İzmir BAM 11. HD 2021/1620 E. 2024/884 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1620
2024/884
2 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1620
KARAR NO : 2024/884
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08.06.2021
NUMARASI : 2019/673 E. - 2021/326 K.
DAVANIN KONUSU : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
KARAR TARİHİ : 02.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 02.05.2024
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2021 tarih 2019/673 E. - 2021/326 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, (Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/653 E. sayılı dosyasında davacılar ...,... ve ... adına dava dilekçesi sunulmuş olup, ...'a ait dava tefrik edilerek eldeki davanın oluşturulduğu anlaşılmakla) müvekkilinin 14.04.2017 tarihinde davalı kooperatife üyelik kaydı için yazılı olarak başvurduğunu, kooperatif hesabına sermaye payını ödediğini, ancak müvekkilinin tüm başvurularına rağmen ispat belgesi niteliğindeki ortaklık payı belgesi verildiğini, ancak müvekkilinin kooperatifin olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarına davet edilmediğini, 24.05.2017 tarihli ilk olağan genel kurul toplantısında orak sayısının 2.000 olarak belirlendiğini ayrıca yönetim kuruluna ortak çıkarma yetkisinin verildiğinin öğrenildiğini, ancak ortak sayısının 28.04.2018 tarihli toplantıda 51, 08.06.2019 tarihli toplantıda 45 olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin kooperatif hesabına gerekli sermaye payını ödediği ilk tarih olan 14.04.2017 tarihinden itibaren kooperatif ortaklığının hükmen tescil ve tespitine, müvekkilinin kooperatif ortaklığının tespit edilmesi hâlinde, batıl olan genel kurul kararlarının iptaline, müvekkilinin kooperatife ortak olmadığının tespiti halinde, alacağının ödeme tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, arabuluculuk görüşmelerinde davacının talebinin kabul edildiğini, bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının arabuluculuk başvurusunu üyeliğin tespiti olarak yaptığını, müvekkili kooperatifin de davacının üye olduğunu beyan ederek başvuruyu kabul ettiğini ancak davacının anlaşmayı kabul etmediğini, dava dilekçesinin anlaşılır olmadığını, talep kısmındaki taleplerin farklılık içerdiğini, uyuşmazlık tutarı belli olan davalar kısmi olarak açılamayacağını, davacının usulüne uygun ortaklık başvurusunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurul kararının iptali davasının başka bir dava ile birlikte görülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle eldeki davanın kooperatif üyeliğinin tespiti istemi ve kooperatif üyesi olmadığının tespiti halinde ödenen bedellerin iadesi istemi yönünden devamına, kooperatif genel kurul kararının iptali isteminin ise tefrikine karar verildiği; alınan bilirkişi raporuna göre davacının kooperatif yönetim kurulunun 08.07.2019 tarih ve 2019/11 sayılı kararı ile ortaklığa kabul edildiği ve 08.07.2019 tarihinden 04.05.2018 tarihine kadar aidat ödemesi yaptığı, davacının yaptığı aidat ödemeleri toplamının 78.750,00 TL olduğu, davacının kooperatif kayıtlarında ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kooperatif uygulamasında halen kooperatif ortağı olarak yer aldığı, davalı vekilinin de davacının ortaklığının devam ettiği yönünde beyanda bulunduğu, davacının kooperatif üyeliğinden ayrıldığına dair herhangi bir bildirim veya kooperatif kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davacının 14.04.2017 tarihinden itibaren kooperatife 78.750,00 TL ödeme yaparak kooperatif üyesi olduğunun tespitine, davacının kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verildiğinden, davacının kooperatife ortak olmadığının belirlendiği takdirde alacağının ödeme tarihinden uygulanacak faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline ilişkin istem hakkında karar verilmesinin yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, arabuluculuk görüşmesinde davacının kooperatif ortağı olduğunun davacı vekiline bildirildiğini, bu durumda açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kooperatif ortağı olduğu kabul edildiği takdirde anlaşma olacağını bildirmesine rağmen hatalı olarak arabuluculuk aşamasında anlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini, davacı vekilinin arabuluculuk aşamasında ileri sürmediği genel kurul kararlarının iptali istemlerini de dava dilekçesine ekleyerek 3 kooperatif ortağı için 6 ayrı dava açmak yerine tek bir dava dilekçesi ile işbu davaları açtığını, mahkemece her ne kadar davaların ayrılmasına karar ise de ortada tek bir dava dilekçesi bulunduğunu, bu dilekçede hangi davacı için nasıl bir talepte bulunulduğunun açıklanmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti, mümkün olmadığı takdirde davacının yaptığı aidat ödemelerinin davalı kooperatiften tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile davacının kooperatif üyesi iadesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Kooperatiflerde ortaklık sıfatının kazanılması beş hâlde söz konusu olabilir. İlk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar, kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanırlar. Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının yönetim kurulu tarafından kabulüyle ortaklık gerçekleşir. Bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması hâlinde ortaklık sıfatı kazanılır. Son olarak ise ana sözleşmede hüküm bulunması durumunda miras ile kooperatif paydaşlık hakkı kazanılır.
Kooperatifler Kanunu’nun “Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı” başlıklı 8. maddesine göre; kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi hâlinde değer taşır.
Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır. Ayrıca yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.
Kooperatif ortakları bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının kooperatif yönetim kurulunun 08.07.2019 tarih ve 2019/11 sayılı kararı ile ortaklığa kabul edildiği, davacının 14.04.2017 tarihinden 04.05.2018 tarihine kadar aidat ödemesi yaptığı, aidat ödemeleri toplamının 78.750,00 TL olduğu, davacının kooperatif kayıtlarında ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı e-kooperatif uygulamasında halen kooperatif ortağı olarak yer aldığı, bu nedenle kooperatif ortaklığının devam ettiği, davacının kooperatife aidatlarını 14.04.2017 tarihinden itibaren ödemeye başladığı, kooperatifin de bu ödemeleri kabul ettiği göz önüne alındığında, davacının 14.04.2017 tarihinden itibaren kooperatif ortağı olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının Kooperatif Yönetim Kurulunun 08.07.2019 tarih ve 2019/11 sayılı kararı ile ortaklığa kabul edilmiş olmasına, 14.04.2017 tarihinden 04.05.2018 tarihine kadar aidat ödemesi yapmasına, davacı hakkında ihraç kararı verilmemesine, davalı vekilinin iddialarının aksine arabuluculuk sonuç tutanağında tarafların hiçbir konuda anlaşma sağlayamadıklarının belirtilmiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19