SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2023/1978 E. 2024/92 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1978

Karar No

2024/92

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1978

KARAR NO : 2024/92

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23.10.2023

NUMARASI : 2023/361 E.

TALEBİN KONUSU : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma veya Çıkarılmaya İlişkin)

TALEP TARİHİ : 19.06.2023

KARAR TARİHİ : 17.01.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 17.01.2024

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.10.2023 tarih 2023/361 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, güncel olarak davalı şirketin 30.000'de 6.000 (%20) oranında hissedarı olduğunu, davalı şirketin 29.05.2001 tarihinde Aydın Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü'nün oluru ile kuruluşuna izin verilmiş olup 04.06.2001 tarihinde Ticaret Siciline kayıt ve tescil edildiğini, kuruluşta, halen şirket müdürlüğünü sürdüren müvekkilin abisi ... 400'de 160 (%40), erkek kardeşi ... 400'de 80 (% 20) ve kuzen ... 400'de 160 (% 40) olmak üzere şirket ortağı olduklarını, 15.12.2003 tarihinde kuzen ... şirketteki hisselerini diğer şirket ortağı ve müvekkilin abisi ...'ya devrederek şirketten ayrıldığını, 26.12.2003 tarihinde müvekkili, ...'nın 400'de 60 hissesini (%15) devralarak davalı şirkete ortak olarak katıldığını, müvekkilinin, 18.05.2007 tarihinde kardeşi ...'nın 30.000'de 1.500 adet payını devraldığını ve nihai olarak şirkette 30.000'de 6.000 (%20) paya sahip olduğunu, davalı şirket, merkez adresinde ... Merkezi ünvanlı diyaliz merkezini işlettiğini, müvekkilinin 2007 yılı Şubat ayından itibaren bu merkezde diyaliz hekimi olarak gecesini gündüzüne katarak çalıştığını ve ortağı bulunduğu şirkete olağanüstü katkı yaptığını, müvekkilinin davalı şirkette haklı nedenle iş aktini feshettiği Ekim 2022 tarihinde 20.000,00-TL maaşla çalıştığını, müvekkilinin, şirket ortağı olmasına ve fiilen diyaliz merkezinde diyaliz hekimi olarak aktif çalışmasına karşın, azınlık hisse sahibi olarak tüm kararlardan hariç tutulduğunu, diğer ortakların ve özellikle baskın hissedar ve şirket müdürü ... müvekkilin iradesini dikkate almaksızın şirketi tek başına yönettiğini, şirket ana sözleşmesinde açık hüküm olmasına ve uzun yıllar kâr etmesine karşın hiç bir zaman şirkette kâr payı dağıtımı yapılmadığını, huzur hakkı ödemesinin de yapılmadığını, yalnızca işletmeden aldığı diyaliz hekim maaşı ile geçinmek zorunda kaldığını, defalarca talep etmesine karşın davacıya davalı şirketin mali tabloları hakkında ayrıntılı bilgi verilmediğini, Kadıköy 3. Noterliği'nin 25.10.2022 tarih ve 9058 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirket yönetimini ve mali denetimi sağlamak amacıyla ortaklar toplantısı talep ettiğini, ancak davalı şirket yönetimi/diğer ortaklar müvekkilin bu istemini usulüne uygun bir şekilde yerine getirmediklerini, müvekkilin, iş aktini haklı nedenle feshine giden süreçte şirket müdürü ve hakim ortak ... müvekkili işinden ve şirketten uzaklaştırmak için sistemli bir şekilde çaba gösterdiğini, uyguladığı psikolojik şiddet ile müvekkilini şirkette çalışamaz hale getirdiğini, yoğun gerilimli bir ortam yarattığını, önce aile içi bir tartışma sonrası, şirket personellerinden sorumlu hemşire ile birlikte hareket ederek müvekkile karşı mobbing uygulandığını, müvekkiline karşı gerçek dışı içerikte tutanaklar tutulmasını sağladığını, müvekkilinin tüm bu mobbing ve kötü davranışlar nedeniyle şirket ile olan iş aktini de 24.10.2022 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile haklı nedenle feshettiğini, bu baskılar sonucunda müvekkil şirket işletmesi olan ... Merkezinden uzaklaşmak zorunda kaldığını, hakim hissedar olan şirket müdürünün bu davranışları nedeniyle müvekkilinin davalı şirket ile olan iş aktini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, tüm ortakların kardeş olduklarını, ortaklarla birlikte, babaları da uzun yıllardır şirkete ait araçları kullandıklarını, şirket ortaklarından ..., şirkette herhangi bir iş yapmamasına, bir görev pozisyonu olmamasına karşın düzenli olarak maaş ödemesi altında şirketten ödeme aldığını, şirket müdür ve hakim ortağı ... ile şirket ortağı ..., şirkete ait kredi kartlarını, şahsi harcamalarında, çocuklarının okul taksitlerini ödemede kullandıklarını, üçüncü kişilerden gelen bilgilere göre, şirket yönetimi davalı şirketi fiktif olarak borçlandırdıklarını, davalı şirket mali zorlukta gösterildiğine göre ve şirket ortaklarının davalı şirkete borçları olduğu söylenmesine karşın bu şirket alacaklarının tahsili için şirket müdürü tarafından hiç bir işlem yapılmayarak, şirket zarara uğratılmaya devam edildiğini, bu süreçte mali anlamda gerekmemesine karşın, bankalardan kredi kullanılarak şirketin yersiz borçlandırılma ihtimali de bulunduğunu, limited şirket ortaklığında kişi unsuru ağır bastığından, ortaklıktan doğan hak ve borçların tümünün müvekkili açısından çıkma süresi sonuna kadar dondurulmasını, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malların üçüncü kişilere devir ve temliklerin önlenmesini, davalı şirket yönetiminin her türlü borçlandırıcı tasarrufi işlemlerinin önlenmesini, davalı şirket adına bankalarca verilmiş tüm kredi kartlarının bloke edilmesini, davalı şirkete ait banka hesaplarında çalışanların maaş ödemeleri haricinde ödeme yapılmaması için mevcut tüm banka hesapları üzerine bloke konulmasını, teminen HMK'nun 389. maddesi ve 6102 Sayılı Kanun'un 638/2. ikinci cümlesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin ortaklıktan çıkma istemi haklı nedenlere dayandığından davalarının kabulü ile TTK'nın 641/1 maddesi gereğince ve karar tarihine en yakın tarih itibari ile Mahkeme tarafından belirlenecek esas sermaye payının gerçek değeri tutarında ayrılma akçesinin ödenmesi kaydı ile müvekkilin davalı şirket ortaklığından çıkmasına, ayrılma akçesinin dava tarihinden itibaren yasal faiz oranından az olmamak üzere ödeme tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, ortaklıktan çıkma kararının tescil ve ilanı için durumun ilgili ticaret sicil müdürlüğü'ne bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İTİRAZ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, davacı tarafından dava dilekçesi kapsamında ileri sürülen hususların tamamen maddi gerçekliğe aykırı olduğunu, davacının ortaklıktan haklı nedenle çıkma davasını açmaya hakkının ve hukuki yararının bulunmadığını, müvekkil şirketin ortaklık yapısı itibari ile 3 kardeşli aile şirketi olduğunu, davacının herhangi bir hisse bedeli ödemeden ve şirkete ayni/nakdi sermaye koymadan sadece kardeş olması nedeniyle diğer ortaklar tarafından iyiniyetli olarak %20 ortak yapıldığını, %57 hissedarın ..., %23 hissedarın ise ... olduğunu, tarafların ortak kararı ile ...'nın şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, davacının şirket yönetimine doğrudan karar alabilecek yetkisi olmasa dahi fiiliyatta tamamen iyiniyetli olarak davacının haklarının her daim gözetildiğini, her yıl düzenli genel kurul yapılmamasının sebebinin, şirketin bir aile şirketi olması, zaten karar alınacak konuların sürekli irtibat halinde olunarak alınması ve ortakların kardeş olarak şirkette her türlü bilgi ve belgeye her zaman istediği gibi ulaşabilmesi olduğunu, davacının şirket ortağı olarak sadece maddi menfaat elde etmediğini, ayrıca diyaliz hekimliği görevini üstlendiği süreç açısından da her daim avantajlı pozisyonda olduğunu, normal bir hekime göre yarı oranda çalıştığını, davacının işyerindeki disiplini ve çalışma ortamını bozduğunu, davacı aleyhine şirket aracının istihkakı davası açıldığını, teminatsız olarak ihtiyati tedbir karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, mahkemece şirketin taşınır-taşınmaz-medikal cihazları üzerine konulan tüm ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davacının %20'lik hissesine karşılık şirket malvarlığı değerinin %70'ini karşılayan tapu üzerindeki tedbirin devam ettirilerek şirketin ekonomik hareket alanını kısıtlamamak adına diğer malvarlığı olan araç (7 adet)/taşınır/medikal cihazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, verilen tedbir kararının kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olmadığı, dava konusu ile ilgili tedbir kararı verildiği, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde belirttiği şekilde, şirket faaliyetlerini sekteye uğratması ve şirkete zarar vermesine neden olmayacağı, şirketin işleyişine ve faaliyetlerine doğrudan müdahale mahiyetinde olmadığı, dosya kapsamına, HMK'nun ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri ile Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına uygun olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI : Davacı vekilince, davacının ayrılma akçesi ödenmesi kaydı ile davalı şirket ortaklığından çıkması istemiyle açılan davada, ortaklıktan doğan hak ve borçların tümünün davacı açısından çıkma süresi sonuna kadar dondurulması, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malların üçüncü kişilere devir ve temliklerin önlenmesi, davalı şirket yönetiminin her türlü borçlandırıcı tasarrufi işlemlerinin önlenmesi, davalı şirket adına bankalarca verilmiş kredi kartlarının bloke edilmesi, maaş ödemeleri haricinde banka hesapları üzerine bloke konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince 18.05.2023 tarihli tensip tutanağı ile, ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, davalı şirket adına kayıtlı araçlar, iş makineleri ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, TTK'nun 638/2. bendi gereğince dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına karar verilmiş, davalı şirkete ait banka kayıtları ve kredi kartları üzerine tedbir konulması ve şirket yönetiminin her türlü borçlandırıcı tasarrufi işlemlerinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir istemi ise reddedilmiştir. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacı esas sermaye payının tespiti ile gerçek değeri tutarında ayrılma akçesinin davalı şirketten ödenmesini talep ettiğinden, HMK'nın 389. maddesi kapsamında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkânsız hâle gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunduğu hususlarında yaklaşık kanaatin mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Ne var ki, ihtiyati tedbir kararının davalı şirketin ticari faaliyetlerini zarara uğratmaması davalı şirket için olduğu kadar, davanın çıkma payının tespiti istemini de içerdiği gözetildiğinde davacının da yararına olup, davalı şirketin taşınmaz malvarlığı üzerine konulan tedbirin ticari faaliyetleri engelleyecek nitelikte olmamakla birlikte, özellikle şirkete ait tıbbi cihazlar ve araçlar üzerine konulan tedbirin şirketin faaliyetini engelleyici nitelikte olup olmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, HMK'nın 392. maddesinde "(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. (2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararı teminatsız olarak verilmiş olup, 18.05.2023 tarihli tensip tutanağında ve itiraz üzerine verilen istinaf incelemesine konu 21.06.2023 tarihli ara kararda HMK'nın 392/1. maddesi uyarınca teminat alınmamasının gerekçesi gösterilmemiştir. Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda kanun yolu incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, kanun yolu incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Nitekim, 07.06.1976 gün ve 3/4-3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin, ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği, yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir" şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. İstinaf istemine konu gerekçesiz karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, eldeki davanın üç ortaklı limited şirkette ortak olan davacının haklı sebebe dayalı ortaklıktan çıkma ve ortaklıktan çıkma ayrılma payı istemine yönelik olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesi gereğince dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği düzenlenmiş olup, düzenlemeler gereğince açılan davanın mahiyeti de gözetildiğinde, davalı şirket adına kayıtlı araçlar, iş makineleri ve gayrimenkullerin 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulduğu, yine TTK' nun 638/2. bendi gereğince dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına karar verildiği, davanın ispatı halinde çıkma payı, davalı şirketin rayiç öz varlık değeri üzerinden hesap edileceğinden TTK' nın 638/2. maddesi kapsamında davacının haklarının korunması bakımından davalı şirketin mal varlığının mevcut hali ile muhafazası için ihtiyati tedbir kararı verilmesinde fayda bulunduğu, tedbir kararı verilmemesi halinde dava süresince davalı şirketin mevcut öz varlığının azaltılma ihtimali ve bu halde çıkma payının daha az değerde çıkma ihtimalinin bulunduğu, bu sebeple itirazın reddine karar vermek gerektiği, yine davacının %20'lik hissesine karşılık şirket malvarlığı değerinin %70'ini karşılayan tapu üzerindeki tedbirin devam ettirilerek diğer malvarlığı olan araç ( 7 adet ), taşınır mal ve medikal cihazlar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına yönelik itirazında haksız olduğu, zira çıkma payı hesabı için tüm mal varlığı aktif ve pasifleri ile güncel olarak hesaplanması gerekeceği, mevcut tüm öz varlığının 7 adet aracın ve piyasa değerleri çok yüksek olabilecek tıbbi cihazların üzerine konulan tedbirin kaldırılması halinde satılması veya devri halinde öz varlığın azalacağı, bu halde çıkma payının da az çıkacağının aşikar olacağı, tarafların hak ve menfaat dengeleri gözetildiğinde tensip ara kararı ile verilen tedbir kararının hukuka uygun olduğu, şirket faaliyetlerini sekteye uğratması ve şirkete zarar vermesine neden olmayacağı, şirketin işleyişine ve faaliyetlerine doğrudan müdahale mahiyetinde olmadığı, BAM kararlarına ve Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, mahkemece verilen kararın yeniden bozmayı gerektirdiğini, bozma ilamının iki gerekçesinden biri olan teminat alınmaması konusunda hiçbir açıklama ve gerekçe oluşturulmadığını, davalı şirketin uğrayacağı zararın ciddiyeti karşısında davacı taraftan hiçbir teminat alınmamasının hukuken yerinde olmadığını, yerel mahkemenin istinaf ilamı üzerine verdiği kararda işbu teminat mektubu eksikliği hususuna hiç değinmediğini, resmiyette mülkiyeti şirkete ait gözükse de aslında şirkete ait olmayan 3 adet hasta nakil aracı bulunması sebebiyle araçların gerçek maliki olan ... Şirketi'nin de mağdur olduğunu, işbu 3 araç üzerindeki tedbirin şirkete zarar verdiğini, şirketin zarara uğramasının hissedarı olarak aslında davacının da zarara uğraması anlamını taşıdığını, istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle, taşınmaz üzerindeki tedbirin şirket ticari faaliyetlerini sekteye uğratmayacağı düşünülse dahi hali hazırda aktif olarak ticaretine devam eden şirketin elindeki tek nakit sermaye gücü konumunda olan, eskimeye tabi olması nedeniyle yenileme gerektirebilen, davanın kesinleşmesi süresi içinde hurdaya çıkma riski olabilen taşınırlar (araçlar ve tıbbi cihazlar) üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, tedbirler kaldırılırken taşınmaz üzerindeki tedbirin zaten davacının haklı çıkması halinde ayrılma akçesinin yaklaşık 3 katı değerinde mal varlığının zaten teminat altında tutulduğunun göz önünde bulundurulmasına, davacı yönünden yüksek bedelli kayda değer bir teminatın istenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Talep, şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı alacağı davasında ihtiyati tedbirin kaldırılması yönündeki itiraz istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davacı vekilince, davacının ayrılma akçesi ödenmesi kaydı ile davalı şirket ortaklığından çıkması istemiyle açılan davada, ortaklıktan doğan hak ve borçların tümünün davacı açısından çıkma süresi sonuna kadar dondurulması, davalı şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malların üçüncü kişilere devir ve temliklerin önlenmesi, davalı şirket yönetiminin her türlü borçlandırıcı tasarrufi işlemlerinin önlenmesi, davalı şirket adına bankalarca verilmiş kredi kartlarının bloke edilmesi, maaş ödemeleri haricinde banka hesapları üzerine bloke konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince 18.05.2023 tarihli tensip tutanağı ile, ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne, davalı şirket adına kayıtlı araçlar, iş makineleri ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, TTK'nun 638/2. bendi gereğince dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına karar verilmiş, davalı şirkete ait banka kayıtları ve kredi kartları üzerine tedbir konulması ve şirket yönetiminin her türlü borçlandırıcı tasarrufi işlemlerinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir istemi ise reddedilmiştir. HMK'nın 390/3 maddesinde, ihtiyati tedbir isteğinin kabul edilebilmesi bakımından, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, somut olayda davacı esas sermaye payının tespiti ile gerçek değeri tutarında ayrılma akçesinin davalı şirketten ödenmesini talep ettiğinden, HMK'nın 389. maddesi kapsamında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, tamamen imkânsız hâle gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunduğu hususlarında yaklaşık kanaatin mevcut olduğu sonucuna varılmıştır. Yerel Mahkemece eldeki davanın üç ortaklı limited şirkette ortak olan davacının haklı sebebe dayalı ortaklıktan çıkma ve ortaklıktan çıkma ayrılma payı istemine yönelik olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesi gereğince dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebileceği düzenlenmiş olup, düzenlemeler gereğince açılan davanın mahiyeti de gözetildiğinde, davalı şirket adına kayıtlı araçlar, iş makineleri ve gayrimenkullerin 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulduğu, yine TTK' nun 638/2. bendi gereğince dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına karar verildiği, davanın ispatı halinde çıkma payı, davalı şirketin rayiç öz varlık değeri üzerinden hesap edileceğinden TTK' nın 638/2. maddesi kapsamında davacının haklarının korunması bakımından davalı şirketin mal varlığının mevcut hali ile muhafazası için ihtiyati tedbir kararı verilmesinde fayda bulunduğu, tedbir kararı verilmemesi halinde dava süresince davalı şirketin mevcut öz varlığının azaltılma ihtimali ve bu halde çıkma payının daha az değerde çıkma ihtimalinin bulunduğu, bu sebeple itirazın reddine karar vermek gerektiği, yine davacının %20'lik hissesine karşılık şirket malvarlığı değerinin %70'ini karşılayan tapu üzerindeki tedbirin devam ettirilerek diğer malvarlığı olan araç ( 7 adet ), taşınır mal ve medikal cihazlar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına yönelik itirazında haksız olduğu, zira çıkma payı hesabı için tüm mal varlığı aktif ve pasifleri ile güncel olarak hesaplanması gerekeceği, mevcut tüm öz varlığının 7 adet aracın ve piyasa değerleri çok yüksek olabilecek tıbbi cihazların üzerine konulan tedbirin kaldırılması halinde satılması veya devri halinde öz varlığın azalacağı yönündeki kabulü yerinde olmakla birlikte, HMK'nın 392. maddesinde "(1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez. (2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararı teminatsız olarak verilmiş olup, istinaf incelemesine konu 23.10.2023 tarihli ara kararda da HMK'nın 392/1. maddesi uyarınca teminat hususunda karar verilmemiş olması isabetli değildir. Davalı vekilinin teminata ilişkin istinaf nedenleri bu nedenle yerindedir.

Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin teminata yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/361 Esas sayılı ihtiyati tedbir kararının teminat yönünden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Mahkemece verilen 18.05.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının davacı yanca dava değerinin % 20'si olan 20.000,00 TL teminat tutarının 10 gün içerisinde yatırılması halinde tedbirin DEVAMINA, 

2. Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;

Davacı tarafın şirkete ait taşınmaz ve taşınır malları üzerine ihtiyati tedbir konulması isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile; davalı şirket adına kayıtlı araçlar, iş makineleri ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davacı yanca dava değerinin % 20'si olan 20.000,00 TL teminat tutarının 10 gün içerisinde yatırılmasına,

Taşınmazlar yönünden ilgili tapu müdürlüğüne bu hususta müzekkere yazılmasına, araç kayıtları üzerine mahkeme yazı işleri müdürü tarafından tedbir konulmasına, iş makineleri için Nazilli Ticaret Sicil Müdürüğüne/ticaret odasına müzekkere yazılmasına,

TTK' nun 638/2. bendi gereğince dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına, bu doğrultuda davalı şirkete ve Nazilli Ticaret Sicil Müdürlüğüne ayrı ayrı yazı yazılmasına,

Davacı tarafın davalı şirkete ait banka kayıtları ve kredi kartları üzerine tedbir konulması, şirket yönetiminin her türlü borçlandırıcı tasarrufi işlemlerinin önlenmesi taleplerinin;şirketin günlük işleyişini ve ticari hayatını işlemez hale getireceği nazara alınarak reddine,

İnfaz işlemlerinin Mahkemesince yerine getirilmesi yönünden dosyanın mahalline tevdiine,

3. İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvuru harcı olan  yargılama giderinin ihtiyati tedbir talep eden davacıdan alınarak, ihtiyati tedbire itiraz eden davalıya verilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17.01.2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

müdürüisteyen2007ilanıyakınişlemleriningöre,ünvanlı26.12.2003iradesiniişlettiğini,hekimgerekmemesinesüreçteborçlandırıcıfeshetmekTicaretsonucundaaraçları6102tekTTK'nınaltındagetirdiğini,ortakçabasözleşmesindegerilimligösterdiğini,hareketyapmamasına,(%azınlıkborçlandırdıklarını,yönetimininhakkınedenlerekartlarını,gidenbirlikteuğratılmaya...,yıllardırborçlarıyönetimi(%40),kartlarınınöncekidurumunşahsifeshettiğini,kararınınbankalardanmerkezdekatarakmüdürlüğünüHMK'nunaçıkAydınblokeşirkettetoplantısıayındansahipsonrası,akçesinin(%15)Merkezitasarrufiolmamasınafeshinepayıbankalarcaadresinde6.000haklıhissehissedarşiddetmerkezhekimiyönettiğini,olmasına9058ödemetutarındaşirketinoluptahsilidevamdenetimiuzaklaştırmakgerekçe60olduğugecesiniherhangiokulüzereihtiyatimüvekkilinin,kuruluşta,ilepsikolojikoranındadayandığındanşekildehesaplarındaŞubatoranlardatutulduğunu,açısındankârhiçİladet389.halendüzenli...katıldığını,dağıtımıçalışanlarınişindenkaldırmamerkezinikararlardangösterildiğineancakdevirettiğini,fiktif...'yakeşide04.06.2001uygunkarşın,birlikte,gereğincetaksitlerinidiğermüdürbildirilmesinesonrakiolduğunu,tutanaklarkadarkarşınolarakusulünealacaklarınınçalışmasınaolmamakortaklarlahakkındadevrederekortamyoğunbilgiödemesiödemeleriüzerineolan20)sağladığını,birişletmedenkabulübilgileredairemizinkararındanedilmesini,etmesineşirketkişiçıkmaşirkettendeğeriKadıköytümkayıtlıyasalMerkezindenhisseleriniSanayidefalarcafiilenyaptığını,dekararıİhtiyatimüvekkilineyönetiminiEkimverilmediğini,çalışamazşirkettekiitirazMüdürlüğü'nünmüvekkilinbuyerineuzaklaşmakyılısermayepayınımüvekkilininizmirmalidoğanSicilineMahkemecümlesikardeşaktiniiçin3.tedbirönlenmesini,davalarınınaldığını,ortaklarınınedildiğini,bulunduğu160tarihindeborçlarınpersonellerindenettiğianlamdaortağıhesaplarıtarihinekullandıklarını,aitdavranışlarıihtarnamesiortaklıktanpayınıntariherkekderecetahsiline,nedenlekuruluşunaortaklarındanmaaşıyarattığını,baskılartabloları25.10.2022hemşiredeğişenmüvekkilinikarşıistemigündüzüneçıkmasına,Noterliği'ninnumaralıesasmobbingayrılmaödenmesitürlükonusumerkezindeitibari30.000'demaaşlakişilereyıllarmüvekkiligüncelzorundasistemliyalnızcaharicindedışıihtarnamehissedarıisteminitutulmasınıhakimpozisyonumahkemesimevcutyapılmadığını,mallarınmaaşSayılımüdürününtarihindentümününoranındangerçekdevralarakzorluktayapılmayarak,aktifolağanüstübulunduğunu,ağıryapılmamasıişleyecekederekikincişirket,davatescilalmaksızındaoluruiçifaizihariçsahibigetirmediklerini,(%20)bankakardeşiavansgöre20.000,00-TLtarafındansürdüren...'nınsağlamakyersizsüresidavranışlarlimitedşirketeöncehissesiniçalıştığınızararagelenhaleödemesininortaklığındanverilmiş40)enayrıldığını,80anaamacıylaticaretşirketiyevmiyedondurulmasını,feshettiğibaşınavenedenleritaşınmazaldığıüçüncüuyguladığıabisiilgili24.10.2022adına18.05.2007nihaikaydıihtimaliuygulandığını,400'detalebinvekili,ayrıntılıherkararbabaları638/2.çalıştığını,borçlandırılmayönetimi/diğerkötüişletmesiortaklarınfaiz2022müvekkilin,özelliklehakdikkate1.500az15.12.2003olduklarını,söylenmesineverilmesinipayamüvekkileizinsonunaortaklarözetietmiştir.641/1olmakgeçinmekkatkıKanun'unnedeniylegörevkayıtteminenhuzurharcamalarında,sicildiyalizkuzenmüvekkili,konulmasını,kullanılarakzamanortaklığındaödemedeiçeriktebelirlenecekunsurudavacıyaçocuklarınınmaddesiistinafmüvekkilkrediailedevraldığınıişlemmüdürlüğü'nebastığından,kaldığını,davalıtemliklerin29.05.2001talepuzuntartışmaverilmesini,itibarensorumlutaşınırkişilerdenhükümbaskın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim