SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1720 E. 2024/951 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1720

Karar No

2024/951

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1720

KARAR NO : 2024/951

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28.05.2021

NUMARASI : 2018/1135 E. - 2021/464 K.

DAVANIN KONUSU : Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ : 09.05.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 09.05.2024

İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.05.2021 tarih 2018/1135 E. - 2021/464 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacılar vekili, müvekkilleri ... ve ...'nın çocukları ... ve ...'nın kardeşleri olan ...'in 14/06/2017 tarihinde kaldırım üzerinde beklemekte iken davalı ...'a ait, davalı ...'nın sürücüsü olduğu ve davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı motorsikletin çarpması nedeniyle vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu, müteveffanın kusursuz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı baba ... için 1.000,00 TL, anne ... için 1.000,00-TL, kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 05.09.2017 tarihinden itibaren avans faiziyle ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davacı baba ... için 90.000,00-TL anne ... için 100.000,00-TL kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 70.000,00'er TL olmak üzere toplam 330.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren avans faiziyle müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 06/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini davacı baba ... için 35.792,39 TL'ye, davacı anne ... için 73.923,46 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davaya konu kazanın meydana gelmesinde, trafiğin yoğun olduğu yerde park etmiş araçlar arasından aniden yola fırlayan müteveffanın asli kusurlu olduğunu, sigortalının kusurunun bulunmadığını, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacılar ... ve ...'e poliçe kapsamında 55.271,00 TL ödeme yapıldığını, kardeş olan davacıların destekten yoksun kalma taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, sigortalı aracın ticari bir araç olmadığını, avans faiz talep edilemeyeceğini, talebe konu faiz başlangıcının mesnetsiz olduğunu, davacılara SGK'dan ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, kardeşler yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, müteveffanın kazadan 2,5 saat sonra hastaneye ulaştırıldığını, ölümün motosikletin çarpması sonrasında yüksekten düşme ile gerçekleştiğini, yüksekten düşme olmasaydı ölümün gerçekleşmeyecek olduğunu, ölüm ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, yolda gerekli tedbirlerin alınmamış olması sebebiyle yolun hangi belediyenin yetki alanında ise buna göre ... Belediyesi ve ... Belediyesi'nin kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 2017/658 E. dosyasında davalı sürücü ... hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın 17/02/2020 tarihinde kesinleştiği, ceza dosyasında mahallinde keşif yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde motosiklet sürücüsü davalı ...'nın asli ve tam kusurlu olduğunun, müteveffa ...'in kusursuz olduğunun tespit edildiği; davacıların başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açıldığı, 18/07/2018 tarihinde baba ... için 22.139,00-TL, anne ... için 33.132,00-TL olmak üzere toplam 55.271,00-TL ödendiği; ilk derece mahkemesince eldeki davada keşif yapıldığı, trafik bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği; davalılar tarafından ölümün trafik kazası nedeniyle mi yoksa kaza sonrası düşme nedeniyle mi gerçekleştiği konusunda tıbbi bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiş ise de, ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, bu mahkumiyet kararının ölüm doğuran kaza nedeniyle ...'nın tam kusurlu olduğu yönündeki maddi vaka bakımından kesin delil teşkil ettiği ve bağlayıcı nitelikte olduğu, davalı tarafın ölümün kaza sonucu düşme mi yoksa etraftakilerin yardım edip çocuğu kaldırmak isterken ikinci düşmede mi gerçekleştiği konusundaki tıbbi bilirkişi incelemesi yapılması talebinin reddi gerektiği, ...'in davaya konu trafik kazası sonucunda öldüğünün kabul edildiği, aktüerya bilirkişi raporunda; TRH 2010 yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz kullanılarak devre başı ödemeleri belirli sürede rant yöntemiyle hesaplama yapıldığı, davacı anne ve babaya yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle gerçek zararı karşılamadığı, davacı ...'in bakiye DYK zararının 35.792,39-TL, anne ...'in bakiye DYK zararının 73.923,46-TL olduğu, sigorta şirketinin kendisine yapılan ihbar tarihine 8 iş günü ilavesiyle 18/09/2017 tarihinden itibaren faiziyle davacılara karşı sorumlu olacağı, davacı küçük kardeşler ... ve ... için TBK 55 ve poliçe genel şartlarına göre ölen kardeşlerinden dolayı DYK tazminatı talep edilme koşullarının oluşmadığı; aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan ek raporda 2021 yılı verileri ile sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan ödemenin güncellenerek mahsubundan sonra Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 esas sayılı KTK 90 maddesine ilişkin iptal kararı nedeniyle progresif rant yöntemi kullanılarak ve Yargıtay 17 Hukuk Dairesi'nin en son kararları gereği destek süreleri TRH 2010 tablosuna göre belirlenerek yapılan hesaplama sonrasında baba ...'in bakiye DYK zararının 106.205,62-TL, anne ...'in bakiye DYK zararının 216.842,55-TL olduğunun tespit edildiği, davacılar ... ve ...'nın kardeşleri olan ...'in öldüğü tarihte 6 yaşlarında olduğu, davacılar küçük kardeşleri ... ve ...'ya sürekli olarak bakıp destek olmasının söz konusu olmadığı, bu davacılar yönünden destekten yoksun kalma tazminatının şartları oluşmadığı gerekçesiyle, davacılar ... ve ...in maddi tazminat taleplerinin kabulüne, ... için 35.792,39-TL, ... için 73.923,46-TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 18.09.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile tüm davalılardan müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılar ... ve ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 60.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınarak bu davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, müteveffanın küçük kız kardeşleri ... ve ... yönünden destekten yoksunluk istemlerinin reddi, ayrıca tüm davacılar yönünden manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin Ağrı ilinde doğup büyüdüklerini, aile ve sosyal yaşamlarında geniş aile şeklinde yaşamlarını sürdürdüklerini, kardeşler ve anne baba arasında kuvvetli ve sıkı aile bağlarının bulunduğunu, özellikle erkek çocukların evlenseler dahi ana baba ve kız kardeşlerine sahip çıktıklarını, bakıp gözettiklerini, müvekkillerinin müteveffayı kaybetmeleri nedeniyle büyük üzüntü ve acı yaşadıklarını, sağlıklarının bozulduğunu, psikolojik açıdan geri dönüşü mümkün olmayan hasarlar oluştuğunu, manevi tazminat miktarının çok düşük belirlendiğini, yargılama sırasında fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, ek dava açmak ve eldeki dava ile birleştirilmesini sağlama yönündeki taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, dosya kapsamında aldırılan kusur raporunda müvekkilinin %100 oranında kusurlu olduğu yönünde yapılan tespitin hatalı olduğunu, ölüm sonucundan müvekkilinin sorumlu olup olmadığının tespiti gerektiğini, müteveffanın kazanın meydana gelmesinden yaklaşık 2,5 saat sonra Ege Üniversitesi Hastanesine getirildiğini, müteveffanın kaza sonrasında yoldan yedi basamakla inilen yaklaşık 1,5 metre aşağıdaki zemine, merdivenlerin bitiminde duran dondurma dolabının üstüne kafa üstü düştüğünü, kafasını beton zemin ile dondurma dolabının arkasına çarptığını, müteveffanın olay yerinde bulunanlarca yol üzerindeki betonun üzerine konulduğunu, buradan tekrar beton zemine düşürüldüğünü, müvekkilinin verdiği zarar ile ölüm sonucu arasındaki uygun illiyet bağının kesildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarında müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rapor tarihine göre güncellenmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılırken net asgari ücret artışı oranında tazminat tutarının arttığını, bu artışın 2018 yılından 2020 yılına %44,97'ye tekabül ettiğini, oysa sigortacı tarafından ödemelerin rapor tarihine kadar yıllık %9 yasal faiz oranı üzerinden hesaplandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

Davalı ... vekili, ilk derece mahkemesince, kendisini sağlıklı temsil edemeyen müvekkilinin duruşmadaki sözlü beyanlarının irdelenmediğini, kazaya karışan ... plakalı motosikletin kaza tarihinde henüz 16 yaşında olan davalı ... tarafından çalındığını, İzmir 3. Çoçuk Mahkemesinin 2017/658 E. 2018/554 K. sayılı dosyasında müvekkilinin oğlu dava dışı ...’ın ve tanık ...’nun bu yönde ifade verdiklerini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nın tam kusurlu olduğuna dair tespitin hatalı olduğunu, müteveffanın kazadan iki buçuk saat sonra hastaneye getirildiğini, müteveffanın kazadan sonra yoldan yedi basamakla inilen yaklaşık 1,5 metre aşağıdaki zemine, merdivenlerin bitiminde duran dondurma dolabının üstüne kafa üstü düştüğünü, kafasını beton zemin ile dondurma dolabı arkasına çarptığını, olay yerinde bulunanlarca yol üzerindeki betonun üzerine oturtulduğunu ve buradan tekrar beton zemine düşürüldüğünü, trafik kazası ile müteveffanın ölümü arasındaki illiyet bağının kesildiğini, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden ya da İTÜ Trafik Kürsüsünden kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, yetiştirme giderlerinin anne ve baba için ayrı ayrı belirlenip destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarında müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin rapor tarihine göre güncellenmesi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı hesabı yapılırken tazminat tutarının net asgari ücret artışı oranında arttığını, bu artışın 2018 yılından 2020 yılına %44,97'ye tekabül ettiğini, davacılara yapılan ödemelerin raporun tanzim edildiği tarihe kadar yıllık %9 yasal faiz oranı üzerinden hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin poliçeden dolayı sorumluluğunun 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda yetiştirme giderlerinin hatalı hesaplandığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar madde 7/c ve TMK 185. madde hükmü gereğince, yetiştirme giderlerinin anne ve baba için ayrı ayrı belirlenip destekten yoksun kalma tazminatından düşülmesi gerektiğini, anne için yetiştirme giderinin düşülmemesinin hatalı olduğunu, müteveffanın kaza sebebiyle mi yoksa kaza sonrasında yolun en sağında zeminden 1.5 metre aşağıda olan apartman boşluğuna düşmesi sonucunda mı öldüğünün belirsiz olduğunu, çarpmanın etkisiyle istinat duvarını aşan müteveffanın duvarın hemen dibinde olmasının fizik kurallarına aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun sabit hale gelmediğini, davacı anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğünden dolayı kusurlu olduklarını, ATK Trafik İhtisas Dairesi veya İTÜ Trafik Kürsüsünden kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davalı ... vekili, davalı ...'nın müvekkiline ait motosikleti çaldığını, bu nedenle müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle davacının oluşan maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücü, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumludurlar. (Yargıtay HGK 15.06.2011 tarih 2011/17-142 E. - 2011/411 K.; 17. HD 20.05.2013 tarih 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Somut olayda davalı ... vekili, sürücü ...'nın motosikleti müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan kullandığını, bu nedenle hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, Karayolları Trafik Kanunu'nun 107. maddesinde işletenin, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasından veya gasp edilmesinden kusurlu olmadığını ispat etmesi durumunda zarardan sorumlu tutulamayacağı düzenlenmiş olup, işletenin sorumlu sayılmaması için, aracın gözetimi yönünden gerekli tedbirleri almış olması gerekir. İşleten tarafından aracın kapı ve camlarının kapatılmış olması, kontak anahtarının araç üzerinde veya kolaca elde edilebilecek bir yerde bırakmaması, sürücü ve yardımcıları seçmede, talimat vermede, denetlemede, her türlü özeni gösterdiği hususlarını ispat etmesi gerekmektedir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davalı ...'ın oğlu ... ile davalı sürücünün arkadaş oldukları da gözetildiğinde, davalı ...'ın kendisi adına kayıtlı motosikletin izinsiz kullanılmasını önlemek bakımından gerekli bütün dikkat ile özeni gösterdiğine ve hiçbir kusurunun bulunmadığını kanıtlayamadığı anlaşılmakla, bu istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

Davalı sürücü hakkında İzmir 3. Çocuk Mahkemesinin 2017/658 E. 2018/554 K. sayılı dosyasında taksirle ölüme neden olma suçundan yapılan yargılama sırasında ve eldeki dosya kapsamında mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporlarında davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken ön kısımları ile seyir yönüne göre sağında, yoldan 40 cm yükseklikte bulunan istinat duvarının dibinde bulunan müteveffa yaya ...'e çarptığı, yayanın çarpılmanın etkisi ile savrulup istinat duvarının arkasında bulunan boşluğa doğru 1.5 metre savrulup yere düştüğü, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, kaza ile ölüm olayı arasındaki illiyet bağının kesildiği kanıtlanamadığından, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. Vekillerinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yetiştirme giderinin indirilmesinde hatalı hesaplama yapıldığına dair istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere müteveffanın ölümü sebebiyle, annenin çalışıyor olması halinde hem anne hem de baba yönünden hesaplanacak tazminattan, asgari ücretin %5'i oranında; annenin çalışmayıp aile ekonomisine katkısının bulunmadığının tespiti halinde ise, sadece baba yönünden hesaplanacak tazminattan asgari ücretin %5'i oranında yetiştirme giderinin indirilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D'nin 02.03.2020 tarih 2019/2559 E 2020/2414 K). Bu nedenle yetiştirme giderlerine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Davacılar vekili, müvekkilleri ... ve ...'in destekten yoksun kalma tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ile sürmüş ise de, kaza tarihinde 6 yaşında olan müteveffa ile kaza tarihinde 4 yaşında olan kardeşi ... ve 1 yaşında olan ... arasında destek ilişkisinin kanıtlamadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. HD 22.06.2021 tarih 2021/3089 E, 2021/3441 K. sayılı ilamı).

Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K.) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak tazminat miktarları belirlendiğinden, davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

İlk derece mahkemesince hüküm kısmında davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu belirtilmemiş ise de, hükmedilen maddi tazminat tutarlarının teminat limiti dahilinde kaldığı anlaşılmakla bu husus kaldırma konusu yapılmamıştır.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2. Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 

3. Davalı ... adli yardımdan faydalandığından harç alınmasına yer olmadığına, 

4. Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 19.790,48 TL'den peşin alınan 990,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 18.800,48 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

5. Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 7.494,68 TL'den peşin alınan 374,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 7.120,38 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

6. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafvedereceizmirManevikararınınTazminathükümgerekçekonusuMaddimahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim