlenebilmesinin yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati tedbir talep eden tarafın bu aşamada yaklaşık ispat koşulunu sağlar mahiyette bir delili dosyaya ibraz edemediği gibi, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği, uyuşmazlığı çözer mahiyette tedbir kararı verilemeyeceği, ayrıca taksitlerin ödenememesi durumunda elektrik arzının kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi talebinin ise yapılandırılan elektrik bedelini ödememeye teşvik eder mahiyette olacağı ve bu sebeple 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde aykırılık teşkil ettiği göz önünde bulundurularak..."ifadelerini içeren gerekçelerle ihtiyati tedbir talep eden vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:

Davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ:

Davacı avukatı tarafından verilen 24/05/2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;

Davacı firma ... Mahallesi ... Sokak No:... ... ... adresli dükkanda elektrik kullanımı için karşı yan ile sözleşme imzaladığı, sözleşme süresi boyunca gelen elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, ancak karşı yan tarafından davacıya kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla ceza kestiğini, davalı şirket kesilen cezalar sebebiyle davacı aleyhine icra takibinde bulunduğunu, davacı aleyhine 180 günlük süre baza alınıp faturalandırma yapılarak davacı fahiş bir borç altına sokulduğu, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/353 sayılı dosyasında, ihtiyati tedbir talebine karşılık 06/05/2024 tarihli "davacı vekilinin, davacının bulunduğu ... mahallesi ... sokak no:... ... adresinde bulunan ... Ltd. Şti'ne ait ... tesisat nolu sayaca ilişkin elektrik tedarikinin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine," ilişkin ara kararının kaldırılmasını,öncelikle elektrik enerjisinin kesilmesinin önlenmesi, eğer kesilirse davacının mağduriyetine yol açması sebebiyle tekrardan açılması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

Dava: kaçak elektrik tespit tutanağına dayalı menfi tespit davasıdır.

İstinafa konu ara karar ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verilen 06/05/2024 tarihli ara kararının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir.

İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.

HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.

İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.

İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.

Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı tarafın müvekkilini borçlu göstermek suretiyle İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2023/17385 E. Sayılı dosyasına binaen; örnek no 7 ilamsız icra takibi başlattığını, icra dosyasında borca ve diğer ferilerine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, müvekkili firma tarafından hiç bir şekilde kaçak elektrik tüketimi yapılmadığı halde karşı yan tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkili aleyhine işlemler gerçekleştirildiğini, müvekkili firmanın ... Mahallesi ... Sokak No:.../... ... ... ... adresli dükkanda elektrik kullanımı için karşı yan ile sözleşme imzaladığını, müvekkilinin sözleşme süresi boyunca gelen elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, buna ilişkin ödeme dekontlarının mevcut olduğunu, ancak karşı yan tarafından müvekkiline kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla ceza kesildiğini, müvekkili tarafından fatura bedeli ve diğer tüm ferilere karşı davalı kuruma itiraz edildiğini ancak itirazın rededildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kaçak kullanım faturasında kaçak tespitinin yapıldığı 21.07.2023 ile 180 gün önceki tarih olan 23.01.2023 tarihi arası 180 günlük süreye ilişkin hesaplama yapıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla şayet müvekkilinin kaçak elektrik kullanımından sorumlu olsa dahi Yönetmeliğin 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınması yani iş bu makinenin firmaya geliş tarihi olan Haziran 2023 ve tespit tarihi olan Temmuz 2023 tarihleri arası faturalandırılması gerekmekte iken müvekkili aleyhine 180 günlük süre baza alınıp faturalandırma yapılarak müvekkilinin fahiş bir borç altına sokulduğunu, keza davalı kurum kayıtlarından da görüleceği üzere karşı yan personellerinin sürekli olarak müvekkilinin işyerine gelerek makina bağlantıları ile ilgili kontrolleri yaptığını, Mart 2023-Mayıs 2023 aylarında da aralıklı olarak gelip kontrollerde bulunduğunu, ancak bu kontroller sırasında herhangi bir usulsüz bağlantı bulunamadığını, davalı tarafın usul ve yasaya aykırı şekilde kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirdiğini, davalı tarafın müvekkili firmanın 3 vardiya çalıştığından bahisle kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirdiğini, iş bu yönden de faturanın gerçeğe aykırı şekilde düzenlendiğini, SGK hizmet dökümü ve diğer belgelerden görüleceği üzere müvekkili firmanın tek vardiyalı olarak çalıştığını, personel adedi ve çalışma saatleri düşünüldüğünde kabul anlamına gelmemekle birlikte, yapılan fatura hesaplamasının fahiş ve kanuna aykırı olduğunu, tutanak öncesi ve sonrası dönemlere ait günlük ortalama tüketim miktarının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet kaçak elektirik kullanıldığı kabul görülse dahi hakkaniyetli olarak yıllık elektrik kullanımının, belirtilen tarihlere denk düşecek şekilde ortalaması alınarak kullanım bedelinin tahsil edilmesi gerektiğini, alacağın varlığının ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile aleyhine kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkili firmanın elektriğinin bir gün bile kesilmesi dahi telafisi mümkün olmayan zararlar meydana getireceğinden acilen ve dosya üzerinden elektiriğin kesilmesinin önlenmesi, eğer kesilirse mağduriyetine yol açması sebebiyle tekrardan açılması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek davalı kuruma müzekkere yazılmasına karar verilmesini, müvekkilinin İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2023/17385 E. sayılı takip dosyasındaki alacağın tamamına ilişkin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine (menfi tespit) ve İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2023/17385 E. sayılı icra takibinin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi 06/05/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir isteğinin reddine dair karar vermiştir. Bu ara kararına karşı davacı vekili tarafından kararın haksız olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davalı elektrik şirketi vekili cevap ve istinafa cevap dilekçelerinde; karşı tarafın yaklaşık haklılığını ortaya koymadığını, tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını ortaya koymak zorunda olduğunu belirterek istinaf isteminin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı hakkında kaçak tespit tutanağı düzenlendiği ihtilaf konusu değildir. Dava konusu ihtilaf yargılamayı gerektirmektedir. Öte yandan icra dosyasına davacı şirket tarafından itiraz edilmemiş ve bu menfi tespit davası açılmıştır. Dosya muhteviyatına göre davacı vekili tarafından bu aşamada yaklaşık ispat konusunda delil ve belge sunulmamış olmakla, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara kararına karşı yapılan istinaf isteminin hmk 353/1-(b)-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin ara karar gerekçesiyle ara hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme arahükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/04/2024 Tarih ve 2024/353 Esas, sayılı kararının, usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/(1). b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

  2. İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından alınması gereken harç yeterli olduğundan yeniden harç tahsiline yer olmadığına,

  3. Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 08/07/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınistemSözleşmesindenizmirİptalikonusugerekçeKaynaklanan)İtirazın(Hizmethüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim