İzmir BAM 11. HD 2024/539 E. 2024/985 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/539
2024/985
15 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/539
KARAR NO : 2024/985
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05.02.2024
NUMARASI : 2023/748 E. 2024/213 K.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 15.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 15.05.2024
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.02.2024 tarih 2023/748 E. 2024/213 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Ltd. Şti.'nin Ekim 2020 tarihinden bu yana %.37.5 oranında azınlık pay sahibi olduğunu, davalının ise % 52.5 oranında çoğunluk pay sahibi olduğunu, şirketin 3. ortağının ise %10 paya sahip davalının oğlu dava dışı ... olduğunu, davalının münferit imzası ile şirketi temsil ve ilzam etmek üzere müdür olarak atandığını, davalının özen ve bağlılık, sadakat yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ederek, münferit imzasını basiretsiz bir şekilde şirketin menfaatine ve dolaylı olarak ortakların menfaatlerine, dürüstlük kuralına aykırı olarak, şirket gereksinimlerine uymayan şekilde kullandığını, ortaklara eşit işlem ilkesini de gözetmediğini TTK'nun 630(2) maddesi uyarınca davalının azli için haklı sebeplerin mevcut olduğunu iddia ederek, şirketin malvarlığı kapsamındaki araçların, iş makinalarının ve ekipmanın yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere satışı ve devri engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar davalının münferit imza yetkisinin ihtiyati tedbir olarak kaldırılıp, yargılama süreci boyunca bu yetkinin tedbiren kayyıma verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise yönetim ve temsil yetkisinin tedbiren müvekkili ile birlikte müşterek imza ile sınırlandırılmasına, esas yönünden davalının münferit imza yetkisinin TTK m. 630/2 uyarınca kaldırılmasına ve müdürlükten azline, yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, şirket organsız kalacağından TMK m. 427 f.1 b. 4 uyarınca şirkete yönetim kayyımı atanmasına, mahkeme aksi kanaatte olur ise yönetim hakkının ve münferit temsil yetkilerinin TTK m. 630/2 hükmüne göre kaldırılması ve müvekkili ... ile birlikte müşterek imza ile sınırlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 05.10.2023 tarihli 2023/748 E. Sayılı ara karar ile ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verilmiş, ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 14.11.2023 tarihli 2023/1846 E. 2023/1643 K. sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, 05.02.2024 tarihli dilekçesi ile, şirket adına kayıtlı iş makineleri bakımından tescil statüsü pasif durumda görünenlerin kimlere ne bedellerle satılmış ve kimler adına tescil edilmiş olduğunun sordurtulması, tescil statüsü "aktif" durumda olanların ise İzmir Ticaret Odası İş Makinesi Bilgi Sistemi sicil kayıtları üzerine 3. kişilere satışı ve devri engeller mahiyette tedbir konulması, tır, kamyon, çekici ve sair motorlu araçlar bakımından ise İzmir ve Ankara Trafik Tescil Müdürlükleri nezdinde tescil kayıtlarına 3. kişilere satışı ve devri engeller mahiyette tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davalının, davadan sonra sekiz adet iş makinesini muvazaalı olarak ve değerinden çok düşük bedellerle satıp, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki bedel farkını kendi şahsi hesabına aktardığı, davalının, şirket ve ortaklar aleyhine zararlandırıcı işlemler yaptığı bu nedenle HMK'nun 389. maddesinde tanımlanan hallerin oluştuğu iddia edilerek, yeniden ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, önceki ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karardaki gerekçelerin varlığını koruduğu gibi şirket mal varlığını bir bölümü veya önemli bir bölümünün satılmasının başlı başına davacı tarafın talep dilekçesinde dile getirdiği iddiaları kanıtlar nitelikte işlem ve kararlar olmadığı, muvazaalı ve gerçek değerin altında satış yapıldığı iddialarının talep dilekçesinde soyut olarak dile getirilip, davacı tarafça satışı yapılan iş makineleri için davalı hakkında TTK'nun 553 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış bir tazminat davası veya muvazaalı satışların iptali için açılmış iptal ve tescil davalarının açıldığına dair hiçbir açıklamada bulunulmadığı, satışların muvazaalı veya gerçek değerinden daha düşük bir bedelle yapıldığına dair somut hiçbir delil ve belgenin dilekçeye ekli olarak sunulmadığı, HMK'nun 390(3). maddesi uyarınca tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda bulunmasına rağmen davacı tarafın dilekçesindeki iddialarının soyut beyan niteliğinde olup, yaklaşık yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde hiçbir delil ve belgenin sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalının kötü yönetimi, özen ve bağlılık yükümünü ağır şekilde ihlal eden davranışları, görevini kötüye kullanması sonucu her geçen günün şirket aleyhine işlediği ve geri dönülmez zararlara yol açtığını, davalı müdürün çoğunluk pay sahibi olması ve münferit imza yetkisine sahip olmasının şirket malvarlığını tehlikeye soktuğunu, şirket malvarlığını elden çıkardığını, 3. kişilere devrettiğini, davalı müdür tarafından şirket mal varlığına dahil iş makinelerinin 8 adedinin satılıp devredildiğini, halihazırda şirket adına kayıtlı 4 adet iş makinesi kaldığını, müvekkilinin eşi dava dışı ...'nin, şirketi ve kendisini o tarihteki ortak olarak zarara uğrattığı ve vergi zıyaına sebep olduğu için İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına 13.03.2023 tarihinde vergi kaçırma ve kayıt dışı faaliyet ihbarında bulunduğunu, bu satışların gerçek değerinden son derece düşük bir bedelle yapıldığını, İzmir Ticaret Odası Başkanlığınca gönderilen aktif sicil fişleri ve pasif satış sözleşmelerin incelenmesinde şirket mal varlığının çok düşük bedellerle elden çıkarmış olduğunun anlaşılacağını, yaklaşık ispat koşullarının gerçekleştiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin 05.02.2024 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Talep, tarafların ortağı oldukları, davalının ise münferiden temsile yetkili müdürü olduğu dava dışı şirket adına kayıtlı iş makineleri, tır, kamyon, çekici ve sair motorlu araçların 3. kişilere satışı ve devrinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir karar verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, yasanın gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimâl de olsa aksinin mümkün olduğu ihtimâlini de gözardı edemez. Dava açılmış olması tek başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirmez. Karar tarihi itibariyle davacının ileri sürdüğü deliller tam olarak toplanmamış ve incelenmemiş ise, yargılama aşamasında delillerin toplanıp incelenmesinden itibaren tedbir istemleri konusunda tekrar mahkemenin yaklaşık ispat şartları çerçevesinde talep üzerine değerlendirme yapabileceği açıktır.
Somut olayda, talep ve karar tarihi itibariyle tüm deliller henüz toplanıp irdelenememiş olup, dosya içeriğindeki toplanan somut deliller ile anılan yasal düzenlemelere göre, dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmaması, yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı, keza dava dışı şirkete ait iş makineleri, tır, kamyon, çekici ve sair motorlu araçlar üzerine şerh verilmesi, şirket malvarlığı ve demirbaş listesi oluşturulmasına yönelik istemlerin, şirketin davada taraf olmamasına, sözü edilen araçların dava konusu olmamasına ve açılmış davanın niteliğine nazaran ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığının belirlenmesine göre, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve yaklaşık ispatın yerine getirilememesine göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 704,50. TL'den peşin alınan 427,60. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 276,90. TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19