İzmir BAM 11. HD 2021/1690 E. 2024/991 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1690
2024/991
15 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1690
KARAR NO : 2024/991
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21.04.2021
NUMARASI : 2020/391 E. 2021/274 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14.08.2020
KARAR TARİHİ : 15.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15.05.2024
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.04.2021 tarih 2020/391 E. 2021/274 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacı banka ile .... Şti. arasında ticari kredi sözleşmesi imzalandığını ve imzalanan iş bu sözleşme kapsamında davalı ...'nin müşterek müteselsil kefil olduğunu, sözleşme uyarınca ödenmesi gereken kredi borçlarının ödenmemesi üzerine 27/09/2019 tarihinde muaccel hale gelen borcun 3 gün içerisinde ödenmesi, ödenmemesi halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, asıl borçluya ve müteselsil kefile kat edilen ve muaccel hale gelen kredi detaylarının ihtar edildiğini, gönderilen ihtarnameye rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı tarafından borçların tahsil edilememesi nedeniyle müşterek borçlu müteselsil kefil ... ile borçlu ... Şti. aleyhine İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalı taraflarca icra müdürlüğünün yetkisine, asıl alacak, işlemiş faiz ve faiz oranına itirazda bulunulduğunu ve takibin durdurulduğunu, icra takibinin durdurulması üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ve herhangi bir anlaşmaya varılamadığını ileri sürerek, İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalılar adlarına usulüne uygun tebligatların yapılmasına karşın davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... Bankası A.Ş ile borçlu ... Ltd. Şti. ve davalı kefil ... arasında akdedilmiş bulunan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ile davalı borçluya krediler kullandırıldığı, davalı ...'nin ilgili sözleşmeyi 6098 sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle müselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davacı bankanın takip talebinde davalı kefilin ticari kredi kartının faiz, masraf ve avukatlık ücreti dahil 55.000 TL'sinden sorumlu olduğunu beyan ettiği, davalı ...'nin 205.000 TL sözleşmeye kefil olduğu, ancak davacı banka talebine bağlı kalınması gerekildiği, davalı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 27/09/2019 tarihinde ihtarname ile ihtar edildiği, hesaplarının kat edildiği ve sözleşme hükümleri gereği temerrüde düşürüldükleri, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine 06/11/2019 tarihinde İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. Sayılı dosyası ile takip açıldığı, davalıların itirazı ile takibin durdurulduğu, takip tarihi itibariyle talep edilen alacaklardan iş bu davaya konu edilen kredilerden kaynaklı borcundan dolayı 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faiz, 404,02 TL BSMV, olmak üzere toplam 206.698,73 TL davacı bankanın alacaklı olduğu, davacı alacaklının kredili mevduat kredisinden kaynaklı asıl alacak tutarı olan 22.698,97 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre %24 temerrüt faizi işletilmesine, davacı alacaklının kredi kartından kaynaklı asıl alacak tutarı olan 52.882,34 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre %24 temerrüt faizi işletilmesine, davacı alacaklının borçlu cari hesap kredisi kaynaklı asıl alacak tutarı olan 123.084,49 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümlerine göre %48 temerrüt faizi işletilmesi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın kısmen kabulü ile, borçlu ... Şirketi bakımından; İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 E. sayılı icra dosyasında 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faiz, 404,02 TL BSMV olmak üzere toplam 206.698,73 TL'ye asıl alacak olan kredili mevduat kredisi 22.698,97 TL ve kredi kartından asıl alacak olan 52.882,34 TL için yıllık %24'ün takip tarihinden işletilmesine, cari hesap kredisi asıl alacağı olan 123.084,49 TL'sine de yıllık %48 temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işletilmesine, takibin bu miktarlar ve bu şekilde devamına, itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, kefil ... bakımından ise aynı icra dosyasından takip tarihi ödeme emrinde avukatlık ücreti faiz masraf dahil olmak üzere talepte bulunulup takibin de bu şekilde yapıldığından takibe şekil şartı olarak bağlı bulunulduğundan toplamda 55.000 TL'den sorumlu tutulmasına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacak toplamlarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, kefil ...'nin ise asıl alacak likit olduğundan asıl alacak olan 52.882,34 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı ile davalı arasında ve diğer davalı kefil ... arasında akdedilmiş olan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile Vade Matik Kart Sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçlu şirkete krediler kullandırıldığını ve davalı kefilin de işbu ürünlere konu kredili mevduat ürünü ile cari hesap ürününe ilişkin kefil olduğunu, kefilin genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan ürünlere ilişkin kefalet tutarının 205.000-TL olarak, ... Kart Sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi kartı ürününe ilişkin 55.000-TL kefalet tutarının belirtildiğini, davalı ... tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığını, ...-...-... numaralı kredi kartının ... Kart Sözleşmesi uyarınca davalı yana kullandırıldığını, davalı ...'nin işbu sözleşme uyarınca kefalet tutarı olan 55.000-TL bedele müteselsil kefil olarak imza attığını, bu hususun takip talebinde belirtilmesinin sebebinin kredi kartı ürününün Genel Nakdi Gayri Nakdi Sözleşmesin'den farklı bir sözleşme olan ... Kart Üyelik Sözleşmesi ile kullandırılmış olmasından kaynaklandığını, kredi kartı ürününün Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesinden farklı bir sözleşme ile kullandırıldığından davalı ...'nin kefalete ilişkin sorumluluğunun takip talebinde belirtildiğini, kredi kartı borcuna ilişkin işbu meblağdan daha fazlasının kredi kartı borcu için kefilden tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle takip talebinde bildirildiğini, ...-...-... numaralı cari hesap ürünü ile ...-...-... numaralı kredili mevduat ürününün Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandırılmış olup işbu sözleşmenin kefalet tutarının arttırılmasına ilişkin kısmında davalı ...'nin kredili mevduat ürünü ile cari hesap ürünlerine ilişkin de müteselsil kefil olduğu ve kefil olduğu kefalet tutarının 205.000-TL olduğunun gözüktüğünü, davalı ...'nin imzası bulunduğunu, bu durumun takip talebinde belirtilmesine gerek duyulmadığını, öncelikle kefalet açısından genel kuralın kefilin kefalet tutarında yazılı miktardan sorumlu olması olduğunu, zira kredi evrakları incelemekle görüleceği üzere davalı kefilin sorumluluğunun da dosya kapsamında 205.00-TL olduğunun görüleceğini, kefilin sorumluluğunun da dosya kapsamında 205.00,00-TL olmasına rağmen kefil ...' nin kredi kartı ürünü ... kart sözleşmesi uyarınca kullandırılmış olduğundan sadece kredi kartına ilişkin kefilin sorumluluğunun 55.000-TL'yi geçemeyeceğini, ancak tüm dosya kapsamında ise kefilin sözleşmelerin ilgili kefalet kısımlarından da anlaşılacağı üzere sorumluluğunun 205.000,00-TL olduğunun bariz olduğunu, taraflarınca ödeme emrinde ticari kredi kartından toplamda 55.000-TL’den sorumlu olduğunun belirtilmesinin sebebinin, kredi kartı borçlarına ilişkin davalı kefilden bu meblağdan daha fazla tahsilat yapılamayacağı gerekçesiyle olduğunu, kredi kartına ilişkin alacaklarının takip çıkışı 52.705,25-TL olup icra dosyasından kapak hesabı yapıldığında masraf ve faizle beraber toplam meblağ artacağından kefilin sorumluluğunun kredi kartı yönünden 55.000-TL olacağından ve kredi kartına ilişkin sorumluluğun bu tutarı geçemeyeceğinden dolayı takip talebinde belirtildiğini, cari hesap ve kredili mevduat ürünlerinin takip çıkışı toplamı kefalet meblağı olan 205.000-TL'yi aşmayacağından ödeme emrinde, Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca cari hesap ve kredili mevduat hesabına ilişkin kefalet tutarının ayrıca belirtilmediğini, yerel mahkeme tarafından takibe şekil şartı sebebiyle bağlı kalınacağı gerekçesiyle son derece hatalı karar verildiğini, mahkemenin takip talebinde belirtilen açıklamalara bağlı kalarak "kefil ...'nin ...-...-... numaralı ticari kredi kartının faiz, masraf ve avukatlık ücreti dahil toplam 55.000-TL'sinden sorumludur" ibaresinin yazılması dolayısıyla genel olarak tüm borca ilişkin kefaletten sorumluluğunun işbu tutar kadar olduğuna kanaat getirerek son derece hatalı olarak hüküm kurduğunu, huzurdaki somut olayda takip talebinde sadece kredi kartına ilişkin sorumluluğun belirtilmesinin yukarıda açıkladıkları sebepten kaynaklanmakta olup kredi kartına ilişkin kefil yönünden sorumluluğun sözleşme gereği 55.000-TL bedeli geçmemesi ve hak kaybına sebebiyet verilmemesi amacıyla yazıldığını, bununla beraber davalı ...' nin Türk Borçlar Kanunu kefalet hükümleri doğrultusunda kendi el yazısı ile ile kefalet türü, kefalet limiti, ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı kefaletinin geçerli olduğunun alınan bilirkişi raporu ile da sabit hale geldiğini, yine bilirkişi tarafından davacı bankanın takip talebinde kefilin ticari kredi kartının faiz, masraf, vekalet ücreti dahil toplam sadece kredi kartı için 55.000-TL' den sorumlu olduğunu, 205.000-TL bedelli sözleşmeye de kefil olduğu hususunun tespit ve kabul edildiğini, diğer kredilere ilişkin talepte bulunup bulunmadıkları hakkında değerlendirmeyi yerel mahkeme takdirine bırakıldığını, davacı banka davalıya kullandırmış olduğu kredilerin teminatı olarak kefil ile kefalet sözleşmesi akdettiğini, TBK kefalet ilgili hükümleri gereği geçerli bir sözleşme ve kefalet ilişkisi olup davalı kefilin cari hesap ve kredili mevduat ürünlerine ilişkin de kefilin sorumluluğu olduğu hakkında taleplerinin bulunduğunun kabulü gerektiğini, dava konusu olayda davacı banka tarafından noter kanalı ile 27.09.20109 tarihinde ihtarname gönderdiğini, davalılara toplam kredi borcunun 3 gün içerisinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davalıların temerrüde düşürüldüğünü, yine dosyadan iki defa bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi raporlarına sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde bahsettikleri hususun detaylıca anlatılmaya çalışılsa da yerel mahkemece göz ardı edilerek hatalı hüküm kurulduğunu, bununla beraber dava aşamasında da davalıların kefalete ilişkin hiçbir itirazları olmadığını, davalılar tarafından sunulan 26.02.2021 tarihli ek rapora ilişkin beyanlarında sadece faiz itirazında bulunduklarını, davalı ...'nin tüm kredilere ilişkin kefaletinin bulunduğu ve hepsinden sorumlu olduğuna ilişkin hiçbir itirazda bulunmadıklarını, davalı ...'nin konu borçtan kefalet hükümleri gereği sorumlu olduğunun davalıların da kabulünde olduğunu, mahkeme tarafından hatalı olarak hüküm kurulmasının davacı bankanın alacağı tahsilini engellediğini, takip talebinde yazan ibarenin hatalı değerlendirildiğini ve bu sebeple "Kefil ... bakımından ise aynı icra dosyasından takip tarihi ödeme emrinde avukatlık ücreti faiz masraf dahil olmak üzere talepte bulunup takibin de bu şekilde yapıldığından takibe şekil şartı olarak bağlı bulunduğundan toplamda 55.000-TL' den sorumlu tutulmasına" denmekle davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın aksine davalı kefilin tüm dosya kapsamında TBK ilgili kefalet hükümleri gereği kefil sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine dayalı olarak davalı taraflarca ödenmeyen borca ilişkin davacı bankanın davalılar aleyhine girişmiş olduğu icra takibine asıl borçlu ve kefilin itirazları nedeniyle itirazlarının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davaya dayanak teşkil eden İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 Esas sayılı takip dosyasında alacaklı davacı banka tarafından borçlu davalılar ... Şti. ve ... aleyhine 198.214,54 TL asıl alacak, 446,97 TL %5 BSMV si, 8.939,37 TL ihtar öncesi işlemiş akdi faiz olmak üzere toplam 207.600,58 TL üzerinden 06/11/2019 tarihinde ilamsız yolla takibe girişildiği, takip talebi ve ödeme emrinde borcun dayanaklarının ayrı ayrı kalemler halinde gösterilerek kefil ...'nin ticari kredi kartının faiz, masraf ve avukatlık ücreti dahil toplam 55.000,00 TL'sinden sorumlu olduğunun belirtildiği, davalı borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçluların süresi içerisinde yetkiye, takibe, ödeme emrine, boca, faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine itirazda bulunmaları üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, davaya konu sözleşme ve ekleri ile ihtarname ve tebliğ evraklarının getirtilmesinden sonra dosyanın bankacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek 25.01.2021 tarihli kök 26.02.2021 tarihli ek raporların hükme esas alınarak yukarıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... Bankası A.Ş. ile borçlu ... Şti. ve davalı kefil ... arasında akdedilmiş bulunan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi ile davalı borçluya kullandırılan krediler ilgili davalı ...'nin ilgili sözleşmeyi 6098 Sayılı TBK kefalet hükümleri doğrultusunda el yazısı ile kefalet türü, kefalet limiti ve kefalet tarihi belirtilmek suretiyle müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, davalı kefil ...'nin 205.000,00 TL tutar belirtilmek suretiyle sözleşmeye kefil olduğu, davalı borçlunun ödenmeyen kredilerinden dolayı 27.09.2019 tarihinde ihtarname ile ihtar edildiği, hesaplarının kat edildiği ve sözleşme hükümleri gereği temerrüdün gerçekleştiği, ihtarnameye rağmen borçların ödenmemesi üzerine 06.11.2019 tarihinde İzmir 17.İcra Müdürlüğü 2019/ 14765 E. Sayılı dosyası ile takibe girişildiği, takip tarihi itibariyle talep edilen alacaklardan işbu davaya konu edilen kredilerden kaynaklı borcun 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faiz, 404,02 TL BSMV, olmak üzere toplam 206.698,73 TL.olduğu, davacı alacaklının Kredili Mevduat kredisinden kaynaklı asıl alacak tutarı olan 22.698,97 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre % 24 temerrüt faizi talep edebileceği, davacı alacaklının Kredi Kartından kaynaklı asıl alacak tutarı olan 52.882,34 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB faiz oranları hükümlerine göre %24 temerrüt faizi talep edebileceği, davacı alacaklının Borçlu Cari Hesap Kredisi kaynaklı asıl alacak tutarı olan 123.084,49 TL'sine takip tarihinden tahsil tarihine kadar sözleşme hükümleri göre % 48 temerrüt faizi talep edebileceği anlaşılmış, bu bağlamda alınan bilirkişi rapor ve ek raporunun hükme esas almaya ve denetime elverişli mahiyette tanzim edildiği değerlendirilmiştir.
Her ne kadar Yerel Mahkemece kefil ... yönünden taleple bağlı kalındığından bahisle aynı icra dosyasından takip tarihi ödeme emrinde avukatlık ücreti, faiz, masraf dahil olmak üzere talepte bulunulduğundan toplamda 55.000,00 TL'den sorumlu tutulmasına yönelik karar verilmiş ise de davalı kefilin dava konusu borca ilişkin sözleşmeye 205.000,00 TL tutarla kefil olup bu miktara yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığı, iş bu bedel yönünden sözleşmenin aksinin ispatlanmadığı, alacaklı tarafın takip talebinde ve ödeme emrinde davaya konu borç kalemlerinin ayrı ayrı işleyecek faiz oranları ile birlikte detaylandırdığı, alacaklının takip talebine girişirken 55.000,00 TL tutarındaki sorumluluğu ticari kredi kartına hasrettiği dikkate alındığında mahkemece kefil ... yönünden verilen karar isabetli bulunmamıştır.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği görüşündeyim.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.04.2021 tarih 2020/391 E. 2021/274 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2. Davanın KISMEN KABULÜ İLE, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının davalılar aleyhine giriştiği İzmir 17.İcra Müdürlüğü'nün 2019/14765 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe davalıların vaki itirazlarının 198.214,24 TL asıl alacak, 8.080,47 TL işlemiş faizi, 404,02 TL BSMV'si olmak üzere toplam 206.698,73 TL. yönünden ( davalı ...'nin sorumluluğunun ticari kredi kartı yönünden 55.000,00 TL olmak üzere 205.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
Takip tarihinden itibaren kredili mevduat kredisi asıl alacağı olan 22.698,97 TL ve kredi kartından doğan asıl alacak olan 52.882,34 TL için yıllık %24 oranında, cari hesap kredisi asıl alacağı olan 123.084,49 TL için yıllık %48 temerrüt faizi tahakkukuna,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Asıl alacağın likit olduğu değerlendirildiğinden asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine,
Asıl alacağın likit olduğu değerlendirildiğinden asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
Alınması gereken 14.119,59 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 2.507,30 TL nispi harcın mahsubu ile kalan 11.612,29 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, Hazineye irat kaydına,(davalı ...'nin sorumluluğunun 11.516,85 TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla)
Davacı tarafından iş bu davada sarf edilen harç, bilirkişi ücreti, posta ve tebligat masrafları olmak üzere toplam 3.271,50 TL yargılama giderinin davanın red-kabul oranına göre 3.257,28 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,(davalı ...'nin sorumluluğunun 3.230,51 TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla)
Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davanın kabul oranına göre takdir ve tayin edilen 33.004,81 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (davalı ...'nin 32.733,56 TL'si ile sınırlı olmak kaydıyla)
Davalı ...'nin kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre davanın red miktarına göre takdir ve tayin edilen 2.600,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
Davacının yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde resen iadesine,
1.360,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında müştereken ve müteselsilen tahsiline,
3. İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
4. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 54,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 216,60 TL istinaf yargılama giderinind davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19