İzmir BAM 11. HD 2021/1767 E. 2024/934 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1767
2024/934
8 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1767
KARAR NO : 2024/934
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01.06.2021
NUMARASI : 2020/550 E. 2021/478 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
DAVA TARİHİ : 25.09.2020
KARAR TARİHİ : 08.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 08.05.2024
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2021 tarih 2020/550 E. 2021/478 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, dava konusu alacağı davacıya temlik eden dava dışı diğer davacı ...’ye ait ve ... idaresindeki ... plakalı araç ile ... plakalı araçlar 17.06.2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmış olduklarını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü “geri manevra kurallarına uymamak” maddesini ihlal etmek suretiyle tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi ise kazada kusurlu olan ... plakalı aracın 47116997 no.lu ZMS.(Trafik) sigortasını tanzim eden şirket olup dava konusu alacağı davacıya temlik eden dava dışı diğer davacıya ait araçta meydana gelen hasardan poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, araçtaki hasar davalı sigorta şirketine ihbar edilmesi üzerine 15-151744-0001 no.lu hasar dosyası açılmışsa da hasara ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasar bedeli eksper raporunda görüleceği üzere yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 18.955,00 TL olarak tespit edildiğini, eksper raporundaki parçalar orijinal olmayıp kalitesiz ucuz ve yan sanayi parçalar olduğunu, uyuşmazlık konusu taleplere ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin elektronik posta adresine 22.07.2020 tarihinde yapılan başvuruya rağmen karşı yan tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olan arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını, hal böyleyken ödenmeyen hasar bedeli ve değer kaybı alacağının tahsili için iş bu davanın ikamesi zorunlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ait araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 100 TL ile değer kaybı alacağına mahsuben 10,00 TL olmak üzere toplam 110,00 TL maddi tazminatın 22.07.2020 başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline 335,51 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; dava konusu araçta oluşan hasar bedeline mahsuben 17.500 TL maddi tazminatın 22/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 335,51-TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekilinin süresinden sonra sunmuş olduğu 26.04.2021 tarihli dilekçesinde, alacağın temlik alınması yasaklandığından talebin reddinin gerektiğini, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi 'ne gönderilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu 91. madde gereği ve aynı kanunun 85. maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen davalı şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğunu, araç başına teminat limitinin de 39.000,00 TL olduğunu ancak Karayolları Trafik Kanunu 86/2. Madde ve Türk Borçlar Kanunu 52. madde gereği davalının doğan zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davalı şirket tarafından yapılan bildirime rağmen başvurucunun hem aracı göstermediğini, hem de gerekli belgelerden hasar onarım faturalarını sunmadığını, değişen parçaların iadesini sağlamadığını, bu aşamada davalı şirketin başvuru konusu tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, zira davalı şirkete evrakların eksik sunulduğunu, gerekli bilgi ve belgelerin sağlanması ve aracın gösterilmesi halinde talep doğrultusunda değerlendirme yapılacağını, başvurucu tarafından bilinmesine rağmen herhangi bir işlem yapmadığını, başvurunun reddinin gerektiğini, konuya ilişkin olarak Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 2020.E.46229 2020/71586 K. nolu kararın beyanlarını destekler nitelikte olduğunu, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, zmss poliçesi genel şartlar uygulanması gerektiğini, başvuru sahibinin talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirkete yapılan başvuru üzerine değer kaybı dosyası içinde maddi hasar dosyasında aracın davalı şirkete gösterilmemesi nedeniyle ekspertiz yapılamaması üzerine değer kaybı talebine ilişkin olarak da işlem yapılamadığını, bu aşamada davalının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca bilirkişi raporunda belirtildiği üzere aracın ağır hasarlı pert işlemine tabi tutulması gerektiğinden ağır hasarlı çekme belgeli araçlarda değer kaybı oluşmayacağını bu nedenle değer kaybı talebinin reddi gerektiğinin belirtildiğini, bu sebeple talebin usulen reddi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılacak ise 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı torba kanun ile Karayolları trafik kanunu 90. Maddesindeki değişiklik esas alınarak değer kaybı zararlarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları Ek-1 maddesinde yer alan “Değer kaybı hesaplaması” hükümleri çerçevesinde hesaplanması yasal bir zorunluluktur. Bu konuda mahkeme ve hakemlerin takdir yetkisi bulunmamaktadır yani araç rayiç değeri, kilometresi ,araçta yapılan işlemler dikkate alınarak hesaplama formülü üzerinden hesaplama yapılması, teminat dışında kalan hallerin bulunup değerlendirilmesi ile onarımların teminat kapsamında olmadığının tespiti halinde de başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar ekspertiz ücreti talep etmekte ise de Hazine Müsteşarlığı, 2 Eylül 2015 tarihinde, 2015/34 sayılı sektör duyurusu ile ekspertiz ücret tarifesine ilişkin bir genelge yayınlanmış olup ilgili genelge de “Değer kaybı ile ilgili ekspertiz ücreti, değer kaybını talep edenler tarafından ödenecektir” düzenlendiğini, bu sebeple davacının ekspertiz ücretini davalıdan talep etmesinin haksız olduğunu, bu sebeple de talebin reddi gerektiğini, davacının aracı davalı şirkete göstermeyerek hasar tespiti yapılmasını engellediğini, bu bakımdan davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalı şirketin faiz yönünden sorumluluğu da bulunmadığını, davacının her ne kadar avans faiz talep etmekte ise de kazaya karışan araç ile davalı şirkette sigortalı olan aracın kullanım tarzının hususi olup ticari amaçlı kullanılmadığını, ayrıca alacak haksız fiilden doğup zarar görenler arasında da sözleşme ilişkisi bulunmadığından istenebilecek faiz türünün sadece yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporu ile tespit edilen 18.955,34TL tutarlı onarım bedelinin benzer araç kazalarında ortaya çıkan onarım bedelleri ile uyumlu olduğu, raporun parça ve işçilik ücretlerini denetime elverişli şekilde yansıttığı gözetilerek mahkemece de uygun bulunduğu, hasar yönünden yapılan değerlendirmede aracın kaza tarihindeki 2.el rayiç değerinin 34.000,00TL olarak belirlendiği, onarım bedeli olarak ise 18.955,34TL tespit edildiği, aracın onarım yapılmaksızın hurda olarak satışının yapılması halinde ise piyasada 16.500,00TL tutara satılabileceğinin belirtildiği, tüm bu verilerin birlikte değerlendirilmesinden aracın onarım ve sovtaj değeri toplamının, kaza öncesi değerinden yüksek olacağı, onarımının ekonomik olmayacağı yönünde görüş bildirildiği, mahkemece yapılan inceleme sırasında her ne kadar kaza fotoğraflarında aracın büyük bir hasar almış olduğu görünmese dahi onarım yapılacak parçaların birim fiyat ücretlerinin yüksek olduğu gözetildiğinde aracın onarımının ekonomik olmayabileceği, yine mahkemece yargılaması yapılan benzer nitelikli kazalarda değişen parçaların bedellerinin yüksek olması nedeniyle yüksek maliyetli onarım masraflarının çıkabildiği gözetilerek bilirkişinin onarımın ekonomik olmayacağı yönündeki görüş ve hesaplaması benimsenerek, davacının gerçek zararının aracın kaza öncesi hasarsız halinin değeri ile sovtaj değeri arasındaki fark olarak hesaplanan 17.500,00TL olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kabulüne, aracın pert-total sayılması nedeniyle değer kaybına yönelik talebin reddine, davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava öncesi başvuruda bulunulduğu, başvuru evrakının 22/07/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 8 iş günü sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından 06/08/2020 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, zarar veren sigortalı aracın ticari nitelikte olduğu gözetilerek tazminata ticari faiz uygulandığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 04/02/2021 tarihli sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davanın kabul ve ret oranına göre taraflardan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile poliçe limitlerini aşmamak üzere 17.500,00TL hasara dayalı maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 06/08/2020 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemlerin reddine, ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davaya ilişkin cevap dilekçesinin dosya içerisinde ve uyap sisteminde mevcut olduğu halde kararda cevap verilmediğinin beyan edildiğini, bu nedenle sunulan deliller ve itirazların değerlendirilmediğinden hak kaybına neden olunduğunu, alacağın temlik alınması yasaklandığından davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın rayiç değeri yönünden yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu ve bu yöndeki itirazların kabul edilmemesine itiraz ettiklerini, davacı tarafından talebe konu aracın davalı şirkete gösterilmemiş olması ve talep edilen belgelerin ibraz edilmemesinin usul ve mevzuata aykırı olduğunu, dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddinin gerektiğini, 22.07.2020 tarihinde yapılan hasar ihbarı neticesinde davalı şirket tarafından aracın uygun bir servise çekilerek haber verilmesi halinde eksper ataması yapılacağı bildirilmiş olmasına karşın hasar dosyası içindeki belgelerin yeterli olmadığı, belge talebine karşılık olumlu yanıt alınamadığı ayrıca talep etmiş olmasına rağmen aracında kendisine gösterilmediği gibi aracın da onarıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından yapılan bildirime rağmen davacının hem aracı göstermediğini, hem de gerekli belgelerden hasar onarım faturalarını sunmadığını, değişen parçaların iadesini sağlamadığını, bu aşamada davalının başvuru konusu tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, zira davalıya evrakların eksik sunulmuş olduğu gerekli bilgi ve belgelerin sağlanması ve aracın gösterilmesi halinde talep doğrultusunda değerlendirme yapılacağının davacı tarafından bilinmesine rağmen herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, davacı her ne kadar ekspertiz ücreti talep etmekte ise de Hazine Müsteşarlığı, 2 Eylül 2015 tarihinde, 2015/34 sayılı sektör duyurusu ile ekspertiz ücret tarifesine ilişkin bir genelge yayınlanmış olup ilgili genelge de “Değer kaybı ile ilgili ekspertiz ücreti, değer kaybını talep edenler tarafından ödenecektir” düzenlendiği, bu sebeple davacının ekspertiz ücretini davalıdan talep etmesinin haksız olduğunu, Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği gereğince de tazminat değerlendirmesi için eğer sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirmesi yapılacak ise hasar ihbarından en fazla bir iş günü içinde bahse konu görevlendirmenin Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi(SBM) EKSİST sistemi üzerinden yapılması gerektiğini, sistem otomatik atama yaptığı için eksper tayininde sigorta şirketinin herhangi bir etkisi bulunmadığını, EKSİST siteminin işleyişi gereği ekspertiz raporu anılan sisteme yüklendiği an ilgili taraflarca okunabildiğini, sistem üzerinden hazırlanan rapora 3 iş günü içerisinde itiraz edilmesi durumunda yine sistem üzerinden otomatik olarak yeni eksper ataması yapıldığını, bu sürecin içinde ilk atanan eksperin ve tazminat başvurusunda bulunanların itirazı üzerine ikinci atanan eksperlerin ücretinin sigorta şirketince karşılandığını, tazminat başvurusunda bulunan kişi tarafından da eksper görevlendirmesi yapılabildiğini, ancak bu durumda bahse konu ekspertiz işlemine ilişkin ücret görevlendirmeyi yapan kişi tarafından ödendiğini, bu itibarla talep edilen ekspertiz ücretinin makul gider olarak kabulü mümkün olmadığını, davacının aracı davalıya göstermeyerek hasar tespiti yapılmasını engellediğini, bu bakımdan davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davalının faiz yönünden sorumluluğu bulunmadığını, davacı her ne kadar avans faiz talep etmekte ise de, kazaya karışan araç ile davalıya sigortalı olan aracın kullanım tarzının hususi olduğu ve ticari amaçlı kullanılmadığını, ayrıca alacak haksız fiilden doğup zarar görenler arasında da sözleşme ilişkisi bulunmadığından istenebilecek faiz türünün sadece yasal faiz olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı temerrüde düşmediğinden aleyhlerine hüküm kurulsa dahi faiz işletilmemesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 17.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı bedeline yönelik olarak maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
17.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında C-D sınıfı yeterli sürücü belgeli alkolsüz davalı sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı 1993 model ... marka kamyon ile 17.06.2020 günü gündüz saat 18:30 sıralarında İzmir Karabağlar ilçesi ... mahallesinde ... sokak ile ... sokağın kesiştiği dörtlü kontrolsüz kavşak içerisinde kamyonuyla geriye doğru manevra yaptığı esnada arka tampon kısımlarıyla, arkasından 5815 sokak üzerinden aynı istikamete seyreden sürücü belgesiz alkolsüz davacı taraf sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı 1997 model ... marka otomobilin ön tampon kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.
Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanmasından sonra dosyanın makine mühendisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, alınan rapora nazaran davalı ... Sigorta A.Ş.’ne 16.10.2019/2020 tarihleri arasında 47116997 no.lu ZMMS (Trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı 1993 model ... marka kamyon sürücüsü, ...’ın dava konusu kazanın oluşumunda 2918 Sayılı Yasanın 67/B, ve 84/j kurallarını ihlal ettiği, davacı tarafa ait ... plakalı 1997 model ... marka otomobil sürücüsü ...’ un kazanın oluşumuna katkı sağlayacak kurallara aykırı etken davranış faktörü görülmediği, davacıya ait ... plakalı ... ... marka aracın ön kısımlarında meydana gelen hasarların bahse konu trafik kazası ile uyumlu olduğu, davacı aracında meydana gelen toplam hasar miktarının Yedek Parça + İşçilik + KDV dahil 18.955,34 TL olduğu, davacı aracının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre 2.el piyasa rayiç değerinin 34.000,00 TL civarı olduğu, davacı aracının Sovtaj (onarımı yapılmamış hurda olarak) değerinin 16.500,00 TL civarı olduğu, davacıya ait aracın onarım tutarının 2.el piyasa rayiç değerinin ulaştığı/aştığı için Yargıtay Kararları doğrultusunda tamirinin ekonomik olmadığı pert-total uygulaması yapılmasının gerekli olduğu ve gerçek hasar miktarının 17.500,00 TL olduğu, Pert/Total olarak kabul edildiğinden değer kaybı oluşmadığı yönünde bilirkişi raporu alındığı görülmüştür.
Ancak davalı vekilinin alacağın temliki yönünden istinaf nedeninin irdelenmesinde; 7251 sayılı Kanun'un 57. maddesi ile 22.07.2020 tarihinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanun'a eklenen Ek Madde 6 gereğince sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağının sadece hak sahibine veya avukatına ödeneceği, hiç kimseye devredilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlenme çerçevesinde, sigorta ilişkinden kaynaklı tazminat alacağının temlikinin yasaklandığı, davacının hak sahibi veya avukatı durumunda olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, davacı tarafından sunulan temliknamenin 01.07.2020 tarihinde düzenlenmekle birlikte, davanın açılış tarihi olan 25.09.2020 tarihi itibariyle yürürlükte olan kanun değişikliğinin davaya uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla temlik alan davacının tasarruf yetkisinin bulunmadığı, temlikin geçerli olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bu nedenle bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerindedir.
Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2021 tarih 2020/550 E. 2021/478 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2. Davanın aktif husumeti yokluğu nedeniyle REDDİNE,
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar harcının 54,40-TL'si peşin olarak, 298,00-TL'si ıslah ile alındığından mahsubu ile bakiye eksik 75,20-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 17.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatıran taraflara iadesine,
3. İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
4. Davalı tarafından yapılan 162,10. TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19