SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1456 E. 2024/901 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1456

Karar No

2024/901

Karar Tarihi

3 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1456

KARAR NO : 2024/901

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20.05.2021

NUMARASI : 2016/1403 Esas 2021/466 Karar

BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/857 ESAS SAYILI DOSYASINDA

BİRLEŞEN İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/693 ESAS SAYILI DOSYASINDA

BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/539 ESAS SAYILI DOSYASINDA

ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARIN

KONUSU : Menfi Tespit, Genel Kurul Kararının İptali İstemli, İtirazın İptali, Alacak

KARAR TARİHİ : 03.05.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 03.05.2024

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.05.2021 tarih 2016/1403 Esas 2021/466 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekili ve birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. ATM 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

ASIL DAVA : Asıl davada davacı ... vekili, müvekkilinin davalı bankanın uzun süredir ticari ve vadeli mevduat müşterisi olduğunu, davalı bankadan 21.01.2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 660.000,00 TL tutarında ticari krediyi nakit rehin/blokaj sözleşmesi imzalamak suretiyle kullandığını, böylece hesabında bulunan 660.000,00 TL mevduatın rehinli hale geldiğini, müvekkilinin işin aciliyetine binaen nakit para bloke vermek suretiyle kullandığı kredinin teminatını taşınmaz ipoteğine çevirmek istediğini, 3. kişi konumunda olan ...'ın maliki olduğu ... ili ... ilçesi ... ada ... parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydı üzerine kredinin teminatı olarak davalı banka lehine 21.02.2016 tarih ve 249 yevmiye numarası ile 990.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiğini, böylece davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatının nakit bloke olmaktan çıktığını, müvekkilinin nakit blokenin çözülmesini bankadan talep ettiğini, ancak bu talebin davalı banka tarafından dikkate alınmadığını, müvekkilinin kredi ara ödemelerine devam ettiğini, davalı bankanın 2016 yılı Haziran ayı başında ipoteğin ... isimli 3. şahıs tarafından temlik alınmak istendiğini belirtilerek, müvekkilinin bu işleme muvafakat vermesini istediğini, müvekkilinin rotatif krediden kaynaklanan borçlarının dava dışı ... tarafından ödenmesi ile davalı bankanın ipotek haklarının devrine muvafakat ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin bu işleme muvafakat vererek rehin tutulan paranın iadesinin yapılacağını düşündüğünü, davalı banka ile temlik alan ... arasında noterde düzenlenen 24/06/2016 tarihli temlik sözleşmesi kapsamında ...'ın 27/08/2016 tarihinde müvekkilinin 580.000,00 TL'lik kredi borcunun tamamını ödediğini, borcun ödenmesini takiben davalı bankanın 21/01/2016 tarihli kredi sözleşmesi çerçevesinde müvekkilinden hiç bir alacağının kalmadığını, davacının davalı bankaya bireysel kredi, ticari kredi, kredi kartı veyahut her hangi bir isim altında hiç bir borcu ve başkaca taahhüdü bulunmadığını, davalı banka şube müdürünün müvekkiline rehinli mevduatının üzerindeki rehnin kaldırıldığını ve istediği zaman parasını çekebileceğini bildirdiğini, ancak müvekkilinin yazılı olarak müracaat etmesi üzerine davalı bankanın gönderdiği 09/08/2016 tarihli ihtarnamede kredi borcunun teminatı olan ipotekli taşınmaz malikinin TMK'nın 884/2. maddesi kapsamındaki hakları nedeniyle davacıya ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, taşınmazın tapu maliki dava dışı ... tarafından ...'e satıldığını, ...'in taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak satın aldığını, müvekkilinin 660.000,00-TL'lik mevduatını kullanamaması sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, davalı bankanın müvekkilinden alacağı bulunmadığı gibi taşınmaz ipoteği ile ilgisinin de kalmadığını, ipoteği temlik alan hak sahibi ...'ın müvekkilinin davalı banka nezdindeki mevduat hesabındaki rehnin kaldırılarak mevduat hesabındaki bedelin müvekiline ödenmesine Karşıyaka 3. Noterliği'nin 28/11/2016 tarihli muvafakatnamesi ile muvafakat ettiğini iddia ederek; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı banka nezdindeki mevduat hesabında bulunan rehin/blokenin kaldırılarak hesapta bulunan 660.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı ... Bankası A.Ş vekili, davacının müvekkili bankaya borçlu olduğu hususunda müvekkili bankanın bir iddiasının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın dava dışı ipotekli taşınmaz maliki ...'e yönetilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın dava konusu mevduat hesabı üzerindeki rehni kaldırmamasının yasal dayanağının davacının müvekkili bankaya borcunun bulunması olmayıp, TMK'nın 884. maddesinde yer alan kanuni düzenleme uyarınca taşınmazın yeni maliki ...'in durumunun ağırlaştırılarak aleyhine olacak şekilde bankaca teminat azaltımına sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesi olduğunu, temlik sözleşmesinin düzenlenmesini müteakip davacının davalı bankaya olan borçlarının ... tarafından ödenip kapatıldığını, karşılıklı olarak tarafların iradesi ile ipotek teminatın temlik edildiğini, davacının müvekkili bankaya olan borçlarının ... tarafından ödendiği ve kapatıldığı hususlarında her hangi bir niza bulunmadığını, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında yapılan temlik sözleşmesinde mevduat rehni temlik kapsamı dışında bırakılsa dahi, TMK'nın 884. maddesi uyarınca halefiyet hükümlerine istinaden ipotekli taşınmaz maliki ...'in ...'a ödeme yapması halinde bankadan temlik sözleşmesi dışında kalan mevduat rehni teminatının kendisine devrini talep etme hakkı olacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

(1.) BİRLEŞEN DAVA (İzmir 1. ATM 2017/857 E.) : Davacı ... vekili, müvekkili tarafından 16/03/2016 tarihinde dava konusu bağımsız bölümü dava dışı ...'dan satın aldığını, ancak evin satın alınması için teklifte bulunan kişinin dava dışı ... olduğunu, bu kişinin müvekkilinin eşi ...'i arayarak Güzelbahçe .... sitesinde güzel bir villası olduğunu, bu evin amcaoğlu ...'ın arkadaşı olan ...'ın üzerinde olduğunu ve bu evi satmak istediğini beyan ettiğini; müvekkilinin ve eşinin evi gezip beğendikten sonra 750.000,00 TL bedelle satışı konusunda anlaştıklarını, satıcı konumdaki ...'ın evin üzerinde ...'ın ... Bankası Bayraklı Şubesi'nden kullandığı kredi nedeniyle ipotek tesis edilmiş olduğunu ancak bunun sorun olmadığını ve ipoteğin fek edileceğini beyan ettiğini, müvekkilinin davalı bankanın Bayraklı Şube Müdürü ... ile görüştüğünü, müdürün taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmiş olmasına rağmen kredi kullanan ...'ın kullanmış olduğu kredinin teminatında riski karşılayacak ölçüde nakit karşılık olduğunu, herhangi bir risk endişesi olmadığını ve kredi tahsilatında herhangi bir sorun olması halinde öncelikle nakit teminattan bankanın krediyi tasfiye edeceğini beyan ettiğini, ipoteğin fekki işleminin uzaması üzerine müvekkilinin bankanın Bayraklı şubesine 28/06/2016 tarihli ihtarname gönderdiğini ve ipoteğin fekkini istediğini, ancak kredi ile herhangi bir gecikme, ödenmemiş faiz bulunmamasına karşın kredi kat edilmemişken ve müvekkiline herhangi bir tebligat, ihbar ve ihtarname keşide edilmeden kredi bakiyesini ödediğinden bahisle davalı ...'a banka alacağının temlik edildiğini ve bu temlikle birlikte ipotekten kaynaklı hakların da ...'a devredildiğini, ...'a ait kredi borcunun ... tarafından ödenmesi işleminin muvazaalı olduğunu, banka ile diğer davalılar arasında yapılan alacağın temlik işleminin muvazaalı olduğunu, temlik sözleşmesinde 3. maddede temlik alan ...'ın mevduat rehninin temlik kapsamında olmadığını, bu teminatların temlik kapsamında kendisine temlik edilmesini istemediğini, diğer teminatlara ilişkin bir talebinin olmadığını belirttiğini, ...'ın ...'ın borcunu öderken yalnızca müvekkilinin taşınmazı üzerindeki ipoteği devraldığını, diğer teminatlar yönünden bir talebi olmadığını peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/74884 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini iddia ederek, muvazaalı olarak davalı banka ile davalılardan ... arasında akdedilen temlik sözleşmesinin muvazaa nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

(1.) BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı ... vekili, dava konusu ipotekli alacağın temlik işleminde müvekkilinin taraf olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/74884 Soruşturma sayılı dosyasında şüphelilerin tümü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin temlik işleminden sonra daha da mağdur olduğunu, davalı bankanın müvekkilinin nakit hesabı üzerine koyduğu blokajı kaldırmayarak müvekkilinin 660.000,00 TL'sini kullanmasına engel olduğunu, temlik işleminin usul ve yasalara uygun olarak yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, 24/06/2016 tarihli temlik senedi'ne istinaden müvekkilinin 580.000,00 TL'lik kredi borcunu ödediğini, temlik işleminin muvazaalı olmadığını, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19. Maddesi gereğince yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunulamayacağını, davacı ...'in şikayeti üzerine açılan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/74884 Soruşturma sayılı dosyasında şüphelilerin tümü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Bankası A.Ş. vekili, temlik sözleşmesinin 3. maddesi ile bankanın mevduata ilişkin rehin hakkının davalılar ... ve ...’ın talebi ile temlik sözleşmesi kapsamı dışında bırakıldığını, ipotek hakkının ise temlik sözleşmesi kapsamında davalı ...’a devredildiğini, davalı ...'ın dava konusu 660.000,00-TL üzerindeki mevduat rehninin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin davacı ...’in durumunun ağırlaştırılarak aleyhine olacak şekilde teminat azaltımına sebebiyet verilmesinin önüne geçilmesi amacıyla reddedildiğini, kredi riski devam ederken ipotekli taşınmazın maliki ... tarafından ipotek yükü ile birlikte davacıya satıldığını, müvekkili banka tarafından kanuni düzenlemelere uygun şekilde ve hatta davalı/borçlu ...’ın da yazılı irade beyanı alınmak suretiyle banka alacağının davalı temlik alacaklısı ...’a temlik edildiğini, soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkili banka teftiş kurulu tarafından yapılan soruşturma sonucunda, soruşturulacak bir husus olmadığının davacıya yazılı olarak bildirildiğini, alacağın devredilmesi ile alacağa bağlı ipoteğin de yeni alacaklıya kendiliğinden geçtiğini, müvekkili banka ile davalı ... arasında mevduat rehninin alacak ile birlikte temlik edilmediğine ilişkin yapılan sözleşmenin, sözleşmeye taraf olmayan ve alacak hakkını elde eden/edecek olan taşınmaz maliki davacıyı bağlamayacağını, davacının ipoteği bilerek taşınmazı satın aldığını, müvekkili bankanın muvazaalı olduğu iddia edilen işlemle herhangi bir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

(2.) BİRLEŞEN DAVA (İzmir 6. ATM 2019/693 E.) : Davacı ... vekili, dava dışı ... Bankası Bayraklı Şubesi'nin dava dışı diğer takip borçlusu ...'tan olan alacağının 580.000,00 TL’lik bölümünün müvekkiline Bornova 3. Noterliği’nin 24/06/2016 tarihli temlik senedine istinaden temlik edildiğini, buna göre ...’ın dava dışı ... Bankası’ndan kullandığı kredinin kalan borcu olan 580.000,00 TL’nin müvekkili tarafından nakden ve def’aten bankaya ödenmesi şartıyla ...'ın borcunun teminatı olarak ... Bankası lehine üzerine ipotek tesis edilmiş olan ve hali hazırda davalı ...’in maliki olduğu taşınmaz üzerindeki 1. derece ipotek hakkının 580.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere müvekkiline temlik edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 580.000,00 TL’lik kredi borcunu ödediğini, müvekkilinin davalı ... ve dava dışı ...’a 03/11/2017 tarihli ihtarname göndererek 7 gün içerisinde 27/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte borcun ödenmesini talep ettiğini, ödeme yapılmaması üzerine İzmir 15 İcra Müdürlüğü'nün 2017/15577 E. sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip borçlusu ve dava dışı ...'a icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beilrterek; davalının İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15577 E. sayılı dosyasındaki itirazının iptaliyle, takibin 663.138,63 TL üzerinden devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

(2.) BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı ... vekili, müvekkilinin bu taşınmazı 16/03/2016 tarihinde satın aldığını, satışa aracılık eden dava dışı ...’ın evin üzerinde ...’ın borcu nedeniyle konulan ipoteğin kaldırılacağını beyan ettiğini, ...bank Bayraklı şube müdürünün krediyi kullanan ...’ın kredisinin teminatında riski karşılayacak ölçüde nakit karşılığının bulunduğunu, kredi tahsilatında herhangi bir sorun olması halinde önce bu nakit teminattan bankanın krediyi tasfiye edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin dolandırıldığını, temlik senedinde davacının diğer teminatlara ilişkin bir talebinin olmadığını bildirdiğini, sadece davalının aldığı taşınmaz üzerindeki ipoteği devraldığını, davacının İzmir 27. İcra Müd'nün 2016/9698 E. sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, müvekilinin şikayeti üzerine İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/417 Esas 2017/265 Karar sayılı ilamı ile müvekkili hakkındaki takibin iptaline karar verildiğini, sözü edilen bu dosyada ...'a ödeme emri gönderilmediğini, taraflar arasında muvazaa bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

(3.) BİRLEŞEN DAVA (İzmir 3 ATM 2020/539 E.) : Davacı ... vekili, müvekkilinin asıl ve birleşen davaların yargılama süreçleri boyunca sıkıntılar yaşadığını, tüm dünyayı etkileyen salgın hastalık nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşadığını, bu takip dosyası nedeniyle kredi alamaz duruma geldiğini, ticari hayatını devam ettirebilmesi için 10.06.2020 tarihinde İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2020/3456 Esas sayılı takip dosyasına 886.744,00 TL ödediğini, ipotek limit tutarının kalan 104.000,00 TL'sinin de müvekkili ödendiğini, sonuçta ipoteğin fek edildiğini, müvekkilinin davalı ...'ın bankaya olan borcundan şahsen sorumlu olmadığı halde, sahibi olduğu taşınmaz üzerinde bulunan ipotek nedeniyle borcu ödemek zorunda kaldığını belirterek; davalının tüm alacaklarının TMK 884. maddesi uyarınca kendisine intikal ettiğinden alacağa yeter miktarda ve dava konusu edilen tutarın ihbar olunan bankadaki nakit hak ve alacaklarının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

(3.) BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı ... vekili, mahkemenin 2017/857 E. Sayılı dosyasında davacı ... tarafından müvekkili ile ... ve ...bank aleyhine temlik işleminin iptali istemiyle dava açmış olduğunu, gelinen aşamada, birleştirilen dosyalarda davaların konusunun kalmadığını, davacı ...'in muvaaza iddiasında bulunduğu temlik işlemini kabul ederek ipotek borcunu ödediğini, hem müvekkili ..., hem de diğer davalılar hakkında haksız yere suç duyurusunda bulunduğunu, açılan ceza davası sonucunda beraat kararı verildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dosya davacısı ...'ın ana dosya davalısı ... Bankası TAO'dan 21/01/2016 tarihli genel kredi sözleşmesi ile ... müşteri/kredi risk no ile 660.000,00-TL ticari krediyi nakit rehin/blokaj sözleşmesi imzalamak suretiyle kredi kullandığı ve davacının TR ... İBAN nolu 660.000,00-TL mevduatın rehinli hale geldiği, söz konusu kredinin teminatı olarak dava dışı 3. kişi konumunda olan ...'ın maliki olduğu ... ili ... ilçesi ... ada ... parselde kayıtlı 5 nolu bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydı üzerine davalı banka lehine 21/02/2016 tarih ve 249 yevmiye numarası ile 990.000,00-TL tutarında ipotek tesis edildiği, ...'ın ...'ın kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcunu ipotek hakkının kendisine devir edilmesine karşılık kapatma isteğini davalı bankaya 24/06/2016 tarihli dilekçesi ile bildirdiği, söz konusu temlike davalı ...'ın da muvafakat ettiği ve ... ile davalı bankayı temsilen Bayraklı şubesi arasında Bornova 3. Noterliğinin 24/06/2016 tarih 21058 yevmiye numaralı temlik senedinin düzenlendiği, ... tarafından 27/06/2016 tarihinde davalı ...'ın 21/01/2016 tarihli kredi sözleşmesi çerçevesindeki kredi borcunun kapatıldığı, davacı ...'ın davalı ... Bankası TAO. ya borcunun kalmadığının davalı cevap dilekçesinde de açıkça belirtildiği bu hususlar göz önüne alındığında ana dava dosyası yönünden davacının davalıya borçlu olunmadığının tespitine yönelik talebinin kabulünün gerektiği; (1. Birleşen dava yönünden) ipotekli taşınmazın 26/03/2016 tarihli resmi senet ile ... tarafından tapu kaydı maliki ...'dan satın alındığı, ...'in ... Bankası TAO. ile ... arasında yapılmış temlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu belirterek temlik sözleşmesinin iptalini talep ettiği, bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere ...'in satın aldığı gayrimenkulün ... lehine ipotekli olduğunu tapu kayıtları üzerinden teyit edebilme imkanının varlığına rağmen satın alma işlemini yaptığı, ipotek yükü ile satın aldığı taşınmaz üzerinde ipotek miktarı kadar borcun ödenmesinden hukuken sorumlu olduğu, ...'in ... ile ... arasında yapılan borç ödeme işleminin muvazalı olduğuna dair iddiası bakımından banka kayıtları ve dosya içerisindeki bilgi ve belgeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında bunu kanıtlayıcı bir bilgi ve delile rastlanılmadığı, bankaca yapılan işlemlerin hukuken yasaya ve mevcut mevzuata uygun olduğu için muvazaa iddiasının varlığının ispattan yoksun olduğu, bunun yanında kesinleşen İzmir 9. ACM'nin 2018/742 Esas 2019/878 Karar sayılı dosyasındaki sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası ile ilgili müsnet suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından bahisle CMK 223/2-a maddesi gereğince sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine dair verilen kararın da muvazaa iddiasının yerinde olmadığına delil niteliğinde olduğu, ...'in muvazaa sebebiyle temlik sözleşmesinin iptaline karar verilmesine yönelik talebi ve bu talep ile ilgili açılan İzmir 1. ATM'nin 2017/857 Esas 2018/320 Karar sayılı davanın reddinin gerektiği; (2. Birleşen dava yönünden) davalı ...'in satın aldığı gayrimenkul üzerindeki ipoteği bildiği yani ipotek yükü ile taşınmazı satın aldığı ve ipotek miktarı kadar borçtan sorumlu olduğu, bu sebeple ... tarafından başlatılan İzmir 15. İcra Müdürlüğünün 2020/3456 (2017/15577'den yenilenmekle) sayılı dosyasında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yaptığı itirazın haksız ve yersiz olduğu, ... tarafından İzmir 6. ATM 2019/693 Esas sayılı dosyasında açılan davanın kabulünün gerektiği ancak ... tarafından itirazın iptali davası devam ederken 10.06.2020 tarihinde ipotek konusu borç ödenerek ipoteğin fek edildiği, ödeme sebebiyle itirazın iptali davasının konusunun kalmadığı, davalı ...'in dava açılmasından sonra icra takibi ve dava konusu edilen borcu ödediği ve davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu sebeble yargılama gideri, vekalet ücreti ve takip konusu alacak miktarı üzerinden hesaplanacak inkar tazminatından sorumlu olduğu; (3. Birleşen dava yönünden) 6098 sayılı TBK'nın 127. maddesi ve TMK'nın 884. maddesi gereğince borçtan şahsen sorumlu olmayan davacı ...'in ...'a yaptığı ödeme ile onun yerini aldığı, alacağın asıl alacak, fer'ileri ve güvenceleri ile birlikte ödeme yaptığı miktar kadar davacı ...'e geçtiği, davacının asıl borçlu ...'a rücu edebileceğinden bu davanın kabulünün gerektiği; (Asıl dava yönünden) ...'ın mevduat hesabındaki bedelin İzmir 3. ATM 'nin 2020/539 Esas (3. Birleşen dava) sayılı dosyası kapsamında ...'e ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, ...'ın asıl davadaki talebinin reddinin gerektiği sonucuna varılarak; Asıl davanın kısmen kabulü ile, davacı ...'ın davalı ... Bankası TAO'ya borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı banka nezdindeki mevduat hesabındaki rehin/blokenin kaldırılarak hesapta bulunan 660.000,00 TL'nin ödenmesine yönelik talebinin reddine; (1. Birleşen dava) birleştirilen İzmir 1. ATM'nin 2017/857 E. sayılı dosyası yönünden davanın reddine, (2. Birleşen dava) İzmir 6. ATM'nin 2019/693 E. sayılı dosyası yönünden davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, (3. Birleşen dava) İzmir 3. ATM'nin 2020/539 E. sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, 886.744,00 TL alacağın davalı ...'ın ihbar olunan ... Bankası TAO. nezdindeki TR ... İBAN nolu mevduat hesabından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Karara karşı asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekili ve birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. ATM 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekili, asıl davada blokenin kaldırılarak müvekkilinin kendi hesabında bulunan 660.000,00 TL'nin ödenmesine ilişkin taleplerinin hiç bir haklı gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, dosya kapsamındaki 20.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda ve 31.01.2021 tarihli ek raporda müvekkilinin borcunun bankaya ... tarafından 27.06.2016 tarihinde ödendiği, yapılan temlik işleminin hukuka uygun olduğu, banka kayıtlarında ...'a ait asaleten ve kefaleten hiç bir borç olmadığı, bankanın müvekkiline ait 660.000,00 TL tutarındaki mevduat hesabına konulan blokenin kaldırılması gerektiği yönünde görüş bildirildiğini, asıl davada davalı yararına nisbi, müvekkili yararına maktu vekalet ücreti takdir edildiğini, blokajın kaldırılmasına dair verilen red kararı nedeniyle davalı yararına maktu vekalet ücrete hükmedilmesi gerektiğini; birleşen İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyasında verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ayrıca mahkemece müvekkili aleyhine açılan iş bu davada banka taraf olmadığı halde, davacının hükmedilen alacak bedelinin bankada blokaj konulmuş hesaptan tahsiline karar verilerek infazı mümkün olamayacak şekilde karar verildiğini; bu dava yönünden tefrik taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, ipotekli taşınmazı bilerek satın alan davacı ...'in ipoteği devir alan ... tarafından aleyhine yapılan ipoteğin paraya çevrilmesine dair icra takibine kötü niyetle itiraz ettiğini, müvekkili ... ve ... ile davalı bankayı muvaazalı devir yapmak suretiyle kendisini zarara uğrattıkları gerekçesiyle savcılığa şikayet ettiğini, açılan ceza davasında beraat kararı verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen İzmir 1. ATM 2017/857 E. ve İzmir 3. ATM 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. ATM 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili, birleşen İzmir 6 ATM 2019/693 E. sayılı dosyasında ilk derece mahkemesince davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen, müvekkilinin icra borcunu ödediği gerekçesiyle müvekkili aleyhine 132.627,73 TL icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin icra dosyası nedeniyle kredi kullanamadığından, zorunlu olarak icra dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, birleşen 1. ATM 2017/857 E. sayılı dosyası yönünden, banka ile davalılar arasında yapılan alacak temliki sözleşmesinin bankacılık uygulamasında örneği görülmeyen bir işlem olduğunu, bankalar tarafından özellikle kredi borcu takip hesaplarına alınan kredili firmaların risklerinin tahsili amacıyla zaman zaman alacak temliki yapılmak suretiyle riskin tasfiye edildiğini, ancak bu şekilde işlem yapılması sırasında temlik edilen alacak teminatında bulunan rehinli taşınmazların maliklerinden de muvafakat alındığını, dava konusu alacak temliki sözleşmesinin davalı bankanın her zaman kullandığı şeklin dışında olduğunu, temlike konu kredinin vadesinde ödenmemesi nedeniyle kredili firma yönünden temerrüt halinin oluşması gerekmesine rağmen, somut olayda böyle bir durumun bulunmadığını, temlike konu kredi alacağına ilişkin ödenmeyen devre faizinin veya gününde ödenmeyen taksitlerin bulunması gibi olumsuzlukların olması gerekmesine rağmen somut olayda yine böyle bir durumun bulunmadığını, bankanın uyarı yazılarına veya kredi kat ihtarına rağmen kredi borcunun kredi asıl borçlusu ve/veya müşterek borçlu müteselsil kefiller tarafından ödenmemesi gerekmesi halinde, dava konusu olayda böyle bir durumun da olmadığını, bir kredinin teminatında kredi borcunun çok daha üzerinde nakit blokaj şeklinde bir teminat varken, hiç bir bankanın nakit teminatı bırakarak, sair teminatları paraya çevirmek suretiyle kredi alacağının tahsili yoluna gitmeyeceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Asıl dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti, davalı banka nezdindeki mevduat hesabında bulunan blokenin kaldırılması ve hesapta bulunan paranın davacıya ödenmesi; Birleşen İzmir 1. ATM'nin 2017/857 E. sayılı dosyası davalı banka ile diğer davalılar arasında yapılan temlik sözleşmesinin muvazaa nedeniyle iptali; Birleşen İzmir 6. ATM'nin 2019/693 E. sayılı dosyası ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine yapılan itirazın iptali; Birleşen İzmir 3. ATM'nin 2020/539 E. sayılı dosyası asıl dosya davalısı olan asıl borçlunun bankaya olan borcunun ödenmesi nedeniyle TMK'nın 884. maddesi uyarınca rücuen alacak istemlerine ilişkindir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi asıl ve ek raporunda, asıl davada davacı ...'ın bankadan kullandığı kredi için bankadaki mevduatı üzerine rehin konulmuş iken, ayrıca 3. şahıs ...'a ait taşınmaz üzerine ...'ın borçlarının teminatını oluşturmak üzere 21.01.2016 tarihinde 990.000,00 TL ipotek konulduğu; uygulamada bankaların, kullandırdıkları kredilerin teminatına, şahıs kefaleti haricinde maddi teminat da alabildikleri, ipotekli taşınmazın 16.03.2016 tarihinde ... tarafından üzerinde ... lehine ipotek olduğu bilinmesine rağmen satın alındığı; ...'in taşınmazı satın alma sırasında ipotek tutarının kaldırılmasını sağlamak üzere ... Bankasına ödeme yapmak ve borcun kapatılarak ipotek yükünün kaldırılmasını sağlamak yoluna gitmeyerek, taşınmaz satış bedelini ...'a elden ödediği; asıl borçlu ...'ın bankaya olan kredi borcunu 3. kişi ...'a devredilmesine, yani alacağın temlikine ilişkin yapılan işlemlerin TBK hükümlerine ve Bankacılık uygulamalarına uygun olduğu; banka ile asıl borçlu ... arasında imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesi'nin “teminatların bankanın tüm alacaklarının karşılığını teşkil etmesi” başlıklı bölümünde, verilen veya verilecek olan teminatların bankanın doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının teminatını teşkil edeceğine dair hüküm bulunduğu; ...'in iddia ettiği gibi 660.000,00 TL nakit karşılığının sadece kullandırılan 550.000,00 TL kredinin teminatını oluşturmadığı, kredi limiti devam ettiği sürece, ileride kullandırılması muhtemel başka kredilerin de teminatı olma ihtimalini taşıdığı; ... ile ... arasında yapılan borç ödeme işleminin muvazaalı olduğuna dair iddiaya ilişkin olarak, banka kayıtları ve dosya içerisindeki bilgi ve belgeler çerçevesinde bilgi ve delil bulunmadığı, Cumhuriyet Savcılığı'na ... tarafından yapılan nitelikli dolandırıcılık şikayetinin beraat ile sonuçlandığı, banka çalışanlarının herhangi bir menfaat temin ettiklerine dair bilgi ve belge olmadığı, ...'in satın aldığı taşınmazı üzerindeki ipotek yükü ile satın alması nedeniyle ipotek miktarı kadar borçtan sorumlu olduğu, banka tarafından, ...'ın 660.000,00 TL tutarındaki mevduat hesabı üzerine konulan blokenin halen var olduğu, hesaptaki paranın kendisine ödenmediği, bu parayı kullanamadığı; ...'ın bankadaki blokeli hesabı üzerindeki blokenin kaldırılıp kaldırılmayacağı yönünden inceleme yapıldığında, borcun sona ermesinin banka ile ... arasında yapılan temlik işlemi nedeniyle, borcun ... tarafından ödenmesinden kaynaklandığı, Türk Medeni Kanunu'nun 884. Maddesine göre ...'ın borcunu temlik işlemi nedeniyle ödeyen ...'ın ... hakkında ipotekten kaynaklanan borcu nedeniyle takip yapma hakkının mevcut olduğu; birleşen 6. ATM'nin 2019/693 E. Sayılı dosyası yönünden ...'in satın aldığı taşınmazın ... lehine ipotekli olduğunu bilmesine ve bunu tapu kayıtları üzerinden de teyit edebilme imkanının varlığına rağmen taşınmazı satın aldığı, ipotek miktarı kadar borcun ödenmesinden hukuken sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, TMK'nın 884. maddesi gereğince borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz maliki ...'in, ...'a yaptığı ödeme ile onun yerini aldığı, alacağın asıl alacak, fer'ileri ve güvenceleri ile birlikte ödeme yaptığı miktar kadar ...'e geçtiği, bu nedenle ödediği tutarı asıl borçlu ...'a rücu edebileceği hususlarının dosya kapsamı ve bilirkişi raporundan anlaşılmasına; ...'in dava açılmasından sonra ...'a ödeme yapmakla davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasının yerinde olmasına; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.  Asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... vekili ve birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2.  Asıl davada davacı, birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 E. sayılı dosyalarında davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan (427,60 + 60.573,48) 61.001,08 TL'den peşin alınan (15.143,37 + 59,30) 15.202,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 45.798,41 TL harcın ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. Birleşen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/857 E. ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/539 E. sayılı dosyalarında davacı, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/693 E. sayılı dosyasında davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan (427,60 TL + 427,60 TL) toplam 855,20 TL'den peşin alınan  (59,30 TL + 59,30 TL) toplam 118,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 736,60 TL'nin ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,

4. İstinaf başvurusu nedeniyle, istinaf kanun yoluna başvuranlar yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 03.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

nedenleriistinafdereceizmirkararınınkonusugerekçedavayanumarasımahkemesibirleşenözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim